Erdoğan Önder: Önce oy istiyoruz sonra para

Erdoğan Önder

Erdoğan Önder



RÖPORTAJ: Emek Karakaş 26 Mayıs 2015, 08:20

Küçükçekmece Yeşilova Mahalle Muhtarı Erdoğan Önder, muhtarlık kurumunun etkisiz, yetkisiz ve parasız bir hale getirildiğini belirterek, «Aslında devlet bizi para konusunda vatandaşla karşı karşıya getirmemeli. Seçim zamanı oy istiyoruz. Seçim sonrası para istiyoruz. Tezat bir durum» diye konuştu.

Hani kendi mahallesine torpil geçiyor demesinler diye Küçükçekmece'de önce Beşyol ve Sultanmurat Mahallesi Muhtarlarıyla röportaj yaptım. Sonra da kendi oturduğum mahalle olan Yeşilova'nın muhtarı Erdoğan Önder'in kapısını çaldım. Yeşilova aslında bir önceki muhtarı Nurettin Önder'in hem çalışmaları hem de renkli kişiliği ile defalarca haber olmuştu. 22 yıl muhtarlık yapan Nurettin Önder, açılışlarda ve seçim çalışmalarında Çatalca'dan getirtdiği devenin üzerinde mahalleyi dolaştığı için adı 'Deveci Muhtar' olarak kalmıştı. 2011 yılında vefat eden Nurettin Önder'den muhtarlık bayrağını oğlu Erdoğan Önder devraldı. Önce kaymakamın ataması sonra da vatandaşın seçmesiyle muhtarlık koltuğuna oturan Erdoğan Önder ile muhtarlık kurumunu, mahalleyi ve yaşanan sıkıntıları konuştuk.

Muhtarlığın artık etkisi, yetkisi azaltılan ve parasızlaştırılan bir kurum haline geldiğini söyleyen Önder, “Biz devletin son halkasıyız, vatandaşla karşı karışıya kalan kısımız. Aslında devlet bizi para konusunda vatandaşla karşı karşıya getirmemeli. Seçim zamanı vatandaşlardan oy istiyoruz. Seçim bitiyor, vatandaş geliyor bir tane ikametgah alıyor, para istiyoruz. Tezat bir durum. Bizim şartlarımızı iyileştirsin, biz de bu durumlara düşmeyelim” diye konuştu.

Öncelikle babanızı sormak istiyorum. Nurettin Önder, sadece Yeşilova Mahallesi'nin değil Küçükçekmece'nin efsane muhtarıydı. Neler yaptı da efsane oldu?
Babam, namı diğer Deveci Muhtar, 1989 yılında muhtar oldu. Tabi ki Yeşilova'nın hali böyle değildi. İmkanlar çok daha kısıtlı, daha gecekondu, daha varoştuk. O da kendi imkanlarıyla önemli işler yaptı. Şu anda bulunduğumuz bina umumi bir tuvaletti. Burayı yıktı. Halkla birlikte, kendi imkanlarıyla yavaş yavaş bu muhtarlık binasını yaptı. 90'lı yıllardan bahsediyorum; o zamanlarda biz her türlü ödeme için banka banka kuyruklarında bekliyorduk. Buraya İSKİ, BEDAŞ ve PTT şubelerini getirdi. Sadece bizim mahalleden değil Kanarya'dan, Söğütlüçeşme'den de fatura yatırmaya gelen olurdu. Bu konuda halk onu çok destekledi, yardımcı oldu. O da halkına yardımcı oldu. Babam çocukla çocuk, büyükle büyük olurdu. Sevilen sayılan birisiydi. 22 yıl muhtarlık yaptı. 2011 yılında vefat etti.

Ve siz onun ardından muhtar oldunuz.
Evek, ben zaten azasıydım. Kaymakam muhtarlık görevini bana verdi. 2014'teki seçimde de vatandaşımız bu göreve beni layık gördü.

Başarılı bir muhtar olan Nurettin Önder'in oğlu olmanın ağırlığı var mı üstünüzde. Bu sorumluluğu taşımak zor mu?
Tabi ki zor. Ama başka birisi gelseydi çok daha fazla zorlanırdı. Çünkü halkın beklentileri babama göre şekillenmiş. Ben de zorlandım ama oğlu olduğum için bazı şeyleri daha kolay tolere edebildim. Oğlu olduğum için halk daha hoşgörülü davrandı. Çünkü o gereğinde para almaz, yardımcı olur, insanları her yere taşır, gezdirir öyle birisiydi. Biz de bunu devam ettirmeye çalışıyoruz.

