Ankara Tandoğan Tren Garı patlamasının ağır bilançosu: 86 ölü!

Dün Ankara Tanoğan yakınındaki Ankara Garı'nda gerçekleşen iki ayrı patlamada Türkiye yasa boğuldu. Tam 86 kişinin hayatını kaybettiği patlamalarda 48'i ağır, 246 yaralı bulunuyor. 10 Ekim 2015 tarihindeki 'Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi'nde ölenlerin ve yaralıların isimleri? Ulusal yas ilan edildi mi? Ulusal yas kaç gün? Pazartesi günü okullar ve iş yerleri tatil mi? 10 Ekim 2015'te Ankara'da neler oldu?

Ankara Tandoğan Tren Garı patlamasının ağır bilançosu: 86 ölü!

Dün Ankara Tanoğan yakınındaki Ankara Garı'nda gerçekleşen iki ayrı patlamada Türkiye yasa boğuldu. Tam 86 kişinin hayatını kaybettiği patlamalarda 48'i ağır, 246 yaralı bulunuyor. 10 Ekim 2015 tarihindeki 'Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi'nde ölenlerin ve yaralıların isimleri? Ulusal yas ilan edildi mi? Ulusal yas kaç gün? Pazartesi günü okullar ve iş yerleri tatil mi? 10 Ekim 2015'te Ankara'da neler oldu?

Türkiye dün tarihinin en büyük terör saldırısını yaşadı. Ankara’daki barış mitingi öncesinde iki canlı bomba patladı. 95 kişi can verdi, 48’i ağır 246 kişi yaralandı. Kamuoyu, derin infial yaratan olayın arkasında kim varsa bulunmasını bekliyor.

3 SANİYEDE 2 CANLI BOMBA

KESK, DİSK, TMMOB ve TTB’nin de aralarında bulunduğu, çok sayıda siyasi parti ve derneğin destek verdiği ‘Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi’ kana bulandı. Grubun toplandığı Ankara Garı’nda sabah saat 10.04’te 3 saniye arayla 2 canlı bomba kendini patlattı. Ortalığın kan gölüne döndüğü patlamalarda 95 kişi hayatını kaybederken, 48’i ağır 246 kişi ise yaralandı. Patlamanın ardından ceset parçaları 3 kilometrelik alana yayıldı.

‘Emek, Barış ve Demokrasi’ mitingi için binlerce kişi sabah saat 09.30’dan itibaren Ankara Garı’nın önünde toplanmaya başladı. Grup saat 10.00’dan itibaren mitingin yapılacağı Sıhhiye’ye doğru yürüyüşe geçti. Saat 10.04’te, art arda 2 patlama meydana geldi. Görgü tanıklarının verdiği bilgilere göre ilk patlama HDP’li grubun toplandığı alanda, ikinci patlama ise bazı siyasi dergi çevrelerinin bulunduğu alanda meydana geldi. İlk belirlemelere göre 2 canlı bomba, 9 metre mesafede ve 3 saniye aralıklarla kendilerini patlattı. Yüksek basınç ve büyük gürültüyle meydana gelen patlamanın etkisiyle yüzlerce kişi sağa sola savruldu. Garın camları kırıldı, çevredeki birçok araçta büyük hasar oluştu.

5 bine yakın kişi patlamanın ardından adeta şok yaşadı. Birçok yaralının olay yerinden kaçarak girdiği şokun etkisinde banliye trenine sığındığı, yoldan geçen arabalarla olay yerinde uzaklaştığı görüldü. Yaralananların bazılarının ise olay yerinden kaçarken patlama noktasından metrelerce ileride hayatını kaybettiği anlaşıldı. Patlamadan 1.5 saat sonra kriminal, olay yeri inceleme ekibi alana geldi. Polisin, güvenlik şeridi oluşturmasının ardından, Ankara Adliyesi’nde görev yapan 4 başsavcıvekili ve 16 savcı olay yerine gelerek incelemelerde bulundu.

PATLAMA ANI


SURUÇ DÜZENEĞİ
Polis, olay yerinde yaptığı incelemede bomba düzeneğinin, Suruç’ta 34 kişinin hayatını kaybettiği patlamada kullanılan düzenekle aynı olduğunu tespit etti. Bu detay da saldırının Suruç ve Diyarbakır’daki HDP mitingine yönelik saldırıyla bağlantılı olduğu ihtimalini güçlendirdi.

