banner250

Gerçeklere gelelim beyler...


Bahadır Sügür

Bahadır Sügür

03 Ocak 2017, 21:27

Gerçek olan şu ki, Belediye Başkanımız Cem Kara da, AK Parti Çatalca İlçe Başkanı Selim Güçbilmez de geçmişi çabuk unutuyorlar.
Belediye Başkanı Cem Kara'nın son aylarda yaşadığı üzüntülerine verdiğim fevriliği dün bir hayli had safhaya ulaştı. CHP'li de, AK Partili Meclis Üyeleri de Başkan Cem Kara'nın meclis salonunda AK Partili Bayan Meclis Üyesi Tuba Uzun'a sarf ettiği sözleri uygunsuz buldular. Evet aynen ben de katılıyorum. Çatalca Belediye Başkanı Cem Kara'nın tavrı hoş değil, ve hatta nezaket dışı idi. Görüntüleri de sonuna kadar izledim. 
Ancak; Çatalca Belediye Başkanı Cem Kara'yı zıvanadan çıkartan kişi bence CHP'den AK Parti'ye geçen Belediye Meclis Üyesi Metin Sezer oldu. 
Ve iddia ediyorum bundan sonraki meclislerde, Belediye Başkanımız Sayın Cem Kara fevri tavırlarından vazgeçmez ve relax hallerini korumaz ise , bu gibi bir çok gaf ile karşı karşıya kalacağız. Bu sebeple benim kanımca Çatalca Belediye Meclisinin ikinci oturumu olan Cuma günü toplantısında, Başkan Cem Kara Bayan Meclis Üyesi Tuba Uzun'a bir özür borçludur ve gereğini yapmalıdır.
He böyle bir özür davranışında bulunur mu? İnadı inattır. Sanmıyorum. Ama AK Parti'nin erkek meclis üyelerini de kutlamak istiyorum. Bazılarını tenzih ediyorum ama, sizin tepkisizliğinizin ve ekip anlayışınızın bağdaş kurulası bir hali var. 
Şahsen bence kendi grubundaki meclis üyelerini savunmaktan aciz olan ve salonu terk etmeyen, AK Partili Meclis Üyelerini yalnız bırakan meclis üyeleri şöyle bir şey yapsalar yemin ediyorum yadırgamaz kimse... 
Hüseyin Kahya, Mesut Üner, Hasan Gökçe diğer meclis üyeleri meclis salonunu terk ederken koltuklarında oturdular. Nasıl bir mazereti olduğunu bilmiyorum kimsenin ama ekip ruhundan, partililik ruhundan uzak olan varsa bu kişiler içinde, bence partilerinden istifa etmeli ve CHP saflarına geçmeliler. 
Ama her şeyden önemlisi, tüm belediyelerde, hatta adı meclis olan tüm kurumlarda kürsü denilen bir alet vardır. Meclis üyeleri kürsüye çıkarlar ve orada konuşurlar. Mesela Cem Kara, Büyükşehir Meclisinde çok fazla kürsüye çıkıp konuşmuş birisi. Kendisine yerinden konuşması söylendiği zamanlarda bile, illaki kürsü diyerek kürsüde konuşma yapmıştır. Onun için Çatalca Belediye Meclisinde karşılıklı atışmaların ve sık sık söz kesilmesi ile polemiğe dönen meclis toplantılarının önüne geçmek için derhal bir kürsü gerekmektedir. Kürsüsüz meclis salonu mu olur yahu...

