Ali Çebi: Çocuklar için ayırdığımız alana AVM yapıldı

Ali Çebi

Ali Çebi



01 Mayıs 2015, 10:31

1984-94 yılları arasındaiki dönem Büyükçekmece Belediye Başkanlığı yapan Ali Çebi geçmiş dönemde yaşananları ve güncel konuları gazetemize değerlendirdi. Yeni seçilen belediye başkanının genel olarak eski başkanın politikalarını benimsemediğini dile getiren Çebi Büyükçekmece'de kendilerinin oyun alanı olarak belirledikleri alanın şu anda alışveriş merkezi olduğunu öne sürdü. Çebi, «Biz kimseyi tenkit etme durumunda değiliz, ama İstanbul’a yazık oldu. Sadece trafik değil, nüfus arttıkça başka sorunlar da çıkıyor» dedi.

1984 ve 1989 yıllarında Anavatan Partisi’nden Büyükçekmece belediye başkanı seçilen 1994 yılında ANAP Küçükçekmece adayı olarak seçimi kaybeden ve 2004 yılında bu defa CHP’den Büyükçekmece belediye başkan adayı olup eski yardımcısı ANAP Adayı Hasan Akgün’e karşı seçim kaybeden Ali Çebi Gazete İstanbul'a konuştu. "İstanbul’u mahvettiler, ilçe belediyeleri kapatılıp buralara şube müdürlükleri açılmalı, çünkü iktidar partisinden belediye başkanı değilseniz ne büyükşehirden ne de hükümetten yardım alamıyorsunuz" diyen Çebi en çok da trafikten dert yandı. Genelde daha önceki belediye başkanlarının yaptığı projeleri yeni gelenlerin pek sürdürmediğini sözlerine ekleyen Ali Çebi, "Mesela ben göreve geldiğim dönemde benden önce Büyükçekmece sahil bandı için alınan imar kararını değiştirmemiştim. Benden sonra göreve gelen Hasan Akgün de benim planlarımı pek değiştirmedi. Diğer çevre ilçe belediyelerimiz de fena çalışmıyorlar. Ancak İstanbul’u mahvettiler. Cumhurbaşkanı Erdoğan İBB başkanı olduğu dönemde İstanbul’a vize uygulayacağını söylüyordu. Son 12 yıldır ülkeyi yönetti. Şimdi ne oldu? İstanbul nüfusu aldı başını gitti, üçüncü köprüler, marmaraylar çılgın projeler. İstanbul’a yazık ettiler" ifadelerini kullandı.

Çoklarına göre bölgenin namı yürüyen mimarı hâlâ Ali Çebi… Neler yapıyor Ali Çebi? 
Namı yürüyen deme. Çünkü büyük bir şöhretimiz yok, ama bölgede çalışmalarımız çok oldu. Şimdi yenileri geldi bizimkiler unutuldu.

1994'te Küçükçekmece'ye gittiniz, gelişmeler istediğiniz gibi olmadı. Fakat sonrasında siyasette yine de var oldunuz.
Yokum aslında. Siyaset artık bize göre değil. Yaşlandık. Gençler var, daha da güzel şeyler yapıyorlar, görüyorum. Biz bu işlere fazla yanaşmıyoruz. Uzak durmamız lazım, çünkü eskiden hep telkin ederdik. Şimdi o telkin ettiğimiz duruma düşmeyelim. Biz gidelim yenileri gelsin. Yeni gelenler de gayet güzel çalışıyorlar.  Mesela Beylikdüzü Belediyesi’nin yaptığı işleri görüyorum, halka soruyorum iyi şeyler söyleniyor. Genç delikanlılar, onların hakkı, onların önünü kapatmak olmaz.

Beylikdüzü Belediye Başkanı bir yıldır görevini sürdürüyor. Bu süre içinde yürüttüğü her şey güzel mi geliyor size? Beylikdüzü’nün bir yıl önceki halini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Beylikdüzü bir yıl önce de güzeldi. Birçok yerde kooperatifler, kooperatif birlikleri var. Bütün hizmetler kooperatifler tarafından yapılıyor. Asfaltı, yolu, suyu, telefonu, elektriği vs. Ancak aşağı taraflar, deniz tarafında olan yerlerde kooperatif pek yok, belediyede şimdi oralarda çalışıyor.