3 GÜN ÖNCE BİLGİ GELMİŞ
Olaydan kısa bir süre sonra Çevik Kuvvet’in alana girmeye çalışmasına vatandaşlar tepki gösterdi. Bu sırada olay yerinde bulunan TOMA’lardan su sıkıldı ve biber gazı atıldı. Patlamanın hemen ardından olay yerine İstihbarat, Terör, Asayiş, Güvenlik olmak üzere yüzlerce polis sevk edildi. Ancak yaşanan kargaşa ve oluşan tepki nedeniyle polis patlama bölgesine giremedi. Mitingi düzenleyen kişilerce anons yapılarak alanın boşaltılması istendi.  Türkiye’nin güvenlik önlemleri açısında birinci sırada olan Ankara’da 2 canlı bombanın aynı anda kendilerini patlaması güvenlik zafiyeti sorularını da gündeme getirdi. İstihbarat ve terör birimlerine 3 gün önce gelen istihbaratta mitinge bombalı bir saldırı düzenlenebileceği uyarısı yapıldı. Yazıda, mitinge yönelik, ses getirecek bir eylem hazırlığı olduğu, önlemlerin buna göre alınmasının istendiği öğrenildi. Bu talimat doğrultusunda terör ve istihbarat birimlerinin, mitingin yapılacağı alanın etrafında 2 gün önceden önlemler almaya başladığı bildirildi. Dün geceden itibaren de bomba imha uzmanları, terör ve istihbarat ekiplerinin miting bölgesinde önlem aldığı, alana giriş noktalarında kontrol noktaları oluşturduğu belirtildi. Miting alanın ise dün sabah saat 05.00’ten itibaren dedektör köpeklerle arandığı öğrenildi.

Ankara Tandoğan patlamasında ölenlerin isimleri

Ankara’daki katliamda hayatını kaybedenlerin 52’sinin kimlik tespiti yapıldı.
1- Abdülkadir Uyan
2- Metin Kürklü
3- Gökhan Akman
4- Orhan Işıktaş
5- Yılmaz Elmascan
6- Gökmen Dalmaç
7- Elif Kanlıoğlu
8- Hakan Dursun Akalın
9- Ersin Adsız
10- Ayşe Deniz
11- Fatma Esen
12- Gülbahar Aydeniz
13- Eren Akın
14- Canberk Bakış
15- Nizamettin Bağcı
16- Kasım Otur
17- Başak Sidar Çevik
18- Resul Yanar
19- Mehmet Ali kılıç
20- Tekin Arslan
21- Sezen Vurmaz
22- Dilaver Kaharman
23- Umut Tan
24- Dilan Sarıkaya
25- Ali Kitapçı
26- İsmail Kızılçay
27- Muhammet Demir
28- Korkmaz Tetik
29- Onur Tan
30- Osman Erbasan
31- Emine Ercan
32- Vedat Erkan
33- Seyhan Yaylagül
34- Vahdettin Özgan
35- Selim Örs
36- Ali Deniz Uzatmaz
37- Firdevs Tat Dalmaç
38- Vedat Erkan
39- Günay Doğan
40- Berna Koç
41- Meryem Bulut
42- Binali Korkmaz
43- Feyyaz Deniz
44- Mehmet Zakir Karabulut
45- Dicle Deli
46- Leyla çiçek
47- Ebru Mavi
48- Ziya Saygın
49- Metin Peşman
50- Mesut Mak
51- Hacı Kıvrak
52- Gözde Arslan

Yaralıların isimleri
Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), yaralıların isimlerini duyurdu.

