banner250

Bir ülke düşünün


Nusret Yılmazer

Nusret Yılmazer

20 Mart 2017, 08:21

Bir ülke düşünün, 15 yıldır büyük çoğunluğa sahip meclis gücüyle ülkeyi yöneten bir iktidar var. Kendi çıkardığı kanunları bile dikkate almayan, onları çiğneyen bir iktidara sahip.
Bir ülke düşünün, iktidara geldiğinden beri halkı sürekli bizimkiler ve ötekiler diye ülkeyi ayrıştırıyor ve iktidar olmayı başarıyor.
Bir ülke düşünün, iktidarın başındaki zat herkesi aşağılıyor, hakaret ediyor. Ana muhalefet parti liderine söylemediği kötü söz kalmıyor. Ama kendisi sürekli, kendisine seviyeli ve kibar davranılmasını istiyor. Ülkesinde halkın çoğunluğu bunu hiç garipsemiyor, bu davranışı onun hakkı olarak görüyor.
Bir ülke düşünün, 15 yıllık iktidar döneminde neredeyse satılmayan, özelleştirilmeyen kurumu kalmamış. Özelleştirilen, satılan kurumların parasının ne olduğunu bilen yok. Devlet fakirleşmiş ama her nasılsa vatandaşa ülkenin kalkındığı, geliştiği anlatılabiliyor.
Bir ülke düşünün, devleti yönetenler en çok yol, köprü, tünel, havaalanı yapmakla övünsün. Bu yatırımların büyük çoğunluğu yap, işlet devret yöntemiyle yapılsın. Ama yapılan köprüler kullanılmaya başlayınca, bu köprülerden geçen de geçmeyen de para ödesin. Devlet köprüden geçmeyen araç başına o köprüyü yapan firmaya servet değerinde para ödesin. Bunları yapan firmalar ceplerinden hiç para koymadan, banaklardan aldıkları kredilerle bu işleri yapsınlar ve devletten aldıkları paralarla da bu kredileri geri ödesinler. Haksız kazançlar elde etsinler. Ama o ülke halkı devletinin bu yaptığından gurur duysun, hükümetine desteğini sürekli artırsın.
Bir ülke düşünün, 15 yıllık sürede eğitimi bilimden uzaklaşsın. Bilim okullarını, dini ağırlıklı eğitime, okullara dönüştürsün. Bilim gerilesin, okuma yazma gerilesin. Kendi dilinde okuduğunu anlama oranı dünyada en gerilere düşen ülkelerden biri olsun.
Bir ülke düşünün, 15 yıllık iktidar döneminde inşaattan başka alana yatırım yapmasın. Vatandaşın alım gücü kalmayınca, daire alımında kredi süresini 20 yıla çıkarsın. Ama İnşaat kilitlenince de işsizlik artsın, ekonomi durma noktasına gelsin.
Bir ülke düşünün, işsizlik oranı 4 milyonu bulmuş. Geniş tabanlı işsizlik 7 milyona ulaşmış. Yüz kişinin alınacağı işe on binlerce kişi başvuruyor. Ülkedeki her dört gençten biri işsiz, Emeklileri ikinci üçüncü bir işte çalışmadan geçinemiyor. Yaşamak için ölene kadar çalışmak zorunda.
Bir ülke düşünün, Bir kişi çalıştığında 1.400 TL asgari ücretle geçinmek zorunda. Emekli vatandaşının çoğunluğu 1.000 – 1.400TL maaş alıyor. Ama bu ülkede açlık sınırı bunun iki katı, yoksulluk sınırı bunun 4 katına çıkmış.
Bir ülke düşünün, 15 yıllık iktidar döneminde kavga edilmemiş ülke kalmamış. Komşu ülkelerin devlet adamları aşağılanmış. Hakaretler edilmiş. “Sen kimsin ki benim muhatabım olasın, haddini bil” bile denilmiş. O ülkenin kurucusunun şiarı olan “Yurtta barış, cihanda barış” politikası terk edilmiş. Hemen bütün ülke yönetimleri ile kötü olunmuş. 15 yıllık yönetimin sonucunda liderlerinin gideceği komşu ülke kalmamış, ancak en uzak fakir ülkelere gidilebiliyor olmuş.
Bir ülke düşünün, 15 yıllık iktidarının sonunda ülkesine çağ atlatacak tek bir yatırım yapmamış, teknolojide ve sanayide gelişmemiş, ülkesindeki halk yoksullaşmış ama o ülkenin 15 yıllık iktidardaki lideri kendisini asrın lideri saydırabilmiş.
Bir ülke düşünün, 15 yıllık iktidarın lideri, ülkeye barış getireceğim, terörü bitireceğim ve ülkeye huzur getireceğim diye 3 yıl süren barış süreci, çözüm süreci yaşatmış. Bu sürecin sonunda canı sıkılmış ve barış sürecinden vaz geçmiş. Ülkenin bir bölümünde iç savaş yaşanmış, bu savaşta yüzlerce insanını kaybetmiş. Oralar yaşanmaz hale gelmiş. Ve o lider sonunda “terör örgütü sözünde durmadı, bizi kandırdı” diyebilmiş.
Bir ülke düşünün, 15 yıllık iktidar boyunca bir cemaatle iç içe, kol kola yaşamış. O cemaatin uygun gördüğü kişileri, liyakat aramadan, kanun kural dinlemeden ülkenin en kritik noktalarındaki görevlere getirmiş. “Onlar ne istediyse vermiş.” Ve o cemaat resmen darbe yapmaya kalkışıp 250 canını alıp da ülkeyi taru mar edince da milletine dönüp, “Allah ve milletim bizi affetsin, kandırıldık” deyip iktidarda kalmaya devam etsin. OHAL ilen edip darbecileri yakalayacağım diyerek binlerce kişiyi hapse atsın, işinden çıkarsın, özgürlükleri kısıtlayabilsin.
Ve bir ülke düşünün, bütün bunlardan sonra o ülkenin lideri, “bu anayasal düzen bana dar geliyor, daha hızlı kararlar almam ve uygulamam gerekiyor” diyebilsin. 15 yıllık kesintisiz ve güçlü iktidarından sonra, ülke beka sorunu yaşıyor gerekçesiyle OHAL kapsamında ülkeyi yönetmek için bütün kurumları tek bir lidere bağlayan, bütün yetkileri tek bir kişiye veren anaysa değişikliği teklifi getirebilsin. Bu değişiklikle yöneten kişi ve kişilerin ömür boyu yargılanmasını önlemek isteyebilsin. Ülkesindeki halkın çok önemli bir bölümü de buna destek versin.
VAH ÜLKEM VAH
 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.