Etyen diyor ki, «AK Parti doğru anayasa yolunda»… gerçekten öyle mi acaba?...


Münir Aktolga

Münir Aktolga

12 Nisan 2016, 07:23

Etyen son zamanların en çok değer verdiğim yazarlarından. Keşke herkes onun kadar rasyonel düşünebilse!... Ama  bugünkü yazısı bence  eksik, ya da biraz tuhaf, işin içine - ona hiç  yakışmayan- kendi sübjektif niyetini katıyor gibi!... Yeni bir anayasa yapımı konusunu ele alırken  günümüz koşullarında sanki böyle bir zorunluluk varmışcasına, sözü, eğer AK Parti yapıyorsa bu mutlaka iyi birşeydir demeye getiriyor; en azından böyle bir izlenim yaratıyor!... 

Şöyle diyor Etyen:
"İçi boş bir başkanlık retoriği bazı partililer ve destekçileri tarafından o denli zorlandı, başkanlık öylesine ‘her derde deva’ bir iksir gibi sunuldu ki, bunun kamuoyu nezdinde inandırıcı olma ihtimali kalmadı. Objektif bir gözle bakan herkes bu kampanyanın nedenini sorguladı ve verilen cevaplar AK Parti’ye itibar kazandıracak türden olmadılar". Ve ekliyor, “doğrusu bu izlenimi yaratan da bizzat AK Partililer…”

Ama hemen bunun ardından da, “AK Parti tabii ki başkanlık sistemini içeren bir anayasa için yola çıkacak, ama kritik tercihlerini yaparken yönetim sisteminin demokratik denetimini mümkün ve işlevsel kılmanın da zeminini yaratacak. (Dikkat ederseniz Etyen bundan emin!... Kim bilir, belki de  burada  AK Parti içinde kamu oyuna pek yansımayan bazı dinamiklerin varlığına vurgu yapmak istiyordur!...)

“AK Parti’nin önünde tarihsel bir fırsat var: Demokrasiye geçişi sağlayacak bir anayasa yaparak toplumun yaratıcı enerjisini açığa çıkarmak. Başkanlık bu enerjinin daha doğru yönlendirilmesi açısından işlevsel... Tabi önerilen sistem demokratik bir anayasanın ruhuna uygun olursa…”

Doğrusu bu konuda ben Etyen kadar iyimser olamıyorum!... Baksanıza “Türk tipi Başkanlığa” ek olarak şimdi ortaya bir de  “organik liderlik” konusu çıktı!...

http://www.aktolga.de/a117.pdf Şu anki dengelere-ve görünüme bakarsak bu "Türk tipi Başkanlık"-"Organik liderlik" anlayışı bizim düşündüğümüz demokratik bir anayasa yapımı sürecinin önünü kesmiş durumda... Zaten yeni bir anayasa yapımı sürecinde uygulanan strateji de sakat!... CHP ve MHP den umut kesilince gözler CHP nin “ulusalcılarıyla” MHP nin “milliyetçilerine” dikildi… Amaç, MHP lileşmeye başlayan bir AK Parti söylemiyle buralardan elde edilebilecek ilave milletvekilleriyle 330’u bulmak. Sonra da bunu “kutuplaştırılmış”-milliyetçi eğilimleri körüklenmiş  bir kamu oyununa onaylatmak!.. Daha önceki bir çalışmada amaç ve  amaca giden yol-strateji-arasındaki ilişkiye dikkati çekmiştik http://www.aktolga.de/a111.pdf. Yani bu türden bir stratejiyle öyle demokratik bir anayasa falan yapılamaz. Maşallah, şu an öyle görünüyor ki, bir yandan PKK nın Hendek stratejisi, diğer yandan da şu “Türk tipi-organik liderlik” sevdası yeni Türkiye’ye yakışan demokratik bir anayasa yapımının yolunu el birliğiyle  tıkamışlar gibi…

