Eğitimin peşi bırakılmamalı

Kasım Kolcuoğlu

Kasım Kolcuoğlu



RÖPORTAJ: Bahadır Sügür 23 Ağustos 2016, 06:58

Çatalca'nın yakından tanıdığı isim, 60 yıllık siyasetçi Kasım Kolcuoğlu; ilçenin geleceğinin eğitimden geçtiğini söyledi.

Catalca'nın en tanınmış isimlerinden biri o... 1950'lerde CHP gençlik kollarında başladığı siyasi yaşantısını parti içinde birçok görevde devam ettiren, CHP'nin kurucu ilçe başkanlığını yapan Kasım Kolcuoğlu ile ilçenin dününü ve bugününü değerlendirdik. Çatalca'nın İstanbul'un en güzel ilçesi olmasına rağmen hak ettiği yerde olmadığını söyleyen Kolcuoğlu, özellikle taş ocakları ve Büyükçekmece Barajı'nın yapılmasının ilçenin kaderini değiştirdiğini belirterek; çıkış yolunun ise eğitim olduğunu vurguladı. Kolcuoğlu, “Doğanın yapısını bozmadan Çatalca’yı geliştirmek gerekiyor. Çatalca eğitim kenti olabilme yolunda adımlarından asla vazgeçmemeli. Vakıf üniversiteleri ile görüşülebilir” diye konuştu.

Kasım Kolcuoğlu siyasete ne zaman atıldı? 
Haydarpaşa Lisesi ikinci sınıfta CHP Gençlik Kolları ile başladım siyasete. Çok hevesliydim. Ondan bu yana siyasetin içinde dışında, sivil toplum kuruluşlarında yer aldım.

Hiç boşta kaldığınız bir zaman oldu mu? 
Siyaset dışında kaldığım hiç olmadı. Siyasetin dışında dediğim gibi sivil toplum kuruluşlarında aktif görevler ile de yine ilçemize faydalı olacak işler yapmaya çalıştık.

Çatalca’ya çok hizmetimiz oldu
Siyasetin hangi görevlerinde bulundunuz? 

Bizim hedefimiz toplumun geleceğine yönelik olarak heyecanımız vardı. Hala bu heyecanı yaşıyoruz. Siyaset ile geleceğe yönelik adımlar atabilirsiniz. Gençlik kollarına üye olarak başladık. Çatalca Gençlik kolları başkanlığı, il ikinci başkanı, yönetim kurulu üyeliği, ilçe başkanlığı, il genel meclis üyeliği, CHP Kurucu İlçe Başkanlığı ve İl Daimi Encümenliği görevlerinde bulundum. Milletvekili adaylığım da oldu. Çatalca geçmişte bugün en büyük coğrafyaya sahip olsa da o zamanlar çok daha geniş bir coğrafya ve nüfusa sahip bir ilçeydi. İstanbul ili içinde çok söz hakkına sahip bir ilçeydi. Esenyurt, Büyükçekmece, Kumburgaz, Eyüp’e kadar çok geniş bir siyasi haritası vardı. Böyle bir ilçede CHP kurucu İlçe Başkanı oldum.

İl Genel Meclis Üyeliği ile İlçe Başkanlığını aynı anda mı sürdürdünüz? 
Evet öyle bir dönem oldu. İl Genel Meclis Üyeliği ve Daimi Encümenliğimiz döneminde muhtarlarımız valiliğimizce çok hizmetlerimiz oldu. Hatta muhtarlarımız İl Genel Meclisi'nin yani özel idarenin köylere hizmet etmesi gerekliliğini bilmiyordu. İlk defa benim dönemimde önemli hizmetlere imza attık. Tabi vali beyin de büyük katkısı ve emeği vardır. Birçok okul, sağlık ocağı, yol, köy içi hizmetler yapıldı. İl Genel Meclisi genel kuruludan benim önerim ile karar çıkarttık . Örneğin İhsaniye Sağlık Ocağı… Bizi bir hayli uğraştırmıştı. İl Özel İdare İş Hanı, kaymakamlık Lojmanı gibi daha bir çok hizmette imzamız var.

Baraj Çatalcayı mahvetti
Çatalca niye bu kadar küçültüldü? 
Çatalca bir kere su koruma havzası içinde kalınca ciddi sorunlar ortaya çıktı. Suyu korumanın bedeli de bir çok şeyden elinizi çekmenizi gerektiriyor. Buna zorunlu kılındık. Büyükçekmece barajı yapıldığında biz buna karşı çıktık. Başında bir yerleşimi olmayan Küçükçekmece olmalı dedik. O zaman herhangi bir yapılaşma yerleşik alan söz konu bile değildi. Ancak demek ki tüm teknik ve bilim adamlarının raporlarına göre elverişsiz olan Büyükçekmece’nin su toplama alanı olarak belirlenmesi oradaki ileriye yönelik bir projenin eseriymiş. Eğer Büyükçekmece Barajı Küçükçekmece’ye yapılmamış olsaydı, bugün Çatalca’nın durumu çok daha farklı olurdu.