Son yıllarda yeni kooperatifler kurulmadı. Yasalarla alakalı bir durum ya da yer sorunu mu var?
Ama kooperatif iyi bir şey. Fakirin, daire sahibi olma güçlüğü çekenin yolunu açıyor. Biz mesela yaklaşık 30 binin üzerinde vatandaşı kooparatif kanalıyla daire sahibi yaptık. Yoksa bu daireleri kendimiz yapıp vatandaşa satmaya kalksaydık, bu mümkün olmazdı. Ama kooperatif olunca alabiliyorlar.

Hali hazırda daireler devam ediyor...
Devam eden yok. Hepsi bitti oturuyorlar.

Devamdan kastım, yaşam devam ediyor. Bunların içinde lüks olarak bilinen bir yer var mı? 
775. yasaya göre hepsi öyleydi, ama o zamanlar buralar bomboş buğday tarlası falandı. Pek değer vermiyorduk bu arazilere. Şimdi o arazilere kooperatif yoluyla konutlar yapıldı. Şu anda en lüks konut onlar. Yani Beylikdüzü şu anda İstanbul'da aranan bir bölge. Aslında biz o zamanlar pek öyle değer vermiyorduk, kooperatiflerle yapmıştık, ama şimdi meşhur oldu.

Beylikdüzü çok büyüdü değil mi?
Evet, çok büyüdü. O büyüme işi, aslında İstanbul'un genel sorunu. Şimdi biz kimseyi tenkit etme durumunda değiliz, ama İstanbul'a yazık oldu. Buradan kalkıp  havaalanına gideyim deseniz, üç saat önce yola çıkmanız lazım. Şöyle bir bakın, her taraf kıpkırmızı yollar. Şimdi İstanbul 30 sene önce çok daha güzeldi, rahattı. Ama şimdi trafik ciddi sorun. Sadece trafik değil, nüfus arttıkça başka sorunlar da çıkıyor, okul sorunları çıkıyor... Yani İstanbul yaşanılır bir kent olmaktan çıktı, inanın. 30 sene önce daha güzeldi dedim size, bir misalini vereyim: Buradan kalkın Sarıyer'e gitmeye düşünün. Aksaray'a kadar trafik sıkıntı. Aksaray'dan sonra Beşiktaş rahatlıyor. Çünkü oralarda fazla bir şeyler yapılmadı. 30 sene önce neyse yine o. Müsaade edilmedi zaten, edilemezdi. Herkes almış evini oturmuş, boş yer yok. Yani biraz fazla yoğunlaştı İstanbul. Gerekli miydi değil miydi, tartışılır. Bakıyorum şimdi, beş milyonluk nüfus karşı tarafta, bir o kadarı Trakya tarafında.

Cumhurbaşkanımız, bir zamanlar belediye başkanıyken İstanbul'a vize koymayı düşünüyordu, hatırlarsınız. Peki şimdi o lahana turşu hikayesine pek benzemiyor mu? Yani bırak vizeyi, biz hala teşvik ediyoruz, gel diyoruz, yok 30 ay vade, yok 60 ay vade deyip konut satışını teşvik ediyoruz. Yanı sıra imar yönünden İstanbul'a büyük zarar verdik. Haramidere'deki konutlara bak! Dere yatağı, 25-30 katlı binalar; Allah korusun! 7. katta bir yangın olsa vatandaşın yapabileceği hiçbir şey yok...
Geçtiğimiz aylarda Beylikdüzü'nde benzer bir kaza yaşandı. İki kişi hayatını kaybetti, yangın merdiveni yok diye...
Yangın merdiveni olsa ne olur? 30 kata kadar yangın merdiveni yoktur. Yani biraz bilinçsiz gidiyoruz. Şehircilik anlayışıyla gitmedik, İstanbul'a yazık ettik. Eski İstanbul'da az bu işler, ama bu tarafta, mesela Zeytinburnu'nda o yüksek bloklar çok çirkin, yakışmıyor. Fakat millet de alıyor be kardeşim! Bir daire 2-3 milyar, millet alıyor.Millet, parasını en güvenli orada tutacağını düşünüyor gaiba...

