Allah hesabını sizden sorar!

Ercan Sevim

Ercan Sevim



RÖPORTAJ: Nihal Altıngövde 09 Şubat 2016, 07:50

SP Beylikdüzü İlçe Başkanı Ercan Sevim sosyal belediyecilik anlayışının ifalas ettiğini belirterek, «İlçede bu kadar mağdur insan varken sosyal belediyecilik yapıyorum demek gerçekçi olmaz» dedi. «Fırat’ın kenarında kurt kapsa koyunu bunun hesabını sorarlar Ömer’den» örneğini veren Sevim, 'Kaymakamdan belediye başkanından bunun hesabını Allah sorar' diye konuştu.

Ne kadar süredir Saadet Partisi Beylikdüzü İlçe Başkanısınız?
Yaklaşık olarak 1 seneyi geçtik. 13-14 ay oldu İlçe Başkanlığı görevine getirileli. Kongre sürecinde Alparslan Öz kardeşimiz başkan olmuştu. Daha sonra onun Beylikdüzü'nden Eyüp ilçesine taşınmasıyla il başkanlığımız atama yaparak bizi ilçe başkanlığına getirdi.

Saadet Partisi Beylikdüzü İlçe Başkanlığı olarak bölgede ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?
Beylikdüzü biliyorsunuz çok fazla parti çeşitlemesinin, parti seçmeninin yaşadığı bir yer değil. Beylikdüzü teşkilatı olarak biz 2 seçim yaşadık. Diğer siyasi partiler gibi biz de arazide tüm çalışmalarımızı yaptık. Hakikaten ciddi anlamda çalıştık. Özellikle Kasım ayında siyasette gruplaşma olmasına rağmen, biz 2 bin 500'ün üzerinde esnafla birebir el sıkıştık. Böyle ciddi bir çalışma yaptık. Tek tek evlerde ziyaretler gerçekleştirdik. Telefonla randevu alarak  seçmenin evine gittik. Beylikdüzü'nde arazide görülen 4 tane siyasi parti var. Bu 4 siyasi partiden birisi bizdik.  Bunun haricinde Kadın Kollarımız ve Gençlik Kollarımız çalışmalarına devam ediyor. Yani bir siyasi partinin yapması gereken, halkın yanında duran, Beylikdüzü'nün nabzını tutan, takip eden, Kent Konseyi'nde devamlı surette üyemiz var, bütün toplantılarına mutlaka katılıyorlar.

Üzerinden oldukça zaman geçti ama Kasım seçimlerinden bahsettik, özellikle o dönemdeki yoğun çalışmalarınızdan. Peki seçim sonuçlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Seçim sonuçlarını ben kimsenin hatta şu andaki iktidar partisinin de beklemediği bir sonuç olarak değerlendiriyorum. Biz Kasım seçimlerine Haziran seçimlerinden daha fazla çalıştık. Fakat şu anda iktidarı yöneten güç bir algı operasyonuyla seçmeni ikna etti. Bu tabi özgür bir karar. İnsanlara sen neden bunu seçtin deme hakkımız yok. Döret defa kapatılmış bir partinin mensubu, rahmetli Erbakan Hoca'nın ciddi anlamda mücadele vermiş olduğu davanın geleneğinden gelen insanlarız. Şu anda iktidarda olan daha önce beraber yönetim kurullarında çalışmış olduğumuz milletvekili ve belediye başkanı arkadaşlarımız da var. İnsan olarak, komşu olarak görüşüyoruz tabi. İktidarın yapmış olduğu yanlışlardan AK Parti'yi destekleyen birçok kişi de şikayetçi. Onlarla görüştüğümüz zamanlarda bu açığa çıkıyor. Fakat bu bir güç. İnsanlar da şu anda güçten yana taraf oluyor. Ben yıllardır teşkilatta çalıştım. Daha önce Bahçelievler İlçe Teşkilatı'nda görev aldım. Bizim siyaset yapmakta bir amacımız var, ilkelerimiz var. Biz bunlara temel esaslarımız diyoruz. Biz bu esaslarımız doğrultusunda yıllardır siyasetimizi hiç bozmadan devam ediyoruz.

