Aile boyu sanat

Salih Cengiz

Salih Cengiz



RÖPORTAJ: Nihal Altıngövde 01 Nisan 2016, 07:46

Tuvalin Sesi Sanat Galerisi’nde çalışmalarını sürdüren sanatçılardan Salih Cengiz, 33 kişisel sergi açarken, eşi Şükran Cengiz Çelikkaya, ahşap ve taş üzeri çalışmalar yapmış. Kızları Büşra Jülide Cengiz ise boya kullanmadan doğal kumlarla yaptığı resimlerle ve deniz taşı üzerine yaptığı ebru tarzı çalışmaları ile dikkati çekiyor.

Onların elinde bir kum tanesi, üzerine basarak geçtiğimiz bir taş parçası, ağaç ya da tahta parçası sanat eseri haline dönüşüyor. Kurdeleler nakış olarak dokunuyor kadifeden şık tuvallerde yer buluyor. Yağlı boya tablolar, dört yönlü resim çalışmaları, ebru sanatının farklı çalışmaları onların eserleri arasında yerini alıyor. Onlar sanatı hayata taşıyan sanatçılar, onlar doğayı sanatla yaşatanlar...

Başkan ziyaret etti
Balıkesir Altınoluk'ta bulunan sanatçı aile Türkiye'nin hemen hemen tüm şehirlerinde açtıkları sergileri ile eserlerini sanatseverlerin ziyaretine açıyor. Tuvalin Sesi Sanat Galerisi bünyesinde geçtiğimiz hafta Beylikdüzü Kültür Merkezi'nde açılan sergide sanatçı Salih Cengiz'in kadife üzeri yağlı boya ve kendine has bir tarz ile oluşturduğu tablolar, aynı zamanda dört yönlü resim çalışmaları yer aldı. Aynı sergide Şükran Cengiz Çelikkaya'nın ahşap ve taş üzeri çalışmaları,  kızları Büşra Jülide Cengiz'in boya kullanmadan doğal kumlarla yaptığı resimler ve deniz taşı üzerine yaptığı ebru tarzı çalışmaları sanatseverlerin ziyaretine açıldı. Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da ziyaret ettiği sergiye Beylikdüzülü vatandaşlar da büyük ilgi gösterdi.
Cengiz ailesinin sanatçı bireyleri ile yaptıkları çalışmalar üzerine konuştuk.

Sanatın farklı dallarını birleştirdik
Şükran Hanım öncelikle sanat yaşantınız hakkında bilgi verir misiniz?
BKM'de eşimin 33. kişisel sergisini açtık. İlk kişisel sergisini lise 1. sınıfta açmış. Kendisi matematik öğretmeni fakat mesleğini hiç yapmadı, sanata gönül verdiği için sürekli sanatla içiçe oldu. Benim de işyerim vardı, fakat işyerimi kapattım ve sanatla ilgilenmeye başladım.

Bu anlamda eşinizin sanatla ilgilendirmesi mi sizi sanata yönlendirdi?
Aslında benim de her zaman içimde sanata yoğun bir ilgi vardı hatta eğitimimi Güzel Sanatlar'da yapmak istemiştim ama o dönemde bunu bazı nedenlerden dolayı gerçekleştirememiştim.Fakat yıllar sonra ben bu isteğimi İSMEK sayesinde eğitim alarak giderdim. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin açmış olduğu çeşitli kurslara giderek eğitim aldım. 7 yıl boyunca eğitim görerek çeşitli branşlarda sertifikalarımı aldım. Kurdela nakışları, ahşap boyama, seramik, mefruşat gibi bölümlerde.

Çalışmalarınızı Tuvalin Sesi Sanat Galeri'sinde sürdürme kararı mı aldınız?
Eşimle beraber sanatsal çalışmalarımızı yapabilmek ve çalışmalarımızı öğretebileceğimiz öğrenciler yetiştirmek amacıyla Altınoluk'ta Tuvalin Sesi Sanat Galeri'sini açtık. Kızım liseyi bitirip, Radyo TV ve Görsel İletişim Tasarımı okudu. Sonrasında Aydın Üniversitesi Görsel İletişim ve Tasarım bölümünü bitirdi. Onunda farklı çalışmaları vardı. Sanatın farklı farklı dallarını aile boyu sanat adı altında birlikte çalışıyor, birlikte sergilerimizi açıyoruz.

salih cengiz sergi

Polikolaj tekniğini bulduk
Çalışmalarınız oldukça farklı, birazda çalışmalarınızdan söz eder misiniz?
Biz hep farklılıklar peşindeyiz, arayışlar içerisindeyiz. Bu anlamda amacımız, olmayanları yapabilmek. Örneğin ben gittiğim makina nakışlarında kumaşlar üzerine yapılıyordu çalışmalar. Ben buna bir farklılık getirmek istedim. Gördüğünüz polikolaj çalışmaları yaptım.

