2015’in 2'inci 3 ayında 26 gazeteciye soruşturma, 19 gazeteciye dava açıldı

Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) ‘2015 Nisan-Mayıs-Haziran Medya Raporunu’ açıkladı. Rapora göre, muhabir, yazar, sorumlu yazı işleri müdürü ve genel yayın yönetmenine yönelik 26 yeni soruşturma açıldı ve bu soruşturmalarda 19 gazeteciye çoğunluğu hapis istemli dava açıldı. Yine aynı rapora göre, farklı basın yayın organlarında çoğunluğu muhabir, 3'ü yabancı 18 kişi gözaltına alındı, 1'i tutuklandı.

2015’in 2'inci 3 ayında 26 gazeteciye soruşturma, 19 gazeteciye dava açıldı

 ÇGD 2015’te başladığı ve 3 ayda bir yayımladığı medya raporunun ikincisini açıkladı. Ankara Mülkiyeliler Birliği’ndeki toplantıya ÇGD Başkanı Ahmet Abakay, Ankara Şube Başkanı Can Güleryüzlü ve bazı basın yayın organları katıldı. Dernek adına basın açıklamasını okuyan Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Çınar Özer, ikinci rapor çalışmalarında iktidar baskısının daha da sertleştiğini söyledi. Nisan-Mayıs-Haziran’ın yönetim ve rejim tartışmalarının yaşandığı seçim dönemi ile geçtiğini kaydeden Özer, şu ifadeleri kullandı: "Özellikle uzun yıllar başbakanlık yapan Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı konumuyla gördüğü ilk seçim olma özelliği taşıyan ve birkaç yıldır sürekli ısıtılan 'başkanlık' sistemi tartışmalarına kilitlenen seçim sürecinde, basına yönelik baskılar her anlamıyla daha da fazla arttı. Aylar öncesinden öngörüsünü yapabildiğimiz bu baskı sürecinin en temel nedeni, vatandaşların tarihi bir dönemeçte manipülasyonlarla tercihlerini etkilemekti. Bunun için iktidarın ülke yönetimine ilişkin yasal ve şeffaf olmayan tüm uygulamalarına ilişkin yayınlar hızla yasaklanmaya, haberleri yapan gazeteciler 'terörist, düşman' ilan edilerek soruşturulmaya, olmadı seçim dönemlerine özgü olan meydanlarda popülist söylemlerle hedef gösterilmeye çalışıldı.” 

Nisan-Haziran dönemine ait medya raporunu ilişkin bazı rakamsal bilgileri paylaşan Özer, şöyle devam etti: "Bu dönemde çeşitli iddialarla muhabir, yazar, sorumlu yazı işleri müdürü ve genel yayın yönetmenine yönelik 26 yeni soruşturma açıldı; bu soruşturmalarda 19 gazeteciye çoğunluğu hapis istemli ceza talebi oldu. Soruşturmalardan bazıları da doğrudan gazetelerin tüzel kişiliğine dolayısıyla genel yayın yönetmenleri ve sorumlu yazı işlerine açıldı. 3 gazeteci için de iddianameleri tamamlanarak hapis istemli davalar görülmeye başlandı. Aralarında yabancı gazetecilerin de bulunduğu yine muhabir, yazar, sorumlu yazı işleri müdürü ve genel yayın yönetmeni olan 61 kişinin, önceden açılmış davalarına devam edildi. Bu davalardan para cezası, paraya dönüşen hapis cezaları alanlar olduğu gibi beraat edenler, yargılaması ileriye bırakılanlar da oldu. Farklı basın yayın organlarında çoğunluğu muhabir, 3'ü yabancı 18 kişi gözaltına alındı, 1'i tutuklandı. Aynı dönemde basın yayın kuruluşlarına ve çalışanlarına yönelik saldırı, darp ve hakaret nitelikli 12 olay yaşandı; bu olaylardan sadece 1 Mayıs'ta 15 gazeteci çeşitli yerlerinden yaralanırken, söz konusu 12 olay kapsamında yine onlarca gazeteci özellikle polis yetkilileri tarafından hakarete uğradı. Sansür ve yasaklamanın artık en iyi maskesi olan 'akreditasyon' ile 'internete erişim yasağı' gibi uygulamalar da bu dönemde sık sık gündeme geldi. Bu konuda 13 olay yaşandı; resmi makamların uyguladığı yasaklama ve akreditasyonların yanı sıra Türk-İş'e bağlı Yol-İş Sendikası, Avea, İsrail Büyükelçiliği de programlarında bazı gazeteler ve gazetecilere 'yasak' koydu.”

