Küçük imamlar da kaçmaya başladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, tek vatan üzerinden hiç bir kimsenin herhangi bir operasyon düşünmemesi gerektiğini belirterek, "Düşünürse karşısında bizi bulur. Silahlı kuvvetlerimizi, emniyet teşkilatımızı bulur. Hepsinden öte bu aziz milletimizi bulur" dedi. Paralel yapı ile mücadelede söz eden Erdoğan, "Buna yönelik MGK kararımızı aldık. İş şu anda hayata geçti. Şu anda hepsi teker teker toplanıp içeri atılıyor mu? Ama bakıyorsunuz ki, 99'da baş imam kaçıp gitti. Nereye? Amerika'ya. Şimdi küçük imamlar da kaçmaya başladı. Onlar da kaçıyor. Yahu Mihrap terk edilir mi? Ama bunlar Mihrabı terk eden imamlar" diye konuştu.

Küçük imamlar da kaçmaya başladı

Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile birlikte geldiği Bingöl'de PTT Kavşağı'nda halka seslendi. Yaklaşık 5 bin kişinin bulunduğu alana, 'Sakın kader deme, kaderin üstünde bir kader vardır, ne yapsalar boş. Cesur Bingöl'ün gönlünde yiğit bir başkan vardır', 'Diriliş zamanı. Osmanlıdan sonra ilk defa bu kadar inandık' yazılı pankartları asıldı. Konuşmasında ağırlıklı olarak CHP, HDP ile Fethullah Gülen'i eleştiren Erdoğan şunları söyledi:

"Türkiye'nin en kritik süreçlerinde bile Bingöllüler tarafını haklıdan yana yaptı. Bingöl darbecilerin karşısında dimdik durarak milletin değerlerini yok etmek isteyenlere fırsat vermeyerek tüm Türkiye'ye örnek olduk. Biz de 12 Eylül darbecilerini yargılayarak üzerimize düşeni yaptık. Bingöl'ün 1982 yılında başlattığı işi 2010 referandumuyla biz tamamladık. Millete karşı hiç bir işi eylemi unutmadı unutmaz. Tek parti döneminde yaşanan zulümleri en iyi bilen sizlersiniz. Milli ve manevi değerlerimizin tahrip edilmeye kökünden kazılmaya çalışıldığı o dönemde Bingöl'ün meleleri, alimleri buna direndiler. 1932 yılından sonra dünyaya gelen nesiller minarelerde sadece tanrı uludur, tanrı uludur sesini duydular. 1950 yılında rahmetli Menderes'in en önemli seçim vaatlerinden biri ezanı Muhammed'inin aslına dönülmesidir. ve Seçimler sonraki ilk icraatı bu oldu. İlk defa ezan aslıyla okundu. O dönemde yaşananlardan birini hatırlayalım. Sultanahmet Camii'nde İstanbul'da müezzinler Allahu Ekber diye haykırınca Beyazıt, Süleymaniye, Fatih derken İstanbul bir anda ezan sesleriyle dalgalandı. Aynı makamda biri bırakıyor diğeri başlıyor. Herkes heyecandan tir tir titriyordu. Ezanlar bitene kadar millet avluda oturdu kaldı. Adeta şaşkınlık içindeydiler. Ezanı Muhammedi'yle yeniden kavuşmak milletimizi böyle mesut etmişti. Bursa'da bir camide o gün ikindi ezanını tam 7 defa okunduğunu öğrendim. Halk bir türlü doyamamıştır Ezanı Muhammedi'ye. Türkiye böylesine sıkıntılı günlerden bugünlere geldi. Ezanı aslına döndüren 18 yıl boyunca milletimizi tarihi nitelikli hizmetlerle buluşturan Menderes bunu canıyla ödedi. Uyduruk davalarla asılsız iftiralarla onu darağacına gönderdiler."

"BU DEFA DA MİLLETE REZİL OLDU"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Menderes'in iftiralarla mahkeme önüne çıkarıldığını, bugün de benzer bir oyunun altın klozet kapağı gibi iftiralarla yapılmak istendiğini ileri sürerek sözlerini şöyle sürdürdü:

"Tabii kendisine hemen cevabı verdik. Dedik ki, ispat et. Hemen yazı gönderdim gel gez. Eğer bir tane altın klozet kapağı bulursan ben Cumhurbaşkanlığı makamını bırakacağım. Sen Cumhuriyet Halk Partisi'nin başını bırakabilecek misin. Ama bunlarda yalan çok. Bunlar hepsi birbirinin aynı. Bunun üzerine ne dedi. Ben öyle demedim. Çark etmeye başladı. E millet zaten boşuna çarkçı Kemal demiyor. Öyle, bu millete yutturamazsınız. Her defasında olduğu gibi bu defa da millete rezil oldu. Ama yarabbi şükür deyip yoluna yalanlarına iftiralarına devam ediyor. Geçenlerde çıkmış milletin aklıyla alay edercesine tek parti dönemi bugünden iyiydi diyor. Bunu da paralel örgütün gazetesine söylüyor. Daha düne kadar birbirine demediklerini bırakmıyorlardı. "

"NASIL BEN MÜSLÜMAN'IM DİYEBİLİYOR" 

Erdoğan, Türkiye'nin büyümesi, kalkınması, barış, huzur kardeşlik ikliminin ülkeye hakim olması birilerini rahatsız ettiğini belirterek, HDP'ye şöyle yüklendi: 

"Çünkü bunlar varlıklarını darbecilere, cuntacılara, kaosa, krize borçlu. İşte bakıyorsunuz. Şırnak'ta orada insanları öldürüyorlar. Siirt'te muhtarı öldürüyorlar. 6-8 Ekim'de ne yaptı bu terör örgütünün arkasındaki partinin başı. Dedi ki, dökülün sokağa ve 50 kardeşimiz öldü mü? Kimdi ölenler? Kürtler. Öldüren kim? Kürtler, Kürt'ü Kürt'e öldürttü bunlar. Böyle bir ihanet şebekesine benim Zaza kardeşlerim, benim Kürt kardeşlerim evet der mi? İşte çıkmış İstanbul'dan 200 tane aydın geçinenler, bunlar karanlık. Sözde aydınlar. Bunlara destek veriyor şimdi. Yahu siz bunlara nasıl destek verirsiniz? Diyanet İşleri Başkanlığımız bir Kürtçe meali Kuran bastırdı. Bunları gösteriyorlar. Dedi ki, Diyanet İşleri Başkanlığı böyle bir şey yapmadı, bir tane yaptırdı Cumhurbaşkanlığı'na gönderdi dedi. Ertesi gün Diyanet depodaki 10 bin Kürtçe mealli Kuranı gönderdi bölgeye. Şimdi çıkmış Batman'da diyor ki, ben Müslüman'ım. Yahu tamam da din dersini kaldırmak isteyen, Diyaneti kaldırmak isteyen İmam Hatipleri kaldırmak isteyen bunlar nasıl olabiliyor da, bunlar ben Müslüman'ım diyebiliyor. Öbür tarafta dağda, mağaralarda Zerdüştlük dinini öğretenler nasıl Müslüman olabiliyorlar. Diyarbakır'dan bir aday gösterdiler sözde müftü. Partimin dini Zerdüştlük olsaydı yine aday olurdum diyor. Sen çıkmış Batman'da bunu diyorsun niye? İstismar. İslam konuşulmaz, İslam yaşanır."

"DİNDAR GENÇLİK GELECEK DİYE RAHATSIZ OLUYORLAR"

CHP ve hepsinin İmam Hatip okullarını kapatacaklarını söylediklerini iddia eden Erdoğan, "Dindar bir gençlik gelecek diye rahatsız oluyorlar. Danıştay şimdi düz liselerde de başörtüsü serbesttir dedi. Yargıda da şimdi baş örtülü olarak göreve gelinebilir. Bu da onları rahatsız etti. Kardeşlerim yeter ki siz dik durun. Unutmayın sabreden zafere ulaşır. Bunlar birisi 18 yıl ezanı Türkçe okutmak suretiyle zulmetti. Şimdi biri de ezanı Kürtçe okutmak suretiyle zulmetmek istiyor. Ezanın aslı bellidir. Allahu ekber, Allahu ekber. Bunu değiştiremezsiniz. Buna hakkınız yok" dedi.

"BUNLARA EYVALLAH ETMEYİZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır'da Kobani olayları sırasında Yasin Börü'nün öldürülmesine değinerek, şöyle dedi: 

