Erdoğan çağırsa da gitmem

Halime Toktanlı

Halime Toktanlı



RÖPORTAJ: Emek Karakaş 09 Aralık 2015, 10:04

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın muhtarlarla yaptığı toplantıların esasında önemli olduğunu söyleyen Atakent Muhtarı Halime Toktanlı, «Ancak bu toplantıların içeriği çok önemli. Davet edildiğim yer ülkenin cumhurbaşkanlığı dahi olsa ben orda koltuk doldurucu malzeme olarak oturmak istemem. Bu sebeple daha davet gelmedi ama gelse bile katılmam» diye konuştu.

Küçükçekmece'nin üç kadın muhtarından biri olan Atakent Mahalle Muhtarı Halime Toktanlı, Gezi Olayları'nın etkisiyle aday olmuş. 'Çapulcu Muhtar' olarak bilinen Toktanlı ile seçilme sürecini, muhtarlığın zorluklarını ve mahallesinin sorunlarını konuştuk.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın muhtarlarla yaptığı toplantıyı da sorduğumuz Toktanlı, “Bana bir davet gelmedi, gelir mi onu da bilmiyorum. Ülkenin cumhurbaşkanı muhtarları toplayıp toplantı yapmalıdır. Bu çok güzel ama yapılan toplantıların içeriği çok önemli. Davet edildiğim yer ülkenin cumhurbaşkanlığı dahi olsa ben orda koltuk doldurucu malzeme olarak oturmak istemem. Çünkü muhtarların çok büyük sıkıntıları var. Esas bunların konuşulması gerekir” dedi. Toktanlı toplantıların içeriği değişmediği sürece davet edilse bile gitmeyeceğini söyledi.

Benim gibi birçok kişinin aklına seçime gireyim de muhtar olayım düşüncesi gelmez. Siz neden muhtar olmak istediniz, bu macera nasıl başladı?
Gezi olaylarında biliyosunuz ülkede bayağı bir mücadele başladı. Bizim mahallemizde de kendimize özgü bir mücadele başladı. Çünkü ülkede olup bitenler bizleri etkiliyordu ve biz siyasetten başka bir şey konuşamaz olmuştuk. Bir gün mahalleli kadınlarla çardakta otururken yine konu ülke gündemine geldi. Biz de 'muhtarı değiştirelim' dedik ama daha isim filan yok. Ardından Facebook'ta bir arkadaşımız 'çapulcu muhtar aranıyor' diye bir görsel paylaştı. Arkadaşlarımızdan birisi o işte sensin dedi; güldük geçtik. O güne kadar hiç aklımda olmayan bir şeydi. Seçime iki ay kala olur mu olmaz mı diye 10 gün düşündükten sonra adaylığa karar verdim. Yoğun bir çalışma sürecinden sonra seçimi kazandık.

Gezi'nin Atakent'teki etkisi büyük oldu yani..
Kesinlikle... Çünkü biz hiç uyumuyorduk. Sabahlara kadar televizyon karşısındaydık. Çok üzücü şeyler yaşandı. Hala da etkileri devam ediyor. Mahallemizde de 'biz birlikte yöneteceğiz, birlikte başaracağız' dedik. Bir mahalle meclisi oluşturduk mesela. Aslında o meclis mahalleye bir muhtar kazandırdı.

Halkla birlikte hareket ediyoruz
O meclisin çalışmaları devam ediyor mu?
Ediyor tabi. Mesela geçen sene kadına şiddete hayır paneli düzenledik. Ensar Vakfı olayı patlak verdi, imzalar topladık. Ulaşımla ilgili sıkıntımız var, bununla ilgili çalışmalar yapıldı. Yine kültür merkezimizin adını değiştirdik. Halkalı Kültür Merkezi diye geçiyordu Atakent Kültür Merkezi oldu. Mahallemizde müzikle uğraşan sakinlerimizin sahne aldığı konserler düzenliyoruz. Bunları yaparken insanları toplamakta biraz zorluk çekiyorsun. Ama yine de çok güzel sonuçlar elde ediyoruz.

