banner250
banner252

Evde oturmak bize yakışmaz

Çetin Çapan

Çetin Çapan



28 Mart 2015, 07:41

30 Mart 2014 yerel seçimlerinde CHP Esenyurt Belediye Başkan Adayı olan Çetin Çapan, gazetemize samimi açıklamalarda bulundu. CHP'deki üyeliğinin düşürüldüğü yönündeki iddialara yanıt veren Çapan, üyeliğinin hala devam ettiğini belirterek, üyeliğiyle ilgili yaşadıklarını bir yol kazası olarak yorumladı. Çapan ayrıca, "Üyelikle bağlantılı siyasette yapmıyorum. Ben parti emekçiyim ve partiliyim. Türkiye'nin içinde bulunduğu kritik bir virajda böyle söylemlere bakıp, küskünlüğe kapılmak, evde oturmak bize yakışmaz" diye konuştu.

Esenyurt'ta isimlerinden her zaman söz ettiren ve Esenyurt'un tanınan ailelerinden birisi olan Çapan ailesinin ferdi Çetin Çapan, gazetemize önemli açıklamalar yaptı. Esenyurt eski Belediye Başkanı Gürbüz Çapan'ın kardeşi olan ve önceki dönem CHP Esenyurt Belediye Başkan Adayı olan Çetin Çapan'la gerek üyeliğinin silindiği yönündeki iddiaları, gerek Esenyurt'u, gerekse CHP'deki ön seçimleri ve 7 Haziran'daki genel seçimleri konuştuk. Öncelikle hem kendisinin üyeliğinin silindiği hem de kardeşi Zeki Çapan ve kızının üyeliklerinin silindiği yönündeki iddialara ilişkin konuşan Çapan, parti üyeliklerinin silinmediğini belirterek, "Tamamen bir yol kazası yaşadık. Yani benim üyeliğim zamanında Yüksek Seçim Kurulu'na (YSK) bildirilmemiş" dedi. 

Ön seçim öncesi listeler askıya çıktığında öğrendik ki Çetin Çapan ve Zeki Çapan'ın CHP üyeliği sonlandırılmış. Bu konuyla ilgili ne söyleyeceksiniz?
Bu konuyla ilgili ben liste üzerinde çalışma yaptım. Öncelikle böyle bir sürece katılımlarını sağlayalım istedim. Kendi fikirleri sandığa yansısın. 126 tane adayımız var, bunlar içerisinde tercihlerini yapsınlar yani onları biraz toplantılar yaparak mutlaka katılım sağlamalarını amaçlayalım. Bizim bir arkadaşımız baktı ki Yüksek Seçim Kurulu'nun gönderdiği listede benim adım yok. İlçeyi aradım, daha sonra ili aradım, genel merkezi aradım. Genel başkan da konuyu duydu. Özellikle ilgilendi. Burada bir kasıt yok, tamamen bir yol  kazası yani üyeliğim döneminde YSK'ya bildirilmemiş. 

Siz aday olduğunuz süreçte mi üye oldunuz ?
Tabi aday olduğum süreçte 12. maddeden üye oldum. Bu sabah da Genel Merkez'den aradılar, burada bir kasıt yok. 

Düzeldi mi peki?
Düzelir. Onda bir sıkıntı olmaz. Düzelecek. Zaten biliyorsunuz o zaman da bir tepkim olmadı. Dünkü heyecanım ne ise bugünkü heyecanım da aynı. Ben parti emekçisiyim parti emektarıyım. Gönülden bağlıyım. Üyelikle bağlantılı siyaset yapmıyorum veya adaylığımla bağlantılı siyaset yapmıyorum. Biz özellikle böylesi günde yani Türkiye'nin bu geldiği virajda bir küskünlük bir kırgınlık, evde oturma modu olamaz. Bunu ben kendime yakıştırmam. 30 Mart 2014 yılında bize inananların inancına yakıştırmam. Bana destek verdiler, onlara da biz Türkiye'nin geleceğini kurmak adına kendi adıma çocuklarım adına halkım adına partimize oy toplayacağız, partimizi iktidara taşıma yolunda çok ciddi emekler vermeye devam edeceğiz.