'Çağlayan Adliyesi olayı sonrası basına yönelik gelişmeler', 'MİT TIR’ları haberi sonrası basına yönelik gelişmeler', 'seçim sürecinde basına yönelik gelişmeler' ve 'diğer gelişmeler' adı altında 4’e ayrılan raporun öne çıkan bazı olayları şöyle: 

"- Erdoğan’dan tehditvari açıklama: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Romanya’daki resmi temasları sırasında yaptığı açıklamada, Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın başına silah dayanmış fotoğrafıyla haberleri veren basın kuruluşlarını adeta tehdit etti: O fotoğrafları gün boyu yayımlayanlar, neyi hedefliyorsunuz? Terör örgütüne hizmet ettiğinizi görmüyor musunuz? Tabi ülkeme döndüğümde bunlarla ilgili daha farklı açıklamalarımız olacak. (1 Nisan 2015)

- Gazetelere terör örgütü propagandası soruşturması: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Bugün, Cumhuriyet, Posta ve Hürriyet gazetelerine, savcı Mehmet Selim Kiraz'ın yaşamını yitirdiği olaya ilişkin yayınları nedeniyle ''Terör örgütünün propagandasını yapmak'' suçundan soruşturma başlattı. (1 Nisan 2015)

- Cenazede akreditasyon uygulaması: Çatışmada hayatını kaybeden savcı Kiraz için düzenlenen cenaze törenine, Kiraz’ın rehin alındığı fotoğrafları birinci sayfasından veren Hürriyet, Sözcü, Vatan, Cumhuriyet ve Taraf gazeteleri ile Samanyolu TV, Bugün TV, Doğan Haber Ajansı (DHA), CNN Türk ve İMC TV kanalları alınmadı. Görevlerini yapmak isterken engellenen gazetecilere polisler, 'Talimat Ankara'dan' derken, Başbakan Davutoğlu, cenazedeki akreditasyon uygulamasına ilişkin, talimatı kendisinin verdiğini açıkladı ve “Medyanın bir kesimi daha o ailenin acısı dururken, şakağına silah dayanmış resimleri yayımlama ahlâksızlığını göstermiştir. Kendi kardeşleri, eşleri olduğunu düşünsünler, ne hissederler? Bu basın özgürlüğüyle ilgili değil, insani bir durumdur” dedi. (1 Nisan 2015)

- Bir soruşturma daha: Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı, savcı Mehmet Selim Kiraz’ın başına silah dayalı fotoğrafını yayınladıkları gerekçesiyle Sözcü, Ortadoğu ve Milli Gazete hakkında Terörle Mücadele Kanunu (TMK) 6 ve devamı maddeleri kapsamında soruşturma açtı. (4 Nisan 2015) 

- RTÜK’ten kanallara ceza: RTÜK, savcı Mehmet Selim Kiraz'ın 31 Mart 2015 günü İstanbul Çağlayan Adliyesi’ndeki odasında rehin alınmasıyla ilgili Başbakanlığın getirdiği yayın yasağını deldiği gerekçesiyle 20'ye yakın televizyon kanalına uyarı cezası verdi. (22 Nisan 2015)

- Gazetecilere tweet soruşturması: 'Çağlayan Adliyesi Baskını'na ilişkin sosyal medya paylaşımlarıyla ilgili 'terör örgütü propagandası' yapmak suçundan başlatılan soruşturma kapsamında, aralarında gazeteciler Mirgün Cabas, Banu Güven ve Ceyda Karan’ın yanı sıra televizyon programcısı Asım Yıldırım, bir dönem Taraf gazetesinde yazarlık yapan Emre Uslu ile Önder Aytaç, akademisyen Koray Çalışkan, oyuncular Barış Atay, Pelin Batu ve şarkıcı Ferhat Tunç “şüpheli” sıfatıyla ifadeye çağrıldı. Soruşturma kapsamında, gazeteci Nazlı Ilıcak'ın da ''şüpheli'' sıfatıyla ifadesi alındı. (26 Mayıs 2015) 