Su koruma havzası olunca mı oldu tüm bunlar? Peki o dönem Çatalca halkını    düşünen olmadı mı? 
O zamanlar biz çok önerilerde bulunduk. Çatalca bu havza sebebi ile ne ekebiliyordu, ne biçebiliyordu, ne inşaat yapabiliyordu. Bugün de çok değişen bir şey yok gerçi. Çatalca eğer su koruma havzası görevini sürdürecekse, Çatalca bu şekliyle ailesini geçindirebilecek ve bu suyu korumaya devam edebilecek şekilde, bu insanların toraklarını sattırmadan bu insanların hayatlarını idame ettirebilecek fon oluşturalım ve tüm bu topraklarda ekolojik yani organik tarım yapalım dedim. Ve hala söylüyorum. Önerim hala geçerli. Bir şekliyle kendi yağı ile kavrulan bir ilçe haline getirilerek, hem de sağlıklı beslenme imkanı varken bunu tüm İstanbul’a pazar haline getirecek şekli ile organize edilebilmeli.

Arazİ köylüde kalsa sorun çıkmayacak
Yıllardır taş ocaklarını eleştiriyorsunuz? Peki bu taş ocakları ilk açıldığında sizlerin görevde olduğu iddia ediliyor. 
Taş ocakları ile ilgili geçmişe gidersek ki bu konuda evet benim çok serzenişim olmuştur ve hala oluyor. Belediye Başkanımız Cem Bey'in bu konuda 'Yine taş ocakları ile başlayacak’ şeklinde esprili bir yaklaşımı var. Evet bu konuda çok hassasım. Geçmişte de hassasiyetimi dile getirdim. Biraz geçmişe gidersek, Abdulkadir Ateş 90'lardaki koalisyon hükümetinin Turizm Bakanıydı. Onu havaalanından almıştım. Burası Avrupa’ya açılan yol deyip; Çatalca'yı göstermiştim. Çok kötü bir görüntüde olduğunu ifade etmiştim. Sebebi bizlerden çok önce açılan ocaklardı. Buraları İSKİ’nin kurallarına göre çok ters. İSKİ yasasında bir çok koşullar olmasına rağmen bu taş ocakları devam etti. Çatalca Belediyesi'ne ait olan alanı biz kapattık. Çok iyi hatırlıyorum. Ama diğerleri Çatalca halkının olan arazileri yıktılar, kapattılar. Halka verilen yerler bile ellerinden alındı talan edildi. Muratbey belediye olduğunda belediye başkanı ile defalarca görüştüm ve ruhsatlarını yenilenmesini önüne geçmek gerektiğini ifade ettim. Bu taş ocakları Çatalca için kara bir lekedir. İlçemizi harabe şeklinde gösteren bölgelerdir. Sayın Topbaş’a da söyledim. Bu malzemelerde lazım dedi. Lazım da buralarda olmaması gerektiğini söyledik ama bunu önleyemedik. Her şeyin altında önemli ekonomik ortaklıklar çıkıyor. Çatalca’nın toprakları bu tür çalışmalara kesinlikle elverişli değil.

Çatalca’da kaçak yapılaşma arttığı ile ilgili yaygın bir görüş var. Siz buna ne diyeceksiniz?
Bir kere bunu tüm İstanbul olarak değerlendirmek lazım. İstanbul gibi tarihi bir kente baktığınızda tepesini göremediğiniz yapılar, plazalar, gökdelenler ile karşılaşıyorsunuz. Ancak Çatalca’ya baktığınızda da köylünün elinden çıkan araziler ister istemez ranta dönüşüyor. Ve fevkalade yanlışların ortaya çıkmasına neden oluyor. Bir Çatalca kaldı. Arazisi büyük, arazisi ham, gözleri kamaştıran... Bu nedenle buraya karşı bir hücum var. Arazi köylü de kalsa tehlike olmayacak. Köylünün elinden çıkınca büyük yanlışlara el açıyor. Bu toprağı yüz yıllardır elinde tutan köylünün yapamadıkları bir günde alıp yapanlara göz yumulmamalı. Gözümüzü yumar sırtımızı dönersek böyle olur. Çatalca’nın köyleri bayındırlık müdürlüğüne bağlıydı. Elbasan yolunda bir kaçak yapı yapıldığında müdahale ettim. Bir eleman gönderdiler. Eleman öyle bir yapı görmediği ifade etmiş. Sonra o arkadaşla görüşmek istedim. Görüştüğümüzde öyle bir şey görmediğini ifade etti bana da. Kendisine bana arkanızı dönün dedim. Şimdi beni görüyor musunuz dedim. Haliyle beni göremezsiniz diye de cevabımı verdim. Sırtınızı görülmesi gereken yere dönerseniz onu göremezsiniz. Bu gibi görevlerde bulunanlar sırtını döner ise bu tür ranta dayalı kaçak işleri engelleyemezsiniz.

