Davutoğlu: Suriye krizine çözüm arayanlar Suriye'yi Esed'siz olarak düşünmeli

Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Suriye krizine çözüm arayanlar Suriye'yi Esed'siz olarak düşünmeli. Bu krizin çözümü siyasi geçiş süreci ile gerçekleşecektir. Türkiye'nin yaklaşımı bu şekildedir." dedi.Başbakan Davutoğlu, Birleşmiş...

Davutoğlu: Suriye krizine çözüm arayanlar Suriye'yi Esed'siz olarak düşünmeli

Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Suriye krizine çözüm arayanlar Suriye'yi Esed'siz olarak düşünmeli. Bu krizin çözümü siyasi geçiş süreci ile gerçekleşecektir. Türkiye'nin yaklaşımı bu şekildedir." dedi.

Başbakan Davutoğlu, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda (BMGK) liderlere hitap etti.

Suriye'de yaşanan krizi anlatan Davutoğlu, BM'nin bu konudaki tutumunu eleştirdi. BM'nin kuruluş amacına dikkat çeken Davutoğlu, 70 yıl önce kurulan BM’nin Genel Sekreteri Dag Hammarskjöld’ün 'BM, insanı cennete götürmek için değil, insanı cehennemden korumak için kuruldu' sözünü hatırlattı. BM'nin görmüş olduğumuz en kötü dünya savaşından (II. Dünya Savaşı) sonra kurulduğunu belirten Başbakan Davutoğlu, "Bosna olsun, Ruanda olsun ve Suriye'de son 4 senedir devam eden savaşı bitirme konusunda sıkıntılar yaşandı. BM ne için var olması gerektiğini hatırlamamız gerekiyor. Bildiğiniz gibi kısa zaman önce ailesi ile binmiş olduğu bot battığı için hayatını kaybedip cesedi sahile vurmuş Aylan'nın cesedi, hepimize BM'nin niçin var olduğunu göstermiştir. Aylan'ın sahile vurduğu cesedini bulduğumuzda içimizdeki vicdanı kaybetik. Bu durum çabalarımızı birleştirmeli. İnsanlığın karşısındaki trajik sorunları çözebilmeliyiz. Bizim yaptıklarımız en iyilere ve en kötülere sebep olmakta. Bu o kadar basit ve o kadar da etkili ontolojidir. Bizler çabalarımızı birleştirmeliyiz. Bugünden geçi yok, bu çabalarımızı birleştirmeli ve insanlığın trajik gerçeklerini çözebilmeliyiz. Türkiye, bu bağlamda normalde adilane dağıtılmış paydan çok daha fazlasını üstlenmektedir. 200 bin Iraklı ve 2 milyon Suriyeli mülteci Türkiye'de. Kalbimiz, kapılarımız açık. Kalplerimiz ve kapılarımız açık olmaya devam edecek. Savaştan kaçan insanlara kapımızı açıyoruz. Biz, 8 milyar dolar harcadık. Uluslararası toplumdan sadece 417 milyon doları geldi." diye konuştu.

TERÖRİZMLE MÜCADELE İSTİYORUZ

"Türkiye, her tür terör ile mücadele etmiştir. Terörle mücadele çabalarımız bilinmektedir. IŞİD, Suriye krizindeki boşluktan ortaya çıkmıştır." diyen Davutoğlu, "Suriye krizine çözüm arayanlar Suriye'yi Esed'siz olarak düşünmeli. Bu krizin çözümü siyasi geçiş süreci ile gerçekleşecektir. Türkiye'nin yaklaşımı bu şekildedir. Bu tiran, halkını varil bombalarıyla öldürmektedir. Terörün hiçbir gerekçesi olamaz" ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin güney sınırlarında Suriye'deki kriz dolayısıyla sıkıntıların tavan yaptığını belirten Başbakan Davutoğlu, "Bu tehdit bütün bölgeye ve onun ötesine yayılma potansiyeline sahiptir. Terörizmin herhangi bir haklılığı olamaz ve kayıtsız şartsız kınanması gerekir. Terörizmi herhangi bir din veya herhangi bir etnik grup ile bağlantılandırmak da çok açık bir hatadır, sadece terörist tehdidi kuvvetlendirmeye yarar. Bugün geçmişte olduğu gibi Türkiye, her türlü terörle mücadele etmektedir. Bunun içerisine DEAŞ ve PKK ile olan mücadele dahildir. Terörle mücadele faaliyetlerimiz ve bu amaçla uluslararası işbirliğine yönelik katkılarımız, partnerlerimiz tarafından çok iyi bilinmektedir. Biz de bu çerçevede partnerlerimizden önemli destekler bekliyoruz. DEAŞ ile mücadele etmek, DEAŞ'ı ortaya çıkaran şartları yok etmekten geçer. Onun için Esed gidene kadar bu süreci devam ettireceğiz. Demokratik, çok kültürlü, Esad'sız ve DEAŞ'sız bir Suriye'nin oluşması için çalışmalarımızı devam ettireceğiz. O çerçevede müttefiklerimizin, ortaklarımızın, dostlarımızın Türkiye ile birlikte her türlü terörle mücadele konusunda birlikte dayanışma göstermesini bekliyoruz." şeklinde konuştu.