- Gazetelere ilan cezası: Basın İlan Kurumu (BİK), savcı Mehmet Selim Kiraz’ın rehin alınmasıyla ilgili fotoğrafları yayımlayan 39 gazeteye ilan kesme cezası verdi. Ceza, gazetelere göre 1 ila 12 gün arasında değişti. (18 Haziran 2015)

- Cumhuriyet’in internet sitesine yayın yasağı: Cumhuriyet gazetesinin internet sitesinde yayınlanan silah sevkiyatına ilişkin kamera görüntülerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 'milli güvenlik bakımından sakıncalı' olduğu iddiasıyla yayın yasağı koydu. Gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar hakkında da 'devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk' iddiasıyla iki soruşturma açıldı, gazetenin diğer yöneticileri hakkında da soruşturma başlatıldı. (29 Mayıs 2015)

- Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyet Gazetesi'ne yönelik tehditvari açıklamalarına devam etti: TRT Haber'de katıldığı canlı yayında Can Dündar'ı casusluk yapmakla suçladı: Ben davamı açtım. Bu haberi yapan kişi bunun bedelini ağır ödeyecek. Öyle bırakmam onu. Can Dündar da Twitter hesabından Erdoğan'a yanıt verdi: Bu suçu işleyen kişi, bedelini ağır ödeyecek. Öyle bırakmayız onu. (31 Mayıs 2015)

- Erdoğan, Dündar’ın ağırlaştırılmış müebbede çarptırılmasını istedi: Cumhurbaşkanı Erdoğan, MİT TIR’ları ile ilgili Cumhuriyet Gazetesi’nin haberi üzerine Gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nda bireysel suç duyurusunda bulundu. Haberde ortaya çıkan silahlar, dilekçede 'gerçeğe aykırı görüntü ve bilgi' olarak nitelendirildi ve Dündar’ın 'gizli kalması gereken bilgileri açıklama', 'örgüt kurma', 'hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs', 'devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme', 'casusluk' suçlarından bir kez ağırlaştırılmış müebbet, bir müebbet ve 42 yıl hapis ile cezalandırılması talep edildi. (2 Haziran 2015)

- TRT, CHP’nin reklamını yayınlamadı: CHP’nin seçimlere yönelik, iktidarı eleştiren içerikteki 'Milletçe Alkışlıyoruz' sloganını taşıyan reklam filmi, TRT tarafından yayınlanmadı. Bunun üzerine CHP yönetimi reklamda 'kötüleme' değil, eleştiri olduğu; yasaklama kararının 'dayanağı olmadığı' görüşüyle TRT hakkında hem idare hem de Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. (11-15 Nisan 2015)

- Erdoğan’dan gazeteci Küçükkaya’ya tepki: Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’da Sinan Erdem Kapalı Spor Salonu’nda düzenlenen 'Rizeliler Buluşuyor' programında, Fox TV’deki 'Çalar Saat' adlı programı için Rize’ye giden ve vatandaşlarla söyleşi yapan gazeteci İsmail Küçükkaya’ya tepki gösterdi. “Bunların maalesef yapısı bu, karakteri bu. Bunların dertleri milleti dinlemek değil. Kendi söylemek istediklerini oradaki insanların ağzından almaya çalışıyorlar. Rizeli bu oyuna gelir mi? Hepsinin de diline sağlık." diyen Erdoğan’a, Küçükkaya’nın yanıtı Twitter’dan “3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü günü kutlu olsun.” şeklindeydi. (3 Mayıs 2015)

- Erdoğan ile Doğan Grubu’nun 'Yüzde 52 ile idam' polemiği: Erdoğan’ın seçim meydanlarında tepki gösterdiği medya grubu ise Doğan Grubu oldu. Mısır’da devrik Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’ye verilen idam kararını 'Yüzde 52 ile idam' başlığıyla haberleştiren Hürriyet gazetesi, iktidar kanadı tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a mesaj vermekle suçlandı. Erdoğan, Kayseri'de toplu açılış programında ''Türkiye'de de bu haberi Doğan Medya Grubu nasıl verdi? 'Şok karar, yüzde 52 ile idam'. Ey Doğan Grubu, seni muhatap almam, ama şunu bilmen lazım, siz affedersin hayatınızı korkuyla geçiriyorsunuz. Doğan Grubu, sen avucunu daha çok yalarsın.'' ifadelerini kullandı.

