AB Türkiye zirvesi başladı

AB-Türkiye zirvesi başladı AB-Türkiye Zirvesi’ne ülkemizi temsilen katılan Başbakan Ahmet Davutoğlu, zirveye gelişinde gazetecilere yaptığı açıklamada, “Bugün AB’ye üyelik sürecimiz açısından tarihi bir gündür” dedi.

AB Türkiye zirvesi başladı

 Kritik zirve başladı. Davutoğlu, konuşmasını yaptı. Liderlerden önemli açıklamalar geldi. Merkel, "Türkiye'nin mülteciler konusunda AB'den yardım beklemekte haklı olduğunu" söyledi.

Davutoğlu, "Başta Türkiye’nin AB’ye üyelik süreci, mülteci sorunu ve “Bugün AB’ye üyelik sürecimiz açısından tarihi bir gündür. 29 ülkenin devlet ve hükümet başkanıyla burada toplantı halinde olacağız ve birlikte AB-Türkiye Zirvesi’ni gerçekleştireceğiz. Yeniden canlanan Türkiye’nin üyelik müzakereleri ile Avrupa’da ve Avrupa’nın komşularında yaşanan son gelişmeleri ele alacağımız tarihi bir toplantı olacak. Bildiğiniz gibi dün yeni hükümeti kurduk ve TBMM’de hükümet programını okudum ve yarın da hükümetimiz için güven oylaması yapılacak. bugün burada AB liderleriyle kıtamızın ortak kaderi olan küresel meseleler, ekonomik krizler ve aynı zamanda göçmen sorunu dahil olmak üzere bölgesel ve jeopolitik meseleleri de ele alacağız. Bu yeni başlangıç için tüm AB liderlerine teşekkür ederim” dedi. 
 
DAVUTOĞLU: ANKARA'NIN MESAJI...
Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Ankara'dan çok açık ve net  bir mesaj vermek istiyorum, biz bir Avrupa halkıyız. Kıtanın kaderi hepimizin  kaderidir, hepimizin ortak konusudur. Türkiye bu konuda elinden gelen her şeyi  yapmaya hazırdır. Sadece göçmen krizine cevap vermenin ötesinde, bütün krizlere  karşı durmaya hazırdır" dedi.

Davutoğlu, AB Konseyindeki AB-Türkiye Zirvesi'nin açılışında yaptığı  konuşmaya, Türkiye-AB ilişkileri açısından tarihi bir gün yaşandığını belirterek  başladı.

Zirvenin yapıldığı AB Konseyi binasına adını veren felsefeci Juste  Lipse'in kritik bir dönemde zorluklara cevap bulduğunu anımsatan Davutoğlu,  Lipse'in adıyla anılan binada bugün küreselleşmeye, küresel ekonominin  krizlerine, jeopolitik depremlere cevap bulmak için bir araya gelindiğini ifade  etti. Tarihi ve coğrafi açıdan sorunların çözümü için jeopolitik bir perspektif  geliştirmek gerektiğini, bu konudaki görüşlerin paylaşılması için de doğru bir  zaman olduğunu kaydeden Davutoğlu, "Ortak bir duruş göstermek, ortak bir  dayanışma içinde olmak, karşımızdaki zorluklarla başa çıkmak, Ankara'da ve  Paris'te olanlara karşı durmak durumundayız. Bunlar bize gösteriyor ki önümüzdeki  zorluklar ortak zorluklardır. Eğer aramızda dayanışma olmazsa herhangi bir kriz  karşısında çözüm bulunamaz" diye konuştu.

Zirve toplantısını yalnızca AB üyesi ülkeler ve Türkiye'nin değil  Avrupa'nın komşularının da izleyeceğini dile getiren Davutoğlu, komşu ülkelerin  de radikalleşme, bölünme ve parçalanmadan etkilendiğini, onların da kendileri  için daha iyi bir gelecek planladığını, bu toplantının herkes için bir ümit  oluşturduğunu söyledi.

Türkiye'nin AB ile müzakere sürecinin başlamasının Suriye'de,  İsrail'de, Filistin'de de kutlandığını hatırlatan Davutoğlu, "Türkiye'nin AB'ye  üye olmasıyla bu ülkelerin de AB'ye komşu olacaklarını" düşündüğünü, onlar için  de bunun artı bir değer olduğunu belirtti. Başbakan Davutoğlu, "Bugün ortak  kıtamızdaki ve çevredeki halklar için iyi, ümitli haberlere ihtiyacımız var çünkü  sürekli kötü, olumsuz haberler alıyoruz" dedi.

