Belediye ve kayyum


Ali İbrahim Önsoy

Ali İbrahim Önsoy

30 Kasım 2016, 21:39

Devletin idari ya da yönetim mekanizmasını tek elde tutmak ve tek yetkili olmak, içinde bulunduğumuz sistemin göstermelik demokrasi anlayışına bile aykırı. İçinde bulunduğumuz sistemin egemenlik anlayışı emek sermaye çelişkisinde sermayenin yanında ve onu elinde bulunduran güçlerin dümeninde. Demokrasicilik oyunlarından biride seçimlerdir; seçimler merkezi ve yerel olarak yapılmış bile olsa merkezi yönetime sahip olan devlete de sahip olmakta. İktidar partisine karşı muhalefet güçlü olduğu yerellerde yönetime gelirken merkezi yönetimle anlayış, yatırım, hizmet ve kadro talepleri başta olmak üzere sorunları olmakta. Bu nedenle yerelin düzenli çalışıp çalışmaması merkezi yönetimin insafına kalmış.

Son yarım yüzyıl içinde aynı partinin kesintisiz 12 yılı aşkındır merkezi iktidarda ve hala mağdur edebiyatı yapmaya devam etmekte, yönetim mekanizmasını tek bir yere hatta kişi bazına indirgeyerek sistemi ve yönetimi değiştirmeye çalışmakta. Anayasanın değişmez denilen maddeleri önüne engel olmayıp kararname ve Olağan Üstü Hal yasalarıyla bunu çözmekte. Bu da yeterli değil ki yeni yasalar ya da anayasa çalışmaları yapılmakta.

Bir dönem yerel yönetimleri müfettişlerle baskı altıla alıp çalışmalarını kısıtlayan merkezi yönetim son günlerde bunun bir sonuç vermeyeceğini anladığından belediye başkanlarını ya uzaklaştırmakta ya da tutuklayarak yerel yönetime “devlet memuru” kayyum atamakta. Bu günlerde anayasa çalışmaları içinde yerel yönetim yasalarını da geçirmeye çalışmakta. Bu “yeni yerel yönetim çalışmaları en radikal anlamıyla yerel yönetim bakanlığına bağlı il ve ilçe müdürlüklerine” “ en iyimser olanı da demokrasicilik görüntüsü altın da yerel yönetimler seçimleri olsa da büyükşehir ya da il belediyesine bağlı ilçe şube müdürlükleri vasıtasıyla yönetmek” düşüncesinde.

Muhalefeti susturmak ve yerel yönetimleri dizginleri altına almak için özellikle ilçe belediyelerini şube haline getirmek için tasarı hazırladıklarını, imkân ve koşullar oluştuğunda bir gece vakti ansızın yasa çıkmış olacak. İktidar ve onun yedek lastiği yeterli sayıya sahip olduklarından, kamuoyunu başka şeylerle meşgul ederken “yerel yönetim” yasası istenildiği gibi çıkacak.

İktidar partisinin yerel yönetimlerinde olmadığı illerde ve ilçelerde şayet bugün devlet memuru kayyum atıyorsa bunu yasalaştırarak hem muhalefeti hem de yerel yönetimleri dizginlemeyi düşünmekte. Bu durum yurttaşın seçme ve seçilme hakkını kısıtladığı gibi demokrasicilik oyununu elinden almaya niyetli. Yasalar onun için delinmesi gerekmekte ama yine de kendini sağlama almak için yedek lastiği ile yeni yasa maddeleri çıkaracaktır. Muhalefetin yönetiminde bulunan belediyeler özellikle ilçe belediyeleri son seçilmiş başkanlarını görmekte.

İktidar erkini yöneten muhalefete tahammülü olmayan, kendine methiyeler dizmeyen, adına şarkılar şiirler yazmayanı yok saymakta, demokrasiyi işlevsizleştirip, sormayan ve sorgulamayan bir toplum haline getirilmekte ve büyük bir çoğunluk halinden memnun mutlu ve mesut. Yerel yönetimlere kayyum atanması, seçimlerin iptal olması, demokrasinin rafa kaldırılması birileri için hiçbir şey ifade etmez ama soran, sorgulayan ve niçin diyen yurttaş için önemli. 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.