Gelelim KİPTAŞ ve  Erguvankent Konusuna...
Hafızalarınızı canlandırın, Başkan Cem Kara'nın "Dersinize çalışın da gelin" cümlesini iyi değerlendirin ve dersinize çalışın. Ders nereden çalışılır? Ders yazılı olan geçmişten çalışılır. 
Yaptığımız tüm haberlere bakınca, gittiğimiz tüm toplantıların beyanlarına baktığımızda;
Bugün Çatalca Belediye Başkanı Cem Kara, geçmişin belediye başkanları Fırat Aykut ve İsmail İp'i ne kadar suçluyor ise kendisi de sütten çıkmış ak kaşık değildir.
KİPTAŞ İle ilgili protokolün Erguvankent ve KİPTAŞ arasında imzalandığının müjdeli haberlerini boy boy fotoğraflar ile tüm gazetelere haber ettirip "15 yıllık Erguvankent sorununu çözdük" diyen Belediye Başkanımız Cem Kara'dır. 
Bu protokoller imzalanırken, o bölgede bulunan Manisa Bayırı halkı hiç düşünülmemiş mi? Düşünülmemiş. Ancak, geçmişin belediye başkanı Fırat Aykut "Proje Kapsamında kalan gecekonduların tasfiyesi ve ıslah edilmesinin tüm bedelleri, Belediyenin uygun göreceği yöntemler içerisinde Birlikçe karşılanacaktır" şeklinde bir maddeyi de içine koyarak bir sözleşme imzalamıştır.     Kiminle? O yıllarda ortalıkta KİPTAŞ yok tabi! Erguvankent ile Çatalca Belediye Başkanlığı arasında imzalamış. Her iki imza da ona ait. Hoş ben hep söylüyorum, bu çorabı bu ilçenin başına ilk örmeye başlayan kişi Fırat Aykut'un ta kendisidir.
İsmail İp ise 10 yıl boyunca görev yaptığı süre içerisinde Çatalca halkına tekrar iadesini sağlayabilecek ya da bunun olabilmesi açısından bir adım olarak görülebilecek tek bir hukuki süreç başlatmamıştır. Fırat Aykut kadar en az onun da bu yer ile ilgili bu ilçe halkına bir vebal borcu vardır.

Peki ya Cem Kara?
Bugün mecliste çıkıp "Ne yapacaktım devlet memuru iken mi" deyip 2007 yıllarını işaret ediyor ise, KİPTAŞ'ın yapılması ile 15 yıllık sorunun çözümü sağlanıyor ise, o zaman yukarıdaki sorunu Cem Kara çözmemiştir.
İyi ye gelince "Ben yaptım" kötüye gelince "Ben devlet memuruydum o zaman" deyip topu bırakın taca, saha dışına sallamaya çalışmak, bu halkı enayi yerine koymaktır. 
Bugün o mecliste olanlara baktığımızda geçmişi çabuk unutan bir vizyon sergileseler de "Manisa Bayırı Halkı" kimin ne dediğini ne sözler verdiğini unutmuyor. 
Şimdi Çatalca Belediyesi olarak hiç bir şey vermek zorunda değilsiniz. "Gelir Mecliste alırız bir karar veririz" dediğiniz yer kendi malınız olmaya bilir, zaten sorun da burada, o veririz denilen yerlerden, Çatalca Ferhatpaşa Mahallesi Merası olan 650 dönümü verdiğimizi herkes kafasına sokmalı. Binlerce konutun yapıldığı yere 60 kişiyi mi sığdıramayacaklar?
2011 yılı 6 Ocak sabah saatleri... Çatalca Belediye Başkanı Cem Kara da, AK Parti Çatalca İlçe Başkanı Selim Güçbilmez de ellerinde bir tane satış belgesi ile Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ile poz vermedi mi? Ardından benim tüm karşı çıkmalarıma rağmen şantiyede basın toplantısı düzenlenmedi mi? Cem Kara değil miydi orada bulunan? 
Demek istediğim şu;
Yumurta tavuğun kıçına gelmiş, siz hangi komşunun horozu deyip erken öteni arıyorsunuz! Kendi kümesinize bakın! O horoz kesin sizin horozdur. Tuzluk elinde hıyara koşanlar, şimdi benim tansiyonum var deyip yediği hıyarı inkar etmesin. 
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.