banner250
banner252

Ben Dövmedim

Bülent Kerimoğlu

Bülent Kerimoğlu



RÖPORTAJ: Ali Tarakçı 26 Şubat 2016, 19:43

 Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu söyleşisinin ikinci bölümünde çok tartışılan birçok konuya açıklık getirdi. Çaycısını dövdüğü yönünde yapılan haberler ve mahkemeye taşınan süreç hakkında konuşan Kerimoğlu, “Ben dövmedim. Ayrıca magazinel olsun diye, başkan çaycı ilişkisi yarattılar. Böyle bir şey söz konusu değil” diye konuştu

Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu ile gerçekleştirdiğimiz söyleşinin ikinci bölümünde 2004 yılından bugüne kadar gelen tartışmalara ayrıntılı olarak değindik. Bakırköy Belediye Başkanlığı ve 2019 yerel seçimleri hakkında da önemli değerlendirmeler yapan Kerimoğlu, siyasete girdikten sonra yaşadığı pişmanlıkları da bizimle paylaştı.

Yüzde 69'la seçim kazandınız. Ancak 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerinde partinizin oyları düştü. Bu başka yerler için de geçerli. Bunu belediye başkanlarının başarısızlığı üzerinden değerlendirenler var. Ne diyeceksiniz?
Bu tamamen yanlış bir değerlendirme. Örneğin çok başarılı belediye başkanlarından biri Yılmaz Büyükerşen. Böylesine bir ismin yönettiği Eskişehir'de neden genel seçimlerde CHP birinci parti çıkmıyor? Yerelin kendine ait dinamikleri ve hassasiyeti var. Yılmaz Büyükerşen'in genel başarısının CHP'nin oylarına da yansıyor olması gerekiyor. Çok olumsuz bir belediye başkanının da CHP'nin oylarına yansıyor olması lazım. Genel seçimlerde siyasi parti tercihi farklı olan seçmenin, yerel seçimlerde kazanabilecek bir adayı tercih ettiğini biliyoruz. Bunun örneği, Mersin'de, Adana'da var... CHP'ye oy verecek bir seçmenin MHP'ye oy verdiğini biliyoruz. Yerel seçimlerde MHP'li, HDP'li hatta AK Partili seçmenin de bana oy verdiğini gördüm, yaşadım. Mustafa Sarıgül yüzde 40 oy aldı ama  genel seçimlerde partimiz bu oy oranına ulaşamıyor. İki seçimi birbiri ile çok mukayase etmemek lazım.

Bakırköy CHP'lilerin soluklanma yeri

İki dönem üst üste belediye başkanı olmak istediniz ve kaybettiniz. Şimdi belediye başkanısınız. Nasıl bir şey belediye başkanlığı... Beklediğiniz gibi mi? 
Somut söyleyeyim. Aslında ben siyaset yapmak istiyormuşum. Belediye başkanlığı şu anlamda önemli. Bizim buralar sosyal demokratlar açısından, AKP'nin güçlü iktidar döneminde bir vaha, bir nefes alanı... Yargının, üniversitenin, kamu ve kuruluşların bu kadar AKP tarafından kendi arka bahçesi haline getirildiği yerde; cumhuriyetçilerin, kent soylularının, sosyal demokratların, AK Partililerin dışındakilerin nefes alabildiği, "soluklanayım" dediği, kendisini kapıdan girerken mutlu, huzurlu hissettiği tek yer yerel yönetimler. Burada olmak beni çok mutlu ediyor. Bütçe yönetebilmek, inisayatif sahibi olmak...

Belediye başkanlıkları başkanlık sistemi gibi değil mi?
Yerel yönetimlerin öyle bir gücü var.

Başkanlık sistemine neden karşısınız o zaman, CHP'liler olarak?
Türkiye'nin ruhuna çok aykırı olduğunu düşünüyorum. Ulusal devlet ve üniter kimliğini zedeleyeceği yönünde endişelerim var. Türkiye bir orta Avrupa ülkesi olsa, Batı tipi demokrasisi gelişmiş olsa, başkanlık sistemi tartışılabilir. Ancak, bu kadar etnik, mezhepsel, coğrafi farklılıkları olan ülkede başkanlık sisteminin Türkiye'yi bir arada tutan o ulusal kimliği ve üniter yapıyı yıkabileceği endişem var.

Kaç yıl okudunuz?
6 yıl tıp, 5 yıl ihtisas... 
11 yılda ilkokul, ortaokul, lise... 
Toplam 22 yıl okudunuz ve doktor oldunuz. Mesleğinizi yapamamak sizi rahatsız etmiyor mu? Mesleğinizi özlüyor musunuz? 
Evet özlüyorum.

Başkanlık yaparken doktorluk yapma şansınız var mı?
2019 yılında aday olmazsam mecburen yapacağım.

