Fatih Portakal: Ben düdüklü tencereyim

Beylikdüzü Belediyesi'nin ilkini gerçekleştirdiği Medya Söyleşileri’nin konuğu gazeteci ve sunucu Fatih Portakal oldu. Gazetecilikle ilgili deneyimlerini paylaşan Portakal, mesleki anlamda kendisini düdüklü tencereye benzetti. Portakal, “Ben kendimi ve yaptığım işi düdüklü tencereye benzetiyorum” diyerek gerekçelerini açıkladı

Fatih Portakal: Ben düdüklü tencereyim

beylikdüzü sakinleri 'Medya Söyleşileri' başlığıyla düzenlenen etkinlikte Gazeteci Fatih Portakal ile bir araya geldi. Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP İstanbul eski Milletvekili Süleyman Çelebi ve çok sayıda vatandaşın katıldığı söyleşi programı; Beylikdüzü Kültür Merkezi'nde gerçekleşti. Beylikdüzü'nde olmaktan dolayı oldukça mutlu olduğunu anlatan Portakal, Belediye Başkanı İmamoğlu ile 25 yıllık bir arkadaşlıkları olduğunu da anlatarak, kendisine teşekkürlerini iletti.

Hiç birimiz demokrat değiliz
Türkiye'deki medya özgürlüğüne ve gazetecilerin içinde bulunduğu duruma ilişkin değerlendirmelerde bulunan Portakal, Türkiye'de hiç kimsenin demokrat bir tutum ve davranış içinde olmadığını medyanın da bu yönde şekillendiğini açıkladı. Portakal, “Kim çıkarsa çıksın bende dahil olmak üzere ben çok demokrat bir adamım derse ona ben derim ki “Yalan söylüyorsun”Çünkü hiç birimiz demokrat falan değiliz. Demokratlık sadece bizim dilimizden düşen bir kelime bir sözcük. Onun dışında kişiye göre değişen demokratlık anlayışımız var bizim. Buna keyfi demokrasi diyoruz” diye konuştu.

Demokrasi yoksa özgürlükte yok
Herkesin kendisine göre demokrat bir kimliği olduğunu da belirten Portakal, Türkiye'de böyle bir anlayış içerisinde medya özgürlüğünden söz edilemeyeceğinin de altını çizdi. Portakal, “Sen benim ideolojimle yaşayacaksın denildiği için şekillendirilen bir demokrasiden şekillendirilen sınırları çizilmek istenen bir medya var. Olmayan bir demokrasi varsa bu dönem ve eskisinide kastederek söylüyorum, olmayan demokrasiden bir medya özgürlüğü çıkmaz. Çünkü her şeyin başı demokrasidir” dedi.

Hukuk devleti olamıyoruz
Ülkedeki adalet ortamının da kimseye güven vermediğini kaydeden Portakal, bu koşullar içerisinde gazetelerin ve gazetecilerin çeşitli zorluklarla karşılaştığını anlattı. Türkiye'nin ne yaparsa yapsın bir hukuk devleti olamadığını ve belli başlı kanunlara takıldığını belirten Portakal, “Yaptığınızın hesabını verdiğiniz bir ülke değil burası. Anayasamız var desekte bu kanun devletini aşamıyoruz. Hiç bir zamanda hukuk devleti olamıyoruz. Çıkarılan kanunlara bakın hep güçlünün gücünü dahada idame ettirmesi için. Güçlünün gücünü güçsüz olana veya karşısında olana kabul ettirmek için, acı çektirmek için, zulum etmek için bu şekilde bir anlayışımız var” ifadelerini kullandı.

NİHAL ALTINGÖVDE
Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.