Halktan para istemememiz gerek

Muhtarlık eskiden çok daha şaşaalı bir mevki idi, bir makamdı. Şimdi baktığımızda çokta etkisi, yetkisi, imajı kalmadı gibi...
Etkisi, yetkisi azaltılan ve parasızlaştırılan bir kurum olmaya başladı. Biz devletin son halkasıyız, vatandaşla karşı karışıya kalan kısımız. Aslında devlet bizi para konusunda vatandaşla karşı karşıya getirmemeli. Seçim zamanı vatandaşlardan oy istiyoruz. Seçim bitiyor, vatandaş geliyor bir tane ikametgah alıyor, para istiyoruz. Tezat bir durum. Bizim şartlarımızı iyileştirsin.

Maaş almıyor musunuz?
Bizim bir maaşımız yok, sadece 871 lira ödenek var. Ben emekliyim o yüzden biraz daha rahat hareket edebiliyorum ama emekli olmayan arkadaşlar sigortalarını kendileri ödüyor. İstanbul gibi büyük illerdeki muhtarlar ikametgahlardan gelir elde ediyordu. Ama artık okullar, İGDAŞ, BEDAŞ, İSKİ, belediye bir çok yer artık ikametgah talep etmiyor. Çünkü sistemden gördüğü için artık almıyorlar. Doğrusuda budur. Ama bizim isteğimiz şartlarımızın iyileştirilmesi.

Sağlıksız sağlık ocağımız var

Yeşilova büyük bir mahalle. Ne gibi sorunlar var?
Tabi 90'lı yıllardaki kadar olmasa da hala sorunlarımız var. Mesela o günkü şartlara göre bir muhtarlık hizmet binası yapıldı ama artık eskidi. Bunun yenilenmesini istiyoruz. Bununla ilgili belediyeye defalarda başvuruda bulunduk. Ben 5'nci yılımdayım, 5 yıldır hiçbir ilerleme kaydedemedik, bizi oyalıyorlar. Bunun yanında bir apatman altında sağlıksız bir sağlık ocağımız var. Bodrum katta, koku içerisinde bir sağlık ocağı. Söylüyoruz ama ilgilenen yok. Çünkü orada birileri menfaatlensin diye yapıldı o işler. Okulumuz yapıldı ama parklarımız çok az. Yıllardan beri şikateyetimiz olan bir diğer konu ise bağırsaklar gibi sallanan elektrik kabloları. Hala yeraltına alınmadı. Her türlü tehlike. Bir; kopuyor insanların üzerine düşüyor, araçları üzerine düşüyor. İki; aydınlatma yetersiz kalıyor. Bizim biraz daha ilerimizde daha tehna yerlerimiz var. Aydınlatma olmadığı zaman tinercisi, gaspçısı insanların önüne çıkıyorlar. Olaylar oluyor. Bunu her türlü mülki idare amirleriyle görüştük. Hala da sonuç alamadık. Bir de BEDAŞ özelleştirildikten sonra cidden hizmet alamaz olduk.

Küçükçekmece Belediyesi'nde parti değişmese de başkan değişti. 1 yıllık hizmetleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
Evet, eski Başkan Aziz Yeniay 10 yıl burada başkanlık yapmış. Tam oturmuştu. Herkesi tanıdı, Çekmece'yi tanımıştı. Son bir yılda çok büyük hizmetler oldu diyemeyiz. Başkan Temel Karadeniz  geldikten sonra firmaları değiştirdi. O zaman temizlikte biraz sıkıntı oldu. Bir  de çöp toplamada gün değişimi yaptılar. Önceden Pazartesi, Çarşamba ve Cuma günleri toplanıyordu. Şimdi Pazar hariç her akşam alınıyor. Vatandaşlar ilk edapta adapte olamadılar buna. Çöpünü istediği saatte bırakanlar oldu, hala da var. Bunun oturması için çok zaman lazım. Ama bunu önceden birkaç mahallede pilot uygulama yapıp, sonrasında tüm ilçede gerçekleştirselerdi belki daha başarılı olurdu.