AK Parti'nin başarılı olduğu alanlar yok mu?
Halkı algı yönetimiyle yönetme anlamında hakikaten başarılı gidiyorlar. Bunu herkes kabul ediyor. Ama bunların o siyaset kurumunu başarılı yönetmeleri doğru yaptıkları anlamınada gelmiyor. Çünkü bize göre baştan sona bir çok yanlışları var. Hem dış politikada hemde iç politikada yanlışları var. Biz ama bunu ya halkımıza  biz anlatamıyoruz, ya da  halkımız bunu anlamak istemiyor. Koalisyon hükümetleri demek öcü demek anlamına gelmez. Biz 1974 senesinde rahmetli Bülent Ecevit ve rahmetli Erbakan hocamızın kurmuş oldukları bir hükümet var. Bu hükümetin Kıbrıs Barış Harekatı gibi Türkiye Cumhuriyeti tarihinin gerçekleştirilmiş ilk savaş zaferi bulunuyor.

Beylikdüzü'nde seçim sonuçlarınız nasıldı?
Beklediğimiz neticeyi alamadık. 704 oy aldık Beylikdüzü'nde, gerçekten düşük bir oy. Bir önceki seçimlerde almış olduğumuz oy bin 900'dü. Büyük Birlik Partisi ile beraber girmiştik. Fakat yine ümidimizi kaybetmedik. Şu an çalışmalarımıza aynı şekilde devam ediyoruz. İlçe divanımızı yapıyoruz, her hafta pazartesi günü ilçede toplantılarımızı yapıyoruz, mahalle teşkilatlarımızla sık sık görüşüyoruz. Her cumartesi günü bir camide sabah namazını kılıp devamında da yine kahvaltı programı yapıyoruz oradaki insanları davet ederek. Seçimle alakalı olarak son söz Türkiye için Allah hayırlı uğurlu etsin diyoruz.

O zaman birazda yerel yönetim konusuna gelelim. Beylikdüzü Belediyesi'nin çalışmalarını nasıl buluyorsunuz?
Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile görüşüyoruz, devamlı irtibat halindeyiz. Bizi çağırdıkları programlara da mümkün olduğu kadar katılmaya çalışıyoruz. Türkiye'de belediyecilik çıtasını Refah Partisi döneminde biz belirledik. Bizden önce havası kirli, suyu akmayan bir belediye devralmışken biz 1994 yılında 6 ay içerisinde 5 tane barajı yaparak İstanbul'un su problemini çözen hava kirliliğini yok eden, emreden bir belediye değil hizmet eden bir belediye anlayışı içerisine soktuk konuyu. Bu çıta bizden sonrada, ölçü belli olduğu için artık bunun altına düşülmez bir şekilde devam etti. Eskiden belediye başkanlarını kelli felli iş adamlarından seçerken halk bununla beraber kıstaslarını değiştirdi. Seçimini yaparken sosyal, insanlarla iletişimi olan, kapısı her zaman sonuna kadar açık, halkını dinleyen, hizmeti önemseyen, çözümsüzlük değil çözüm üretebilen belediye başkanlarını benimsedi. Beylikdüzü'nde de biz belediyecilik anlayışını çöpleri toplamak, sokakaları temizlemek, ağaçlandırmalar yapmak, parklar yapmakla kıstas koymuyoruz artık o dönemler geçti, bunu herkes yapıyor. Beylikdüzü'nde AKP'li bir belediyenin CHP'li olması çöplerin alınması, sokakaların temizliği gibi konularda bir fark getirmedi. Demek ki bu ölçü değil, bunu herkes yapıyor. Ama memnun olduğumuz bir çok konunun yanında rahatsız olduğumuz bazı konularda oldu.

