Belirsizlik


Ayşen Dilek Gönen

Ayşen Dilek Gönen

14 Kasım 2016, 20:26

Belirli olan tek konu var memlekettesesleri kısan anonslar...Sesler yükselirken siyaset mahallesinden ilk hamle geliyor, böyle bir beyan veremezssiniz...Megafon siyasi otoritenin.Sessiz olun... işinize bakın...Zaten sadece bakıyoruz.

Duruveren işlere kalkınmanın altında kalan ekonominin dağılma sürecine bakıyoruz.Bir de kalkınma projeleri var ki barajlar hava yolları, yollar... Yüksek taş yığınları binalar altında kalan doğa...

İlk evde başladı sus konuşma! Susturmayı seven müdürler senelerce devam etti. Keşke susun demek yerine; nerede konuşulacağını, nerede susulmayacağını, beraberinde toplumun genlerine işleseydiniz.Bundan mıdır böyle susuşumuz?

Belirsizliğin bilinçsizliğinde bir yer ararken böyle kayboluyoruz işte...Fındık kurtlu çıkınca kabuğuna saldıracak kadar nedenler aramaya başlıyor insan.Sessizlik kelimesine diş biliyoruz kimi vakit.Sessizlik saraylardan kurtarıldığından beridir bu kadar alaşağı edilmedi.Biz sessizliği gecelerde severiz.Ya da küs kaldığımızda en sevdiğimiz cezadır...Bizim düşünme zamanlarımız da kitap okumalarımız da kibar bir konudur.Yıllardır kaygı içinde yaşadığımızı düşündüm. Bu kaygıyı bu kadar yoğun yaşamayı hak edecek ne yaptık?

Her gün kaygı ile uyandığınız bu ülkede belirsize dönen her akşamdan sonra sessiz sedasız kaldık toplumca.Belirsizlik boyutunda tüm işlerin durduğu bir Türkiye endişenin ötesinde çok umutsuz, çok bencil, çok amaçsız kaldık.Yoksulluk borçlar ile boğulan büyük bir kesim başını kaldırıp bakmıyor artık.Sadece bu günü kurtaracak çare arayan yığınların,gülmeyi unuttuğu insanlar... insanlar...Biz neler bekliyor hep "kimbilir" içinde kalan gazeteciler, belediye başkanları, vekiller öğretmenler, savcılar ve halk...

Evet beraber kimbilir?... diyoruz.Çözümsüz bir çok bürokratik işlemlerin arttığı konular. Ayarı kaçmış dolar, üretimi düşük seviyede milli ekonomi. Yoksulluğun içinde kıvranan sessiz büyük bir kitle artı kaygı.Yabancı ülkede yaşayan arkadaşıma halimi anlatmaya çalışırken kelime oyunları ile oynadığım bir diyalogda, düştüğüm cesaretsiz yaşam koşuluma gerçekten bulamadığım cevaplar.Her gün bir hayale tutunup umut ettiğimiz bitiş arzuları.Tek bir cümle konuşurken bin kere düşünen insanlar.

Bu da geçer...Bugünlerde geçer... neler geçmiyor ki...Boşalan kadrolar dolar, eğitimdeki boşluklar tamamlanır.Adalet mülkün temeline daha fazla yerleşir. Yazıyor yazıyor diye gazeteler bağırırken, ormanların üstünden beton rüyaları kalkar.

Yanlış pek çoktur, doğru çatlasa iki tane çıkar. Biri bizim olur biri dünyanın.Bizim buralarda hal böyle.Geçer... Toplarız memleketi.

Temizleriz.

Yerleşiriz...

Geçer buda geçer...

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.