Daire istiyorsan çok daha güzel yerler var. 30. kattaki daireyi ne yapacaksın?

Silivri Avcılar arasında kalan Büyükçekmece gibi önemli bir bölgenin belediye başkanlığını yürüttünüz. Ve o süreçte önemli temeller atınız.  Şimdi, geriye dönüp baktığınızda, şunu iyi ki yapmışım veya iyi ki yapmamışım dediğiniz oldu mu?
Keşke yapsaydım dediğim bir şey yok, yapabileceklerimi yaptım. Mimarsinan, Tepecik bunlar bize bağlıydı ama tam olarak değil mücavir saha olarak bağlıydı. Kısa zaman sonra da belediye oldu oralar. Biz sadece Büyükçekmece'de kaldık. O zaman bu konut meselesinde biz de haşin davrandık. Hazine olan bütün yerleri aldık, konuta açtık. Doğru mu yaptık, bana göre doğru yaptık. Çünkü bu arsa mafyası denen gruplar bu tür hazine yerlerine gelip çöreklenmişler. Hiç unutmuyorum; bir yeri gecekondu önleme bölgesi olarak planlıyoruz. Tehditle karşılaştık, bize, 30 senedir burayı bekliyoruz dediler. Bizim dedemizin burada hissesi var dediler. Getir tapun varsa, deden varsa görüşelim dedik. O yerler eğer bu adamların eline geçseydi biraz daha farklı olurdu. Böyle yapılaşma olmazdı. Kim bilir ne olacaktı? Sonra bizim dönemimizde şimdiki gibi değildi belediyeler. Ben size şunu söyleyeyim; belediye başkanlığını aldığımız zaman belediyede çöp aracı yok. Hiç unutmuyorum, Almanya'ya gitmiştik o zamanlar, 15-20 tane araba aldık oradan eski arabalar, geldik hepsini işte çalıştırıyoruz. Aslında bile bile suç işliyoruz. Arabaların gümrük muafiyetlerinden belediyeye ivedilmesi lazım vs. bunları yapmadan biz çalıştırıyoruz. Birisi uyardı suç işliyorsunuz dedi. Gidin belediyeye alın bunları diye. Araç yok, para yok. Belediyecilik anlayışı yok. Tamam bizden önce belediye vardı, ama belediyecilik anlayışı yoktuki. Belediye en yapar ne eder bilmiyorduk. Biz de onu 3-4 sene sonra öğrendik. Pek, keşke yapabilseydim veya keşke yapmasaydım diyebileceğim bir şey yok.

Ama anımsadığımız kadarıyla Büyükçekmece Sahili'nde yapılaşmayla ilgili güzel bir plan yaptınız. Fazla kata müsaade etmediniz.
Plan yapılmıştı. Bizden önce İller Bankası Büyükçekmece'ye planlar yapmıştı, biz onu koruduk. O planlara dokunmadık, fakat sıkı sıkıya kontrol ettik. Çatı katları olmayacak, yükseklik olmayacak, yerden yüksekliği şu kadar olacak gibi. İyi ki de yapmışız.

10 yıllık belediye başkanlığı tecrübenizle baktığınızda; belediyelerin çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Mesela yeşil alanların korunmadığı, buralara park, bahçe, bina ve otopark yapıldığı eleştirileri var, ne diyeceksiniz?
Oraya karışırsak biraz büyüklere dokunmuş oluruz. Bizim oyun alanı olarak bırakmış olduğumuz noktada şu anda alışveriş merkezi var. Çocuk oyun alanı olarak bıraktığımız yerde şu anda iş hanı var. Biz orada iş hanı lüzum görmemişiz demekki ama yeni arkadaşlarımız lüzum gördüler, yaptılar. Doğru olmadı, çünkü benim bildiğim bir şey var; yeşil saha kişi başına göre bırakılır. Keyfi olarak bırakılmaz. Buralarda bile para, her şeyin önünde geliyor. Maalesef öyle bir durumundayız. Doğru değil. Yapılanların, bunların zararı hemen görünmüyor. 10-15 sene sonra eyvah, şuranın açık olması lazım, şuranın meydan olması lazım denecek. Şu Gürpınar, o zaman bize bağlı, buraya bir plan yapmıştık, ayçiçek tarlalarını, boşlukları hesaba kattık. Limandan TEM yoluna birleşen geniş yollar bırakmıştık. 40-50 metrelik yollar yaptık. Sonra bir arkadaşımız belediye başkanı oldu, oturduk konuştuk. Bir planları yoktu. Biz de bir usul vardır yeni gelen öncekini illaki bozuyor. Onu bir hüner sayıyoruz biz. Bir önceki yanlış yapmıştır diyoruz, ben doğrusunu yapacağım. Fakat maalesef doğrusunu yapamadılar. Yeni yerleşim yeridir burada trafik olur mu? Olmaması lazım. Ama ne yaptılar bizim 50 metrelik yollar indirildi 20 metreye.

