CHP'de 10 bin liraya yemek olur mu? Olur olmasına da buna gerek var mıydı?


Ali Tarakçı

Ali Tarakçı

12 Ekim 2016, 17:08

Dün gazetemizin manşetinde yer alan "20 milyonluk yemek" manşetini gazetede çok tartıştık.

İstanbul CHP 2000 bin kişilik bir yemek organize edecek ve davetiyeleri 10 bin liradan satarak, elde edilecek gelirle değeri 24 milyon olan il binası satın alacakmış.

Bazı arkadaşlarımız "10 bin liraya bilet mi olur?" dedi.

Ben ise "olabileceğini" söyledim.

Arkadaşlarımız, belediye başkanlarına bu kadar büyük maliyetler yüklendiğinde, CHP'lilerin belediye başkanlarına herhangi bir usülsüzlük olduğunda eleştirmelerinin de mümkün olmadığını ifade ettiler.

Arkadaşlarımızın söyledikleri doğruydu. Ancak siyasetin yapılma biçimi, finas edilme biçimi şeffaf değildi ki, bu olmayınca eleştiri anlamsız oluyordu.

Sen bir belediye başkanından büyük bağışlar bekliyorsan yöntem sorunlu.

Halbuki bir yemek orgnanizasyonunu bile beceremeyen, il binası alma işini yüzüne bulaştıran CHP'yi anlamak mümkün değil.

****

CHP'nin 2000 kişilik yemek organizisyonu biletlerini 1000 liradan satabilir ve dayanışma örgütleyebilirdi. İnanın bu kadar tartışılmazdı. Bu bir beceriksizliği ortaya koyuyor. Sonuçlarını hesaplamamaktan kaynaklanıyor.

Aynı şey AK Parti'de olmuş olsaydı inanın dışarı yansımaz ve konuşulmazdı.

Herkes sorumluluğunu bilirdi.

Yine İstanbul CHP Galatasaray Arena'yı tutar. 50 bin kişilik bir şölen yapar. Biletleri 50 liradan satar yine özel 10 bin liradan bilet satardı. Ayrıca şöleni ücretsiz de yapabilirdi.
İl binası almak istiyorsanız bunun orgnazisyonu başka, yemek yapak başka birşeydi.

Sapla samanı karıştırsanız, "ayıkla pirincin taşını" durumuna düşürseniz.

Siyaset "kazan kazandır, kazandır kazan" üzerinden yürüyor!

Dün kıran kırana tartıştığımız bu konuyla ilgili düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.

Türkiye'de siyasetin kaynakları denetlenebilir değildir.

Türkiye'de siyasetten zenginleşmiş insanlara hesap sorulabilecek hukuk sistemi yoktur.

Türkiye'de siyaset yapmak pahalıdır ve sürdürülmesi daha da pahalıdır.

Ve bundan dolayı bir yere aday olacak kişiler baştan hedefleri bellidir.

"Kazan kazandır. Kazandır kazan..."

Hem kendisini destekleyenleri finans edebileceği hemde kendisini finans edebileceği koşulları kendileri hazırlamaktadırlar. Zaten böyle bir iklim ve şartlar önceden oluşturulmuştur.

Bunun dışında davrananların partisinde devam edebilme ve o kentte bir daha seçilebilme şansı yoktur. (olanlar varsa da istinadır.) Toplumsal olarak da karşılığı vardır.

Bal tutan parmağını tutar, parmağını yalayamayan ve yalatamayanlar için de söylenen bellidir. Beceriksiz adam...

Türkiye'de siyasetin finansı şeffaflaşmalı, Aday belirlenmesi ise demokratikleşmelidir!

1- Türkiye'de siyasetin yapılma biçimi, finans edilme biçimi sorunludur.

2- Siyasetin kadrolarını (ilçe-il başkanı, il genel ve belediye meclis üyesi, belediye başkanı, milletvekili) belirleme biçimi demokratikleşmedikçe, yolsuzluk, usulsüzlük, hak etme yada hak etmeme biçimlerini çok tartışacağız.

3- Siyasetin demokratikleşebilmesi için finans kaynaklarının şeffaflaşması gerekir.

4- Yerel yönetimler, bizzat oy verenler, seçenler tarafından denetlenebilir bir mekanizmaya kavuşmalıdır.

5- İhale Kanunu mutlaka değişmelidir.

6- Seçilecek kişileri vatandaşların belirleyebileceği mekanizmalar partilerde ve seçim kanunlarında oluşabilmelidir.

Bağış örgütleyebilirlerdi, böylesine tartışmalar da yapılmazdı

Haberimizle beraber oluşacak tartışmaları bugünden görebiliyorum.

Eleştiri gırla gidecek.

CHP İstanbul il yöneticileri ise eleştiriler karşısında şöyle diyebilirler:

1- 10 bin liraya bilet satmayacağız, bir yanlış anlaşılma var.

2- Gazete yalan yazmış.

3- Biz böyle birşey yapmayız.

4- İstanbul'da 10 bin liraya bilet alabilecek 2000 partilimiz vardır. Belediye başkanlarının bilet satmasına ihtiyacımız yok.

İstanbul CHP yönetimi, 10 bin liralık bileti satacakları insan sayısı bellidir. 200 ile 400 kişi arasında. Bunlara birer hesap numarası verilirdi ve partiye bağış yaparlardı. Yasal sorunu varsa da bir yöntemle çözülürdü.

AK Partililerin bu konu üzerinden eleştiri yapma hakları var mı?

CHP'yi bu konu üzerinden eleştiren karşıtları yani AK Partililerin ise söz söyleme hakları yoktur.

Çünkü, aynı şeyin kat ve kat fazlası partilerinde zaten yapılmaktadır.

Ancak CHP'lilerin ellerini yüzlerini bulaştırdığı gibi olmamaktadır.

Örnek, il merkezi kadar lüks olan AK Parti İstanbul il binasının maliyetini kimler karşılamıştır?

İl binasının aylık maliyetini kim karşılamaktadır?

Bırakın bunları ilçe teşkilatlarının giderlerini kimler karşılamaktadır?

****

Aslında sorun şudur:

Siyasetin beslenme kaynakları bellidir.

Bu AK Parti yada CHP için farklı değildir.

Birinde az olması, diğerinde fazla olması sadece olanaklarla ve becerebilme meselesiyle ilgilidir.

AK Parti ve CHP'lileri bu konuda eleştirecek olanlar dışarıda olanlardır.

Çünkü içeriden karşı çıkışların, eleştirilerin çok anlamı yoktur.

İçeriden eleştiri yapılsa da, kendi partilerinde yaşananlar karşısında üç maymunu oynayanların, karşı oldukları için aslan kesilmeleri siyasi ahlaksızlıktır. Doğru değildir.

Son söz: 10 bin liraya satılacak olan biletle il binası satın alma organizasyonunu, CHP'nin bir beceriksizliğini göstermektedir. Bunu bile ellerine yüzlerine bulaştıran CHP'lilerin "neden iktidar olamıyoruz?" sorusunu sormaları bile anlamsızdır.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.