Darbe fırsatçılığı yapılıyor

FETÖ'cü iddiasıyla İSKİ Esenyurt şubesinden işten atılan biri DİSK yöneticisi olmak üzere 4 işçi İBB önünde basın açıklaması yaptı. OHAL kapsamında çıkarılan KHK'ların darbe fırsatçılığına döndüğünü iddia eden işçiler muhalif oldukları için işten atıldıklarını vurguladı

Darbe fırsatçılığı yapılıyor

FETÖ soruşturması kapsamında görevden alınan 4 İSKİ işçisi, İBB önünde basın açıklaması yaptı. Aralarında DİSK Genel İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Sekreteri Tarık Yüce'nin de olduğu 4 işçiye DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu ve CHP'li meclis üyeleri de da destek verdi. İSKİ Esenyurt Şube Müdürlüğü'nde taşeron şirkete bağlı çalışan Tarık Yüce, Can Akkılıç, Ahmet Ali Başta ve Burhan Arslan isimli işçilerin OHAL/KHK gerekçesiyle önce 29 Ağustos'tan itibaren iş verilmediği, 7 Eylül'de de işten çıkartıldığının belirtildiği basın açıklamasında darbe girişiminin ardından bir cadı avı başlatıldığını ve muhalif olan herkesin bu avın kurbanı olduğunu iddia edildi.

Tepkiler kodu değiştirdi
SGK çıkış kodu olarak önce 'OHAL/KHK' gösterildiğini ancak DİSK'ten gelen tepkilerden sonra 'işin sona ermesi' olarak değiştirildiğini ifade eden sendika yöneticileri, “Bu beyan gerçek dışıdır. Çünkü İSKİ'de sayaç okuma ve taşeron şirket ihaleleri halen sürmektedir. İşten çıkarmaların gerekçesi olarak işçilerin sosyal medyada yaptıkları paylaşımlar gösterildi. Öncelikle belirtmek gerekir ki 'kanıt' olarak işçilere gösterilen ve savunma istenen paylaşımlardan hiçbiri çalıştıkları kurumla ilgili paylaşımlar değil. Tamanen düşünce özgürlüğü ve demokratik eleştiri sınırları ile ilgili paylaşımlardır. Örneğin Tarık Yüce'nin işten çıkarılmasına kanıt olarak gösterilen paylaşımlardan biri 'AKP'li 15 yılda 17 bin işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi' şeklindedir. Bu ve diğer paylaşımların hiçbirinin İSKİ ve İBB yöneticileri tarafından suç olarak değerlendirilmesi mümkün değildir” ifadesini kullandı.

Kanıt varsa mahkemeye gitsinler
“Sendika yöneticimizi FETÖ/Cemaat soruşturması kapsamında işten çıkartma rezilliğine imza atmak bizim ve yöneticimiz için en büyük hakarettir” denilen açıklama; “Sendikal çizgimiz, demokrasi anlayışımız gereği bizler en başından itibaren cemaat gericiliğine karşı dururken, "ne istediniz de vermedik" diyerek işbirliği yaptıklarını itiraf edenler, "kandırıldık" diyerek suçunu itiraf edenler bütün bunların hesabını vereceklerine bizleri FETÖ'cü ilan ediyor. Bizlerin verilemeyecek hesabımız yoktur. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İSKİ yöneticileri eğer ellerinde kanıt varsa, mahkemeye başvurmalılar. Yöneticimizin işlediğini iddia ettikleri suç için hukuki süreç başlatılmalıdır. Yargı önünde suçu ispatlanmadan “cezalandırma” yöntemlerinden vazgeçilmelidir.  Biz cadı avına, korku ve baskıya teslim olmayacağız. Emeğe ve demokrasiye yönelik sivil darbe girişimine sessiz kalmayacağız” şeklinde sona erdi.

Bizi daha kötü günler bekliyor
işçilere destek veren CHP Grup Sözcüsü Tonguç Çoban ise darbe girişimine bütün partilerin karşı çıktığını hatırlatarak, “Bu darbenin planlanmasında en ufak rolü olanlar devlet içinde mutlaka temizlenmeli. Ancak bunu bir fırsat bilip muhalif olanlara karşı bir girişim olursa bunun adı darbe fırsatçılığı olur. Son günlerde MEB başta olmak üzere çok sayıda solcu insan işten atılmaktadır. Bu gidişat çok kötü vedevam ederse bizi daha kötü günler beklemektedir. CHP olarak darbe girişiminin ardından mağdur olanlarla ilgileniyoruz. İBB meclisinde de bunu dile getireceğiz. Dileğimiz bu tür magduriyetlerin bir an önce son bulmasıdır” ifadesini kullandı. 

Bu asla kabul edilemez
Burada bir konuşma yapan DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu ise “15 Temmuz gecesi yaşanan darbe girişimini bahane ederek her türlü hukuksuzluğu meşru sayan bir siyaset anlayışı ile karşı karşıyayız” diye konuştu. Çerkezoğlu, “Yapılmak istenen mevcut sisteme muhalif olanları da bertaraf etmektir. Binlerce öğretmen darbe fırsatçılığı nedeniyle işsiz bırakıldı. Ülkenin birçok yerinde halk iradesiyle seçilmiş belediyelere antidemoktarik bir yaklaşımla kayyum atanıyor. Tarık Yüce ve diğer arkadaşlarımız da haksız ve hukuksuz bir şekilde işten çıkarılmıştır. DİSK dün olduğu gibi bugün de her türlü antidemoktarik girişime, darbelere ve cuntalara karşı çıkmıştır. AKP'nin bir DİSK'liyi darbeyle ilişkilendirip işten atması kabul edilemez. Bu haksız uygulamanın derhal durdurulmasını ve arkadaşlarımızın işine geri dönmesini istiyoruz” diye konuştu. Emek Karakaş

Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.