Sizin Büyükçekmece'de 1984'te yaptığınız o sahil uygulamasını sizden önceki yönetimler karar almış, ama siz uygulamışsınız. Diğer küçük belediyeler bunu yapmadılar?
Aynen devam etti. Ufak tefek şeyler olabiliyor belki ama buralar boştu, boş alanları, yapılaşma olmayan yerleri bozdular.

Geçmişten yola çıkarak önümüzdeki süreçte bölgeyi, İstanbul'u, belediyeciliği, yapılaşmayı nasıl değerlendiriyorsunuz, nereye gidecek İstanbul?
Şimdi ben şöyle görüyorum. Buralar Büyükşehir'e bağlandı malum. Belde belediyeleri kaldırıldı. Sadece ilçe belediyeleri var, bu ilçe belediyelerinin içerisinde de A partisinden B partisinden olanlar var. İstanbul Belediyesi A partisiyse atıyorum, Silivri Belediyesi B partisi ve hizmet gitmiyor. Bunun için ben diyorum ki yetkim olsa Büyükşehir'e bağlı ilçe belediye başkanlarının tümünü lağveder şube müdürlüğü yaparım. Mademki şu partiden de benim partimden değil diye hizmet götürmüyorsun, at oraya şube müdürünü senin olsun. Şimdi Büyükçekmece'yi görüyorum, büyükşehirden bir hizmet gelmiyor, başka partiden olduğu için gelmeyecekte. Peki, o zaman ben diyorumki misal veriyorum Büyükçekmece'ye ata bir şube müdürü; müdür de senin olsun, iş de senin olsun ama hizmet gelsin. Çatalca Belediyesi CHP, ne hizmet gidiyor oraya Büyükşehir'den Allah aşkına. Bütün Çatalca'nın oylarını, emlaklarını filan gönderiyoruz oraya.Silivri'ye ne hizmet geliyor?

Gelecekte belki bir parti bunu düşünecek, yasalaştıracak...
Mutlaka yapılması lazım. Bugün Büyükçekmece'nin o kadar çok sorunu var ki benim zamanımda bir tane alt geçit vardı, sahilde. Orada bir kavşak var, onu da kendimize göre yapmıştık. Orada akşamları bir saatte karşıya geçemiyorsun. Peki ne yapalım, yeni alt geçitler yeni üst geçitler yapmak lazım. Büyükçekmece artık büyüdü. Ama o işleri Büyükçekmece Belediyesi yapamaz, maddi yönden yapamayabilir, maddi yönden yapsa da yetkisi yok. Yetki yönünden yapamaz ve biz orada bir saat trafiği bekleriz.

Maalesef bu bütün bölge insanının kanayan yarası. Silivrili işadamı diyorki ofisim Beylikdüzü'nde akşamları bir saate evime dönemiyorum. Büyükçekmece'deki bu yoğunluk çoğu zaman boğazdaki, Mecidiyeköy'deki yoğunluğu geçiyor.
Tabi bakın haritaya Topkapı'ya kadar kıpkırmızı buralar. Mesela İstanbul'dan geldiniz, Beylikdüzü'nün sahil tarafına geçeceksiniz. Şuralarda bir üst geçit var, Allah aşkına Beylikdüzü'ne yakışan bir geçit midir o? İki araba yan yana geçemiyor. Geçtik orasını. Büyükçekmece Sahi’line döneceksin. Demin anlattığım gibi dönülecek yer mi var. Onu da geçtik. Mimaroba'ya dönüşe dikkat edin. O üst geçit, üst geçit mi Allah aşkına onu için mutlaka...

