banner250
banner252

Geriden gelip bir çok belediyeyi geçtik

Lokman Çağırıcı

Lokman Çağırıcı



RÖPORTAJ: Emek Karakaş 10 Mart 2016, 07:30

Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı ilçenin 1992 yılından önce hizmet almadığını belirterek, “İlçe olduktan sonra önce alt yapı sonra üst yapıyı düzeltmek için çalıştık. Belki birçok kişi farkında değil ama çok büyük mesafe katettik. Hatta birçok belediyeyi geçtik” dedi.

Aslen Giresunlu ama o artık kendini Bağcılarlı olarak tanımlıyor. 1978 yılında geldiği Bağcılar'ın üzüm topladığı bağlarını da, balık tuttuğu derelerini de, kışları yürünmeyen çamurlu yollarını da, inek beslenen ahırlarını da, kadınların su taşıdığı çeşmelerini de çok iyi hatırlıyor. Lokman Çağırıcı ile 8 yıl belediye başkan yardımcılığı yaptıktan sonra 2007 yılından beri Belediye Başkanlığı'nı yürüttüğü Bağcılar'ı konuştuk.

“Her şeyden önce büyüdüğüm ve yaşadığım bir yere hizmet etmenin keyfi bir başka” diyen Çağırıcı, “Bağcılar'ın geçmişten gelen sorunları vardı. Bunları birebir yaşadım ve onları çözmek için çabalıyorum. Eminim biz diğer belediyelerden çok daha fazla çalışıyor, hizmette bulunuyoruz. Ancak geçmişten gelen sıkıntılar büyük olduğu için onlar kadar ileride görünemeyebiliriz. Ama birçoğunu da geçtik” diye konuştu.

9 yıldır belediye başkanısınız. Bu süreçte hayatınızda ne değişti?
Bu sürenin öncesinde de belediyecilik yaptığım için aslında değişen pek bir şey olmadı. Çünkü 8 yıl başkan yardımcılığı yaptım. 9 yıldır da belediye başkanlığı yapıyorum. Belediye başkanı olunca her şeyden önce sorumluluğunuz daha da artıyor. Başkan yardımcısıyken daha tempolu çalışırdım. Ama o zaman sorumlu olduğum bir başkanım vardı, kararları o verirdi. Direk karar verici konumda olunca insanın sorumluluğu daha da ağırlaşıyor.

Kararları tek başınıza mı alırsınız?
Tam başkan yardımcıları ve müdürlerle haftalık koordinasyon toplantılarımızı aralıksız yaparız. Hafta boyunca çalışmalarla ilgili notlar alınır ve ortak bir kararla işlerimizi yürütürüz.

Çözümleri vatandaşa soruyoruz
Keşke belediye başkanı olmasaydım dediğiniz anlar var mı?
İyi ki olmuşum veya olmasaydım gibi kavramları doğru bulmuyorum. İşimizi severek yapıyoruz. Benim için çok farklı bir duygu. Ben 40 yıla yakın bir süre Bağcılar'dayım ve bir Bağcılarlı olarak buranın sorunlarını çözüyoruz. Başkan yardımcılığına halkın tabanından problemleri görerek geldim. Bir problemi çözmek için öncelikli olarak orada yaşayanlarla konuşmak gerekir. Çözüm de onlardan gelecektir. Bir şeyi yapıp vatandaşı o kalıba sokmaktansa vatandaşın yaşadıklarını gözlemleyip çözümü ona göre üretmek daha mantıklı. Her şeyden önce büyüdüğüm ve yaşadığım bir yere hizmet etmenin keyfi bir başka. Geldiğimiz noktada ciddi bir mesafe katettik.

İstatistikler yapıldığında İstanbul'da insanların en mutlu yaşadığı yer Bağcılar çıkmıyor.  İnsanları mutlu etmekte yetersiz mi kalıyorsunuz?
Geçmişten gelen bir sıkıntı var. 1992 öncesi hizmet diye bir şey yok. Bağcılar köy diye anılıyordu, daha düne kadar İstanbul'un yaşam kalitesini düşürüyordu. Şimdi her geçen gün trend yükseliyor. Yaşam kalitesi ve gelişim anlamında en fazla yükselen yerlerden biri Bağcılar. Çok gerilerden geldiğimiz için en iyi yaşanılabilir yer olması çok zor.