- Hürriyet, 19 Mayıs 2015 tarihli sayısının birinci sayfasından Erdoğan’a yanıt amacıyla 'Sayın Cumhurbaşkanı’na Sesleniyoruz' başlıklı bir yazı yayımladı ve eleştirilen 'Yüzde 52 ile idam' başlığını Erdoğan’ın kendisinin de idam kararının açıklanmasından kısa bir süre sonra yaptığı konuşmada söylediğini ifade etti. Erdoğan’a “Amacınız nedir? Bizden ne istiyorsunuz?” sorusunu yöneltti. (16 Mayıs 2015)

- TRT muhalefete muhalif: RTÜK, TRT’nin seçim çalışmalarına yönelik incelediği kayıtlarından, 3 Haziran 2015’ten geriye dönük 1 ay içerisinde TRT kanallarında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a 45 saat, AKP’ye 54,5 saat, CHP’ye 14 saat, MHP’ye 7,5 saat ve HDP’ye de 3 saat yer verildiğini bildirdi. (6 Haziran 2015) 

- Oy sayımında gazetecilere engel: ATO'da Yurt Dışı İlçe Seçim Kurulu'nda seçim mevzuatında TC vatandaşı herkese oy sayımını izleme hakkı tanınmış olmasına karşın basın mensuplarına özel yasak getirildi. Bir sandıktaki sayımda müşahitler arasında geçersiz olduğu oy zarflarını yakma kararı nedeniyle başlayan kavga yumruklaşmaya yol açtı. Bu sırada foto muhabirleri-kameramanlar görüntü almaya çalıştı. Ardından Çevik Kuvvet, kavga edenleri ayırmak yerine basın mensupları çevresinde insan barikatı kurdu. Sonrasında görevliler gazetecileri dışarıya çıkarmaya çalıştı. Ancak yazılı karar olmadan gazeteciler çıkmayı reddetti. Bunun üzerine ilk önce polis sonrasında İlçe Seçim Kurulu'nun hedefindeki basın jet hızıyla yazılı karar alınarak dışarıya atıldı.
(7 Haziran 2015)

- “HDP Meclis’e girmeli” deyince işinden oldu: Sabah gazetesi köşe yazarı Sevilay Yükselir, seçim öncesindeki 'HDP. Meclis’e girmeli' açıklamalarının ardından seçim sonrasında da AKP’ye yönelik eleştirileri nedeniyle işinden kovuldu. (8 Haziran 2015)

- RTÜK, AKP’nin yasaya aykırı reklamına cezayı işleme koymadı: AKP’nin geçen yerel seçimlerde bayrak ve cami görüntülü reklam filmlerine ilişkin Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) durdurma kararına karşın reklamı yayınlayan kanallara ilişkin hazırlanan 41 ihlal raporu RTÜK’te AKP’li üyelerin oylarıyla işleme konulmadı. (2 Nisan 2015)

- TBMM’de gazetecilere sansür: TBMM Başkanlık Divanı, 'izinsiz çekim' yapılması halinde gazetecilere verilen 'Parlamento kartının iptali' cezasını daha da ağırlaştırdı. Mevcut yönetmeliğe göre 'izinsiz çekim' gerekçesi ile 'Parlamento muhabiri giriş kartı' iptal edilen sarı basın kartı sahibi gazeteciler, kulislere girememekte ancak basın kartları ile Meclis’in basın toplantısı benzeri rutin faaliyetlerini izleyebilmekteydi. Değişiklikle 'kart iptali' kararına muhatap Parlamento muhabirinin, 'TBMM yerleşkesine' girmesi de engellendi. Parlamento Muhabirleri Derneği (PMD) yazılı açıklamayla karara tepki gösterirken, uygulamanın, iktidarların haberlerinden hoşlanmadığı gazetecilerin 'izinsiz çekim' gerekçesi ile kartının iptal edilmesine neden oluşturabileceğini kaydetti. (6 Nisan 2015)