Peki bu üyelik konusunda medyada çok geniş yer aldınız. Benim aklıma direk şu geldi, ya size çok ciddi bir jest yapıldı ya da Çetin Çapan bilerek kendisini böyle bir duruma soktu...
Hayır benim medyatik olma gibi bir arzum yok. Medyada da olumlu şekilde yer almadı. İhraç edildi, atıldı falan bunu art niyetli kulandılar. Oysa benim üyeliğim yoktu, üyeliğim silinmişti. İlden alınan bilgi üzerine partiden ihraç edildi, öldürüldü, atıldı gibi laflar, bunlar beni üzen laflardır.Veya Çetin Çapan'ın olası bir aday adaylığını engelleme operasyonudur. Hiçbir kasıt olmadığını bildiğim için içim rahat. Benim zaten bir adaylık talebim yoktu. Olsa önce üyeliğimi kontrol ederdim yani onda bir sorun yok. Dolayısıyla beni kimse tehlike görmüyor beni kimse silmez yani. O yüzden parti içinde olsun toplumda olsun öyle çok düşmanım yok. Ben hep insan biriktirdim, insanlar da bunun farkında. Yaşamımı, iş hayatımı, sosyal hayatımı, siyasi hayatımı düşmanlık, kin, nefret üzerine yürütmüyorum. 

Gelelim Çetin Çapan'a. Adaylık sürecinden 1 yıl geçti. O dönemde birçok açıklamanız olmuştu. Bunlardan en öne çıkanı kazansanız da kaybetseniz de uyuşturucu çeteleri ve uyuşturucu mafyası ile mücadele edeceğiniz şeklindeydi.  Ama biz basın mensupları çok sık olarak Esenyurt'ta yine uyuşturucuya bağlı olaylara şahit oluyoruz. Peki Çetin Çapan bu söz verdiği türden çalışmalarını sürdürdü mü ? Uyuşturucu çeteleriyle ilgili ne gibi çalışmalar yaptı?
Sürdürdük. STK'larla birlikte hareket ettik. Sokakta yaşadıklarımı aktardım. Bütün bunlardan sonra defalarca operasyon yapıldı. 30 Mart'tan önceki uyuşturucuya hayır kampanyamızı dayanak göstererek hava yollu operasyonlar yapıldı. Uyuşturucu toplumun hepsinin belasıdır, bunu siyasi partisi filan olmaz. Bu anlamda sivil bir vatandaş olarak, seçilmedim hiçbir yetkim yok, sadece iş adamı ve baba kimliğiyle çocukların sokakta zehirlenmesinin ne kadar önüne geçersem onu yapmaktayım. Ama çok etkili bir pozisyonum yok. Belediye Başkanı olsaydım İstanbul Valiliği Emniyet Müdürlüğü, Esenyurt halkı, Esenyurt Emniyeti ile topyekün ve dinamikleri bir araya getirip bunun karşısında duracaktık. Ama takdir edersiniz ki öyle bir pozisyonumuz yok. Duyarlılığımda ise en ufak bir azalma yok, sadece yetkimin olmayışından etkimin azlığı söz konusu. Partimizin de birkaç tane girişimi var onların da içerisindeyim ben. Rehabilitasyon merkezleri kurma noktasında, çalışmalarımız var. Uğraşıyorum yani.