Neden rahatsızsınız?
Mesela Ekrem Bey geldikten sonra 22 tane sokak ve caddede alkollü işyerleri açılabilir düzenlemesi yapıldı. Biz dini anlamda haram olarak bakıyoruz alkole, dünya ise sağlık açısından zararlı olarak bakıyor. Yeşilay bunun için var. Dünyadaki bütün otoriteler de, alkol tüketimini gençlerden mümkün olduğu kadar uzaklaştırın diyor. Biz de teşkilat olarak nesli, gençliği bundan mümkün olduğu kadar uzak tutmaya çalışıyoruz. Biz de bu 22 sokağı caddeyi alkollü yapmayın diye pankartlar astık. "Yeni içkili sokaklar istemiyoruz" anlamında. Buna rağmen belediye meclisinden geçti. Bundan rahatsız olduk.

Yine son zamanlarda üzerinde tatrışılan arazi satışı konusu var. Bu konuda sizin görüşleriniz nelerdir?
Ben CHP'li bir belediyenin sabit belediye çalışmalarında başarılı olduğunu ama halkın tam isteklerini karşılama noktasında ki tutumundan emin değilim. Halen kafamda soru işaretlerim var. Belediyecilik bölgede yaşayan her insana her ihtiyaç sahibine ulaşmaktır. Barış Mahallesi'nde 92 dönümlük bir arazi satıldı. Bir şirket aldı burayı yapıyor. CHP İlçe Başkanı Turan Taşkın Bey'e burayı neden sattınız diye sordum. Bana borçlarımız vardı o yüzden sattık dedi. Şimdi borç var diye durmadan miras satılıp borç ödenmez ki. Belediye yüksek bir bedelle satıldığını savunuyor. Sattın aldın parayı ne yapacaksın, borç ödeyeceksin. Milli görüş teşkilatı haricindeki bütün siyasi partilerin mantığı budur. Beylikdüzü'nde bu kadar mağdur ve zor şartlarda yaşayan insan varken ki baraka gibi yerde yaşayan  insanlar varken, bu belediye sınırları içinde aç olan, borcunu ödeyemeyen insanlar varken, sosyal belediyecilik yapıyorum demek bana çok gerçekçi gelmiyor. "Fırat'ın kenarında kurt kapsa koyunu bunun hesabını sorarlar Ömer'den"misali Beylikdüzü Kaymakamımızdan, Belediye Başkanımızdan bunun hesabını Allah sorar.

Beylikdüzü'nde yaşayan bir siyasi parti başkanı olarak ilçede her geçen gün artmakta olan trafik sorunu hakkında neler söyleyeceksiniz?
Beylikdüzü'nün 3 tane girişi var; Ambarlı, Bizimkent ve TÜYAP girişleri. Üç girişi olan bir ilçede siz nüfusu neden bu kadar artırmak istiyorsunuz? Zaten şu anda bu girişlerde trafik sorunu yaşıyoruz. Akşam saatlerinde bu 3 girişte tıkalı. Beylikdüzü'nü bu halde bırakın, bu haliyle kalsın, Florya gibi Yeşilköy gibi kalsın. Buranın nüfusunu 400 -450 binlere çıkartmaya çalışmayın. Öncelikle bu trafik sorununun çözülmesi gerekiyor.

Belediye çalışmalarını yakından takip ettiğinizi söyleyebilir miyiz?
Bizim Mahalli İdareler Birim Başkanlığımız belediyenin 2015 yılı içerisindeki performansını izliyor şu anda. Bundan tahmini bütçe ve kesin hesap cetvelleri çıkacak. Şu anda 3 kişilik bir komisyonumuz takipte. Bu çalışmaların neticesinide bizler de halkımızla paylaşacağız. Oradaki reçeteleri nedir, kaç lira gelir elde etmiştir, geliri nereye harcamışlar şu anda  bir şey söyleyemiyorum, oradan gelecek rapora bağlı.