Dikkat ederseniz zaten tartışılan  artık yeni Türkiye'nin adem-i merkeziyetçi yeni anayasası falan değil!... “Türk tipi başkanlığa” evet mi hayır mı... bu tartışılıyor!... http://www.marmarayerelhaber.com/Munir-AKTOLGA/32542-Geleneklerimize-kulturumuze-uygun-Turk-tipi-Baskanlik-sistemi!... Ki bu da bence kırk katır mı yoksa kırk satır mı tartışmasından dan başka birşey değil!... Yani, bugün artık demokratik bir anayasa yapımını engelleyen sadece CHP ve MHP nin ideolojik duruşları değil, bu "Türk tipi Başkanlık" anlayışı da sürecinin önünü kesen başlıca etken haline gelmiş durumda...

Daha somut konuşalım isterseniz:

1) Bu anayasada "Türk Devletine bağlı olan herkes Türktür" ifadesi kalacak mı kalmayacak mı?... Yani  insanlar, "ben Türkiye Cumhuriyeti anayasasına bağlı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Türkiyeli bir Kürdüm, veya Çerkez’im veya Alman’ım" diyebilecekler mi?... Daha önce AK Parti vatandaşlık konusunda son derece olumlu bir yerdeydi; ama şu an artık bundan söz etmek pek mümkün değil sanıyorum!…

2) Anadilde eğitimi yasaklayan madde bu yeni anayasada hala yer alacak mı?... Dikkat ederseniz hiç bir AK Partiliden bu konuda ses çıkmıyor!… Hep şu anki terör ortamını falan örnek gösteriyorlar… Halbuki, teröre karşı mücadele yürütülürken diğer yandan  demokratikleşme yönünde adımlar da atılabilir. Hatta bu bir zorunluluktur aslında. İnsanların sorunlarına sahip çıktığınıza yönelik mesajları daha başka nasıl verebilirsiniz ki?... 

3) Herşeyin merkezden yönetildiği eski yapı yerine yerel yönetimleri daha da güçlendiren bir yeniden yapılanmaya gidilecek mi?... Dikkat edin etnisiteye bağlı bir özyönetim falan değil burada altı çizilen. Çünkü, sadece Kürtlerin değil bütün Türkiye insanlarının ihtiyacı bu… Geçenlerde bir tanıdığım, tası tarağı toplayarak Almanya’dan Türkiye’ye göç etti ve yıllara dayanan birikimiyle bir benzin istasyonu açtı memleketinde… Gerekli izinler Ankara’dan gelene kadar 4 ay geçmiş… Bürokrasi o kadar yıldırmış ki, meğer Almanya’da biz cennette imişiz diyor şimdi!!… Örneğin Almanya’da, en küçük bir kasabada bile, belediyeye gidip hemen oradan alabiliyorsun bu türden bir müsade belgesini. Sonra, şu anadilde eğitim meselesi de öyle. Bırakın bunu da yerel yönetimlerin yetkisine, talep varsa merkezin koyduğu kurallara uyarak yerel yönetimler yapsınlar gereğini!… 

4) Gelelim, yürütme-Yasama ve Yargı sorununa!... Bu üç instanzın-kuvvetin deniyor- sistemin bütünlüğü içindeki özerkliği sorunu bu anayasada yer alacak mı?... Bunlar önce Kemalist Devlet sınıfının elindeydi, sonra paralel bir kanserleşme süreci yaşandı; şimdi de AK Partililer “bunların hepsi artık  bizim elimizde” diyorlar!… Bu mudur yani şimdi yapılması gereken… Kısacası, bu anayasada, yasama ve yargı "Türk tipi bir Başkanın", "organik bir liderin" denetimi altında göstermelik organlar olarak mı kalacak, yoksa "kuvvetler ayrılığı" ilkesini hayata geçirecek bir yeniden yapılanmaya mı gidilecek?... 

Bu konularda kimseden tık yok maşallah!... E o zaman sevgili Etyen AK Parti’nin yeni demokratik bir anayasayla ortaya çıkacağını nasıl söyleyebiliyor ki?... 

Mesele budur! Önümüzdeki aylarda tartışmalar bu zeminde gelişecek gibi görünüyor...
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.