Esnafın hakkını asla yedirmem

Nuray Koçer

Nuray Koçer



Röportaj: Fatma Sarıbıyık Yıldırım 18 Ekim 2016, 08:36

Silivri Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Nuray Koçer,  göreve geldiği günden bugüne kadar olan süreci ve esnaf odasının çalışmalarını Gazetem İstanbul’a anlattı. 2 yıllık görev sürecinde yapmış olduğu  hizmetleri ve bu süreçte yaşadıklarını aşama aşama değerlendirerek, “Esnafımın alın terini kimseye yedirmem” dedi.

Silivri Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Nuray Koçer Oda çalışmaları ve esnaf sorunlarını gazetemize değerlendirdi. Bir dönem daha Oda başkanlığına aday olacağını açıklayan Kooçer, karşısına çıkacak adaya esnaf listesini kendi eliyle teslim edeceğini duyurdu. "Adayları önce Kırkpınar meydanında göreceğim, ondan sonra üye listesi hazır, listeyi vereceğim" diye konuşan Koçer, rakiplerine meydan okumayı da unutmadı.

İlk olarak Oda çalışmaları hakkında bilgi verir misiniz?
2 Mart 2014’de adaylığımız vardı ve Silivri’ye yakışan bir Genel Kurulumuzu yaptık. Genel Kurul'da da esnafımızın önümüze koymuş olduğu sandıkta, esnafımızın duyarlılığıyla tercihleri biz olduk.  Esnaf Sanatkarımız Yönetim Kurulu arkadaşlarımızla birlikte bizi göreve getirdi. Göreve geldikten sonra bir devir teslimimiz oldu. Devir teslimde önümüze geriye dönük bir sürü faturalar geldi ve biz bu faturaları ödedik. Faturaları ödedikten sonra kasamızda 8 bin lirayla teslim aldık odamızı.

Şu anda ne durumdasınız?
10 Personelimiz var. Her ay 27 bin lira, 30 bin, 32 bin lira  SSK , BAĞ-KUR, Sigorta, Maaş, Kira , Stopajlarla beraber ödemelerimiz vardı. Ay dediği zaman oda çalışsın çalışmasın bu ödemeler bu şekilde devam etti. O esnada 2-3 ay sonra ben bir müfettiş soruşturması geçirdim. Bir sabah iş yerime yani Esnaf Sanatkârlar Odamıza müfettiş geldi. Çünkü şu anda ben Esnaf Sanatkarlar Odamızı bir ticarethane olarak değil bir iş yeri olarak görüyorum ve kendi iş yerime sahip çıkar gibi odamıza sahip çıkıyorum. Bunu da gerçekten samimiyetle söylüyorum. Esnaf Sanatkarım bana bu odayı teslim etti, bana o güveni verdi. Bende şu anda esnaf sanatkarımızın el emeğini, göz nurunu, alın terini yemem, yedirmem! Çünkü şu anda burasını kendi iş yerim gibi görüyorum ve gerçekten de kendi iş yerim gibi sahip çıkıyorum.

Koltuğumu teslim ettim
Bu sırada denetime tabi tutuldunuz sanırım...

Tabi ben bu şekilde odamıza sahip çıkarken, bir sabah telefonum çaldı ve ben dedi müfettiş, beni Parkköy’den aldır. Ben böyle şeyleri hayatımda hiç yaşamadım, görmedim. Ben 7 yaşımda babamı kaybettim, öksüz kaldım bekçinin, korucunun karşısına çıkmamış bir insanım. Böyle bir şey görmemişim yani. Dürüstlüğümle gelmişim  buraya. Neyse müfettiş beyi Parkköyden aldırdık ve odaya geldi. Müfettiş bey odaya gelir gelmez seni denetleyeceğim dedi. Ben tabi daha önce böyle bir şey yaşamadığım, görmediğim için şok oldum. Bana bir oda tahsil et dedi müfettiş bey. Bende kalktım makam koltuğumdan koltuğumu teslim ettim. Her şeyim burada dedim. Telefonum burada, cüzdanım burada, ceketim burada, hiçbir şey almadan odamı terk ediyorum, bu oda senin dedim.  Müfettiş beyde benim o davranışımı anlayışla karşıladı ve kalkıp öyle bir ley olamaz, bu oda senin odan ben başka bir oda istiyorum dedi. Daha sonra müfettiş bey incelemelerini yaptı ve hiçbir şey çıkmadı. Ama görev sürecim de bu da başımdan geçti. Onu da bu şekilde atlaşmış olduk. Bunu da sizinle açık yüreklilikle paylaşmak istedim.