Şu anda şansınız var mı?
Yazın sünnet kampanyalarında elimin pasını atmak için sünnet yapıyorum.

Parti nerede görev verirse oradan aday olurum

Geçtiğimiz günlerde belediye başkanlarıyla ilgili İstanbul'un tüm ilçeleri ve 2019 ile ilgili kehanetimi yazdım. Bakırköy ile ilgili de tartışmasız yeniden aday olacağınızı yazdım. Ancak özel yorumlar geldi, "Kerimoğlu, Esenyurt'tan aday olacak..." diye. Ne diyorsunuz? 
Ne alaka?  Bana karşı böyle bir gönül bağı var. Parti bana nerede görev verirse ben onu görev kabul ederim. Gider yaparım. Çok içtenlikle söylüyorum. Bahçelievler'de, Küçükçekmece'de, Güngören'de gider oralarda aday olurum. Bundan endişe duymam. Esenyurtlularda bana karşı bir günah çıkarma, "ya başkan biz senin kıymetini bilemedik" serzenişleri ile çok karşılaşıyorum. Esenyurt mahalle muhtarlarını kahvaltıda misafir ettim. Muhtarlarımız samimiyetle "keşke biz aday olduğun dönemde sana hak ettiğin kıymeti verebilseydik" diye görüş ifade ettiler. O gönül bağıyla benimle ilgili, gönül kırgınlığını telafi etmek için böyle bir fırsat olsun istiyor olabilirler. Ancak Esenyurt ile ilgili şimdilik böyle bir şey düşünmüyorum.

2004'te siyasete aktif olarak girdiğiniz günden bugüne 12 yıl geçti. 12 yıl önce bugünkü aklınızla, deneyimlerinizle şöyle bir geçmişe baktığınızda "siyaseten keşke şunu yapmasaydım" dediğiniz oluyor mu? Bir başka boyutuyla da öyle yapmasaydınız da bugünkü Kerimoğlu olmazdı? Yine de "yanlış yaptım" diyor musunuz?
Kendi adıma en ufak pişmanlığım yok. Beni o koşullara zorlayan insanlar adına pişmanlıklarım var. Bugün geriye dönsem, aynı koşullarla karşılaşsam bin defa aynı şeyi yaparım. Bunu şunun için söylüyorum. Siyaset yapmak için yola çıktınız. Meşruiyet açısından şunu sorgulamaya hakkınız yok. Keşke, kendimi ve siyaset geleceğimi ortaya koymak zorunda bırakılmasaydım. Pişman olması gereken ben değilim. Pişman olması gerekenler beni o zor alana itenler... Siyasi kavgada beni taraf olmaya getirenler pişman olmalı.

Kuvay-i Milliye destanında Nazım Hikmet, "Ateşi ve ihaneti gördük ve yanan gözlerimizle durduk, bu dünyanın üzerinde" der. Ya da cehennemde kendi ateşinde har olmak... Yaşadıklarınız böyle bir şey mi oldu?
Benim için de böyle oldu... O dönemin siyasi aktörlerine bakıyorum. Keşke onlar daha akl-ı selim davranabilseydi. İnsan yeni tecrübeler ediniyor. Uzun yıllar belediyecilik yapmış, erk olmuş insanların daha akl-ı selim, daha uzak görüşlü olabilmesi gerekiyor. Keşkeyi şunun için söylüyorum. Aynı koşullarda olsam bin kere aynı şeyleri yaparım. Beni o koşullara zorlayanların o günkü yaptıklarını yapmamaları gerekirdi.

Konuşurken söylediniz. Her ilçede yaklaşık 50 siyaset profesyoneli var. Onların sesi çok çıkıyor. Onlar da seçmenin genel davranış biçimlerini sergilemiyorlar. Aynı kaygıları taşımıyorlar. Partinizde yapılan ön seçimde profesyonel dediğiniz bu siyasi kadroların yönlendirmesi oluyor mu? Bu yönlendirme seçmen iradesine denk düşüyor mu?
Evet istenilen tablo çıkmıyor. Parti içinde ön seçim, çarşaf listeyi, parti içi demokrasiyi savunmaya devam edeceğim. Dediğiniz gibi bir gerçek de var. Türkiye genelinden ayrı tutamazsınız CHP'yi. 
Objektif kamuoyu yoklamaları yapılabilir. Parti, aklına, vicdanına güvendiği parti müfettişleri üzerinden saha değerlendirmesi alabilir. Ya da bir ilçeyle ilgili objektif kararı yandaki ilçeden alabilir. Örnek Bakırköy ile ilgili bir değerlendirmeyi, Bahçelievler'den alabilir. Taraf olmayanlar objektif görüş belirtirler. Esenyurt ile ilgili bir değerlendirmeyi Avcılar ve Başakşehir'den alabilir. Biraz bunlara bakmak lazım.