Eğitimin peşi bırakılmamalı
Çatalca ne olmalıydı? 
Çatalca bir eğitim kenti olmalıydı. Buna en çok ihtiyacı olan ve İstanbul gibi bir metropolde en elverişli ilçe Çatalca’ydı. Orman fakültesi, ziraat fakültesi ve buna benzer bir çok yüksek eğitim kurumlarını içinde barındıra bilecek bir ilçeydi. Hala da aynı. Biz hatırlarsanız bu ilçeye bir çok uğraşlar ile o zamanlar İstanbul Üniversitesi'nin gece eğitimini getirmiştik. Onu bile tutamadılar. Olmadı bir şekli ile yerel yönetimimiz ve idarecilerimiz bu işe sahip çıkamadılar. Ama Çatalca adına aynı girişimler devam etmeli. Çatalca eğitim kenti olabilme yolunda adımlarından asla vazgeçmemeli. Doğanın yapısını bozmadan Çatalca’yı geliştirmek gerekiyor. Fabrikaların Çatalca’ya gelmesi de çözüm değil. Sanayi, eğitim, tarım, turizm alanı gibi bir çok alanı ayırmak gerekiyor. Gökçeali gibi bir yerde binlerce çam ağacı katledilerek koca alanda fabrika kurulmuş. Yol kenarında yıkım kararı olan alana da otel yapılmış. Bıkmamak lazım. Çatalca hala çok güzel bir eğitim kenti olabilir. Vakıf üniversiteleri ile görüşülebilir.

Gençler siyaset yapsın
Çatalca’da hala siyaseten ismini sürdüren bir kişiliksiniz! Sizden sonra gelen nesile yani gençlere ne gibi tavsiyeleriniz var?
Siyaset yapsınlar. Siyaset tüm sorunların aslınca çözüm mekanizmasının başıdır. STK’larda bulunsunlar. Önderimiz ve partimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk bile bu ülkeyi gençlere emanet ettiyse, gençler her şeyin üstesinden gelebilir demek. Genç beyinler şart. Gençlerin bir yerlerde olmasını en çok arzulayanlardan birisiyim. Gençlere tavsiyem, heyecanlarını, enerjilerini , yaşadıkları kenti güzelleştirmek, geliştirmek ve yaşatmak adına da kullanmaları.

Seçimler erkene çekilmeli
Kasım Kolcuoğlu “Çatalca’da şu an siyaseti nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusunu şu şekilde yanıtladı; “Çatalca’daki siyasetten ziyade genel durumu değerlendirmek gerekirse, ülkemiz çok iyi bir yere doğru gitmiyor. Bana göre ülke genelinde silkelenmeliyiz. Bugün için Cumhurbaşkanlığı da dahil, genel ve yerel seçimler erkene çekilmeli ve yeni bir heyecan gelmeli. Bir noktada insanların siyasilere karşı bir güvensizliği söz konusu. Bu seçimler siyasi güvenin sağlanması olacaktır. Aynı kişiler bile gelmiş olsa kadrolarda büyük ölçüde değişiklikler olacaktır.”

Evet diyecek üye önce istifa etmeli
Çatalca’da son günlerin gündem konusu haline gelen İzzettin Mahallesi planlarında bulunan 248 ada 17 ve 29 parselin plan tadilatı ile ilgili gelişmeler için ne diyorsunuz? Bir hayli gündem oldu. Parti içinde de evetçiler ve hayırcılar diye ayrışmalar gerçekleşti. Sizin düşünceniz ne ?
Öncelikle Cumhuriyet Halk Partisi'nin parsel bazında plan tadilatlarına olan tavrı ortadadır. İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'nde 'hayır' denilen bir şeye Çatalca’da 'evet' denileceğini düşünmüyorum. Buna evet diyecek kişinin önce partiden istifa etmesi gerekir. Zaten Bakanlıkta buna karşı olduğunu bakanın açıklaması ile dile getirdi. Ama dediğim gibi ben Çatalca Belediye Meclisi'ndeki CHP’li arkadaşlarımızın buna evet diyeceğini ve parsel bazında yapılacak plan tadilatı ile kişiye özel hizmete yöneleceklerinii düşünmüyorum. Yineliyorum, buna evet diyecek kişinin önce bu partiden istifa etmesi gerekir. 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.