Bağcılar'da eskinin tamiri zor
Bu konuda sorumluluklarınız nedir?
Kentsel dönüşümde şehircilikte çok farklı noktalarda çalışmalar yapılabilirdi. Fakat şehirde kaybedilmişlik vardı. Bu yüzden zorlukları çok fazla. Bağcılar'da eskinin tamiri bir durum söz konusu. Hizmet edebilmek için arsaya 2 misli fiyat vermek zorunda kalıyorsunuz. Arazi sıkıntısı var. Bununla birlikte gelen yoğun bir nüfus söz konusu. Ama bakıldığı zaman Bağcılar dünle bugün kıyaslanamaz bir duruma geldi. Son 10 yılda Bağcılar'da mevcut kadar yeni okul yapıldı. Geçmişe kadar memurların yaşayamadığı bir yerdi Bağcılar. Şuan da metronun en fazla konuşlandığı yer oldu. Geçmişten bir farkımız olmasaydı, son dönemde yapılan çalışmaları yapamaz olurduk. Sahildeki ilçelerle kıyaslanamayacak şekilde bizim bugün 6 tane yüzme havumuz faaliyette. Şuan 2 tane daha inşaatı devam eden yüzme havuzumuz var.

Yüzmede Türkiye derecelerine giren çocuklarınız var mı?
Biz son 2 yıldır bu çalışmaları hızlandırdık. Belediyemizin spor kulübünü de oluşturduk. Engelli basketbolunda ciddi mesafeler kat ettik, şu an lideriz. Sadece engelli basketbolda değil atletizim, boks, judo, güreş gibi birçok dalda derecelerimiz var. Biz engelli basketbolla değil engelli atletizimle de ün yaptık. Avrupa şampiyonluğunu engellilerde Türkiye'ye ilk biz getirdik. Bu alınan başarılar diğer engelliler için de aynı zamanda bir motivasyon oluyor.

Engellilerinin yaşayabileceği bir alt yapıya sahip misiniz?
Kaldırımlarda, kamu binalarında engelli girişleri asansörleri olsun ciddi bir mesafe alındı. Ama her şeyden önce onlara acıyarak değil toplumda hakları olduğu için bu çalışmalar yapıldı.

Yetkimiz olmasa da hizmet veriyoruz
Bağcılar ilk ilçe olduğunda nüfusu ne kadardı?
1992'de belediye olduğunda nüfus 303 bindi.

1992 yılında belediye olduğundaki bütçeyle bugünkü bütçe arasındaki fark nedir?
O günkü bütçeyle bugünkü bütçe arasında arada dağlar kadar fark var. İmkanların olmadığı bir Bağcılar'dan bugün birçok büyük yatırımın olduğu bir ilçeye geldik.

Bu durum sizin başarınız mı yoksa önceki yönetimlerin de katkısı var mı?
Biz yapılan bir çalışmanın üzerine çalışma yaptık. Önceki başkanımızın döneminde Bağcılar'da bir altyapı olmadığı için genelde yatırımları biz yeraltına yapıldı. O dönemlerde yer üzerine yatırımlar yapamadık. Daha sonra mesafe aldık. Örneğin 16 tane bilgievimizde ücretsiz olarak 42 bin çocuğumuz eğitim görüyor. Bizim eğitimle alakalı bütçemiz yüzde 10'u geçiyor.

Anayasal bir değişiklikle, merkezi devletin yetkilerinin eğitimden sağlığa kadar size devredilmesi için talepte bulunuyor musunuz? 
O konuda çalışmalarımız var. Yerel anlamda yetki devri söz konusu. Mesela daha önce okullara Bir şey yaparken soruşturma altında yapıyorduk. Türkiye'de ciddi bir yerelleşme oldu ama arz edilen noktada değil. Bu sadece eğitim noktasında değil; şehir polisi, trafik, sağlık belediyelerde olmalı. Develet belediyelere bütçe vererek daha hızlı hareket etme şansı doğurur. Biz doğal olarak yetkimiz olmadığı halde bazı hizmetleri yapmak zorunda kalıyoruz. Aile sağlığı merkezini kendi yetkimizle kurduk.