Belediyenin gerçekleştirdiği kültürel faaliyetlerin hepsine katılmadığınızı belirttiniz. Bu konuyu biraz açabilir misiniz?
Kültürel anlamda da belediye tek yanlı kültür çalışması yapıyor şu anda. Belediye Başkanlığı Beylikdüzü Kültür Merkezi'nde vermiş olduğu konferanslar, söyleşiler vs. gibi bunların hepsinde kendi zihniyetlerinin karşılığı olan kişileri getirerek program yaptırıyorlar. Oysa biz böyle bir şeyi kabul etmiyoruz. Elbetteki sizin dünya görüşünüz var, bu görüşünüzle alakalı olarak söyleşiler yapabilirsiniz. Buna kimse itiraz etmiyor, ama hep de bu şekilde olmaz ki.

Hangi partiye mensup belediye iş başında olursa bu şekilde yapmıyor ki?
Bizim itirazımız zaten orada. Yani biz farklılık istiyoruz ya bunları zaten herkes yapıyor. Bunu Adalet ve Kalkınma Partisi yapıyor doğrudur, Cumhuriyet Halk Partisi yapıyor doğrudur ya da bir Saadet Partisi belediyesi yapıyordur doğrudur anlamında söylemiyorum. Ama burada 270 bin insan var. Siz 270 binin 66 bininin oyunu alarak  belediye başkanı oldunuz. Mecliste iktidar partisine sen %50 oy aldın kalan %50'yi temsil etmiyorsun diyebiliyorsan 270 bin oyu olan bir ilçede 66 bin oy alarak illa 66 bini kimseye dikte olarak vermek zorunda değilsin. Biz davet ediyoruz isteyen gelir isteyen gelmez diyorsan bu da bir tercihtir ama orası CHP'nin genel merkezi veya ilçe merkezi değil, orası belediye kültür merkezi. Orada siz hizmet veriyorsanız herkese hizmet vermek zorundasınız. Belediye Başkanı Beylikdüzü'ndeki her insanın belediye başkanıdır. Seçildiği an itibariyle Ekrem Bey CHP'nin belediye başkanı değil, Saadet Partililerin benim de belediye başkanım, AK Parti'lilerin de belediye başkanı, MHP'lilerin de belediye başkanı, herkesin belediye başkanıdır.

Saadet Partililer olarak Beylikdüzü'nde AKP'li bir belediye yönetimdeyken mi, şu anda mı daha rahat çalışmalar yapıyorsunuz?
Biz CHP Belediye Başkanı döneminde daha rahatız. Bu anlamda bir sıkıntımız yok. Neden rahat olduğumuzu herkes biliyor. Ama biz bütün halkımız adına gerçekten toplumda karşılığı olan çalışmalar yapılmasını istiyoruz. Mesela bir heykel atölyesi kuruldu Beylikdüzü'nde. Ben Beylikdüzü'nde bunun bir karşılığı olduğuna inanmıyorum.

Heykele karşı olduğunuz gerçekliği var zaten...
Tamam ben heykele karşıyım, ben inançlarım doğrultusunda zaten buna karşıyım ama  bu anlamda söylemiyorum. Karşı olma gerekçem, herkese dikte edecek bir boyutta değil. Bu heykel atölyesinin çok büyük bir çalışmaymış gibi gösterilmesi yanlış. Beylikdüzü'nde bunun karşılığı nedir onu bilmek lazım, bunun bir karşılığı yok yani. Ben hiç yapılmasın böyle bir düşünce olmasın demiyorum, bu işi yapanlara saygısızlık olsun anlamında da söylemiyorum; ama elzem bir durum yok. Bu sadece buraya CHP'li bir belediye geldi temasının verilmesidir, başka bir şey değil.

Beylikdüzü Belediyesi'nin en önemli çalışması ne oldu peki sizce?
Bir önceki belediye başkanına biz Ramazan ayında Fatih Sultan Mehmet Camii'nde teravih kılmakta zorlanıyoruz dedik. Cami önündeki etkinlik alanında konser yapıyorsunuz dedik. O da bizlere ben herkesin belediye başkanıyım demişti. İki dönemdir CHP belediyesiyle biz Ramazan geçiriyoruz ve konser verilmiyor FSM Camii'nin önünde. Bundan dolayıda  Ekrem Bey'e bu vesileyle teşekkür ediyorum. Gerçekten en memnun olduğum konusu bu. Bu anlamda hassas davranıyorlar.

