Alevileri korkutmaya çalışıyorlar

Garip Dede Dergahı Başkanı Celal Fırat’ın gazetemiz aracılığıyla gündeme getirdiği, Alevi Derneklerine ve cemevlerine yönelik IŞİD tehdidini Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Başkanı Baki Düzgün de doğruladı. Düzgün, «Alevileri korkutmaya çalışıyorlar» dedi.

Alevileri korkutmaya çalışıyorlar

Gazete İstanbul'un “Cemevlerinde IŞİD alarmı” başlığıyla duyurduğu ve Garip Dede Dergahı Başkanı Celal Fırat, Esenyurt Örnek Cemevi Başkanı Hüseyin Çam ve Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı Emin Yılmaz'ın görüşlerine yer verdiği haber; ABF Başkanı Baki Düzgün tarafından doğrulandı. Ankara Emniyet Genel Müdürlüğü'nün olası bir IŞİD saldırısına karşı Alevileri uyardığını ve “Önlemlerinizi alın” dediğini anlatan Düzgün, terör örgütlerinin asıl amacının toplumda ciddi bir duyarlılığa sahip olan Alevileri korkutmak ve sindirmek olduğunu söyledi.

Bu tehditleri yüzyıllardır alıyoruz!
Konuyla ilgili Alevi toplumuna seslenen ve herkesi sükunete davet eden Düzgün, “Alevi toplumunda bu ilk kez yaşanmıyor. Kerbela’dan bu yana yüzlerce kez katledilmiş, bütün katliamlara, sürgünlere rağmen korkmamış, sinmemiş kendi inanç değerlerini bugüne taşımış bir toplum. Bu saldırılara ve korkutma politikalarına yabancı değiliz. Biz bu tehditleri yüz yıllardır yaşıyoruz. Korkulacak bir durum yok. Aleviler daha çok kurumlarına sahip çıkmalı, cemevlerine, dergahlarına sahip çıkmalı. Demokratik haklarını da daha yüksek sesle söylemelidir.” ifadelerini kullandı.

Çifte standart
Manisa’da başörtülü kadınların kelepçelenerek gözaltına alınmasını da değerlendiren Düzgün, şöyle konuştu: “Manisa’da başı kapalı bayanlar kelepçelenip götürülüyor. Biz bunu da doğru bulmuyoruz. Aynı zaman da başı açık bayanların da sürüklenerek götürüldüğünü de biliyoruz. Onlara da sahip çıkmayacaksın, dövecek kanlar içinde bırakacaksınız. Başı kapalı bayanlar için emniyet müdürü görevden alındı. Başı açık olanlar için de alınsın. Bu çifte standart olur. Ne başı açık insan kelepçelenerek alınmalıdır ne de başı açık sürüklenerek, karakollara götürülüp dövülerek, işkence yapılarak cezaevine konmamalıdır.”

En çok biz kaygılanıyoruz
Medyaya yönelik sindirme ve baskı politikalarını da eleştiren Düzgün, bu konuda da şu ifadeleri kullandı: “Bugün gazeteler basılıyor, el konuluyor; basın mensupları gözaltına alınıyor. Basın susturuluyor. Basının susturulduğu bir ülke de insanlar nasıl aydınlanacak? Haber alma haklarını nasıl kullanacaklar? Bu ülkede 12 Eylül’de dahi 12 Eylül’ü eleştiren gazeteciler vardı. Bugün iktidarı eleştiren gazeteciler hapse atılıyor. Bu durumdan biz daha çok kaygılanıyoruz. En çok hak talebinde bulunan, kendisini anlatmaya ihtiyacı olan bir toplumuz biz. Bugün iz geldiniz, yarın kimse gelmeyince kim dinleyecek bizi? Haklarımız, taleplerimizi nasıl dile getireceğiz? Bugün gazetelere, televizyonlara el koyup dönüştürüyorsunuz. Yayın politikası yönetenlere uyar hale geliyor.” 

Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.