- Gazeteciler Çetinkaya ve Karan’ın 4,5 yıl hapsi istendi: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Charlie Hebdo dergisinin İslam’ın peygamberi Muhammed olduğu iddia edilen karikatürünü köşelerinde yayımladıkları gerekçesiyle Cumhuriyet Gazetesi yazarları Ceyda Karan ve Hikmet Çetinkaya hakkında 'halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama' suçundan dava açtı. 2 gazeteci için ayrı ayrı 4,5 yıla kadar hapis istendi. İddianamenin şikâyetçi listesinde Bilal Erdoğan, Sümeyye Erdoğan, Berat ve Esra Albayrak, Erdoğan’ın danışmanı Mustafa Varank ile Erdoğan’ın avukatlarının da bulunduğu bin 280 kişi ve kurum yer aldı. (8 Nisan 2015)

- TOBB’da işadamlarından gazetecilere çirkin saldırı: Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun da katıldığı TOBB 8. Türkiye Ticaret ve Sanayi Şûrası’nda işadamlarından gazetecilere çirkin bir saldırı oldu. Şuranın açılış konuşmalarının öncesinde, Menemen Ticaret Odası Başkanı Yılmaz Güral ve Aksaray Ticaret Ve Sanayi Odası Başkanı Ahmet Koçaş gazetecilere ayrılan yere oturmak istedi. Yaşanan gerilim sırasında, Menemen Ticaret Odası Başkanı Güral’ın gazetecilere dönerek, “Oturduğunuz yerlerin parasını biz verdik.” demesi tepkilere neden oldu. Gazeteciler salonu terk etti, geride sadece TRT ve AA kaldı. TOBB Genel Sekreteri Mustafa Saraçöz, yaşananlardan dolayı gazetecilerden özür diledi. (8 Nisan 2015)

- MEB’den muhabire, ‘deşifre edeceğiz’ tehdidi: ‘Muhalif haber’ yaptıkları için eğitim muhabirlerinden bazılarının Milli Eğitim Bakanlığı’na girişini engelleyen MEB Basın Müşaviri Abdülkadir Özkan, imam hatip ortaokulu ve liselerindeki öğrenci artışını işlediği “Bilal’in Hedefine Bir Yılda Varıldı” haberi nedeniyle Cumhuriyet Gazetesi muhabiri Sinan Tartanoğlu’nu adeta tehdit etti. MEB, bakanlığa ve eğitime yönelik 'sistematik karalama' kampanyası yürüttüğünü iddia ettiği medya organlarını ve muhabirleri 'kamuoyuna deşifre edeceğiz' açıklaması yaptı. (13 Nisan 2015)

- Gazeteci Coşkun beraat etti: Cumhuriyet gazetesi muhabiri Canan Coşkun’un, 13 Eylül 2014 tarihli “TÜRGEV’e hediye konak” haberinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’a hakaret ettiği iddiasıyla 2 yıl hapis istemiyle yargıladığı dava sonuçlandı. İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi, Coşkun’un, atfedilen suçun unsurlarının oluşmadığına karar vererek beraatına karar verdi. (14 Nisan 2015)

- Cumhuriyet yazarları ve muhabirine soruşturma: Cumhuriyet gazetesi yazarları Cüneyt Aracayürek’e 'Üçlü Cehpe', Özgür Mumcu’ya 'Zalim ve Korkak', Meriç Velidedeoğlu’na 'Allah’ın Gölgesi’nden, ‘Allah’ın Elçisi’ne mi?' başlıklı yazıları, muhabir Emre Döker’e de 19 ve 20 Mart tarihli 'Etten duvarlı keşif' ile 'Valilik koya girişleri yasakladı' haberleri nedeniyle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın şikâyeti üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca soruşturma başlatıldı. (15 Nisan 2015)