Şube müdürlüğü diyorsunuz...
Ben öyle diyorum. Ama sen adına başka bir şey de.

CHP yerelde çalışıyor genelde çalışmıyor

Peki, CHP’li belediyeler bölgemizde yoğunlukta belediyeler acaba şöyle bir şey mi yapıyor? Yerelde yürüttüğü çalışmaları, genel seçime taşıyamıyor diyebilir miyiz?
Biraz öyle, yerel seçimleri düşün, yerel seçimlerde CHP çalışıyordu. Oraya gidiyordu kalabalık.
Geçmişten biliyoruz. 2011'de Silivri'de AK Parti birinci genel seçimde Büyükçekmece'de AK Parti, Beylikdüzü'nde AK Parti, Çatalca'da AK Parti ama yerelde hep belediyeleri CHP aldı.Yerelde çalışıldı, ama genelde çalışmıyorlar. Kim var şu anda 40 gün var seçime CHP'den MHP'den bir kişi bana piyasada gösterebilir misin?

En yüksek oyu AK Parti alır
7 Haziran seçimleri geliyor. 12 yıldır iktidarda olan bir parti var. Diğer partiler genelde 3 seçimdir aynı oranda oy alıyor. Bu seçimlerde galiba en çok merak edilen iki konu var:  HDP barajı aşabilir mi, AK Parti tekrar tek başına iktidarda kalabilir mi? Ben şimdi hizmetlerini yapamadılar, 10 senedir şöyle oldu, dış politikamız şöyle oldu, ekonomimiz böyle oldu, rüşvet aldı yürüdü bunları anlatmayacağım. Bir tek şeyi söylüyorum AK Parti gene en yüksek oyu alacak. Sebep; muhalefet politikasını yürütemiyor, yapamıyor bana göre. Bak şimdi şurada seçime bir ay kaldı.  Size söyleyeyim, 4 seneden beri AK Parti teşkilatı çalışıyor. Peki, 40 gün sonra seçim var hangi CHP'nin teşkilatı çalışıyor? MHP'nin teşkilatı nerede? Ben CHP’liyim, o politikayı benimsedim. Ama ben CHP'nin ilçe başkanını tanımıyorum. Yönetim kurulunu tanımıyorum. Celal Babayiğit AK Parti'den aday olmuştu. Seçimi kaybettikten sonra geldi bana, dedi ki Ali Abi sen doğruyu konuşursun ben seçimi niye kaybettim Celal bunu senin bilmen lazım, sen 2 sene ilçe başkanlığı yaptın Büyükçekmece'de. Peki aday olmakta niyetin vardı onu da biliyorsun. Peki, hangi kasabı ziyaret ettin hangi bakkalı ziyaret ettin? Vallahi iyi çocuk diyorlar, ama tanımıyoruz. 2 senede bir avuç Büyükçekmece'de kendini tanıtamadın kardeşim. Sonra karşında öyle bir adam var ki Hasan Akgün öyle kolay yenilecek bir adam değil. Bu tür açıklamalar yaptım.

HDP 5 milyon oy alır
nPeki HDP'nin barajı geçip geçemeyeceği cevabını almadım...
Bana göre geçecek, çünkü çok konuşuluyor ve HDP'nin mutlaka barajı geçmesi düşünülüyor. AK Parti'nin fazla vekil çıkartamaması için. Muhalefet oy kaybetmez, hem de HDP benimsendi artık Doğu’da, Güneydoğu’da. Eskiden dağınıktı, partisi yoktu. Bağımsız çıktı, a çıktı, b çıktı, şimdi böyle değil, HDP diye bir parti var. Bu parti Güneydoğu’nun ve Doğu’nun partisi, Kürtlerin partisi, kabul edildi artık. 5 milyon oy alabileceğini tahmin ediyorum.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.