ESED'İN SURİYE'NİN GELECEĞİNDE YERİ YOKTUR

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Akdenizde çok sayıda göçmenin boğulduğunu, 55 bine yakın mültecinin de kurtarıldığını söyledi. Başbakan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Suriye rejimi kimyasal silah kullandı ve aynı zamanda da füzelerle kendi halkını vurdu. Diğer taraftan da DEAŞ'in zulmünden kaçanların sayısı da 5 milyonu aştı. Suriye halkı resmi bir hükümete kavuşup kendi rızasıyla idare edilmediği sürece bu durmayacak. Güvenli bölgeler olmadığı sürece bu devam edecek. Kendi halkını ayırım gözetmeksizin kimyasal silahlarla ve varil bombalarıyla katleden bir tiran olan Esed'in Suriye'nin geleceğinde yeri yoktur. Dünya şunu bilmelidir; diplomatik bir çözüm bulunacaksa siyasi bir değişime neden olacak bir diplomatik bir çaba olmalıdır. Türkiye, bu yönde çalışmaya devam edecek."

FİLİSTİN BAYRAĞI DOĞU KUDÜS'TE DALGALANACAK

Konuşmasında Filistin'e de geniş yer ayıran Davutoğlu, Filistin bayrağının Kudüs'te de dalgalanacağını söyledi. Başbakan Davutoğlu, "Suriyelilerin yaşadıklarına hepimizin işbirliğiyle çözüm bulmak zorundayız. Suriye halkı tek sıkıntı çeken halk değil, Filistin halkı da sıkıntı çekiyor. Filistin, bugün veya yarın bağımsız olacaktır. Doğu Kudüs onların başkenti olacaktır. Filistin bayrağı Doğu Kudüs'te dalgalanacak. Ve biz bu olayı da kutlayacağız. Bütün Müslümanlar, Hristiyanlar ve bütün uluslar oraya herhangi bir kısıtlama olmaksızın gidebilecekler. Bu şehir bütün insanlık için önemlidir. Hem İslam'ın hem Hristiyanlığın kutsal saydığı bir şehirdir. Yasa dışı yerleşimlerin ve ihlallerin kutsal alanlara, özellikle Harem-i Şerif'e, Mescid-i Aksa'ya yönelik devam etmesi hemen ve kayıtsız şartsız durdurulmalıdır, ki bir barış sürecinden bahsedebilelim." açıklamasında bulundu.

BMGK'NIN REFORMA İHTİYACI VAR

Dünya'nın değiştiğini, ancak BM'nin değişiminin amaca uygunluk noktasında yeterli olmadığını belirten Davutoğlu, şunları söyledi: "BM Güvenlik Konseyi (BMGK) için de bir reforma ihtiyaç var. BM'yi 70 yıl önce kuranlar, dünyanın güvenliği için kurmuşlardı. Şimdi de bunu yapmalıdırlar. BM sisteminin güvenirliliğini sorgulatmamız gerekmektedir. Daha demokratik, daha kapsayıcı, şeffaf olmalıdır."

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye'nin AB üyeliği konusunda ise "Ortak paylaşılan evrensel değerler çerçevesinde Avrupa Birliği üyesi olmak konusundaki stratejik hedefimiz yolunda çalışmaya devam edeceğiz. Bize göre bugün Avrupa'nın Türkiye'ye her zamankinden daha çok ihtiyacı var. Özellikle güvenliği ve refahı açısından" ifadelerini kullandı. Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.