- Avea’dan basına engel: Avea Günışığı Projesi’nin tanıtıldığı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın katıldığı programı takip etmek isteyen Cihan Haber Ajansı ekibi, programın yapıldığı salona alınmadı. Sarı basın kartı sahibi gazetecilerin içeri girişleri, Avea görevlileri ve programın gerçekleştirildiği otel görevlilerince, Türkiye’de sansür ve baskıya en rahat kılıf yapılan 'akreditasyon' uygulaması gerekçe gösterilerek engellendi. Gazeteciler yaka paça dışarı çıkartılırken, gazeteciliğin 'halkın doğru haber alma hakkı' üzerine var olduğundan bihaber, daha doğrusu bu hakka kör Avea görevlilerince meslektaşlarımız şov yapmakla suçlandı. (20 Nisan 2015)

- MEB’den basına karşı toplu dava yöntemi: Milli Eğitim Bakanlığı, Taraf gazetesinde 'Devlette Kadroya Rüşvet Tarifesi' başlığıyla yayımlanan habere ilişkin manevi tazminat davası açılmasını kararlaştırırken, Bakanlık Basın Müşaviri Abdülkadir Özkan yaptığı açıklamada, bakanlık İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü’nde bulunan tüm personelin manevi tazminat davası açacağını söyledi. Bir kamu kurumunun bir birimindeki tüm personelin dava açmaya hazırlanması akıllara “talimatlı dava” düşüncesini getirdi. (22 Nisan 2015)

- Agos’a ülkücülerden tehdit: MTP ve Turan Ocakları, saat 07.15’te Agos’un yeni binasının önüne gelerek siyah çelenk bıraktı. MTP ve Turan Ocakları adına iki kişi binanın önünde açıklama yaptı. Turan Ocakları İstanbul, bu açıklamanın videosunu “Bir gece ansızın Agos Gazetesi'ndeyiz” başlığıyla kendi Facebook sayfasından paylaştı.
(24 Nisan 2015)

- İsrail resepsiyonunda gazetecilere arama tacizi: İsrail Büyükelçiliği’nin Swissotel Ankara’da düzenlenen milli gün resepsiyonunda, sarı basın kartları günler öncesinden büyükelçiliğe ulaştırılan ve sıkı bir güvenlik prosedüründen geçirildikten sonra kabul edilen gazetecilerin, resepsiyon için geldikleri otelde karşılaştıkları güvenlik araması tepkilere neden oldu. Resepsiyonun yapıldığı salona girmeden önce gazetecilerin ayakkabılarını, kemerlerini çıkarmalarını, dedektörle ayakkabıların içlerine kadar arama yapılacağını söyleyen büyükelçilik çalışanlarına, üzerindeki gömlek ve pantolonda da metal aksesuarlar bulunduğunu söyleyerek tepki gösteren Milliyet gazetesi muhabiri Ayşegül Kahvecioğlu’na, yetkililerden birinin, “Eğer gerekirse gömleğinizi, pantolonunuzu da çıkaracaksınız. Davetli olsaydınız bu prosedür size uygulanmayacaktı.” demesi büyükelçiliğin, gazetecilere yönelik tutumunu gözler önüne serdi. Bu tutumuna tepki gösteren çok sayıda gazeteci, resepsiyonu terk etti. (29 Nisan 2015)

- Bir akreditasyon skandalı daha: TÜRK-İŞ'e bağlı YOL-İŞ Sendikası, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun da katıldığı taşeron işçilerin sorunlarının ele alınacağı toplantıda bazı gazetecilere akreditasyon engeli getirerek programı takip etmelerini engelledi. (30 Nisan 2015)

- İstanbul’da '1 Mayıs Basın Görev Kartı' krizi: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin (TGC), İstanbul’daki 1 Mayıs İşçi ve Emekçiler Bayramı kutlamalarına ilişkin sarı basın kartı olmayan muhabirlere de '1 Mayıs Basın Görev Kartı' uygulaması girişimi, valiliğin kart alacakların listesini istemesi üzerine durduruldu. TGC’den yapılan açıklamada, “Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’ne güvenerek kimliklerini, fotoğraflarını gönderen meslektaşlarımızın güvenlerini boşa çıkaramazdık. Dolayısıyla hazırlanan listeyi vermemekte ısrar ettik. Üzülerek duyuruyoruz ki, yarın hazırladığımız kartlar 1 Mayıs’ta geçerli olmayacaktır.” açıklaması yaptı. (30 Nisan 2015)

