banner250
banner252



“EVET” perişanlığı


Hüseyin Şengül

Hüseyin Şengül

17 Şubat 2017, 07:11

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Başbakan Yıldırım’ın, AKP’nin önde gelenlerinin açıklamaları saldırganlıkla, suçlamakla, şaşkınlıkla ve perişanlıkla malul. 
***
5 Şubat tarihinde Başbakan Binali Yıldırım "Neden 'evet' diyoruz? PKK 'hayır' diyor, onun için 'evet' diyoruz. FETÖ 'hayır' diyor, onun için 'evet' diyoruz. HDP 'hayır' diyor, onun için 'evet' diyoruz. 'Hayır'cılara bakın ona göre kararınızı verin” dedi.
*** 
10 Şubat tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Ben 16 Nisan'da tek millet için, tek bayrak için, tek vatan için, tek devlet için evet diyorum” dedi.
***
12 Şubat tarihinde Cumhurbaşkanı Erdoğan, 16 Nisan'da yapılacak referandum için, "16 Nisan'da evet diyerek gereken cevap verilecektir. 16 Nisan 15 Temmuz'un bir cevabı olacaktır. Hayır diyenlerin konumu, 15 Temmuz'un yanında yer almaktır" diye konuştu.
***
Hayır diyenler neye hayır dediklerinin farkında mı? Bakınız kim hayır diyor, PKK hayır diyor. Bu ülkeyi bölmek, parçalamak isteyenler hayır diyor. Bayrağımıza karşı çıkanlar hayır diyor. Milli ve yerli olanlara karşı çıkanlar hayır diyor.
***
14 Şubat tarihinde Başbakan Yıldırım AKP grup toplantısında “Hayırcıların bindiği HDP, PKK, FETÖ gemisi hiç yürümez. Şimdi biz diyoruz, PKK hayır diyor. FETÖ hayır diyor. DEAŞ hayır diyor.”
***
Başbakan çok hızlı, DEAŞ’i yani IŞİD’i de eklemiş. 
Bu ne biçarelik! Ekleyin ekleyebildiğiniz kadar, dilin kemiği yok nasılsa.  
Hayır diyen kesimler için demediklerini bırakmıyorlar. 
Bunların anayasada değiştirilmesi istenen maddelerle ne ilgisi var? 
Hiçbir ilgisi yoktur!
Peki, neden bu suçlayıcı, iftiracı, millici, bayrakçı, toptancı dili kullanıyorlar?
Peki, neden referandumda hayır diyenleri PKK, FETÖ ve 15 Temmuz darbecileriyle aynılaştırıyorlar? 
Bu nasıl bir siyasi ahlak?
***
Örneğin IŞİD’liler de tekbir nidaları eşliğinde kafa kesiyorlar. Şimdi tekbir getiren herkes IŞİD ile aynı düzlemde mi buluşuyor? Böylesi bir iddia, Müslümanların çok büyük bir kesimine hakaret değil midir?
***
Bu eşitlemeler, aynılaştırmalar, “Hayır” tercihi yapacak milyonlarca seçmene hakaret değil midir? 
***
Ayıptır! 

***
Böylesine sakat, suçlayıcı, toptancı ve sorunlu mantık yürütmeler, gerçekleri gizlemeye ve insanları aldatmaya yöneliktir.  
***
İktidar çevreleri, referanduma getirdikleri anayasa değişiklik maddelerini savunamadıkları için bu mantıktan hareket ediyorlar. Fikir fukarası oldukları için konuyu anayasa hukuku üzerinden tartışamıyorlar. “Evet” savunusunu, hamaset üzerinden bir düşmanlık yaratarak yürütüyorlar. 
***  
Anayasada değişikliği istenen o maddelerin insana, topluma, demokrasiye yarayacak hiçbir yanı yok. Tersine, başkanlık adı altında gerçekte partili tek adam diktasına yol açacak bir yapı inşa edilmek isteniyor. Bunu kendileri çok iyi biliyorlar. Halkın karşısında bu maddelerin inandırıcı ve savunulacak bir yanının olmadığının farkındalar. Böyle olduğu içindir ki, televizyonlarda kendileri bulunmuyorlar, tartışmadan kaçıyorlar. Anayasa değişiklik maddeleri üzerinde iktidar yanlısı medyadan hep aynı tipler televizyonlara çıkarılıyor. Onlar da dikta nitelikli maddelerin aslında öyle olmadıklarını, siyahın beyaz olduğunu anlatmak için çırpınıp duruyorlar. Kömürü altına çevirmeye çalışan simyacıların biraz olsun kimya bilgileri, mistik ve spekülatif yönleri vardı, ama bu siyaset simyacılarının anayasa hukukuna dair biraz olsun bilgileri bile yok! Varsa yoksa hep aynı propagandist cümlelerden ibaret sığ konuşmalar. Hemen hemen televizyon izlemiyorum. Ara sıra TV’de bu tartışmalara rastladığım oluyor. Dayanılır gibi değil. 
*** 
Seçmeni evet tercihine yönlendirmek için bunun bir siyaset yapma biçimi olduğu ileri sürülebilir. O zaman da bu yollara başvuran siyasetlerin faşist propagandalardan bir farkı olmaz! 
***
Kararsız seçmen kesimi, adı üzerinde, siyasal bir tercih yapmakta zorlandığı için bu kesimler genellikle iktidarın gücünden korkabilen, toplumdaki düşmanlaştırma politikalarında iktidarın tarafında yer almaya eğilimli olan hassasiyetlere sahiptir. 
***
AKP iktidarı kendi seçmen kesimini “Evet” tercihinde aktive etmek, ama bundan daha çok da yukarıda ifade etmeye çalıştığım kararsız seçmen kesimini yanına çekebilmek için, anayasadaki değişiklikleri konuşmak yerine toplumu bölen, düşmanlaştıran, korkutan, tehdit eden bir dil kullanmakta.

 

Bu köşe yazısı 17 Şubat 2017, 07:11 tarihinde ve saatinde eklenmiştir.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.