NUMUNE HASTANESİ
Gülfer Akkaya, Mukadder Kardiyen, Bahar Gökalp, Hatun Berk, İdris Kılıçaslan, Hasan Tekin, Gamze Şuay, Şükran Elcik, Veysel Tunç, Sakine Şıral, Kamuran Tekin, Heval Burcu Tatlı, Seyfettin Sarı, Ahmet Özü, Fatih Kıyak, Selçuk Karasu, Cafer Altun, Mahsun Alpar, Arzu Özgülsüm, Ali Tuncel, Mehmet Alcu, Uğur Erman Karakoç, Mehmet Aydın, Ekin Osmanoğulları, Nazlıcan Çelik, Korkmaz Tetik, Halil Karabulut, Melihe Önen, Serhan Yıldırım, Döndü Hancı, Semaye Özbay, Nezir Çiçek, Vedat Karabulut, Oğuzhan Çırak, Seher Karataş, Gökhan Gökbönü, Uğur Mumcu Şahin, Bülent Köreği, Hasan Alkan, Süleyman Şener, Hasan Kılıç, İbrahim Damatoğlu, Didem Damatoğlu, Pınar Alkan, İlyas Kaya, Mücahit Yılmaz, Abdulah Kadir Ünlü, Pınar Alkan, Ertuğrul Kuru, Aziz Mustafa Şimşek, Muzaffer Göktepe, Sinem Deniz Ak, Özge Arslan, Lütfü Ayık, Servet Polat, Nergiz Kolcuoğlu, Uğur Arman Karakoç, Şükran Asan, Cevat Aktaş, Muhammet Ali Böğrekçi, Hıdır Demir, Furkan Geçgin, Cuma Gülel, Burak Durmuş Peker, Hüseyin Umut Baştürk, İbrahim Akgün, Cuma Güzel, Ali Can Sebir, Nergis Korucuoğlu, Ali Serçeoğlu. 

DIŞKAPI VE İBN-İ  SİNA HASTANELERİ: 
Heval Tayan, Ender Taşkın, Hasan Uçar, Ahmet Şan, Bedinur Emrullah, Ersin Tetik, Mustafa Yıldız, Hasan Akdemir, Onur Güler, Muammet (Mehmet ) Uyan, İbrahim Kanbal, Levent İlban, Haşmet Tosun, Emrullah Özdemir, Mehmet Akgün, Sait, Denizcan Metin, Mehmet Çelik, Hüseyin Taş, Dilber Aydemir, Selçuk Kalaycıoğlu, Adnan Mengi, Özer Ersin Değirmenci, Müjde Genç, Gülay Alkan, Muzaffer Güneş, İsmail Kılıç, Filiz Uzel, Ceren Cansu Sayın, Yakup Can Telci, Cengiz Bölükbaşı, Yusuf Ersan, Hayrettin Ardıç, Sadet Gürbüz, Mehmet Sıdık, Nurettin, Şenar Fidancan, Şirin Dağ, Hasan Aba, Kamil Mor, Canan Fırat, Güllü Bakırman, Arif Vural, Mustafa Duman, Murat Kartal, Al Hıdır Tekin, İbrahim Oğur, Kurtuluş Yöndem, Barış Aydemir, Azad Akpınar, Hüseyin Uzunyayla, Yunus Akın, Mehmet Altay, Medine Aksoy, Leyla Öztürk, Lokman Şimşek, Bahadır Kılıç, Mustafa Çakır, İrfan Tuncer, Ahmet Doğan, Yağmur Bulut, Özdemir Altın, Falemez Öner, Pınar Türk, Şükrü Yaman, Salih.

Ankara Tandoğan patlama - 10 ekim 2015

RUTİN UYARI
Üst düzey bir emniyet yetkilisi gelen istihbarat uyarısıyla ilgili “Kritik dönemlerdeki büyük miting, eylem ve toplumsal olaylar öncesi bu uyarılar yapılır. Birçoğunda bu istihbaratlar doğru çıkmaz. Bu uyarı da rutin yapılmış, önlem alınmasına yöneliktir. Bu miting öncesi de aynı uyarı yapılmış, gerekli önlemler alınmış” dedi.