Kadın olmak hayatın her noktasında biraz daha mücadele demektir. Muhtarlıkta da böyle mi?
Ben öncelikle 'çapulcu muhtar adayı' olarak çıktım. O yüzden siyasi olarak bakıldı. Muhtarlığı ilk kazandığımızda burada elini kaldıran mı dersiniz, hakaret eden mi dersiniz, telefonla tehdit eden mi dersiniz.... Bunların hepsini yaşadık. Hatta burada bir kadının oturmasından ötürü tahammül edemeyenler de bile oldu. Ben kazandığım ilk gün masamın yerini değiştirdim. Kapının tam karşısına koydum, kapı da hep açık. Çünkü her an bir iftiraya uğrayabilirsin ve her şey olabilir. Bir kadın olarak bu toplumda yaşıyorsanız bunların hepsini düşünmek ve o şekilde hareket etmek zorundasınız. Yani mevkiniz, makamınız ne olursa olsun bir nevi savunma içine giriyorsunuz.

Belediyede önyargı vardı
Çapulcu muhtar olarak yola çıkıp kazanınca yerel yönetimlerin tepkileri nasıl oldu. Şu anda ilişkileriniz nasıl?
İlk dönem algı çok farklıydı. Özellikle belediye kanadından önyargıyla bakıyorlardı. Bunu defalarca söyledim, hala da dile getirmeye devam ediyorum; benim bir siyasi görüşüm olabilir ki belediye başkanının olduğu gibi... Bu tamamen beni ilgilendiren bir şey. Ben mahalleme hizmet için geldim. Bunun için de sonuna kadar mücadele ederim. Belediye de hizmet vermek için geldi, onların da hiçbir şekilde ayrım yapmadan tüm mahallelere eşit davranması gerek. Bunu söyleye söyleye büyük ölçüde o önyargıyı kırdık. Ufak tefek şeyler oluyor ancak onları da pek önemsemiyorum.

Belediye'nin çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Örneğin mahalleyle ilgili konularda ya da yapılacak çalışmalarda fikriniz alınıyor mu?
Temizlik konusunda ben memnunum. Kaldırım, asfalt yama gibi ufak tefek sorunlar olduğunda telefon açtığımda gelip yapıyorlar. Ancak demokrasi önce muhtarlıkda başlar ve vatandaşa en ykın kişi muhtardır. Bu nedenle mahallelerimizde olan projelerle ilgili muhtarların haberdar olması gerekiyor. Vatandaş mahallesine bir kazma vurulsa, bir çivi dahi çakılsa muhtarına soruyor. Ancak bizlere belediyelerimizden maalesef bilgi verilmiyor. Bir de bizim en büyük sorunumuz ulaşım. Bununla ilgili maalesef ciddi bir adım atamadık. Bunu Küçükçekmece Belediye Başkanı da biliyor, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı da biliyor. Defalarca dilekçe verdik, görüşmeler yaptık ama bir iki ek seferin dışında bir çözüm bulunamadı.

En büyük sorun BEDAŞ
Otobüs seferleri mi az, güzergah mı yeterli değil?
Otobüs seferleri az. Otobüs 1 – 1 buçuk saatte bir kalkıyor. Taksim'e ya da Eminönü'ne 20 – 25 dakika arayla sefer koyun dedik, şehir içinde trafik sıkıntısı olur dediler. Madem böyle bir sorun olur; o zaman metro, metrobüs ve otobüsün olduğu Yenibosna'ya ring seferleri konsun dedik. Hala cevap bekliyoruz. Bir de BEDAŞ'la ilgili çok ciddi sıkıntılarımız var.

Tüm muhtarların olduğu gibi...
Aynen... Bununla ilgili muhtarlarımızla çok ciddi toplantı yaptık. Hepsi de çok öfkeli. BEDAŞ'la toplantı yapıyoruz topu Belediye'ye atıyor. Belediye ile yapıyoruz BEDAŞ'a atıyor. En son iki kurumdan da yetkilinin olduğu bir toplantı istedik. Bu toplantı geçen hafta yapıldı. Verimli bir toplantı oldu. Mahallelerdeki var olan altyapı sorunu giderilecek. 2016 programına bizim mahallemizde de bazı sokak ve caddeler alındı. Bakalım yapacaklar mı? Bazı sokakların lambası yanmıyor. Zifiri karanlıkta bir kız çocuğu ya da bir kadın o caddeden yürümeye korkar. Bizim ülkemizde işler çok yavaş ilerliyor. Bir buçuk senedir iki tane köprünün altının aydınlatılması için uğraşıyorum. Ben söylemekten bıktım ama hala yapılmadı.

Davet etse de gitmem
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın muhtarlarla yaptığı toplantıları nasıl değerlendiriyorsunuz? Davet edildiniz mi?
Bana böyle bir davet gelmedi. Gelir mi onu da bilmiyorum. Tabi ki ülkenin cumhurbaşkanı muhtarlarını toplayıp toplantı yapmalıdır. Bu çok güzel ama yapılan toplantıların içeriği çok önemli. Davet edildiğim yer ülkenin cumhurbaşkanlığı dahi olsa ben orda koltuk doldurucu malzeme olarak oturmak istemem. Çünkü muhtarların çok büyük sıkıntıları var. Esas bunların konuşulması gerekir.