-"Türkiye'yi de ailenin bir mensubu olarak görüyorsunuz"

Başbakan Davutoğlu, zirvede sadece göç konusunun ele alınmayacağını,  birleşik Avrupa idealinin yeniden canlandırılması için neler yapılabileceğinin,  ekonomik ve jeopolitik sorunlarla nasıl başa çıkılacağının gündeme geleceğini  vurgulayarak toplantının düzenlenmesinde emeği bulunanlara teşekkür etti.

Ülkesinin içinde bulunduğu zor günlere ve yarın Paris'te Birleşmiş  Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferansı başlayacak olmasına rağmen  zirveye katılan Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande'a teşekkürlerini ileten  Davutoğlu, "Bu bize şunu gösteriyor, sizler, hepiniz, bir aile olarak Türkiye'yi  de ailenin bir mensubu olarak görüyorsunuz ve Türkiye'nin geleceğine dikkatle  bakıyorsunuz" ifadesini kullandı.

1 Kasım seçimlerinin ardından ilk kez başbakan olarak Brüksel'de  bulunduğunu anımsatan Davutoğlu, "Karşınızda yüzde 49,9 oy almış bir partinin  başbakanı olarak bulunuyorum. Dün TBMM'deydim, büyük bir gururla söylüyorum,  çevremizdeki bütün olaylara rağmen Türkiye'de çok dinamik bir demokrasi, temsil  gücü çok yüksek bir parlamento, gelecek dört yıl boyunca ülkeyi yönetecek çok  etkin bir hükümet var" dedi.

Davutoğlu, gelecek hafta üç aylık, altı aylık ve bir yıllık  programlarını ve çeşitli reform paketlerini açıklayacaklarını belirterek, adli  sistemin daha etkin ve bağımsız işleyebilmesini sağlamak amacıyla yeni bir adalet  reformundan bahsedeceğini bildirdi.

Aynı toplantıda aralarında üçüncü havaalanının da olduğu büyük altyapı  projeleriyle ilgili çalışma takvimini de açıklayacağını ifade eden Davutoğlu,  şunları kaydetti:

"Yılda 150 milyon yolcu kapasiteli üçüncü havaalanı, dünyanın en  büyüklerinden birisi olacak. Bu bile tek başına Türk ekonomisinin ne kadar canlı  olduğunu ve geleceğe yönelik olduğunu göstermeye yeter. Dolayısıyla bu metin  konusunda anlaşmaya vardıktan sonra katılım sürecimizin canlanacağına inanıyorum.  Çok üst düzeyde ekonomi, enerji ve siyaset diyaloğu olacağına inanıyorum. Bu  toplantının yılda iki defa yapılması da AB-Türkiye ilişkilerinde yepyeni bir  sayfa açılması demektir."

-"Doğru zamanda gerçekleşen bir toplantı"

Almanya Başbakanı Angela Merkel ile geçen hafta telefonda  görüştüklerini ve ortak sonuçlar üzerinde anlaştıklarını belirten Davutoğlu, "Bu,  doğru zamanda gerçekleşen ve bütün liderler için bir şans olan bir toplantıdır"  dedi.

Başbakan Davutoğlu, Türkiye'nin Suriye sınırında olan gelişmelerin,  göç ve güvenlik konularını etkilediğine dikkati çekerek, şöyle konuştu:

"Bu perspektiflerden hareketle hepimizin burada toplanması çok büyük  fırsattır. Ankara'dan çok açık ve net bir mesaj vermek istiyorum, biz bir Avrupa  halkıyız. Kıtanın kaderi hepimizin kaderidir, hepimizin ortak konusudur. Türkiye  bu konuda elinden gelen her şeyi yapmaya hazırdır. Sadece göçmen krizine cevap  vermenin ötesinde, bütün krizlere karşı durmaya hazırdır. Bizler Avrupa ailesinin  bir üyesi olmak istiyoruz. Bir aile mensubu olarak da sizleri temin ederim ki  Türkiye aileye daima olumlu bir katkı da bulunacaktır. Avrupa'nın başarısına  katkıda bulunacaktır."

Toplantı, açılış konuşmalarının ardından basına kapalı devam etti.  Başbakan Davutoğlu, toplantı başlamadan önce salonda bulunan liderler ile  ayaküstü sohbet etti.