1 CANLI BOMBA TESPİT EDİLDİ
OLAY sonrası güvenlik kameraları ile MOBESE kameraları incelemeye alındı. Patlama noktasının 3 ayrı noktadan MOBESE kameralarınca görüntülendiği anlaşıldı. İki canlı bombanın görüntüsünün de bu kameralara yansıdığı belirtildi. Canlı bombaların saldırı öncesi plan yaptığı, polisin güvenlik önlemlerinin yoğun olduğu alanları bildikleri, bu nedenle eylemi toplanma alanında gerçekleştirdikleri değerlendirildi. Polisin bu kadar hassas bir noktada güvenlik önlemi almaması ise dikkat çekti. Olay yerinde yapılan incelemede canlı bomba olduğu değerlendirilen bir kişinin ceset parçalarına ulaşıldı. Yapılan incelemede gövdesinin alt tarafı tamamen parçalanan cesedin canlı bombaya ait olabileceği değerlendirildi. Bu cesede ait görüntünün yüz tanıma sistemi ile taranarak kimliğinin belirlenmesine çalışıldığı kaydedildi.

AĞABEY ŞÜPHESİ
PATLAMA sonrası yapılan ilk değerlendirmelerde Suruç’ta canlı bomba eylemi yapan Şeyh Abdurrahman Alagöz’ün ağabeyinin eylemi yapabileceği belirtildi. Suruç’ta 34 kişinin ölümüyle sonuçlanan canlı bomba eylemi sonrasında, Alagöz ve ağabeyi Yunus Emre Alagöz’ün Suriye’de bomba eğitimi aldıkları ve sonrasında yasadışı yollardan Türkiye’ye giriş yaptıkları tespit edilmişti. Alagöz Ailesi’nin başvurusu üzerine her iki kardeşin de Emniyet’te ‘terör nitelikli kayıp’ olarak kayıtlarının bulunduğu bildirildi. Alagöz ile HDP’nin Diyarbakır mitinginde bombalı saldırı düzenleyen Orhan Gönder’in aynı gruba bağlı oldukları, aynı dönemde Suriye’ye geçerek IŞİD’e katıldıkları bilgisine de ulaşıldı. Şeyh Abdurrahman Alagöz’ün canlı bomba eylemi yapmasının ardından ağabeyi Yunus Emre Alagöz’ün de eylem hazırlığında olduğu istihbaratı alınmış, Alagöz’ün yakalanması için de 81 il emniyet müdürlüğü ile güvenlik birimleri uyarılmıştı.

Suruç saldırısının ardından gündeme gelen Adıyaman’daki IŞİD yapılanmasıyla ilgili Emniyet’in yaptığı incelemede, canlı bomba eylemcisi olabilecek 16 kişilik listeyi 81 il emniyet müdürlüğüne göndermişti. Adıyaman Grubu olarak bilinen 16 kişilik liste fotoğraflarıyla birlikte emniyet müdürlüklerine gönderilerek, bu kişilerin eylem yapabileceği belirtilmişti. Suruç’taki canlı bomba saldırısının hemen ardından gönderilen bombacı eylemci listesinde Mustafa Dokumacı, Hacı Yusuf Kızılbay, Kasım Dere, Mahmut Gazi Dündar, Mehmet Mustafa Çevik, Ömer Deniz Dündar, Yakup Aktulum, Mehmet İşik, Mehmet Taşar, Muhammet Zana Alkan, Ersal Ocak, Mahmut Gazi Tatar, Recep Yaman, Memet İşbar, Salih Küçüktaş ve Suruç eylemcisi Şeyh Abdurrahman Alagöz’ün ağabeyi Yunus Emre Alagöz isimleri ve fotoğrafları yer almıştı.



3 BAKANA TEPKİ
PATLAMA alanına gelen Adalet Bakanı Kenan İpek, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, İçişleri Bakanı Selami Altınok patlamanın olduğu yerde incelemelerde bulundu. Çevredeki vatandaşlar “Katil devlet” sloganları atıp bakanlara tepki gösterdiler, ellerindeki pet şişeleri bakanlara fırlattı. Tepkiler üzerine bakanlar olay yerini terk etti.

