Büyükçekmece’den tarih fışkırıyor

Büyükçekmece Lagünü ve Havzası’nda gerçekleşen «İstanbul Tarih Öncesi Arkeolojik Araştırmaları» kapsamında Helen Bizans dönemine ait önemli eserler bulundu. Tespit edilen mimari kalıntılar ile seramiklerin Grek kolonisi Athyra’nın izlerine ait olduğu düşünülüyor

Büyükçekmece’den tarih fışkırıyor

Şengül G. Aydıngün, Haldun Aydıngün ve Oktay Özdemir tarafından yapılan incelemeler, "Athyra’ya Dair Arkeolojik Bulgular Büyükçekmece Araştırmaları" adı altında yayınlandı. İstanbul’da son otuz yılın en kurak geçen yıllarından biri olan 2014 yılının son aylarında Büyükçekmece Gölü'nün suları bazı yerlerde 2,5 km'ye kadar çekilmesi sonucu yapılan araştırmalarda pek çok prehistorik alet ve klasik çağlara ait arkeolojik malzeme ile yapı kalıntısı ortaya çıktı. Geçmişte Marmara Denizinin bir koyu olan ve sonradan lagün (kıyı set gölü) biçiminde oluşan Büyükçekmece Gölü'nün doğu kıyısında çekilen suların oluşturduğu balçık katman içinde ve kıyı şeridinde tespit edilen mimari kalıntılar ile seramiklerin antik kaynaklarda söz edilen ancak bugüne kadar yeri tam tespit edilememiş Grek kolonisi Athyra’nın izlerine ait olduğu düşünülüyor.

Prehistorik dönemden beri kullanılıyor
İstanbul Tarih Öncesi Araştırması Proje ekip üyeleri ve İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü ile yapılan ortak çalışmanın neticesinde çiftçiler tarafından bulunan, cilalı taş baltalar, çeşitli kesiciler, yarı işlenmiş ve ham madde halindeki alet parçaları, taş boncuklar, burasının prehistorik dönemden beri kullanılmış olabileceğini gösterdi.  Büyükçekmece Köprüsü'nün arkasında, baraj seti olarak oluşturulmuş bölümün 20 metre kuzeyinde yer yer 1,5-2 metre kalınlığa ulaşan kireç taşından, gölden bir metre yüksek seviyede insan eliyle şekillendirilmiş bir set fark edildi. Uzunluğunu yaklaşık 750 metre kadar takip edilebilen setin antik dönemde denizle, eskiden denizin bir koyu durumundaki lagünün ayrımı için planlandığı ve böylece koya giren tekneler ve denizcilerin güvenli bir limana sığınmalarına hizmet ettiği anlaşıldı.

Sütun kalıntıları var
Kireç taşı setinin devamında Büyükçekmece Gölünün doğu yakasında yapılan incelemelerde ise  büyük yapı kalıntılarına ait kesme taş blokların ve sütun kalıntılarının varlığı tespit edildi. Aynı koordinatlarda göl suları altında kaldığı, ancak suların çekilmesiyle bataklık haldeki tabana yapışık halde fark edilen iki adet Helenistik ve Erken Roma dönemine tarihlenen tüme yakın seramik kaplar ele geçirildi. Göl kıyısındaki kulübelerde yaşayan balıkçıların buldukları sikkeler arasında Helenistik Byzantion şehir sikkeleri ve Roma İmparatorluk dönemi sikkelerinin çoğunlukta olduğu görüldü.

Başkentten Batı'ya açılan bir kapı
Büyükçekmece Gölünün doğu kıyılarındaki bu yoğun arkeolojik malzeme toplulukları bölgenin Prehistorik dönemden itibaren yaşam izlerini göstermesinin yanında Helenistik ve Roma dönemlerinde kullanılmış bir liman yerleşmesi olduğunu gösterdi. Bölgenin, Osmanlı döneminde daha çok batıdan başkente ulaşılan, ya da başkentten batıya açılan bir menzil- dinlenme yeri olarak kullanıldığı değişik kaynaklarda anlatılıyor.

Menzil ve konak yeri
Osmanlı döneminde yeniden yaptırılan taş köprü ve köprünün doğu ayağı yakınındaki kervansaray, Büyükçekmece'nin bu dönem de de bir menzil-konak yeri olarak hizmet ettiğinin göstergesidir. Antik Athyra’nın kalıntılarını Osmanlı dönemi yapılarının temellerinde duvarlarında, görmek mümkün. Büyükçekmece Belediyesi tarafından 2014 yılında İstanbul I. Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu izniyle başlanılan Mimarsinan köprüsünün ayaklarının ve önündeki dolgunun temizliği amacıyla yapılan çalışmalarda bu durum daha belirgin olarak görülüyor.  Büyükçekmece ve civarındaki bazı restoran ve kafelerde bölge balıkçıları tarafından çıkarılmış Helenistik- Roma dönemlerine ait amphoralar sergileniyor. EKREM HACIHASANOĞLU
Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.