Çatalca ve kar!


Bahadır Sügür

Bahadır Sügür

11 Ocak 2017, 19:00

Son yılların en fazla kar yağışı ile karşı karşıya kalmış bir Çatalca vardı. Evet belki ilçe merkezinde bunu pek anlayamadık ama özellikle Karadeniz'e sahili olan mahallelerimiz resmen kara esir oldu. 

Mesela Ormanlı! Mesela Karacaköy! Mesela Yalıköy! Mesela Binkılıç ( Atatürk ve Fatih)! Bu mahalleler bölgemizde en fazla yağış alan bölgeler oldu. Ve kapanan yollar! 

Tam iki gün hiç bir mahallemize ulaşım sağlanamadı. Ve ulaşımın sağlanamamasından ötürü mahallelerde, kahvelerde yada muhtarlıkların misafirhanelerinde kalanlar oldu, evlerine gidemeyen. Ciddi bir kar yağışı yaşadı Çatalca! Mahallelerde yol açma çalışması yapan kamyonlar, kar küreme makineleri yollardan çıktı. Kaydı! Arıza yaptı! Kara saplandı. 

Yani ilk iki gün, Cuma ve Cumartesi ve hatta Pazar günü bile bir çok mahalleye ulaşım sağlanamadı. Pazartesi günü çıktık yollara! Bir çok kurum " Çıkmayın Bahadır Bey" dedi ama mahalleleri görmek, ve göstermek gerekiyordu. 



Merak edenler var ise , ilk fotoğrafımız Karamandere Mahallesi girişi. Girişinden mahalle aralarına kadar tam bir mahrumiyet görüntüsü vardı Karamandere'nin. Hatta İBB Aracı da bu mahallede çalışma yaparken arıza yapmıştı ve kalmıştı. Fakat görüntüsü o kadar güzeldi ki Karamandere'nin üzerine sanki beyaz gelinlik örtülmüştü. Fakat mahallede üç gündür su akmıyor, bir sokakta da elektrik yoktu. Elektriği bir şekilde çözdürdük ama su konusunda elden hiç bir şey gelmediğini öğrendik... Bu sebeple gelecek günlerde en kısa zamanda bu mahallenin içme suyunun bir an önce halledilmesi ve yeni ishale hattının faaliyete geçirilmesi gerektiğini düşünüyorum.  



Yalıköy Mahallesi... Bu mahallede de durum bir hayli ciddiydi. İlk kar yağışının olduğu gün elektrik kesintileri ile boğuşan Yalıköy, karın yağdığı Cuma ve Cumartesi günü ulaşımın kesildiği mahallelerimiz arasında idi. Oraya da gittiğimizde Muhtar Fehmi Kaçar " Benim Hızır Acil Servisim Bahadır Bey geldi" diyordu. Bir gece önce baz istasyonları gayri faal hale düşmüştü. Turkcell yetkilileri ile yaptığımız görüşme sonrasında bir iki saat içerisinde ulaşım imkansız hale gelecek kadar kötü iken teknik elemanlar gidip baz istasyonlarını faal hale getirmişlerdi. Ne mutlu yine vesile olduk. 



Gümüşpınar sırtlarında ise Büyükşehir Belediyesi Yol Bakım Müdürlüğüne ait araçlardan bir tanesinin kaydığına şahit olduk. Tam önümüzde Gümüşpınar Mahallesinin girişinin olduğu virajda kaydı gitti. Allah'tan ki ağaçların üzerine kaydı. İBB'ye ait vinç ile çıkartma çalışmalarına da katıldık. Allah korumuş şoförünü. Başka da bir şey demiyorum. 

İhsaniye, Akalan ve Subaşı Mahallelerine gelirken yine alarm verilen o yoğun kar ile mücadele ederek savaşarak geldik resmen. 

Sonrasında Nakkaş mahallesine geçtik. Nakkaş Mahallesine geçerken yolların neredeyse kapanma noktasına geldiğini gördük. Bildiğiniz bir dehlizin içinden geçerek Nakkaş Mahallesine ulaştık. 

O sırada iki kişiydik ve Divine Grup Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Sönmez ile kar lastiği olan 4x4 aracımız olmasına rağmen yusuf ismini ezber yaptık durduk. Nakkaş Mahallesine girdiğimizde Mahalle Muhtarı Zafer Öztürk ile birer ıhlamur içtik. İBB araçlarının çalışmadığını ve kahvede oturduklarını ifade etti. 

Tabi Nakkaş Mahallesinden Çatalca'ya dönüşü vardı bu işin. Yola çıkmadan önce AK Parti Çatalca İlçe Başkanı Selim Güçbilmez'i aradım. Kendisine " Başkan yolda kaldık. Nakkaş İzzettin arası kapalı" dedim. Ki çıktığımızda gerçekten yol kapanmıştı. Çok ağır tempoda gitmeye çalışıyorduk. Minibüsler yolda kalmıştı. Güçbilmez'i aramamın üzerinden 10 dakika geçmeden üç tane İBB aracı yolu kazımaya başladı ve rahat bir şekilde İzzettin Mahallesine vardık. 

Oradan Ovayenice-Çakıl ve Elbasan Yollarına da girdik. Oralarda durum çok daha vahimdi. Sizin anlayacağınız Pazartesi günü de Çatalca için felaketin önde gideniydi. 

