Cumhuriyet tarihindeki partiler, hükümetler ve darbeler


Tuncer Dağ

Tuncer Dağ

14 Kasım 2016, 20:29

15 Ekim 1961 de seçim yapılma kararı alındı. Seçimlere dört parti katıldı. Mecliste %74.22 oranında bir yenilenmeye gidildi. Eski milletvekillerinden 116 tanesi tekrar meclise girerken 334 milletvekili yeni meclise giren milletvekillerinden oluştu. Süreç CHP nin lehine gelişmesi beklenirken CHP oy oranını ve milletvekili sayısını düşürmüştü. % 41.12 olan oy oranını % 36.74 ve milletvekili sayısını da 178 den 173 e düşürmüştü. Askeri darbe ile dağılan DP nin yerine kurulan AP si %47.91 olan oy oranını % 34.80 e ve milletvekili sayısını da 424 den 158 e düşürmüştü. DP den koparak yeni parti kuran CKMP %13.96 ile 54 ve YTP %13.73 ile 65 milletvekili çıkarmıştı. Önceki seçimlerde uygulanan liste usulü çoğunluk sistemi yerine çevre barajı uygulaması getirilmişti. Bu seçimlerde toplam üç bayan milletvekili meclise gitmişti.

10 Ekim 1965 tarihinde Milli Bakiye seçim sitemi uygulanarak seçim yapıldı. Süleyman Demirel liderliğindeki AP si muhalefette güç toplayarak iddiali bir şekilde seçimin favorisi konumundaydı. 1961 birinci partisi CHP kan kaybediyordu. AP %34.80 olan oy oranını %52.87 ve milletvekili sayırını da 158 den 240 a çıkarmıştı. CHP %36.74 den %28.75 e düşerek 173 olan milletvekili sayısını 134 e düşürmüştü. Bu seçimlere altı parti ve bağımsızlar katılmıştı. MP 31, YTP 19, TİP 14 ve 1 tanede bağımsız milletvekili seçilmişti.

12 Ekim 1969 de AP baraj sistemini kaldırarak seçime gitti. İktidardaki AP her ne kadar 1965 deki oy oranını %52.87 de %45.55 e düşürdüyse de milletvekili sayısını 240 da 256 ya çıkardı. Muhalefet konumundaki CHP muhalefette olmasına rağmen %28.75 olan oy oranını %27.37 e düşürerek milletvekili sayısını 134 den 143 e çıkarmıştı. Baraj uygulaması olmadığında 8 parti milletvekili göndermişti meclise. Bağımsızlarda Cumhuriyet tarihinde ilk defa 13 milletvekili çıkarmışlardı.

1969 seçimleri ile iktidarda olan AP hükümetinden sonra Türkiye’de iç huzursuzluk yine baş gösterdi. Muhalefet sokağa çıktı, öğrenci boykotları ve işçi grevleri ile kentlerde huzursuzluğun yanında kırsal alanlardan da toprak işgalleri başlamıştı.

12 Mart 1971 de Askerler Süleyman Demirel hükümetine muhtira vererek “kardeş kavgalarının ve anarşinin engellenemediği, Atatürk ile ve inkilaplarında sapma olduğu, çağdaş uygarlık hedefine ulaşılamadığı ve bunlardan hükümetin sorumlu olduğunu” söylediler.

Nihat Erim Başkanlığında sivil bir hükümet kuruldu. 1961 Anayasasında çeşitli değişiklikler yapıldı. İslam eğilimli ve tehlikeli görünen Milli Nizam Partisi ve Sosyalist eğilimli Türkiye İşçi Partisi kapatıldı.

14 Ekim 1973 tarihinde erken seçim yapıldı. AP çok ciddi bir şekilde yıpranmıştı. AP oy oranını %46.55 den % 29.82 ye ve milletvekili sayısını da 256 dan 149 a indirmişti. Ana Muhalefet partisi olan CHP de yeteri kadar performans gösteremiyordu. CHP %6 ya varan bir yükseliş ile 185 milletvekili çıkararak birinci parti olmuştu. Erbakan’ın lideri olduğu MSP tarihi boyunca ilk defa %11.80 oy alarak 48 milletvekili çıkarmıştı. Bu dönem sekiz parti meclise girmişti. Ecevit’in başında bulunduğu CHP ile Erbakanlı MSP ortaklaşa koalisyon hükümeti kurdular. Ecevit ve Erbakan Koalisyonu dönemine denk gelen Kıbrıs Barış Harekatı ve Demirel döneminin buhranlı geçişi sonrası halk umudu Ecevit’e bağladı. Karaoğlan lakaplı Ecevit solun simgesi haline gelmeye başladı.

12 Mart Muhtırasıyla devlet otoritesini tesis etmeyi amaçlayan uygulamalar sonuç vermedi. Siyaset dışında tutulmaya çalışılan toplum kesimleri sokağa çıktı. 1973 seçimleriyle başlayan sürekli bölünmelerle parti enflasyonu yaşandı . Bunun getirdiği koalisyonlar, azınlık hükümetleri istikrarı sağlayamadı. Sol ve İslami muhalefetin sokağa taşması, gün geçtikçe kitselleşmesi ve sistemi sorgulamaya başlamaları orduyu harekete geçirdi.

12 Eylül 1980 de Ordu iktidara el koydu. Tüm siyasi partiler kapatıldı. Siyasi Parti liderleri tutuklandı. Tüm seçilmişler görevden alınarak yerlerine askeri yönetimin atadığı isimler getirildi. Seçilmişlerin yerine atananların büyük bir bölümü askeri kökenlilerde oluştu. Oluşturulan askeri kurula Milli Güvenlik Kurulu adı verilerek başkanlığını da dönemin Genel Kurmay Başkanı Kenan Evren yaptı. Başbakanlığa Askeri General Bülent Ulusoy getirilirken tek sivil ve geçmişte hükümetlerde brokrat olarak çalışan Turgut Özal ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcılığına getirildi. Tek taraflı ve devlet yanlısı yayın yapan TRT hükümetle ilgili olarak yapmış olduğu haber ve yorumlarla devamlı gündemde olan Turgut Özal kamuoyunda tanınan bir sima haline geldi.

HAFTAYA 1980-2002 DÖNEMİ

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.