Esnaf Oadası Başkanı olarak siyasilerle sorun yaşıyor musunuz?
Biz göreve geldiğimiz günden itibaren kimseyi ötekileştirmeden, ayrıştırmadan aynı değerlere sahip, o partiliymiş bu partiliymiş demeden hizmet veriyoruz, hizmet etmeye devam ediyoruz. MHP’lymiş, AK  Partiliymiş, yok o Diyarbakır’dan gelmiş, o Kars’tan gelmiş hiç bunları görmeden, ayrım gözetmeksizin herkese eşit şekilde hizmet etmeye devam ettik. Benim Genel Kurul'da bir sözüm vardı. Eğer göreve gelirsem kapımı sonuna kadar açacağım dedim. Ve göreve seçildiğim bu güne kadar makam odamın kapısı sonuna kadar hep açık. Odamın kapısını da hiçbir gün kapamadım. Bundan sonra da kapımı kapatmak istesem de kapanmaz. Çünkü  menteşeler pas tutmuştur  belki.

Peki neler yaptınız?
Görev  sürecimde yönetim kurulu arkadaşlarımızla birlikte temeli atışmış binamızı bitirdik. Kaymakamımızla, Belediye Başkanımızla, siyasi parti yetkililerimizle, meclis üyelerimizle, basın mensuplarımızla ve esnaf sanatkarlarımızla birlikte binamızın açılışını Silivri’ye yakışır bir şekilde yaptık. Esnaf sanatkarımızı sağlam temele oturtmanın mutluluğunu yaşadık hep birlikte. En azından esnaf sanatkarımızın binasını kiradan kurtardık, kendi yerine geçirdik. Şu andan kira verirken kira alan bir duruma geçtik. Çünkü şu anda yeni oda binamızda kiracılarımız var ve biz onlardan kira alıyoruz. Rizeliler Derneği kiracımız. Binanın iki katını kiraya verdik. Kira alıyoruz ve odamıza gelir sağlıyoruz. Bu bizim için mutluk ve gurur verici.

nuray koçer

Hizmet aracı aldık
Yine binamızın açılışından sonra yönetim kurulu arkadaşlarımızla karar verdik, üst birliğimize yazılarımızı yazdık odamızın eski hizmet aracını sattık, yerine yeni hizmet aracı aldık. Makam aracı değil, hizmet aracı aldık. Odamıza, esnafımıza yakışan hizmet aracımızı da odamıza kazandırdık.

Onun dışında odamızda çalışan 3 tane personelimiz vardı. Onlarla anlaşarak çıkışlarını verdik, tazminatlarını ödedik. Çaycı hizmetlimiz dahi tüm haklarını ödeyerek emekli ettik. Bir eğitim müdürümüz ile birlikte 4 kişiyi emekli ettik. 24-25 aylık başkanım ve şimdiye kadar sadece 4 kişiyi emekli ettik. O 4 arkadaşlarda bana denk geldi. Kendimi çok kısmetli, çok şanslı görüyorum. Üst birliğimize 2013 yılından birliğe katılma payı borcumuz vardı. Göreve gelir gelmez birliğe olan 125 bin lira borcu kapattık. Borcun tamamını sıfırladık. Üst Birliğe şu anda bir lira borcumuz yok. Tabi bunları yaparken bir lira kredi kullanılmadı. Bir lira kredimiz yok.

Ortada büyük bir değer var
Yeni Sanayi’de odamıza ait 20 yıllık binamız var. O binamızın yapımında Necati Özkök Başkanımızın emeği, katkısı çok büyük. Necati Başkanımız o dönelerde Bağ- Kur’u getirdi buraya. Bizler o zaman çıraklık, kalfalık dönemlerimiz de bunları yaşadık gördük. O zamanlar vatandaş İstanbul’a gidemezken, Necati Özkök başkanımız Silivri’ye Bağ- Kur’u getirdi. Gerçekten kendisini tebrik ediyorum. Bizde 20 yıldan beri bir çivi çakılmayan Eğitim Merkezimize, Başkanlarımızın yapmış olduğu değerlere sahip çıktık. Şu anda Eğitim Merkezimizin 10 santimlik tabelasını 1.5 metre yaptık. Bu güne kadar görev yapmış, emek vermiş  başkanlarımızın isimlerini altın harflerle tabelaya yazdım. Çünkü ortada bir değer var. Esnafına hizmet etmiş adamlar. Bu değerlere sahip çıkmak lazım. Bizde bu değerleri tadilat yaptırarak, eksiklerini tamamlayarak sahip çıkıyoruz.

