2002'den 2016’ya Türk insanında mutluluk gerilemesi


Utku Kızıltan

Utku Kızıltan

18 Kasım 2016, 19:26

Geçenlerde gazetede AB ülkelerinde insanlarda mutluk oranları yazısında Türkiye’nin ne kadar mutsuz insanlarla dolu olduğunu gördüm. 2004’te ülkelerin refah düzeylerini belirlemek amacıyla her yıl hazırlanan “Birleşmiş Milletler Kalkınma Raporu”nu başlangıç kabul ederek başlayalım yazımıza. Bu rapor hazırlanırken kişi başına düşen milli gelirin yanı sıra “eğitim düzeyi”, “sağlık hizmetleri”, “ortalama yaşam süresi” gibi ölçüler de göz önüne alınmış. Çünkü bu ölçütler, o ülkede “insana yapılan yatırımı” gösteriyor.

*

Önce sağlıktan başlayalım. Eşimin sağlık şikâyetleri ile hastaneye gittik. Daha önce bacağındaki bir yara . Şimdi Millet Vekilimiz Dr. Ali Şeker tarafından ameliyat edilmiş ve yapılan araştırmadan kötü haber gelmesi yüzünden ikinci bir ameliyatla o bölge temizlenmişti. Bu gidişte korku içindeydik. Kan değerleri alarm veriyordu. Mamografi, kolonoskopiden sonra endoskopi yapıldı, sonuç bir ay sonra çıkar dendi. 3 ay gittik geldik. Sonra parçayı alan hastane gönderdik, araştırma yapacak hastane bize gelmedi dedi, eşim 3 ay şüphe içinde sıkıntıyla bekledi. Bu hastaneler devlet tarafından insana yapılan yatırım demektir.

*

Ücret gelirlerinin en azından her çalışana asgari bir yaşam düzeyi sağlamasını temin etmek insana yatırımdır.

*

Bir ülkenin insanlarının temel tüketim maddeleri dışında diğer zorunlu unsurları da tüketebilme imkânlarına sahip olmasını sağlamak insana yatırımdır.

*

Çalışan insanların düzgün dinlenme süre ve olanaklarına sahip olmalarını sağlamak insana yatırımdır.

*

İlk gençlikten başlayarak, herkesin temel eğitim hizmetlerinden yararlanması, eğitimin düzeyinin sürekli yükseltilmesinin sağlanması insan yatırımdır. *Daha çok okumak, daha çok öğrenmek isteyen herkese bu imkânların sağlanması insana yatırımdır. Hadi siz mukayese edin Okullarda Arapça dersinin konu edilmesi, Geçmesen de para ödeyeceğin köprüler, senin paranla yapılan yollar, hava alanları bu kriterlere giriyor mu?BM Kalkınma Raporuna göre 177 ülke arasında 2000’de 85. Sıradayız, 2002 yılında 88. Sıraya düşmüşüz. Türkmenistan, Ermenistan, Arnavutluk, Romanya, Ukrayna bizden iyi durumdaymış. O dönemde gerçeklerimizi açıklayan bazı sayılara bakalım.

*

Canlı doğan her bin bebekten, 38’i bir yaşına gelmeden, 45’i beş yaşına gelmeden ölmüşler. Bu sayılar o dönemde Romanya’da 19 ve 22’dir.

*

Eğitim harcamaları, yıllık üretimin ancak yüzde 1,2’sidir. Romanya’da bu 2,2’dir yani bizde eğitime ayrılan pay Romanya’nın yarısı kadar ki nüfus farklarına bakınca bir felaket. Meclis’te kadın sayısı Yüzde 5 iken Romanya’da yüzde 9,5’tur. Üst düzey görevlerdeki kadın sayısı da bizde yüzde 9 iken Romanya’da yüzde 26 imiş. Hala hem de turistik bir ilimizin İl Milli Eğitim Müdürü; “Bir kadın, evinden süslenip çıkıp, evine dönene kadar kaç erkeğin şehvetini tahrik etmişse, o kadar erkekle zina yapmış gibidir.” demiş. Şimdi bu ülkede eğitim nasıl bilimsel yetiştirilmiş kişiler yetişir? Siz söyleyin. İnsana yatırım, insani değerlerin geliştirilmesi için daha ileri görüşler savunan siyasi hareketlerle sağlanır. İnsani değerler artık herkesin savunduğu temel değerler olmuştur. İnsani kalkınma, insan değerlerine verilen önemin sonucudur. 1995’ten beri kurduğum çevre ve eğitim dernekleriyle bu uğurda savaşıyoruz. Karşılıksız, bir şey beklemeden yaptığım bu çırpınışlara iki yıldır destek değil, köstek görüyoruz. Tanrı yardımcımız olsun. Sağlıklı kalmanız dileklerimle.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.