Ve sonrası! 

10 Ocak Çalışan Gazeteciler gününde lapa lapa yağan kar! Ve sonrasında eriyen karlar ile vıcık vıcık olan sokaklar. 

Tabi çatılardan sarkan buzlar ve kar kütleleri, en tehlikelisi ise onlardı. Bir hayli korkutucuydu. Hatta bir okurum " Abi çok korkuyoruz kaldırımdan yürüyemiyoruz. Yoldan yürüsek arabalar üstümüze çıkacak gibi" diyerek bebeği ile sokağa çıkamadığını ifade ediyordu. 

Ki çok ta haklıydı. 10 Ocak'ta böyle geçti. Bu arada pasta kesenler, günümüzü kutlayanlar, hatta hiç beklemediğim kişilerin telefon ile kutlamada bulunmaları, güzel bir gün oldu yani. Her şeyden güzeli, lapa lapa kar yağışını özlemişim, onu gördüm. 

Gelelim bugüne, siz bu yazıyı okurken dün olacak! 11 Ocak 2017 Çarşamba... 

Sabah değil yolda araç kullanmak yürümek bile imkansız. Buz pistine dönen sokaklar. Ana cadde haricinde her yer buz. Hiç bir tuzlama çalışması yapılmamış. İnsanlar evlerinden çıkamıyor. Kayıp düşenlerin, ayrıca sözle kayması ise görülmeye ve dinlemeye değer. 

Hatta bir tanesi " Bahadır abi, görmüyor musun kayıp düşüyoruz." dediğinde sen kaydın düştün de biz düşmedik mi? diyerek cevabım da politikacılara benzedi. Ne alaka derseniz. İki üç gün önce bir yetkiliyi aradığımda " Köylere ulaşım yok" diyerek başladığım cümle " Vatandaş gidemiyor da biz gidebiliyor muyuz" olmuştu. Oysaki adam Çatalca ilçesinde bile oturmuyor, komşu ilçedeki evinde sıcak sıcak oturuyordu. 

Anlayacağınız dün de Çatalca adeta öğle saatlerine kadar buz pisti idi. Şimdi bunları yazınca " Biz çok çalıştık" diyenler olacaktır. 

Değil arkadaşlar öyle değil. Allah'ın işi ki, güneş çıktı da buzlar eridi. 

Gelelim şimdi asıl konumuza... 

Biraz siyaset.

AK Parti Çatalca İlçe Başkanı Selim Güçbilmez'i ilçe başkanlığı yapmaya davet ediyorum. Evet aynen öyle! 

Tam iki Pazartesi bir Cuma geçti! 

AK Partili Bayan Meclis Üyesi Tuba Uzun'a mecliste yapılanlar ile ilgili kendi meclis üyesini kollayan yada, savunan tek bir cümlesi yok. Ne bir basın toplantısı, ne bir basın açıklaması... 

Derken Yedek Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Karamahmut'un Facebook sayfasında yaptığı " Hasan Gökçe, Hüseyin Kahya ve Mesut Üner ile ilgili olduğu iddia edilen  "Grup Başkanı Meclisi Terk Ediyoruz diyor, üç meclis üyesi çıkmıyor, siz AK Partili değilsiniz olamazsınız" yorumu ile başlıyor kendi meclis üyelerine tabiri caiz ise lafla çakmaya... 

Ardından bir yorum daha " Mecliste bayan meclis üyemize yapılan saygısızlık nedeniyle gurubumuz meclisi terk ederken, içeride kalan üç tane meclis üyesi, siz kimin meclis üyesisiniz" diyor. Fakat ilginç ki meclis üyelerinin ismini vermiyor. Karamahmut ile yaptığım görüşme sonrasında meclisi terk etmeyen meclis üyelerinden bir tanesi, kendisine hakaretlerle dolu mesaj çekiyor. 

Şimdi buradan diyorum ki ; 

 AK Parti Çatalca İlçe Başkanı Selim Güçbilmez', yani  Çatalca Belediye Meclisi AK Parti Grubu Başkanı Selim Güçbilmez, iktidarın Çatalca'daki temsilcisi, bir şekli ile meclis üyelerini yanına, basını da karşısına alarak derhal bir açıklama yapmalıdır. Öncelikli olarak bayan meclis üyesine sahip çıkmalı, meclis üyelerinin de kendilerini savunacak bir şeyleri var ise bunu orada basının yani insanların haber alma organlarının karşısında yapmalıdır. Kolu kıran sizin partinizden birisi olsa anlarım. " Kol kırıldı yen içinde kaldı" derim. Ancak kolu yada kanadı kıran bir başka güç olduğu için burada söylenecek tek şey var " Hepiniz Cem Kara'dan korkuyorsunuz" olur. Bazılarının neden korktuğunu biliyoruz . Ancak İlçe Başkanı Selim Güçbilmez'in böyle bir korkusu var ise buna anlam veremeyiz. Böyle bir basın toplantısı olmaz ise, benden söylemesi AK Parti Grubunun korkak olduğu şeklinde dedikodu alır başını gider. 

Neyse böyle bir kış haftası atlattık. Şimdiden sonra, hızlı ve bir o kadar da gündem dolu günler bizi bekliyor. 
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.