banner250

Derdim çoktur, hangisine yanayım?


Sevim Güney

Sevim Güney

10 Ocak 2017, 18:38

Ahmet Haşim’in, çirkinlikleri örten geceye övgü dizen cümleleri var ya?  İşte bu bembeyaz karda, çevredeki bütün çirkinlikleri örtüverdi.
Çirkinlikleri örttü örmesine de, içimizdeki hüznü atmaya yetmedi beyazın saflığı…
Her gün yaşadığımız, geleceğe dönük endişelerimiz ve korkularımız var.
Kadının kahkaha atmasının, hamile kadınların yolda bulunmasının tahrik ediciliğine kadar geldik, ve sonunda kardan adamında tahrik unsuru olduğundan çıkıverdik!
Yani her durumda, günün anlam ve önemine, hatta hava durumuna uygun, ulemaların“özlü sözleri” ile güne başlıyoruz.
Korkum; Yakında patlıcan, havuç, salatalık, erik, elma’nın da tahrik unsuru sayılarak, muzur dergiler gibi siyah poşete geçirilmesi!
            ***
Atatürk  yavaş yavaş her  yerden kaldırılıyor.
Geçenlerde elime 1 TL. geçti. Para bana, ben paraya baktım. Epey bir bakıştık, yıldızımız tutmadı yoksa birbirimizi sevebilirdik. Atatürk resmi kalkmış! Bunun kararı ne zaman alındı, kimler olur verdi, duymadık bile!
Andımız ve TC. mizin kaldırılması ile başlayan ve devam eden bu saçmalıklara hala da yenileri ekleniyor.
            ***
Eskiden okullarda ara zillerinde marş çalardı. Daha sonra bazı okullarda hababam sınıfı müziği duymaya başladık. Buna bile tahammül edemeyip bir ara zili salavat duası ile çalmaya başladılar.
Okullar İmam Hatiplere döndürüldü. Eğitim sistemi yerlerde sürünüyor. Matematikte, Türkçe’de sıfır çeken çocuklarla, değişen ve gelişen Türkiye’den bahsediyoruz. İzlemişsinizdir TV’lerde, özne ve yüklem’i tanımayan genç dolu. Bu durumda ikinci bir yabancı dilden hiç bahsetmeyelim. Üçüncüsünü telafuz bile etmeyin.  
Neyse eğitimden bahsetmeyelim, “bu ülkenin başına ne gelirse okumuşlardan geliyor.” Kalkıp rektör falan oluyorlar sonra…
            ***
Özgürlüklerimiz yavaş yavaş yok oluyor mu? 
Bana sorsalar hayatta vazgeçemeyeceğin şey nedir? diye, kocaman harflerle ÖZGÜRLÜK derim.
Özgürlüğümü seviyorum.  Tek başıma yollara çıkıp, fotoğraf çekmeyi, yürürken bazen keyiften şarkı mırıldanmayı,  pazarda çarşıda insanlarla konuşmayı, sabahları sahilde yürümeyi, tenha sokakta keyiften sigara tüttürmeyi, tek başıma konaklayabiliyor olmayı…
Tam bunları sevdiğimi düşünürken, hoop bir haber geliyor. “Otobüsleri mavi-pembe olarak ayırsak mı?!”
Veya; “Parkta spor yapan hamile kadın, (x) kişi tarafından dövüldü. Hamile olan kadın, “Her yerim kapalıydı” diye açıklama yaptı ki, bu sözden sonra hepimiz o dayağı yemiş kadar olduk.
Yolun ortasında kadın dayak yiyiyor, kimse müdahale etmiyor. Gerekçeleri; “Eşi sanmıştık” oluyor. Yani her türlü anormalliği, normal olmayan değerlendirmelerle yoruma kalktık.
Hepimiz zehirleniyoruz. Bu ülkenin en aydınlarından bile bir kadının ölümünü “gece vakti orada ne işi olur bir kadının” diyerek köşesine taşıdı.
Özgürlüğümün elimden alınmasından korkuyorum? Lütfen, siz de korkun…
            ***
Sürmene yanıyor!
Ne yazık ki, Karadenizin doğa harikası yerlerinden biri olan Sürmene yanıyor. Ağaçlar, böcekler, can çekişiyor. Kardelenler boyun büktü, karın içinden başını uzatmaya çalışırken, alevlerin arasında kaldı.
            ***
Geçmiş yıllardan aklıma uzun göl geldi. En son beton yığınına dönüyordu. Açıklama yaptılar geçenlerde… Belediye Başkanları, buranın cennet gibi olduğunu ve turizm kenti yapacaklarını söylüyordu. Ah be Başkan, keşke oturduğun yerden biraz belgesel falan izleseydin, fotoğraflara baksaydın.
Baksaydın insanlar yeşili korumak için neler yapıyor? Güzelim karadenizi beton yığınına döndürüp, gözlerimizi yaşartmasaydın!
Turizm kenti olmak zordur. Sizler orada ancak arap turistler için turizm yapabilirsiniz. Bir tane alkollü lokantanız yok, ramazan ayında yemek yenecek yer yok. Sadece Karadeniz değil, İç Anadolu, Doğu’da durum aynı…
Kadın kadına oturup sohbet edilecek mekanınız yok. Turist buraya neden gelsin?
Dünyanın sayılı kayak merkezi haline gelebilecek bu güzelim yerleri keşke dünyaya tanıtabilseydiniz.
Kar yağıyor, sürmene yanıyor…
Derdim çoktur hangisine yanayım dedim ya, yaz yaz bitmiyor, Maksadım canınızı sıkmak değildi, sadece biraz içimi dökmek istedim.
Sevgiyle kalın
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Sabit - 3 ay önce
Güzel ülkemin son halini nekadar da güzeL özetlemissin