ANKARA’DA 3 GÜNDÜR İKİ CANLI BOMBA ARANIYORDU
ANKARA’da, üç gündür kent genelinde iki canlı bombanın arandığı öğrenildi. İstihbarat birimlerinin üç gün önce “mitingde eylem yapılabilir” uyarısı ile bağlantılı olarak biri kadın iki canlı bomba uyarısı da yapıldığı öğrenildi. Eylemi de yapacakları değerlendirilen kadın ve erkek canlı bombacıların fotoğrafları tüm birimlere dağıtılırken emniyet genel müdürlüğü, Ankara Emniyet Müdürlüğü, merkez ilçe emniyet müdürlükleri ile polis merkezlerinin panolarına da asıldığı öğrenildi. Terör ve istihbarat birimlerinin isim ve fotoğrafları bildirilen canlı bombaları yakalanması için Ankara genelinde iki gün üst üste çok sayıda operasyon yaptığı, kent genelinde asayiş denetimi yapıldığı, ancak bir sonuç alamadığı öğrenildi. Dünkü canlı bombaların aranan bu iki kişi olup olmadığı üzerine çalışma yürütülüyor.

TWİTTER’A YAVAŞLATMA 
TÜRKİYE’yi derinden sarsan Ankara’nın merkezindeki terör saldırısı sonrası, sosyal medya hesapları da yavaşlatıldı. Mahkeme kararına dayanmayan yavaşlatma nedeniyle birçok vatandaş Facebook ve Twitter’a VPN üzerinden ulaştı. Karar nedeniyle sosyal medyaya VPN kanalını kullanarak giren birçok yurttaş tepkilerini yine sosyal medyada gösterdi. Twitter’ın “Policy” isimli resmi hesabından erişim sorunuyla ilgili açıklama geldi: “Türkiye’de birçok yerde Twitter’a erişim sorunu haberleri alıyoruz. Sorunu araştırıp erişimi tekrar sağlamayı umuyoruz.”

Başbakan Ahmet Davutoğlu, 86 kişinini hayatını kaybettiği 186 kişinin yaralandığı Ankara'daki patlamanın ardından 3 gün ulusal yas ilan edildiğini açıkladı

BAŞBAKAN Ahmet Davutoğlu, Ankara'daki tren garı önünde meydana gelen ve 86 kişinin hayatını kaybettiği saldırıya ilişkin açıklama yaptı. Davutoğlu, "Ankara'da siyasi görüşleri ne olursa olsun kimi destekliyor olurlarsa olsunlar gösteri yürüyüşü yapma hakkını kullanan vatandaşlarımıza yönelik saldırıda 86 şu ana kadar vatandaşımızı kaybetmiş bulunuyoruz. Ayaktan tedavi görenler hariç 186 yaralımız var. Elde edilen bulgularla bu saldırının 2 canlı bomba tarafından gerçekleştirildiğine dair çok kuvvetli emareler oluşmuş durumda" dedi.

"DEMOKRASİMİZE YAPILMIŞ SALDIRIDIR"
Başbakan Davutoğlu, Çankaya Köşkü'nde düzenlediği basın toplantısında, Ankara'daki tren garı kavşağında 'Emek, Barış, Demokrasi Mitingi' öncesi meydana gelen, 86 kişinin ölümüne ve 186 kişinin yaralanmasına neden olan saldırı hakkında açıklamalarda bulundu. Saldırının ülke bütününe ve Türk demokrasisine yapılmış bir saldırı olduğunu belirten Davutoğlu, "Çok derin bir hüzün ve acı içindeyiz. bugün ülkemiz, halkımız ve demokrasimiz büyük bir terör saldırısıyla hedef edinilmiştir. Bu saldırı herhangi bir şekilde tek bir gruba, o mitinge katılan vatandaşlarımıza ya da herhangi bir siyasi topluluğa karşı değildir. Bu saldırı ülkemizin bütününe karşı yapılmış bir saldırıdır. Bu saldırı, demokrasimize yapılan bir saldırıdır. Ülkemize yapılan bir saldırıdır çünkü Türkiye ateş çemberi içinde demokrasisiyle istikrarını bütünleştiren örnek bir ülkedir. Bu saldırıyla ülkemizin itibarına, ülkemizin huzur ve istikrarına doğrudan bir saldırı gerçekleştirilmiştir. Bu saldırının acısını hissetmeyen, hayatını kaybeden vatandaşlarımızın hüznünü yüreğinde hissetmeyen hiçbir vatandaşımız olduğu kanaatinde değilim" diye konuştu.