Peki yerelden gidelim Çetin Bey, genele doğru. İlçe Belediyeniz, ilçeniz doğru yönetiliyor mu? İlçenin alışılmış sorunları devam ediyor mu ? İlerleme var mı?
Maalesef sorunlar devam ediyor. Keşke biz burada siyasi rakibimize sadece sosyal etkinliğinde bize gelmedin o tarafa gittin diye eleştirebilseydik yani kent doğru yönetilseydi. Kentin trafiği rahatlamış olsa, eğitimdeki sınıf mevcutlarının yüksekliği çözülmüş olsa, hastanelerin acilleri refah ferah olsa, parklar güvenilir halde olsa, mahallede yeteri kadar nüfusa uygun park ve kentsel alan olsa da biz tatlı tatlı birbirimizi eleştirsek. Doğru yaptığı şeyi de överiz yani onu yapmayacak bir kimliğim yok benim. Toplum adına yapılan hizmetlerdir. Bunu x bir partinin belediye başkanı yaptı kötü filan diyecek kadar ahmak değilim bunu net söylüyorum. Maalesef İstanbul'un sadece Esenyurt değil bir çok ilçesinde kenti zora sokan durumlar var. Mesela kentsel dönüşüm hikayesi var. Ben bunu fırsat olarak görüyorum ama başka türlü fırsat olarak gören de var. Ben diyorum ki mesela bu kent yoruldu, yoğunlaştı, yorgunlaştı. Trafiği içinden çıkılmaz hale geldi. 120 dairelik bir sitede mesela müteahhitin de karşılığını alabilmesi için daire sayısını 180'e çıkarıyorlar. Ben diyorum ki tam tersi, hayır 60'a indirelim, geri kalanına da milli hazineden şehrin kenarında bir yer verelim, hak sahibi de hakkını kaybetmesin, buradaki de rahat yaşasın. Onun da arazisi artar zengin olur, buradaki de atıyorum 120 metrekare dairesini müteahhite verip bir de onu da arttıracağına hatta buradakini de azaltalım. 120  dairesi varsa 90'a indirelim. Ucuz ve kolay kent zengin oluyor yani güvenlikli, ucuz ve kolay. Başka türlü oluyor yani kente baktığınızda ulaşımı rahat mı, hastanesi iyi mi, okulu fevkalade mi, kreşi var mı, istihdamı var mı bunlar olduğu zaman Avrupa'daki Paris mesela bir bina bir binayı geçemez, intihar sayarlar. Yani bizde en azından 4-5 bölge seçip tarihi sur içi olabilir yani mesela o bölgeyi Boğaz'ın sağını solunu bu şekilde kolaylaştırıp birbirimize emlakçıya kazandırmaktansa uluslararası dolaşan kültür turizminden, deniz turizminden  filan faydalanarak ülkeye gelir sağlarız, burada zenginleşme olabilir. Her tarafı gırtlağına kadar inşaat yapmayı bu kente haksızlık olarak görüyorum.



Burada galiba çevresel normlara da dikkat edilmiyor Esenyurt'ta...
Esenyurtta imar konusunda hiçbir şeye dikkat edilmedi, keşke edilseydi. Yani aynı dönem Beylikdüzü'nde AK Partili bir Belediye Başkanı vardı, ya zorla aşamadı ya da isteyerek yapmadı ve kenti korudu. Yani Beylikdüzü gibi korunabilirdi bizim kentimiz. Burayı diğer semtlerden ayıran bir tek özelliği var o da buraya yerleşen insanlarla bugüne kadar hep beraberiz. Herkesin ilk başta barınma ve doyma problemi vardı. İstihdam problemi vardı, bunları aştı. Ev yapmaya başladılar yani çamuruyla, yoluyla, taşıyla, kaldırımıyla. O zamandan bu zamana kentsel altyapıya yönelik ciddi bir çalışma görmüyorum. Doğan Araslı Bulvarı'nda 2 buçuk yıldır süren bir köstebek yuvası haline dönüşen bir şey var. Yani ben AK Partili müteahhitleri cevval bilirdim. 1 buçuk yıldır köstebek yuvasında gidip geliyoruz yani. Halk da alıştı çok enteresan. Yani dünyanın en gelişmiş kentlerinden hangisine giderseniz gidin bir meydanı, bir yolu, bir bulvarı kesintiye uğrarsa onun süresiyle beraberdir. Şimdi Boğaz Köprüsü'ne yapabilirler mi aynı şeyi? Normal dünya normları ve standartları budur.  Ama burada standartlar işlemiyor.

Peki Çetin Bey şimdi siz Esenurt'ta yaşıyorsunuz. Esenyurt'ta iş alanlarınız var. Çapan ailesi iş yatırımlarını ne kadar Esenyurt'ta yapıyor? Bildiğimiz kadarıyla aslında Esenyurt'ta fazla iş yatırımınız yok.
Bizim çok mülkümüz yok yani burada da yok genelde de yok. Müteahhitlik yapıyorum ben şimdi. Müteahhitlikle geçindiriyorum ailemi. 