Ne gibi sorunlar?
Seçim olduğu zaten kapı kapı dolaşıp oy istiyoruz; seçildikten sonra insanlara belge karşılığında para alıyoruz. Bazen bu para nedeniyle tartışmalar da oluyor. Bu çok kötü bir şey... Yani ben oy istediğim insandan gidip neden para isteyim ki? Devletin bunu görmesi gerekiyor. Bakın benim sigortam yok ben ama burada çalıştırdığım elemanın sigortasını yapmak zorundayım. Postacılık görevi yapıyoruz. Günde 100'e yakın posta evrağı geliyor. Bir hizmet alabilmek için sürekli bir mücadele içindeyiz. Kurumlardan çoğu zaman olumlu cevap almıyoruz ama tırmalamaya deval ediyoruz. Asıl bu sorunların konuşulması gerekirken muhtarların bir siyasi amaç doğrultusunda toplanıldığını düşünüyorum ve bunuda doğru bulmuyorum. Bu şekilde olduğu sürece davet gelse bile gitmem.

Eşinizin muhtarlığa bakış açısı nasıl? Destek oluyor mu?
İlk karar verdiğimde kendisini telefonla aradım ve 'muhtarlığa adaylığımı koyuyorum' dedim; kahkahalarla güldü. Aslında çok da hoşuna gitti. O bana hep destek oldu. Buralara gelmemde onun ve iki kızımın desteği çok büyük.

Derdi olan muhtarı arıyor
Halime Toktanlı, “Muhtar olunca nelerle karşılaştınız? Sandığınız ya da tahmin ettiğiniz gibi miymiş?” sorumuzu şöyle yanıtladı; “Aslında ben muhtarlığın her şeyi bu kadar kapsadığını düşünmüyordum. Kedisi köpeği kaybolan,eşi ile tartışan, sokağının lambası yanmayan sizi arıyor. Yani ben bu kadar detaylı olduğunu bilmiyordum. Güzelliği insanlarla iletişimi daha hızlı kurabiliyosunuz, size güveniyorlar. Ya da vatandaş yetkili olarak ilk bizi görüyor ve sorununu anlatıyor. Bazen de oraya gidiyor yapamıyor, buraya gidiyor yapamıyor gelip öfkesini burada kusuyor. Çok hakaret olmadığı sürece biz de alttan alıyoruz.”

Cesedi kaldırmak bize kaldı
Çok ciddi eksiklerimiz var. Kurumlarımızın eksikleri çok fazla. Size bir olay anlatayım; 2014 Ramazan ayında binamızın 5. katında yalnız yaşayan bir komşumuz vefat etti. Biz bunu apartmana koku yayılınca anladık. Akşam saatlerinde kapıyı açtırdık, polisi çağırdık. Meğerse 4 gün olmuş. Ama biz o cenazeyi oradan kaldırtamadık. Olay yeri inceleme geldi, savcı geldi. Adli Tıp'tan cesed torbası ufak sığmıyor. Polis memurları kokudan dolayı içeri giremiyor. Gece 3 oldu, ceset ortada duruyor. O saatte Belediye Başkanı Temel Karadeniz'i aradım ve olanları anlattım. Başkan Yardımcısı Sibel Güllüçayır geldi. Kendisi de zaten adli tıp uzmanıymış. O büyük bir ceset torbası istedi. Ben, Sibel Hanım ve adli tıptaki şoför cesedi torbaya koyup aşağı indirdik. Tek düşüncem de onun yerine ben olabilirdim. Bir an önce ulaşması gereken yere gitmeli... Anlatmak istediğim bu iş bize kalmamalıydı. Her an her şeye hazır olmamız gerekir. 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
bahtiyar alkan - 1 yıl önce
muhtarıma katılıyorum. köy muhtarlığıda başka. seçmenin bütün sorunları senin sorunun oaralarda olmayan ama bizde sınır sorunu, yol, elektrik,kanalizasyon, içme ve sulama su sorunu, doktor sorunu, karla mücadele vb. bütün sorunların çözüm adresi muhtarlık. ama muhtarların kendi sorunları duruyor. iyi çalışmalar muhtarıma
Avatar
bekir karakaş - 1 yıl önce
sen kimsin kendine ne zannediyorsun