13 ayda 2 toplantı yapıldı

Belediye yönetimiyle muhtarların ilişkileri nasıl? 
Bize muhtarlarla her ay toplanacağız, birlikte çalışacağız söylemleri vardı. Ama 13 ayda sadece iki kez toplantı yapıldı. Ben ve İstasyon Mahalle Muhtarımız birer toplantı düzenledik ve tüm Kaymakam, Belediye Başkanı, Emniyet Müdürü, Milli Eğitim Müdürü gibi tüm yöneticileri çağırdık. İstasyon Mahallesi'ndeki toplantıya sadece Kaymakam geldi. Benim düzenlediğim toplantıya ise hiçbiri gelmedi. Şimdi belediye mahallelerde çalışma konseyi kurmak istiyor, ne gereği varsa?

Muhtarlar ya da mahalleler arasında siyasi görüşü nedeniyle ayrım yapılıyor mu?
Yapıldığına inanıyorum, hissediyorum. Çünkü her mahallenin ihtiyacı var. Yeşilova çok daha eski bir mahalle olduğu için ihtiyaçlarımız çok daha fazla. En azından biraz daha itina gösterilmesi lazım. Ama bazı muhtarlarımıza daha fazla itina gösterildiğini görüyorum. Bugün Cumhurbaşkanımız muhtarlarla toplantılar yapıyor. Biz bu toplantılara davet edilme kriterlerini sorduk. Mesela Küçükçekmece'de 45 yıl muhtarlık yapmış, duayenimiz dediğimiz Teyfikbey Mahalle Muhtarı Yaşar İnan davet edilmedi ama bir yıllık muhtarlarımız davet edildi. Bunun yanı sıra AK Partililer her defasında muhtarlık seçimlerine müdahil oluyor. Mesela son seçimlerde benim karşıma son 20 içerisinde bir aday çıkardılar, desteklediler, ev ev dolaştırdılar. Çünkü ben daha önceden CHP'den ilçe yönetim kurulu üyeliği yaptım. 'Bunu yapmayın' dedik. Hatta AK Parti İl Başkanlığı'ndan arayarak bizim böyle bir müdahalemiz yok, dediler. Ama tabanda bu dediklerinin tam tersi yaşandı. Sonuçta ben 17 bin 500 oy aldım, arkadaşımız aldı 4 bin oy...

Konsey ne işe yarayacak!

Belediyenin mahallelerde konsey kurmak istediğini söylediniz, bunu biraz açar mısınız?
Belediye mahallelerde çalışma konseyi kurmak istiyor. İyi de kardeşim seçilmiş bir muhtar ve 8 aza var zaten. Sen muhtarın dediklerini yapmıyorsun, konseyin mi yaptırım gücü olacak? Kent konseyi de var Küçükçekmece'de, ne yaptırıyor? Kent konseyi başkanı Mustafa Aydın sadece kendi reklamını yapar, başka bir şey yapmaz. Mahalle konseyi ile ilgili ilk geldiklerinde 'sen ve iki aza mahalle konseyine gireceksiniz' dediler. Başkanı AK Partili biri olacakmış. Ben bunu duyunca mahalle konseyi kurulmasını istemedim. Eğer kurulacaksa doğal olarak başkanı ben olurum, üyeleri azalar olur. AK Parti, CHP ve MHP'den 5'er kişi alınır. Sonrasında STK temsilcileri, kanaat önderleri gibi kişileri alır, bir konsey kurarım dedim. Buna sıcak bakmadılar.

Muhtarlar arasında, toplantılar, fikir alışverişi, sorunların çözümü noktasında beraber hareket etme bunun gibi bir durum var mı?
Tam olarak yok. Fikir ayrılığı da olabilir, kopuklukta olabilir. Ama örneğin BEDAŞ gibi ortak sorunlarda birlikte hareket edebiliyoruz.

Muhalefet de muhtarlara ilgisiz

Küçükçekmece'deki muhalefet partileri, muhtarların, mahallelerin sorunlarıyla ilgileniyor mu? Sorunlarınızı onlara aktarabiliyor musunuz?
Ben önceden CHP'de ilçe yönetim kurulu üyeliği yaptığım için bir ihtiyacımız ya da sıkıntımız olduğunda ulaşmakta sıkıntı çekmiyorum. Çünkü hepsini çok yakından tanıyorum. Ama diğer muhtar arkadaşlar aynı rahatlıkta mı bilemem. AK Partili meclis üyelerinden de fazla sıkıntı yaşamıyorum. Muhtar olduğum için sıkıntı yaşamıyorum ve bana dönüyorlar gereken ilgiyi gösteriyorlar.