Müteahhitlik yaparken Esenyurt'ta son yıllarda hiç projeye başladınız mı?
Yok başlamadım. Şimdi ben kaliteli yapıyorum. Esenyurt'taki satış boyutlarında benim maliyetlerim var. Dolayısıyla Esenyurtta yapsam da o masrafla paramı geri kazanamam. Ben lüks inşaatlar yapıyorum yani şu an tüm inşaatlarım dünya standartlarında diyebileceğimiz ölçüdedir. Kaliteden ödün vermeyiz, dolayısıyla Esenyurt'ta şimdi ben arsa, toprak maliyeti bana gelişi 1300 lirayı buluyor. Esenyurt'ta 1200 liraya hazır daire var yani. Ben ondan dolayı yapamıyorum yoksa ne yasal bir engel ne de mevcut yönetimin hayır sen yapamazsın falan dediği yok şimdi. 

Peki öngörünüz nedir yani Esenyurt'un makus talihi ne zaman değişecek ?
Esenyurt'un talihinin değişmesi için bölgedeki yoğunlukla orantılı eğitim, sağlık ve istihdam sağlanması lazım. Bu sağlanmadığı sürece taşıma, taşımalı eğitim olur. Doğu'da, Güneydoğu'da Esenyurt'ta var komşu ilçelerin komple okulları bizim çocuklarımızla doludur. Bunu biz kendi içimizde yetecek kaliteye ulaştırmamız lazım.Buradan kalkıp Tuzla'da asgari ücretle iş bulan gencimizi göndermediğimiz gün , Esenyurt'ta evinden çıktığı zaman 15 dakikaya bilemedin yarım saate işine varabileceği zaman, akşam da aynı sürede çoluk çocuğuna kavuşabileceği bir ortam sağlanması gerekiyor. Kesinlikle nüfus artışı olan yerde istihdam oranı dengede olması gerekiyor ve bu denge çok bozuk şu an. O makas çok açık. Umarım en azından bu dönem ilçemizi yöneten Belediye Başkanı ve diğer kamu görevlileri de bunu görüyordur. Çünkü herkes birbirine şikayet etmekte bu işi. İstihdama yönelik projeler gelişirse Esenyurt son 10 yılda hırpalanışını kısmen de olsa kurtarabilir. 

Çetin Çapan sürpriz bir şekilde aday olarak çıktı 2014 seçimlerinde. Önümüzdeki süreçte de sizi bir takım seçimlerde aday olarak görecek miyiz? Esenyurt hayaliniz devam ediyor mu?
Bizim Esenyurt hayalimiz hiç bitmedi, bitmeyecek de. O bizim memleket artık. Buradan öte bize artık ne köy ne de kasaba yok yani burada illa en önde durup ordu komutanı gibi her tarafta olmanın bir manası yok yani. Ama ben gönlümüzle yüreğimizle bir siyasi partinin üyesiyim,Cumhuriyet Halk Partiliyim. Partimizin içerisinde de hangi arkadaşım öne çıkarsa bu kaderi değiştirecek boyutta yeteneğe sahip kim varsa onun yanında olacağım. Partimizin çatısı altındayız. Yani burada ben aday olursam partiliyim, militanım, olmazsam bana ne filan değil. Bende o yok. Bunu ne zaman da ters hareket görürsen gelip her ortamda sorma ve eleştirme hakkın sendedir yani. 