Bu kadar lüks çok görülmemeli
Çok yorulunca lüks arabaya biniyorum diye bir açıklamanız vardı.
Lüks arabaya binmeyi kabul etmiyorum. Çünkü Bağcılar halkını temsil ediyoruz. Bakın, hala Bakırköy Belediyesi'nden kalma binada oturuyoruz. Önce halkın tesisleri ve huzuru gelir. Biz bilgi evlerini, yüzme havuzlarını yapana kadar çok rahat belediye binası yapabilirdik. Ama vatandaşın rahatını hedefliyoruz. Bizim makam aracı gibi lüksümüz yok. Zaten tüm belediyeler hemen hemen aynı aracı kullanıyor. Bir belediye başkanı için bu lüks görülmemeli.

AK Parti iktidarının yerli arabalara binin diye aldığı bir karar var. Fakat yerli arabalara binmiyorsunuz.
Genel anlamda mümkün olduğu yerli arabalar kullanıyoruz. Zaman zaman kendi özel arabamı kullanıyorum.

Kaç yıl daha belediye başkanlığı yapayı düşünüyorsunuz, hedefiniz ne?
Olduğum dönemde olduğum konumun hakkını vermeye çalışıyorum.

2019'da yeniden aday olur musunuz?
Siyaset için çok erken. Bir şey diyemem.

20 yıl önceki Lokman Bey'le şimdiki Lokman Bey'in maddi şartlarında değişiklik var mı?
Ben 20 yıl öncede kendi işimi, ticaretimi yapan birisiydim. Şimdi de aynısı.  Ben çok ilgilenemesem de işlerimi ailem yürütüyor.

Başkanlık beni değiştirmedi
Belediye başkanlığı hayatınızda kişilik ve kimliğinizde değişiklik yaratıyor mu?
Daha öncesinden de Bağcılar sokaklarında gezdiğim için farklılık hissetmiyorum. Koruma ordum yok. Tedbir almak ayrı bir olay. Ama sizin ne kadar korumanız olsa da olacağın önüne geçilmez. Bağcılar'da zaten o şekilde gezemem. Öncelikle yolda yürüken bir çocuğun Lokman amca diye bana koşması büyük bir mutluluk.

Halkla iç içeyim herkesi tanırım dediniz. Bu durum Bağcılar'a hala bir Anadolu kenti özelliği katar mı?
Çok değil. Neticede büyük şehir konumundasınız. Yoğun bir işgücü var. Bir Anadolu kenti değil fakat diğer ilçelere göre farklılık var. Bu durum belki benim buralı olmamdan kaynaklıdır. 40 yıla yakın Bağcılar'da siyaset yaptım. Her topluluğun içinde bulundum. Mutlaka mahalleleri her gün gezerim.

Bu yoğun tempoda ailenize zaman ayırabiliyor musunuz?
Çok az. Çocuklarımla mutlaka ilgilenirim. Okula gittiklerinden döndüklerine kadar bilgilendirilirim. Fakat çok yoğun biçimde ilginemiyorum. Eşim de bu duruma alıştı artık.

Fazla özgürlük sıkıntı yaratıyor
Türkiye'nin gidişatı için ne düşünüyorsunuz?
Kritik bir süreçten geçiyoruz. Eskiden beri hep arzu ettiğim bir konu vardı. Malesef  Türkiye'de bunu hala göremiyorum. O da şu; milli ve manevi değerler söz konusu olduğunda siyaset ikinci planda olmalı.