- Dergiye miting yasağı: NTV muhabiri Burak Özcan'ın çantasında bulunan 'Kafa' isimli edebiyat dergisi, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Osmaniye'deki mitingine sokulmadı. Özcan Twitter hesabından, güvenlik güçlerinin kendisine "Üzerine yazı yazıp havaya kaldırabilirsin" karşılığını verdiğini yazdı. (2 Mayıs 2015)

- AA muhabirine tazminat: Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, Mavi Marmara Gemisi'nde bulunan Anadolu Ajansı (AA) muhabirinin açtığı davada İsrail'i 40 bin lira manevi ve 6 bin 103 lira maddi tazminata mahkûm etti. (9 Mayıs 2015)

- Danıştay’dan basına sansür: Danıştay’ın 147’nci kuruluş yıldönümü nedeniyle 11 Mayıs 2015 günü düzenlenen törende basına sansür uygulandı. (11 Mayıs 2015)

- Soma’da basına saldırı: Manisa’nın Soma ilçesinde 301 işçinin hayatını kaybettiği Eynez maden ocağındaki güvenlik görevlileri, Maden İşçileri Dayanışma ve Mücadele Derneği bünyesinde basın açıklaması yapan madencilerin görüntülerini çekmek isteyen basın mensuplarına saldırdı. Cumhuriyet Gazetesi muhabirleri Emre Döker ve Oğuz Yıldız’ı darp eden güvenlik görevlileri alanda görev yapan diğer basın mensuplarının da görüntü almasını engelledi. (13 Mayıs 2015)

- Hakkâri’de 6 gazeteciye akreditasyon engeli: Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu tarafından Yüksekova Havalimanı açılışını takip etmek için Hakkâri Valiliği’ne başvuran, aralarında ÇGD Hakkâri Temsilcisi, DHA muhabiri Behçet Dalmaz’ın da bulunduğu 6 gazeteciye, Cumhurbaşkanlığı Basın Başdanışmanlığı tarafından akreditasyon uygulanarak izin verilmedi. (26 Mayıs 2015)

- GYV Başkanı Aytay ifade verdi: Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Başkan Yardımcısı Erkam Tufan Aytav, İstanbul Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından Fuzuli Aydoğdu'ya yaklaşık 1,5 saat şüpheli sıfatıyla ifade verdi. (28 Mayıs 2015)

- Zaman muhabiri Şencan’a polislerden dayak: Taksim'de Gezi Parkı olaylarının ikinci yıldönümünde alınan olağanüstü önlemleri görüntüleyen Zaman gazetesi muhabiri Emre Şencan, sivil giyimli bir polisin saldırısına uğradı. Şencan gazeteci kimliğini göstermesine karşın polis önce küfür edip tokat attı ardından da yere yatırarak hayalarını tekmeledi. Olay sırasında polisler, saldırıyı görüntüleyen haber ajanslarının kayıtlarına da el koymaya kalkıştı. Hastanede darp raporu alan Şencan, bir gün sonra suç duyurusunda bulundu. (31 Mayıs-1 Haziran 2015)

- Sümeyye Erdoğan’ın açıklamasını takip eden gazeteciye şiddet: T24 muhabiri Michelle Demishevich, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın kızı Sümeyye Erdoğan’ın Belçika Başkonsolosluğu önündeki basın açıklamasını takip ettiği sırada sivil polislerin şiddetine maruz kaldı. (1 Haziran 2015)

- Mehmet Baransu tweetleri nedeniyle ifade verdi: Balyoz Davası’nda kumpas kurulduğu iddialarına ilişkin soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Taraf gazetesi eski yazarı Mehmet Baransu, Twitter hesabında !Esat Ç.! takma ismini kullandığını iddia ettiği E.B.U'ya yönelik tweetleri nedeniyle ifade verdi. İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'nda ifade veren Baransu, 'E.B.U bu ismi not edin', 'AK Parti mi çıkacak' ve 'E.B.U. ötmeye başladığı an' şeklindeki tweetlerin kendisine ait olduğunu ancak iddia edildiği gibi bu cümlelerin 'özel hayatın gizliliğinin ihlal etmek', 'iftira' ve 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik' suçlarını içermediğini söyledi. (4 Haziran 2015)