Esnaf Oda'ya sahip çıkıyor mu?
Şu anda odamızın bir kuruş borcu yok. Durumu gayet iyi. Ama ülke ekonomisi, esnafımızın durumu ortada. Esnafımız bizim güler yüzümüze ve verdiğimiz güvene karşılık işleri kötü olmasına rağmen gelip aidatını ödemeye gayret ediyor. Bu duyarlılığından dolayı ben esnafıma çok teşekkür ediyorum. İşlerinin yoğunluğundan dolayı odaya gelemeyen esnafım gece benim evime gelip, başkanım odaya gelemedim benim için bu aidatı siz odaya yatırırmısınız diyerek aidatını bana bırakıyor. Bu benim için gurur verici. Bir bina yapıyorsun, gayet şık bir bina ama, içinde insan olmadıktan sonra o binanın bir anlamı bir faydası olur mu? Olmaz. O binaya giriş çıkış olmalı, bir sirkülasyon olmalı ki o bina bir anlam taşısın. Şimdi bizlerde bu değerlere sahibiz. Az önce sizin de ifade ettiğiniz gibi biz buraya işin mutfağından geldik, tabanından geldik, çamurundan geldik. Düğün, Bayram, Cenaze, etkinlik ben bunlara çok değer veriyorum. Özellikle esnafımızın mutlu gününde ve acı gününde yanlarında olmaya gayret ediyorum. Hafta sonu bir Cumartesi, Pazar eğer yönetim kurulu üyem yanımda yoksa, eşimi hayat arkadaşımı yanma alıp esnafımı ziyaret ediyorum. Bazı şeyleri sizlerde görüyorsunuz, şahit oluyorsunuz.  Cumartesi, Pazar demeden hayat arkadaşımı, hanımımı yanıma alarak esnaf ziyaretine gidiyorum. Bir düğüne, bir cenazeye gitmezsen dostluklar, akrabalıklar biter. Bir cami yaparsın, bir bina yaparsın kimse görmez ama bir esnafın dükkanına gidip halini hatırını sorarsın o esnaf, o insan daha çok mutlu olur. İnsanlara dokunmak lazım. Tabana inmek lazım. İnsanlar bunu bekliyor.

Bu Oda esnafımızın evi
Esnafa nasıl yardımcı oluyorsunuz?

Bizim odamıza gelen esnaflarımızın, ablalarımızın gözünden yaş geldiğini görüyorum. Mutluluktan ağladıklarına şahit oluyorum. Şu anda odamıza gelen esnafımıza ben ayağa kalkarak ceketini, ayakkabını çıkar burası senin evin diyerek karşılıyorum ve çay, kahve, yemek ikram etmeden göndermiyorum. Geçen gün bir esnafımız geldi odaya, eski Oda Başkanı Ali Tabakoğlu zamanından avukatlık dosyası var. Ben hemen personelime talimatı verdim ve o esnaf ablamızı kendi hizmet aracımızla avukata gönderdik ve işini halletmesini yardımcı olduk. Avukatta işini halleden ablamız gördüğü ilgi alakadan dolayı onare oldu, mutlu oldu. Bizde size şunu samimiyetle söylemek istiyorum. Bizim esnafımızın esnaf odasından çok dışarıda daha çok işi oluyor. SSK’da, Bağ- Kur’ da, Emniyette, Maliyede daha çok işi oluyor. Ve esnaflarımız bu işleri için bile beni yakın gördükleri için hepsi buraya geliyor. İş arayan, yardıma ihtiyacı olan herkes buraya geliyor. İnsanlar bizlerden bir medet umuyor. Ben ve Yönetim Kurulu arkadaşlarımız da  onlara elimizden geldiğince yardımcı olmaya, yanlarında olmaya çalışıyoruz.

Ekonomik sıkıntı sizleri anasıl etkiliyor?
Ben seçildiğim günden itibaren Referandum oldu, belediye seçimi oldu, genel seçimi oldu ve bunların her biri ülkemize ayrı bir maddi külfet. Şu anda ben kendimden biliyorum, kendi iş yerimdeki adam muhasebe parasını ödeyememiş. Cebimden para gönderip  muhasebe paramızı, stopajımızı ödedik. Şu anda siftah yapmadan dükkanı kapatan esnaflarımız var. Onun için Allah hepimizin yardımcısı olsun. Bu durum nereye kadar böyle gidecek hiç bilemiyorum. Ülke ekonomisi bizim esnafımıza da yansıyor. Şimdi çuvalı kime batırırsan onun canı acır. Büyüklere bir şey olmaz, olan hep ufak esnafa olur. Her zaman ezilen ufak esnaf oluyor.