Toplumun gerginleşmesinde Bağcılar önemli bir nokta. Siz bunu sokakta hissediyormusunuz?
Malesef. Tabiki hissediyorum. Hnagi siyasi parti olursa olsun milli mesele, vatan söz konusu olduğunda siyasi hırslar bir kenara bırakılarak birleşilmeli. Şu anda buna ihtiyaç duyduğumuz dönemleri yaşıyoruz. Türkiye'de her dönem sıkıntılar farklı boyutlarda yaşandı. Bu ülkede Sünni-Alevi çatışması ilerleseydi bunun önüne kimse geçemezdi. Bunu Cumhurbaşkanımıza borçlu olduğumuza inanıyorum. Şuan ki Doğu ve Güneydoğu meselesine gerçekten üzülüyorum. Ben Türküm. Kürt halkıyla kardeş olmuşuz. Çanakkale bizim en güzel ortak paydamız. Birlik ve beraberliğe ihtiyaç duyduğumuz bu günleri inşallah en kısa zamanda atlatırız. Bu gemi batarsa hepimiz batacağız. Türkiye'nin Türkiye'den başka dostu yok. Onlarca ülkeden sığınmacı bakıyoruz. Ama ben Türkiye'den kimsenin başka ülkede sığınmacı olarak bakıldığını duymadım.

12 Eylül'den sonra 200 bin kişi gitti.
Ferdi olarak gittiler. Yani savaş anı gibi bi durum değildi. Onlardan da kurtulduk. Ahmet Kaya'nın neler çektiğine şahit olduk. Türkçe'nin Kürtçe'nin konuşulmadığı ülkeler vardı. Demekki bazen fazla özgürlük sıkıntı yaratabiliyor.

Özgürlükler geri mi alınmalı?
Birçok sıkıntıları yaşadık. Kişisel anlamda özgürlükler sınırlandırılmalı. Geçmişte olaylar siyasi olarak değerlendrildi. Şimdi konu vatan ve millet. O zamanki özgürlüklerle şimdikiler kıyaslanamaz. Kendi ülkesinde Kürtçe konuşamayanlar vardı.

38 yıllık Bağcılarlı
1965 yılında Giresun’un Bulancak ilçesinde dünyaya gelen Lokman Çağırıcı, 1978 yılından itibaren Bağcılar Mahmutbey Mahallesi´nde ikamet etmeye başladı. 1990 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü'nü bitirdi. 1999 yılına kadar çeşitli kurumlarda üst düzey yöneticilik yaptı, ticaretle meşgul oldu. 1990 yılından itibaren siyaset hayatı başlayan Çağırıcı, 1999 yılında Bağcılar Belediyesi Meclis Üyesi seçildi. Bağcılar Belediye Başkanı Feyzullah Kıyıklık'ın 2007 Genel Seçimleri’nde AK Parti İstanbul Milletvekili olması üzerine, Belediye Meclisi tarafından Bağcılar Belediye Başkanlığı´na seçildi. 29 Mart 2009 seçimlerinin ardından 30 Mart 2014 Yerel Seçimleri’nde tekrar aday olan Çağırıcı, yüzde 57.25 oy oranıyla üçüncü defa belediye başkanı seçildi. Çağırıcı, Bağcılar Belediye Başkanlığı görevinin yanı sıra Bağcılar Amatör Spor Kulüpleri Birliği Başkanlığı, Marmara Belediyeler Birliği Başkan Vekilliği, Türk Dünyası Belediyeler Birliği Başkan Yardımcılığı, Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler, Orta Doğu ve Batı Asya Bölge Teşkilatı (UCLG-MEWA) saymanlığı görevlerini de yapıyor. Evli ve dört çocuk babasıdır.

Hamİde Kurt ilçenin gururu
Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı'nın en çok önem verdiği hizmetlerden biri de Engelliler Sarayı. En büyük gururu ise 20 yaşındaki Hamide Kurt.  Henüz 9 yaşındayken Bağcılar’da sokakta oyun oynarken kamyonetin altında kalarak yürüme yeteneğini kaybeden ve tekerlekli sandalye ile hayatını sürdüren Hamide Kurt'un hayatı Engelliler Sarayı'nda değişti. Buraya kaydolduktan sonra engelliler dalında düzenlenen atletizm yarışlarına katılmak için çalışmalara başlayan Hamide Kurt, 2008’de İtalya’daki Akdeniz Oyunları’nda, engelliler kategorisinde dördüncü oldu. 2013 yılında Avrasya Maratonu’nda da engelliler kategorisinde 42 kilometreyi koşarak birinci oldu. 2010'da Dünya Şampiyonası'nda 1 gümüş, 2 bronz madalya kazanan Hamide Kurt, 2015 Katar Atletizm Dünya Şampiyonası 100 metrede dünya ikincisi oldu.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.