Evet gerçekten çok güzel çalışmalar, polikolaj tekniği hakkında bilgi verir misiniz?
Polikolaj tekniğinde biz iki farklı tekniği bir arada kullandık. Kurdela nakışı ile yağlı boyayı bir arada kullanmak istiyordum örneğin. İki farklı tekniği bir arada kullanmak istedim ve bunu nasıl yapabileceğimi düşünmeye başladım, onun arayışı içine girdik. Mermer tozu ve bir takım kimyasal maddelerden elde ettiğimiz sıvı bir maddeden bir tuval yaptık ve onun şekline göre çalışma yaptık. Ben bildiğiniz telis çuvallar üzerine nakış yapmaya başladım. Bunları polikolaja monte ettim ve seramik üzerine yağlı boya çalışarak bir bütünlük elde ettim. Polikolaj eserlerim böyle ortaya çıktı. Yani başka hiçbir yerde olmayan bir tekniği de biz meydana getirmiş olduk. Bu tekniğin isim babası da biziz.

Taşları yaşatmak istedik
Burada kumdan yapılmış tablolar ve taşlardan yapılmış takılar görüyorum.
Kızım ebru tekniği ile taşlardan kolyeler yapıyor. Ebrunun boyası ile değil, ebru tekniğini kullanarak takılar yapıyor. Doğal öğütülmüş kumlarla tablolar yapıyor. Renkli öğütülmüş kumlardan tablolar yapıyor.

Sizin de söz ettiğiniz gibi doğadaki birçok objeyi eserlerinizde kullanıyor onları sanat eseri haline getiriyorsunuz. 
Biz hep arayış içindeyiz. Sürekli ne yapabiliriz şeklinde düşünüyoruz. Eşim dört yönlü dünyada eşi olmayan Guinness İlkler Kitabı'na aday bir tablo yaptı.

Burada bir çok taş görüyorum. Taşlarla ilgili çalışmalarınızdan söz edelim mi?
Biz taşları yaşatmak istedik. Herkes gidiyor sahilde güneşleniyor, denize giriyor, ben taş topluyorum. Bir gün o sıcakta taş toplamaktan tansiyonum o kadar yükselmiş ki. Fakat sonuçta o taşları sanatsal bir eser haline getirdiğimizde her şeye değiyor. Sonrasında o taşlar tuvallerimiz oluyor. Bir bakıma yaşatıyoruz taşları. Sanatımızı taşlarla bütünleştiriyoruz, kolyeler, magnetler, anahtarlıklar, objeler yapıyoruz. Çok farklı yerlerde kullanıyoruz her eve bir sanat eseri girsin istiyoruz bunları yaparken.

Takılarda birbirinden çok farklı, hepsi tek ve özel çalışma değil mi?
Zaten amacımız bu, farklı olsun, kişiye özel olsun. Hepsi orjinal çalışma ve bir ikincisi yok.

Toplumsal olaylarada sanatçı gözüyle yaklaştığınızı görüyorum.
Evet son dönemlerde ülkemizin yaşadığı olaylara bir sanatçının duyarsız kalması mümkün değil. Bir tablomda  Ankara'daki Taksim'deki patlamaları anlattım. Nice canlar gitti, gençlerimiz gitti. Bu tablo bir mesaj, bu acı bir tablo. İnsanlar yılanlaşmaya başladı, yılanlar yeryüzündeyken gökyüzüne sıçramaya başladı zehirlerini insanların üzerine akıtmak için. İnsanlar nereye saklanacağını bilemez oldu. Tablomda güvercinler yer alıyor, barış güvercinleri.