Logo neden değiştirildi?
Beylikdüzü'nde logo tartışmaları hakkında ne düşünüyorsunuz?
Mecliste bulunan AKP'li meclis üyeleri Beylikdüzü logosuna verdikleri önemi ve itirazlarını 22 yere içki ruhsatı verilme konusunda yapmadılar. İçkili yerlere ruhsat verilmesi elzem değil. Fakat CHP'li bir meclis üyesi sizin döneminizde de şu kadar yere ruhsat verildi dediği için bir şey söyleyememişler. Bir önceki logoyu kim yapmış ve şimdi neden değiştirilmiş bilmiyorum. Fakat bunda eğer çok fazla bir para harcanmışsa logo için bu israf olmuş. Ama belediye kendi içerisinde bir çalışmayla bunu gerçekleştirdiyse buna bir sözüm yok. Beylikdüzü'nde oturan bir vatandaş cebinden sırf logo için bir para ödemişse bu haramdır. Bu anlamda da Kılıçtaroğlu'nun saray için meclisteki konuşmasını örnek gösteririm. Ebuzer'den örnek gösteriyor ve diyor ki bunu kendi paranla yaptırdıysan israf, beytülmaldan yaptırdıysan o zaten haram konuşmaya gerek yok.

Davutoğlu bize ittifak teklifinde bulundu
Adalet ve Kalkınma Partisi bize bu seçimlere beraber girelim teklifiyle geldi. Genel Başkanımız ve Yüksek İstişare Kurulu Başkanımız Oğuzhan Asiltürk bu görüşmeleri birebir yürüttü. Bu görüşmeleri size Oğuzhan Bey'in bize anlattığı şekliyle anlatıyım. Busüreçte Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Oğuzhan Asiltürk bir yemekte buluştu. Davutoğlu Oğuzhan Bey'e aynı tabandan gelen iki tane partinin ayrı durmaması gerektiğini artık bir çatı altına toplanma zamanı geldiğini söyleyerek bir konuşma yapmış. Oğuzhan Bey de "Evet aynı tabandan geldiğimiz doğrudur fakat sizin partinizin tabanının yarısı bize benzerken yarısı size bile benzemiyor" demiş. Bunu zaten onlar da kabul ediyorlar. Konjonktür partisi diyoruz biz buna. Dolayısıyla aynı tabandan geliyoruz demek bu sebepten dolayı aynı çatı altında olacağımız anlamına gelmez. Siz yolunuzu seçtiniz diyerek devam ediyor. Bu sözler üzerine Ahmet Bey bizim listemize sizin vereceğiniz isimlerden belli bir sayıda ekleyelim teklifini yapıyor. Beraber seçime girelim ama bir dönem bu arkadaşlar AK Parti'nin listesinde kalacak istifa etmeyecek şartıyla şeklinde bir teklif. Oğuzhan Bey de "Ahmet Bey siz bizim gençlik kollarımızda görev yaparken ben İçişleri Bakanıydım. Dolayısıyla meclis çalışmalarının nasıl olacağını biliyorum. Bundan sonraki konuşmalarımızı da ağabey kardeş olarak yapalım. Bir siyasi partinin de kendisini geliştirip dünyaya angaje edebilmesinin tek yolu mecliste grubu olmasıdır. Grubu olmadığı zaman bunların hiçbirini yapamaz. Saadet Partisi ne bir milletvekili maaşına tamah eder ne de dünyaları koysalar davasından vazgeçmez. Bizim sizinle ortaklığımız sadece mecliste grup kurma sayısını bize verirseniz olur" şeklinde konuşuyor.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Anzerli enes - 11 ay önce
sn ilçe başkanına katılıyorum.güzel tespıtlerde bulunmuş