Girişimcilik Kursu ihalesine girdiniz...
İstanbul’da 6 bin kişilik bir Girişimcilik Kursu ihalesine girdik. Odamızın borcu yoktur kağıdımızı aldık, Vergi Dairesinden, SSK’dan teminat mektuplarımızı aldık ve 6 bin kişilik ihaleye girdik. Ama az öncede ifade ettiğim gibi büyük balık ufak balığı her zaman yutar. Ben o ihaleye üniversitelerle beraber girdim. Ama üniversiteler beni harcadı. Evrak eksikliğinden dolayı harcandım. Bizde İŞKUR Müdürümüz Sayın Muammer Coşkun’a kendimizi  yakın hissettirdiğimiz için kendisi bana  aramızda bir protokol ile Silivri’ye 600 kişilik bir Girişimcilik Kursu vereyim dedi. Girişimcilik Kursunu ben o şekilde Silivri’ye aldım. Hocamızı tuttuk.  Ve şu anda biz 9.’sunu veriyoruz. Sınıflarımız 25 kişilik halinde. 9 gün 72 saat kurs veriliyor. Tabi bunda maliyette var. İŞKUR’un hocamıza vermiş olduğu maaş 2500 lira, bize geliyor farkıyla birlikte 4500 liraya. Bunun arkı ve bedeli var tabi. Bunları da göz önüne getirmek lazım.  Şimdi biz bunu protokolle yaptığımız için bize bir geliri yok, gideri var. İhale ile almış olsaydık bize bir geliri olacaktı. Ama bize şu anda yine artısı var. Kursa gelen her 25 kişiden 8-10 kişi odamıza gelip üye oluyor. Bizim için bir artısı var oda üyemizi çoğaltıyoruz. Hem üyemizi çoğaltıyoruz hem de vatandaşlarımızın meslek sahibi olmalarına katkıda bulunuyoruz. Bizim için önemli olanda bu. Şu anda Eğitim Merkezi okulumuzun tadilatı bitti ve çevre düzenlemesi yapılıyor. Önümüzdeki hafta çalışmalar tamamen bitmiş olacak ve okulumuzda da kurslar vermeye başlayacağız. Bilgisayar Kursu açacağız, İngilizce Kursu açacağız, Muhasebe Kursunu  açacağız, Emlakçılık Kursunu açacağız. Bütün bu kurslarla ilgili yazışmalarımız tamam şu anda. Bu konuda Milli Eğitim’den de destek alıyoruz. Sağolsun Kaymakam bey de bizlere bu konuda destek veriyor.

Bu kurslara katılım ne oranda?
Esnafımız da bu konuda biraz duyarlı olması gerekiyor. Ama maalesef esnaflarımız bu konuda duyarsız. En ufak bir örnek vermek gerekirse; çırak bulamıyorsun.  Esnafımıza elemanını, çırağını çıraklık okuluna gönder diyorum. Ama esnafımız, başkanım dükkanı bekleyecek adam yok deyip elemanını kursa, eğitime göndermiyor. Çırak bulamadığı için yanında ki elmanı da eğitim kurslarımıza  göndermiyor.

Kendine güvenen meydana çıksın
Başkanlık seçimi ne zaman, rakibiniz var mı?

Oda Başkanlığı seçimi 2018 yılında alacağımız karara bağlı. Bunu Ocak ayında da yaparız, Mart ayında da yaparız. 2018 yılında 3 ay içinde yapmamız gerekiyor. Ama seçime daha 1,5 sene var. Esnaf Sanatkarlar Odasına üye olan kim olursa olsun, seçme seçilme hakkına sahip herkes aday olabilir. O konuda kimseyi firenleyemem. Aday olacak kişide adaylığını açıkladığı an, bana telefon edip de başkanım esnaf sanatkarlar listesini verir misin dediği an ben kendi elimle uzatır veririm. Başkaları gibi listeyi veremem diye bir şey yok. Bana flaş bellek getirecek ve ben flaş belleğe atacağım üyelerin listesini vereceğim. Kesinlikle kısıtla falan yok. Ama Kırkpınar meydanına çıkacaklar. Öyle kahve köşelerinde konuşmayacaklar. Adayları önce Kırkpınar meydanında göreceğim, ondan sonra üye listesi hazır, listeyi vereceğim. Muhalefetsiz başarı olur mu? Olmaz. Muhalefet çımadan ben çalışamam zaten. Muhalefet çıkacak. Muhalefet şart. Karşımız da aday olmazsa parmak indir, parmak kaldır olur. O yüzden kendine güvenen kıspetini giyip er meydanına gelsin.