Dört yönlü tablo
Salih Bey uzun yıllara dayanan bir sanat yaşantınız var ve farklı çalışmalara imza atıyorsunuz. Çalışmalarınız hakkında bilgi alabilir miyim?
Farklılık yapmayı seviyoruz. Değişik, alışılmışın dışında  çalışmalar yapmayı istiyoruz. Kadife üzerine yaptığımız çalışmalar var, doğal kumlardan yaptığımız tablolar var. Benim dört yönlü yaptığım tablolar var.

Bende bu ilginç tabloyu sormak istiyordum, dört yönlü bir tablo. Bu çalışmayı anlatır mısınız, bu çalışma sanıyorum ilk kez sizin tarafınızdan gerçekleştrildi değil mi?
Ben araştırdım bu tür bir tablo dünyada yapılmamış. Böyle bir çalışma yok. Olmayan bir şeyi yapma gayretiyle yola çıktım.

Tabloyu çevirdiğinizde başka bir kompozisyon çıkıyor. 4 farklı tablo bir tablonun içerisinde diyebilir miyiz?
Evet, 4 kompozisyon var tabloda, tabloyu çevirdiğinizde bu kompozisyonlar değişiyor. Gelecekte de sadece 4 yönlü tablolarımdan oluşan bir sergi açacağım. Sergide gördüğünüz diğer tablolarımda da duygularımın tuvale yansıması var. Her dönem farklı bir çalışmayı gerçekleştiriyoruz. Taşlar üzerine, telisler üzerine çalışmalarımız var. Topladığımız taşlarda bir sahilden değil, Asos'tan Cunda Adası'ndan, Altınoluk'tan, Bodrum'dan oralara özel taşları topluyoruz.  Her yörenin taşları farklıdır. Bazı taşlara hatta hiç dokunmuyoruz örneğin şu taşta Mustafa Kemal Atatürk'ün figürü var. Bazen böyle çok ilginç taşlarda buluyoruz. Tabiatın dokusu farklı.

Beylikdüzü'nde ilk serginiz mi?
Evet Beylikdüzü'nde ilk sergimiz fakat İstanbul'un çeşitli ilçelerinde birçok sergilerimiz oldu. Kültür merkezlerinde, üniversitelerde birçok sergimiz oldu. Adli Tıp Kurumu'nda istek üzerine sergiler açtık. Aynı zamanda Türkiye'nin çeşitli müzelerinde eserlerim yer alıyor.

Sanata verilen değer düşüyor
Yeni projeleriniz var mı?
Evet var, çeşitli çalışmalarım var. Öncelikle yapmak istediklerimi projelendiriyor sonra hayata geçiriyorum. Fakat en büyük sorunumuz sanata ve sanatçıya verilen değer gün geçtikçe düşüyor Türkiye'de, ondan şikayetçiyiz. Burada sergi açtık fakat görüyorsunuz açılış günü dışında sergimizi gezen yok, görüyorsunuz.

Sanatın ve sanatçının ortak sorununu dile getirdiniz.
Bizler Altınoluk'ta bir çıkmaz sokağın ressamlar sokağı olması için ön ayak olduk ve 7 farklı dalda çalışan sanatçı arkadaş belediyeye müracaat ettik. O sokak yerli yabancı birçok insanın ziyaret ettiği bir sanat sokağı oldu. İnsanlar orada farklı sanatlarla içiçe oldu. Bu çalışmaları her yerde yapılması gerekiyor. Sanat ve sanatçı toplumdan uzak kalmamalı. Toplumda sanatla içiçe olmalı.

33 kişisel sergi açmış
Tuvalin Sesi Sanat Galerisi’nde çalışmalarını sürdüren sanatçılardan Salih Cengiz, 33 kişisel sergi açmış; kadife üzeri yağlı boya ve dört yönlü resim çalışmaları ile kendine has bir tarz oluşturmuş. Şükran Cengiz Çelikkaya, ahşap ve taş üzeri çalışmalar yapmış; ayrıca polikolaj çalışmaları ile de farklılık yaratmıştır. Büşra Jülide Cengiz ise Radyo TV ve Görsel İletişim Tasarımı mezunu olduktan sonra, Tuvalin Sesi Sanat Galerisi’nde, boya kullanmadan doğal kumlarla yaptığı resimlerle ve deniz taşı üzerine yaptığı ebru tarzı çalışmaları ile dikkati çekmiş. Bu çekirdek aile, aile boyu sanat yaparak hayatlarına devam etmektedir. 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.