- Zaman ve Cihan muhabirleri programa alınmadı: Antalya’da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kızı Sümeyye Erdoğan’ın katılacağı bir programı takip etmeye giden Zaman gazetesi ve Cihan Haber Ajansı muhabirleri Cihat Ünal ve Osman Yakut, Antalya Büyükşehir Belediyesi Basın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı Ali Ergin tarafından 'vatan haini' şeklinde hakaret edilerek programdan atıldı. (5 Haziran 2015)

- Diyarbakır'daki saldırıda 3 muhabir yaralı: Diyarbakır merkez Yenişehir ilçesi Şehitlik Semti’nde bulunan Yeni İhya- Der Başkanı Aytaç Baran’ın uğradığı silahlı saldırıda yaşamını yitirmesinin ardından olay yerine giden gazetecilere bir grup gösterici saldırdı. Rastgele ateş açıp, tehditler savuran göstericiler, olayı izlemeye gelen gazetecileri linç etmeye kalkıştı. Gazetecilerden DHA muhabirleri Canan Altıntaş ve Serdar Sunar ile İHA muhabiri Burak Emek yaralandı. 3 gazeteciden durumu ağır olan DHA muhabiri Altıntaş hastanede tedavi altına alındı. (9 Haziran 2015)

- STV’ye Ramazan programı dekoru baskını: Geçen yıl Üsküdar Büyük Selimiye Camii’nin bahçesinde Ramazan programı yaptığı için alandan çıkarılmak istenen Samanyolu TV program ekibi, bu kez TV binasındaki balkon katına dekor kurmak istediğinde karşısında zabıtayı buldu. Kanal yetkilileri, Ramazan programları için yapılan dekoru durdurmak isteyen Üsküdar Belediyesi ekiplerine, bunun bir inşaat ya da kaçak kat olmadığını sadece Ramazan programı için dekor olduğunu söyledi. (11 Haziran 2015)

- Erdoğan-Baykal görüşmesi gazeteciyi işinden etti: Cumhurbaşkanı Erdoğan ile CHP milletvekili Deniz Baykal arasındaki görüşmeyi, Erdoğan ve Büyükanıt’ın Dolmabahçe görüşmesine benzeten Halk TV programcısı gazeteci Ümit Aslanbay işinden kovuldu.
(11 Haziran 2015) 

- Sorusu beğenilmeyen gazetecilere gözaltı: Suriye’nin Türkiye sınırında yaşanan çatışmalardan kaçarak Türkiye’ye sığınanlara ilişkin gelişmeleri takip eden Evrensel gazetesi muhabiri Hasan Akbaş, Cumhuriyet gazetesi muhabiri Pınar Öğünç ve Alman Die Welt gazetesi çalışanı Deniz Yücel, olay yerine gelen Urfa Valisi İzzettin Küçük’e IŞİD’le ilgili soruları üzerine Vali Küçük’ün talimatıyla gözaltına alındı. (16 Haziran 2015)

-IŞİD’cilerden gazetecilere 'kafanızı keseriz' tehdidi: Urfa Valisi İzzettin Küçük’ün gözaltına aldırdığı gazeteciler, bu kez de IŞİD’ci olduğu ifade edilen kişilerde 'ayağınızı denk alın kafanızı keseriz' tehdidi aldı. (18 Haziran 2015)

- Erdoğan’dan, gazeteci Tanış hakkında suç duyurusu: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hürriyet gazetesinin Washington muhabiri Tolga Tanış hakkında, 'Potus ve Beyefendi' adlı kitabında hakaret edip, iftira attığı gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu.
(20 Haziran 2015)

- Baransu’ya Erdoğan’a hakaretten 10 ay hapis: Başka bir suçlamadan cezaevinde olan Taraf gazetesi eski yazarı Mehmet Baransu, Twitter hesabından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaret ettiği gerekçesiyle 7 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılandığı davada, "Adıma açılmış 8 adet sahte Twitter hesabı var. Benim yazmadığım bazı twettler de benimmiş gibi gösterilmiş. Hesabımdan yazdığım yazılar tamamen kamuoyuna yansıyan olaylarla ilgili ve içerisinde hakaret yok. Suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatımı talep ederim." diyerek kendini savundu. Mahkeme, Baransu’ya 10 ay hapis cezası verdi. (30 Haziran 2015)
Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.