Seçildikten sonra aday adayı olan meclis üyeleri ve belediye başkan aday adayları ile bir araya geldiniz mi? 
Bu benim eksikliğim galiba. Yapmadım, ancak önümüzdeki günlerde bunu yapmak istiyorum. 

Eski belediye başkanlarıyla biraraya geldiniz mi?  
Onu yapma şansımız oldu. Ali Talip Özdemir beyle biraraya gelemedik. O'nun dışındaki belediye başkanlarıyla biraraya geldik. Ve toplantılar çok sıcak geçiyor.

Siyasette, başka alanlarda da dokunmadığımız insanın size karşı ön yargısı her zaman fazla oluyor. Dokunduğunuz insanlar da dışarıdan gelecek eleştirilerde kalkanınız oluyorlar.
Siyasetin özünde var. Dokunmadan, ilişki kurmadan insanların gönlüne girmek mümkün değil. Haklı olarak mesleğinize, doğdunuzu yere karşı ön yargısı var. Tanıştıkça, el sıktıkça, sohbet ettikçe ön yargılar kırılıyor.

Çaycınızı neden dövdünüz?
Onunla ilgili mahkeme kararları da çıktı. Ben dövmedim. Ayrıca magazinel bir yönü olsun, kamuoyunun ilgisini çeksin diye, başkan çaycı ilişkisi yarattılar. Böyle bir şey söz konusu değil.

Dövülmeyen biri neden dövüldüm" diye açıklama yapsın?
Sadece açıklama yapmadı. Mahkemeye de gitti. Biriyle muhatap olması lazım. Belediye başkanıyla muhatap olmanın da yolu bu. Şiddetten yana değilim.
 
Belediyenin gelirlerini "yüzde 20 artırdım" dediniz?
Sadece artırmadım. Yüzde 10 da giderleri azalttık. Denk bütçe yaptık.
 
Belediye meclis üyelerinizden başkan yardımcısı olarak atadıklarınız neden sadece 6 ay görevde kalıyor? 
Hepsi benim için değerli. Birini diğerinden farklı görmüyorum. Meclis üyeleri ile yaptığım toplantı da; "kendi aranızda bir mutakabatınız var ise, üç siyasi başkan yardımcısını atayayayım. Ben buna saygı gösteririm" dedim. "Yok değil diyorsanız da sırayla yapalım" dedim. Oybirliği ile sırayla yapılması kabul edildi. Ayrıca benim bu uygulamamın örneği de yok. 

Büyük bir meydan yaparak anımsanmak istiyorum
Belediye başkanlığını 2019 yılında bıraksanız Bülent Kerimoğlu'nu hatırlatacak ne yapmış olacaksınız Bakırköy'de? 
Bakırköy çok sorununu çözmüş bir ilçe. Alt ve üst yapı sorunlarını çözmüş. Kültür hayatı çok gelişmiş. Çeperlere uzatan bir belediyeciliği var. Bunun üzerine kültür sanat merkezi inşa edemezsiniz. Zaten var. Yeni bir park bahçe kuramazsınız. Yüzün üzerinde park bahçesi var. Meydanların, şehrin kalbi olduğuna inanıyorum. Bakırköy'e yaraşır, büyük bir meydan yapmak istiyorum. Büyükşehirle büyük bir yol kat ettik. Belediyeyi, kaymakamlığı, emniyeti de buradan taşıyacağımız geniş bir meydan yapmak istiyorum. Benden sonra hiç olmazsa, Özgürlük Meydanı'nın daha özgür kılan bir belediye başkanı olarak hatırlanmak isterim. Bununla ilgili ciddi bir çalışmam var. Ciddi bir yol aldık. Komisyonlara tekliflerimiz de gitti. Bu projeninde bir partizanlığa heba edilmesini istemem.

6 ay önceden adaylar belirlenmeli

Adayların seçim tarihine birkaç ay kala açıklanmasıyla ilgili ne diyeceksiniz?
Aday belirlemelerini son bir aya sıkıştırmamak lazım. Altı ay önceden adaylar belirlenmeli. Son dönem kaotik oluyor. Herkesin birbirleriyle ilgili olumlu olumsuz değerlendirmeler yaptığı bir dönem. Çok sayıda aday var, biri aday oluyor. Geriye dönük gönül kırgınlıkları telafi edecek zaman da bulanamıyor. Sahaya çıkıyorsunuz, seçim çalışması yapacaksınız. Diğer aday adayı arkadaşınızın gönlü kırık. Gönlünü tamir edemiyorsunuz. Hadi o'nun gönlünü tamir ettiniz, yakın çevresindekilerin gönlünü tamir edemiyorsunuz. 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.