"Diyarbakır'da 15 yaşındaki Yasin Börü'yü kurban eti dağıtırken üçüncü kattan atanlar, daha sonra bıçaklayıp arabayla üzerinden geçmek suretiyle onu şehit edenler Kürt değil miydi? Bu konuda HDP'nin başındakiler bir ufak laf ettiler mi? Bu aydın geçinenler bir ufak laf ettiler mi? Sırf sakallı olduğu için yandaşları tarafından katledilen 70 yaşındaki ihtiyar için bir vah dediklerini duydunuz mu? Pek çok yerde sırf bunların istediği gibi davranmıyor diye vatandaşlarımızı öldürdüler? Avrupa devletlerinden yol kapattık, trafiği engelledik diye özür dilerken çocuklarını dağa kaçırdıkları annelerini utanmadan taciz ediyorlar. Anneler önümü kestiler. Çocukları şu anda nerede belli değil. Diyarbakır'daki anneler yanıma geldi çocuklarımız kaçırıldı dediler. Diyarbakır Belediyesi önünde o anneleri günlerce ağlattılar ve sonra arazözlerle üzerine su sıkıp oradan kovaladılar. Şimdi de milleti tehdit ediyorlar. Biz bunlara eyvallah etmeyiz. Devlet tüm gücüyle imkanlarıyla vatandaşımızın yanındadır. Herkes oyunu gitsin gönlü hangi partiyi çekiyorsa ona versin.

"SEÇİMLE ÇÖZÜM SÜRECİNİN İLGİSİ YOK"

Seçim sonuçlarıyla çözüm süreci arasında hiç bir ilişki olmadığını söyleyen Erdoğan, "Çözüm sürecini biz bunlarla başlatmadık ki. Biz demokratik açılım diyerek başladık. Milli ve kardeşlik projesi diyerek devam ettik, daha sonra çözüm süreciyle devam etti. Milletimizle başladık, aynı şekilde devam edeceğiz" dedi. 

Başladıkları her işi yaptıklarını kaydeden Erdoğan, "İnşallah çözüm sürecini de tamamına erdireceğiz,. Paralel örgüte, provokatörlere rağmen bunu gerçekleştireceğiz. Bingöl hep teröre karşı durdu. Kardeşlikten yana oldu. Sizlerden Rabia'mıza sahip çıkmanızı istiyorum" diye konuştu.

"KÜÇÜK İMAMLAR DA KAÇIYOR"

Tek vatan üzerinden hiç bir kimsenin herhangi bir operasyon düşünmemesi gerektiğini söyleyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Düşünürse karşısında bizi bulur. Silahlı kuvvetlerimizi, emniyet teşkilatımızı bulur. Hepsinden öte bu aziz milletimizi bulur. Ve tek devlet, Devlet içinde devlet olur mu? İşte çıkmış bu Paralel devlet diye bir müsvedde ne diyor. Devletin kurumları içinde yapılanma. Buna yönelik MGK kararımızı aldık. İş şu anda hayata geçti. Şu anda hepsi teker teker toplanıp içeri atılıyor mu? Ama 99'da baş imam kaçıp gitti. Nereye? Amerika'ya. Şimdi küçük imamlar da kaçmaya başladı. Onlar da kaçıyor. Yahu Mihrap terk edilir mi? Ama bunlar Mihrabı terk eden imamlar. Dert başka ülkeyi içerden parçalamak ama buna fırsat vermeyeceğiz. İşte Pazar günü onun ilanıdır. Onun için sizleri ben milli birliğe davet ediyorum. Onun için tek millet, tek bayrak, tek vatan. tek devlet. Siz bu dualarınızla beraber olduğumuz sürece hiç kimse menzile varmamıza engel olamaz. 12 yıl Başbakanlığımız döneminde hep hizmet ettik. Ama bu bölücü örgütün arkasında olduğu belediyeler hizmet etmiyor. Şu anda havaalanlarımızdan da 7'den 70'e herkes istifade ediyor. Ama bunları da anlatılması lazım. Bizim gündemimizde Bingöl'de olduğu gibi, Ağrı'da olduğu gibi, Muş'ta olduğu gibi şehirlerimize havalimanları inşa etmek, yollar, hastaneler, konutlar okullar inşa etmek var. Bunlara sorsan bu hastaneleri niye yapıyorsunuz derler ki, oradan zenginler istifade eder der. Bu terör örgütü ve güdümündeki partinin havası bu. Ama Bingöl lafa bakmaz, icraata bakar. Bingöl eser hizmet siyasetine bakar. Bingöl demokrasiye sahip çıkana bakar. Şimdiye kadar Bingöl'de 12 yılda toplam tutar 7,5 katrilyon. Şimdi Bingöl'e doğalgaz geliyor inşallah. Çalışmalar tamamlandı. Bingöl depreminden sonra 5 bin 544 adet konut inşa ettik. Bundan sonra Bingöl yatırımlarını Cumhurbaşkanı olarak ben takip edeceğim. Pazar günü rekor bir katılım bekliyoruz."
Ramazan YAVUZ- Aziz ÖNAL/BİNGÖL, (DHA)-
Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.