Bu partiler muhtarlarla sorunlara ilişkin toplantılar yapıyor mu?
Maalesef yapmıyorlar. Aslında bu büyük eksik. Biz devletin son halkasıyız. Vatandaşa dokunamaz, gel benden bilgiyi al. Ben mahallemde kim fakir, nerem bozuk, nerem sağlam, mahallede ne var, hepsini bilirim. 21 tane muhtarız biz burada, iki ayda bir topla bir kahvaltı ver ne olacak? 21 muhtardan birer tanelik bir şey alsan sana 21 madde çıkar. 21 sorunu çözsen, halkın gözünde yerin daha da farklı olur.

Şimdi bir seçim yoğunluğu var. Vatandaşın gerek askı sürecinde gerek seçmen kağıdını almada ilgisi nasıl? 
Mahallede 25 bin 415 seçmen var. Seçmen kağıtlarını biz ev ev dağıtıyoruz. Tabi buraya gelip alanlar da oluyor. Yerel seçimde daha yoğundu. Mesela Cumhurbaşkanlığı seçiminde bu yoğunluk yoktu. Bu seçimde de yerel seçime yakın oranda bir ilgi var.

Seçimle ilgili öngörünüz ne? Nasıl bir sonuç çıkar?
Türkiye çok büyük bir yer. Ankara ötesi daha önemli Türkiye'de bence.

Ankara ötesinde ne olur?
Karışık.

Üç parti mi? Dört olur mu?
Dört olur. Şu an en iyi muhalefet Selahattin Demirtaş yapıyor.

İmar için çok para isteniyor
Mahallede imarla ilgili sıkıntılar olduğunu da söyleyen Muhtar Erdoğan Önder, “İmarla ilgili sıkıntılarımız aslında birinci önceliğimiz. Mahallenin içinde bazı ticari alanlarımız var. Vatandaşın tapu tahsis belgesi var. Ama ticari alan olması nedeniyle tapu tahsisi imara çevirirken çok yüksek para isteniyor. Müteahhite verse onu kurtarmıyor. Bununla ilgili bir çalışma vardı ama henüz netleşen bir şey yok. Keşke olsa. Biz başkanla bunu da konuştuk, bir kat imarını arttırın dedik. Adamın olmayan bir dairesi hiç olmazsa tapu tahsise gitsin. Milli Emlak mı kazanacak, Belediye mi kazanacak o parayı? Çünkü çok büyük para, bu paraları ödeyemezler. Benim bir arkadaşım vardı. 300 metrekarelik bir arsaya 560 lira bir bedel çıktı. Nasıl ödesin vatandaş bunu? Hayatta ödeyemez. Tapu tahsisli arazimiz çok bunun imarının bir an önce çözülmesi lazım, sıkıntı burada. En azından 50 yıllık orada yaşayan arsa sahipleri faydalansın” dedi.

BEDAŞ’a siyah çelenk bırakacağız
Muhtar Erdoğan Önder'in en büyük şikayeti tüm muhtarların olduğu gibi BEDAŞ. “BEDAŞ'tan dolayı sadece benim mahallemde değil İstanbul'un tamamında bir sıkıntı var. Parkta lambalar yanmıyor, sokak lambaları yetersiz ve eski, sık sık sönüyor” diyen Önder, muhatap bulamamaktan yakınarak, “Bir kurumu özelleştirebilirsiniz. Hadi sattınız. Ama burada bakkalı, kasabı denetliyorsunuz o zaman BEDAŞ'ı da denetleyin. Biz buradan bir kaç muhtar toplandık, BEDAŞ'ın Yenibosna'daki merkezine gittik. Müdür kaçtı, gitti. Orada üç tane arıza tespit aracı var. Bu araçlar orada yatıyor, şöför ve tamirci almıyorlar. Ama gidin bakın sayaç okuma ve kesme cezasına adam üstüne adam alıyorlar. Ben aynı zamanda İstanbul Muhtarları Dayanışma Derneği yöneticisiyim. Küçükçekmece şube başkanıyım. Dernek olarak da Taksim'deki merkeze gitmişti arkadaşlar, bizden 2 ay süre istemişlerdi. Üzerinden aylar geçti, hala çözüm bulmuyorlar. Baktık olmuyor, muhtarlar olarak Taksim'deki binaya siyah çelenk koyup, basın açıklaması yapacağız” şeklinde konuştu. 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.