TUSK: HAYATİ BİR GÜN
 
AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, AB-Türkiye Zirvesi'nin açılışında yaptığı konuşmada, toplantının  AB ve Türkiye için çok önemli olduğunu belirterek, "Anlaşacağımız metin tamamen  uygulanırsa, 29 Kasım AB-Türkiye ilişkileri açısından hayati bir gün olacak"  dedi.  Sığınmacı krizinin ele alınmasının aciliyetine değinen Tusk, Avrupa  ülkelerine çoğu Türkiye üzerinden 2015 yılı içerisinde çok sayıda sığınmacının  yasadışı yollardan girdiğini vurguladı. 
 
Bunlardan bazılarının savaştan kaçtığını, bazılarının ekonomik  gerekçelerle Avrupa'yı tercih ettiğini kaydeden Tusk, Paris saldırılarına atıfta  bulunarak, "Birkaçı ise AB değerlerini yok etmeyi istiyor" dedi. 
 
TÜRKİYE'NİN YÜKÜ PAYLAŞILMALI
 
Türkiye'nin 2 milyondan fazla sığınmacıya ev sahipliği yaptığını ve bu  noktada yükün paylaşılması gerektiğini söyleyen Tusk, AB olarak Türkiye'deki ve  bölgedeki sığınmacılara destek sağlayacaklarını ifade etti. Konsey Başkanı Tusk,  bugünkü zirveyle, yasadışı göçü durdurmayı, Türkiye'ye vize serbestisi  konusundaki desteği artırmayı amaçladıklarını vurguladı. 
 
Türkiye ile AB arasında ikili ilişkilerin canlandırılmasına da değinen  Tusk, bunun karşılığında yasadışı göçmen akışında sonuçları hemen ortaya  çıkabilecek bir azalma görmek istediklerini belirtti. AB Konseyi Başkanı, yeni  Türk hükümetinden insan hakları, medya özgürlüğü ve kabul edilen yol haritalarına  uygun hareket etmesini beklediklerini söyledi. Tusk, şöyle devam etti: "Bu toplantı sadece Suriyeli sığınmacı krizini  ele almak için yapılmıyor. Krizler fırsatlar doğurabilir. Bugünkü fırsat da  ilişkilerimizi daha ileri seviyeye taşımak, ki bu da ortak çıkarlarımıza uyuyor.  İkili ilişkileri yeniden canlandırma konusundaki fırsat ise hem AB hem de  Türkiye'nin çıkarınadır. Düzenli olarak görüşme üzerinde anlaştık." 
Katılım müzakerelerinde daha istekli olacaklarını ve vizesiz seyahat  hedefini gerçekleştirmek için çalışacaklarını kaydeden Tusk, aynı zamanda terörle  mücadele, ekonomi ve enerji alanlarında Türkiye ile daha fazla işbirliği içinde  olacaklarını dile getirdi. 
 
VİZESİZ AVRUPA İÇİN EKİM 2016
 
AB Türkiye sonuç tasağına göre  AB liderleriyle Ankara ilişkilerin yeniden canlandırılması için mutabakata vardı. Buna göre Avrupa Birliği Türkiye için Ekim 2016'da vize muafiyeti planlıyor. Türkiye'nin üyelik müzakerelerinde yeni başlıksa Aralık ayında açılacak.  2016'nın ilk üç ayında da farklı başlıklar için hazırlık yapılacak.  
 
TÜRKİYE'YE 3 MİLYAR EURO
 
Toplantıdan çıkan taslaktaki bir diğer başlıksa mülteci sorunu... Türkiye AB Zirvesi sonuç taslağına göre Avrupa Birliği mülteciler için Türkiye'ye ilk aşamada 3 miyar Euro verecek. 
 
MERKEL: TÜRKİYE YARDIM BEKLEMEKTE HAKLI
 
Almanya Başbakanı Angela Merkel, Türkiye ile bugün bir anlaşma sağlayarak, Avrupa'ya göçmen akınına bir düzen getirmek istediklerini söyledi.
 
Merkel, "AB-Türkiye eylem planının ana unsurlarından biri de kaçak göç yerine yasal göçmenliği nasıl ikame edebileceğimize ve Türkiye'deki mültecilerin durumlarını nasıl iyileştirebileceğimize ilişkin konular" dedi. Merkel, Türkiye'nin mülteciler konusunda AB'den yardım beklemekte haklı olduğunu sözlerine ekledi.
 



Milliyet

Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.