Peki biraz da genel seçimlere doğru yol açalım. Öncelikle CHP'nin 36 yıl sonra almış olduğu ön seçim kararını nasıl buluyorsunuz ?
Fevkalade buluyorum. Yani bir partiyi yöneten insan genel başkan düzeyinde de olsa, genel başkan yardımcısı düzeyinde de olsa ilk evvela halka güven vermeleri gerekiyor. Ondan önce de parti üyelerine öyle bir seçimde seçim öncesi ön seçime katılma işinde kendi üyelerinin önüne kendini koyabilirsin. Öncesinde eğer çıkıyorsan varsın ve yeni umutsun halka umutsun, çıkamıyorsan anlamı yok yani sayın genel başkanın yaptığı fevkalade bir davranıştır. Bu kişisel egosunu çoktan aşmışlığını, liderlik egosunun hiç olmadığını, tamamen  halka hizmet etme adına kendisine de, partisine de güvenen bir liderimiz var bizim. Tertemiz buluyorum ve çok beğeniyorum ben.

Bu Pazar sonrası siz gerçekten sağlıklı bir ön seçim yapılacağına ve buradan çıkan kişilerin gerçekten aday listesinde yer alacağına inanıyor musunuz?
Her zaman şunu söylerim yani partimizin mesela diyelim ki 1 milyon nüfuslu bir kenti varsa en az 100 bin üyeyle temsil edilmesini istiyorum her zaman. Şimdi internetten üyelik genel başkanın 2-3 senelik uğraşmalarıyla teknik altyapısı oluşturuldu. İnternete girip CHP'ye üye olsun insanlar. Doğu, Güneydoğu, göçmen, Karadeniz tüm katmanlar, tüm kesimden üye olursa onları partiye katarsak daha iyi olacak yani bu ön seçim kötü bir şey değil. Eksik tarafları olabilir o da şudur; 850 bin nüfusun temsilden yoksun bünyesi var evet ben bunu biliyorum, İstanbul'un tüm ilçelerinde bu var. Tüm ilçeler artık internet üzerinden, hiçbir evrağa ve başvuru formuna gerek olmadan girip kendileri üye olabiliyorlar. Bugüne kadar hep biz partide temsil edilmedik, üye de olamadık diyen arkadaşların önü açık bu saatten sonra. Kötü bir şey değil. Ön seçim ne kadar üye yapısı dar olursa olsun, yine bizim bölgede 70 bin insan kontenjan haricindeki adayları belirleyecek. 

Sizin desteklediğiniz adaylar var mı?
Ben şunu istiyorum. Herkesin başına kaza, bela geldi ve bir kişi kaldı. CHP'yi diğer partilere karşı parlamentoda tek başına savunacak bilgiye,birikime, emeğe sahip olan biri olsun. Kriterim bu, isim yok. Böyle bir süreçte parlamentoda partinin ilkelerini, partiye inanan vatandaşların umudunu taşıyacak, onlara layık olacak boyutta arkadaşlarımıza bakın diyorum. Üyelere benim söyleyeceğim bu. Özellikle bir şey yok ama ne var, Esenyurt'tan kaç tane aday varsa ona oy veririm. Beylikdüzü, Büyükçekmece herkes kendi ilçesinden çıkan kişiye oy verecek. Bu ahlaktır. Çünkü o bizim buradan çıkan parti üyemizdir. Diğer ilçelerde de o kriteri bulurlarsa partimiz adına en hayırlı 4-5 tane vekil varsa onları ayarlayacağız. Onların iyisi, kötüsü hep bize yazılacak. Önceden genel başkana veya MYK'ya yazılırdı, şimdi onların oradaki mücadelesi yerinde olduğu zaman halk alkışlanacak, olmadığı zaman diyecek ki bak size bıraktım. Bunu bizim partinin haricindeki insanlar da bu yorumu yapacak. Bunu tartışma anlamında söylemiyorum

Peki Çetin Bey 7 Haziran seçimlerinde nasıl bir sonuç bekliyorsunuz ?
Ben genel başkanın partimizin özellikle ülke ekonomisine yönelik insanların bireysel refahına yönelik çok ciddi bir altyapıyla karşılığı olan açıklamalar ve programları var ve seçime doğru bu daha da gidecek. Yani biz halka umut olacağız. Hiç bu kadar halkın nezdinde  umut dolu bakışlar görmüyordum ben ama bu 7 Haziran seçimlerinde sürprizler olabilir. AK Parti bu ülkeyi yönetemiyor yani herkes biliyor bunu. Korkuyla, bağıra çağıra herkes sinmiş ve ben milletin bundan bezdiğini düşünüyorum. CHP'yi görüyorum ben. İnsanların CHP'de toplanacağını düşünüyorum.