Bir dönem daha adayım
Silivri’ye yakışan bir Oda seçimi yapacağız. Ekip arkadaşlarımla birlikte yeniden varız. Bir dönem daha varız. Biz göreve gelirken sadece yönetim ismi bastırmıştım ben. Projelerle çıkmadım, çıkamadım. Çünkü ben yapamayacağım işin sözünü vermem. Oraya cami yapacağım, okul yapacağım, şunu yapacağım bunu yapacağım diye yazarım, sonra da o yazdıklarımı yapamayınca da esnafıma karşı mahcup olurum. O yüzden ben bu göreve projesiz çıktım. Ve projesiz çıkmama rağmen iki yılda bunları yaptım. Oda binamızı kiradan kurtararak bir eser bırakmış olacağım. Göğsüm kabara kabara geriye eser bırakacağım. Biz bir emanetçiyiz bu makamlarda. Bugün varız, yarın yokuz. Ama bu değerlerimizi, bu dürüstlüğümü korumaya çalışıyoruz burada. Buradan çıktıktan sonra da Fatoş’un,  Hüseyin’in gözlerine bakarak konuşabiliyormuyuz, işte bizim için en büyük zenginlik bu. Biz şu anda bunun mücadelesini veriyoruz burada. Kesinlikle ve kesinlikle Yönetim Kurulu arkadaşlarıma, Başkan Vekilime ve bana şunu yaptı, bunu aldı deme şansları sıfır. O kadar da şeffafım. Ama derseniz ki camiye çıkıp oradan bağır, camiye gidip hocanın yanından da bağarırım, anlatırım bunları herkes duysun diye.

Listeyi kendi ellerimle vereceğim
ŞU anda kamuoyunda dolaşan  bazı aday isimleri var.  Bende bu kulaktan duyma adayları bir Esnaf Odası Başkanı olarak sayayım. Kimseye ben çıkma, çıkamaz demem, diyemem. O hakka sahip değilim. Medeni cesaret görterip aday çıkan arkadaşın elini sıkıp tebrik edeceğim.  Fevzi Aslan, Akgün Duru, Alparslan Çalış, Burhan Soyaslan, Neşe Bayraktar isimleri aday olarak kamuoyunda konuşuluyor. Ne kadar doğru ne kadar yalan ben onu bilemem. Ama bu isimlerin aday olacakları konusunda şu anda konuşuluyor.  Odamızın 3400 üyesi var. Ben göreve geldiğimim de üye sayımız 2600’dü. Biz üye sayımızı artırdık. Az önce dediğim gibi odamıza üye olan herkesin aday olmaya hakkı var. Medeni cesaret gösterip karşıma aday çıkan arkadaşlarıma da üye listemizi kendi elimle veririm. Esnafımıza bir düğün salonu yapmak istiyoruz. Bunun sözünü de daha önce verdik ve bu düğün salonunu yapacağım. Ama birde esnafımıza perakende satış yeri yapmak istiyorum. Şöyle 500 metrekarelik ürününü ucuza alıp satacağı bir perakende satış yeri olsa ve esnafımız da malı ucuza alıp satsa çok güzel olur. Böyle bir projede düşüyorum ama, şu anda odamızın öyle bir imkânı yok. Esnafımızın da durumu maalesef şu anda pek iç açıcı değil. Aidatları ödemekte bile güçlük çeken esnafımız var. Ama düğün     salonu sözünü veriyorum     ve düğün salonumuzu yapacağız.

MASKOOP küçük esnafı bitirir
Çok güzel bir konuya değindiniz. Öncelikle biz Silivri’de benliği kaldıramadık. Biz olamadık. Samimiyetle söylüyorum ki maalesef Silivri’de biz olmayı başaramadık. 3500 tane esnafımız var ve Sanayi Sitesi de bana bağlı.  Fakat o saate kadar, kepçeler, basın gelmeden önce hiçbir şeyden haberimiz yoktu bizim. Şimdi birlik beraberlik içinde olduğumuz zaman hangi güç karşımızda durabilir? Duramaz. Gördüğüm kadarıyla bunun mücadelesini veriyorlar.  Yazışmalar, görüşmeler hala devam ediyor. Ancak şunu söylemeleyim ki,  MASKOP Sanayi Sitesi’nin Silivri’ye gelmesi küçük esnafı bitirir. Küçük esnafa çok büyük zararı olur. 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.