banner250

Cinselliğiniz inançlarınızdır


Hayati Kaya

Hayati Kaya

30 Aralık 2016, 19:45

Seks-sevişme hakkında ne düşünürseniz bu bir duygusal kayıt oluşturur ve seks esnasında da bu duyguları yaşarsınız. Seks esnasında hangi duyguları yaşarsanız bu daha da güçlü duygusal kayıtlar oluşturur. Seks-sevişme deyince aklınıza ne geliyor? Bunun için toplum modellemesine bakmak gerekir. Bir kız çocuğu küçüklükten beri ana-baba ilişkisini görmüştür. Toplumda evlilik ilişkisini görmüştür ve bu ilişkide kadın erkek evlenip mutlu olmuştur. Mutlu olmasa bile o mutsuzluğu kendine yakıştıramaz o küçük hayalperest. 
Öte yandan kız çocuğunu ana-babası sevmiştir ve evlendiğinde de bu sevgiyi kocasından bekleyecektir. Kadın için seks sevgiyle yaşanması gereken bir eylemdir. Fakat kendi sevgisi değil, aynı ana babasından beklediği sevgiyle sevişir kadın. "Seks" ve "sevilme arzusu" adeta yapışık duygular haline gelmiştir kadında ve bu duygu nedeniyle kadın asla hakikate ulaşamaz. Duygularını analiz yapmayan, keşfetmeyen, kendini duygu sanan bir kadın gerçeğe ulaşabilir mi sanıyorsunuz? Kadın, sevildiği kişiyle sadece seks yapıyorsa, seksin ne olduğunu keşfetmiş sayılabilir mi? Kadın sevilme isteğine sahip olduğu sürece kendini özgürleştirebilir mi? Kadın köledir. Sevgiye köledir. Bir kadının kölelikten kurtulabilmesi için kendi gerçeğini keşfetmeli ve bu keşiflerle çocukluktan gelen duygusal ve hatta genetik kayıtlarını değiştirebilmesi gereklidir. İnsan, "çocukluktan gelen duygusal kayıtlar" değildir. 
İnsan, o duyguları gözlemleyen ve sonrasında gerçek anlamı anlamsızlıkta keşfedendir. Bilgeliğin başka yolu yoktur. Bu nedenle Freud ve Osho, "Bütün sorunların temelinde seks sorunu yatmaktadır, seks sorununu çözen bütün sorunları çözer" demiştir. Dokuz yıl kadar önce hissiyatımın yönlendirmesiyle kendim için büyük bir keşif yapmıştım. Duyguların nasıl kolayca hazla çözümleneceğini ve nasıl özgürleşeceğimin yolunu bulmuştum. Kendimi bugün "bilişsel davranışçı terapi" olarak adlandırılan bir yöntemle ve hazzın bileşimiyle her konuda çabucak değiştirmenin tekniklerini keşfetmiştim. Bugün psikoloji biliminin kullandığı başarısı kabul edilebilen bir yöntemi daha da geliştirmiştim. Kadının en büyük travmalarından biri olan taciz ya da tecavüz sorununu bile sekiz seans ve maksimum iki aylık sürede çözer hale gelmiştim. Farkındalığımın yükselmesiyle artık bilinçaltını tanıyor hangi soruna hangi cevabın verilmesini kolaylıkla görebiliyordum. 
Bu tecrübelerime dayanarak diyorum ki, "kadın eril-dişil dengesini yakalamadan kendini bulması, ruhsallaşması mümkün değildir. "Eril-dişil dengesini ise çocukluktan gelen yaşanmışlıklarla evrilen psikolojisini (kimlik) çözebilmesi, duyguların tahlili ve yönetilmesiyle gerçekleşebilir ancak. Cinsellik hakkındaki inançlarınız, gerçek hayatınıza olduğu gibi yansır. Duygu ve egoyu tanımadan ne hakikat ne de mutluluk mümkün değildir. 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.