Olası bir iktidar bekliyorsunuz yani?
Tabi ki de. Ne var yani? İlk başta koalisyon ile olabilir sonra da tek başımıza. Bir demde tek başımıza olmak zorunda değiliz yani öyle olsa da zehirlenmeyiz yani. Bize çok yakın partiler var onlar beraber yürüyüp giderler.

Siz memlekette de meşhursunuz Çapan Ailesi olarak. Kars'ta herhangi bir siyasi faaliyetiniz, aktiviteniz olacak mı?
Şimdi siyasi aktiviteden kastım ben şunu anlıyorum. Sırf Kars değil, İzmir'de tanıdıklarım, Adana'da, Mersin'de, Trabzon'da, Kayseri'de, İstanbul'un diğer ilçelerinde seçim dönemi partime oy toplamak için gerek telefonla, gerek onları burada misafir ederek, gerek onların yanına giderek nerede kıymetim neyim varsa tamamen partimize oy toplayacağız, oy kazandıracağız. Demokrasinin , hukukun, adaletin, bireysel özgürlüğün, hakların, eşitliğin, iyi ve bağımsız bir ekonominin tamamının geleceğini ben Cumhuriyet Halk Partisi'nde olacağını düşünüyorum. Öyle de olacak. Bu aşkla çalışacağız. Burada az önce dediğim gibi birçoğu listeye bakar, beğendim beğenmedim filan. Ben partiliyim, partimle ilgileniyorum. Orada çok insan girdi, vekil oldu, çıktı, değişti, öteki gitti filan. Parti devam ediyor ve ben partiye öyle bakıyorum. Her dönemde, her fırsatta halka yönelik seçim zamanlarında oy toplamak için eimden ne gelirse sonuna kadar onu yapacağım. Sadece Kars değil yani. 

O zaman sizi seçim döneminde çok aktif göreceğiz sokaklarda, meydanlarda?
Tabii tabi. 

Son olarak söyleyeceğiniz sözleri alabilir miyiz?
Ben çok teşekkür ediyorum. Sen de benim çok duyarlı bir arkadaşımsın. Partiden atıldı, ihraç edildi filan diye bir grup medya özellikle bunu yaptı. Sen de rahatsız oldun, dostumsun. Bunu düzeltmek adına atılım attığımı bilgiye dayalı, tamamen teknik hata ve hiçbir şey olmadığını kamuoyuna duyurduğunuz için teşekkür ediyorum size.

Çetin Çapan kimdir?
Ben 25 yıldır bölgede yaşayan, tüm yaşam kriterini vicdan üzerine kuran bir insanım. 2 çocuğum var, babayım, iş adamıyım. Topluma karşı da kaza, bela, melanet, iyi, kötü ne olursa onlara karşı da duyarlıyız. Geniş bir aileyiz, Esenyurt içinde yaşayan insanlar bilir bunu. Geniş bir aile kurduk ve mutluyuz. İnşaat yaparım, sanayiciyiz. Enerji santralimiz var, çeşitli sektörlerde hizmet veriyoruz. İstihdam sağlarız yıllardır. Bugüne kadar epeyce nüfusa sofrasına ekmek kırması için, iki tane zeytin koyması için vesile olduk. O anlamda da çok mutluyum ben. En güzeli de şu 25 yıldır 10 binin üzerinde insan çalıştı bizde, daha da fazladır. Hiçbir iş mahkemesiyle, hiçbir sıkıntıyla, hiçbir rahatsızlıkla karşılaşmadık. Çünkü her zaman işçiyle emekçiyle onların haklarını dışarıda da koruduğumuz gibi kendi şirketimizde de hakim olduk hemen onun lehinde kararlar verdik. Yanlış bir şey olursa da anında düzelttik yani böyle çok açık yüzle yaşayan bir yapım var başka da bir şey yok. Başka bir özelliğim de yok yani. 

Röportaj: Mehmet MERT
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.