"3 GÜN ULUSAL YAS İLAN ETME KARARI ALDIK"
Ankara'daki saldırı dahil olmak üzere bugüne kadarki terör saldırılarında hayatını kaybeden vatandaşlar, polisler, askerler ve korucular için 3 gün ulusal yas ilan edildiğini açıklayan Davutoğlu, "Bu saldırı demokrasimize yapılan bir saldırıdır. Bir kez daha sandıklara giderken böyle bir saldırı gerçekleştirilmesi doğrudan demokrasiyi ve demokratik hak ve özgürlükleri hedef edinmiştir. Saldırıda hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum. Ailelerine taziyelerimi sunuyorum. Bu çerçevede de bugün aldığımız kararla Sayın Cumhurbaşkanımızla da istişare ederek terör saldırılarında hayatını kaybeden bütün vatandaşlarımız, şehit polislerimiz, askerlerimiz, korucularımız için 3 gün ulusal yas ilan etme kararı aldık. Bu karar ile terörü yapan kim olursa olsun ve kimi mağdur etmiş olursa olsun hepsine karşı 78 milyonun ortak hissiyatına tercüman olacağımıza inanıyorum" ifadelerini kullandı.

"2 CANLI BOMBA TARAFINDAN GERÇEKLEŞTİRİLDİĞİ SANILIYOR"
Saldırının 2 canlı bomba tarafından gerçekleştirildiğine dair çok kuvvetli bulgular olduğunu vurgulayan Davutoğlu, "Bugünler zor süreçlerden geçilen günler; her zamankinden daha çok birliğe ve beraberliğe ihtiyaç hissettiğimiz günler. Bugün maalesef Ankara'da siyasi görüşleri ne olursa olsun kimi destekliyor olurlarsa olsunlar gösteri yürüyüşü yapma hakkını kullanan vatandaşlarımıza yönelik saldırıda 86 şu ana kadar vatandaşımızı kaybetmiş bulunuyoruz. Ayaktan tedavi görenler hariç 186 yaralımız var. Sağlık Bakanımız, İçişleri Bakanımız ve Adalet Bakanımız olayın seyriyle ilgili detaylı bilgiler verdiler. Daha sonra elde edilen bulgularla bu saldırının 2 canlı bomba tarafından gerçekleştirildiğine dair çok kuvvetli emareler oluşmuş durumda" şeklinde konuştu.

"SALDIRI KİMİN TARAFINDAN YAPILMIŞSA, HAK ETTİKLERİ ŞEKİLDE CEZALANDIRILACAK"
Saldırı kim tarafından yapılmış ve desteklenmişse hepsinin ortaya çıkartılacağını ve hak ettikleri şekilde cezalandırılacağını kaydeden Davutoğlu, "Bir kez daha hükümetimiz ve milletimiz adına teröre karşı omuz omuza bir arada olma çağrısında bulunuyoruz. Halkımızın bütün kesimlerine buradan sesleniyorum. Bu tür durumlarda geçmişte olduğu gibi tam bir dayanışma içinde olacağımızı bir kez daha göstermenin vaktidir. Hükümetimizin ve ilgili bütün birimlerimizin bugün de dün de yarın da her zaman bu terör saldırıları karşısında en etkin şekilde mücadele etmeye kararlı olduğumuz konusunda hiç kimsenin tereddütü olmamalıdır. Şundan emin olunuz ki bu saldırı kimin tarafından yapılmışsa hangi örgüt bunları desteklemişse arkalarındaki hangi gizli odaklar bu desteği sağlamışsa hepsi ortaya çıkartılacak ve hak ettikleri şekilde cezalandırılıp hukuka teslim edilecek" açıklamasında bulundu.

"HER TÜRLÜ PROVOKASYONA, TAHRİKE, NEFRET DİLİNE KARŞI BİRLİĞİMİZİ KORUMANIN GÜNLERİDİR"
Birlik çağrısı yapan Davutoğlu, bu dönemde provokasyonlara gelinmemesi gerektiğini belirterek "Bugünlerde her türlü provokasyona karşı, tahrike karşı, tahrik dili, nefret dili kullananlara karşı birliğimizi ve beraberliğimizi korumanın günleridir. Bütün halkımıza buradan tekrar tekrar sesleniyorum. Hangi siyasi görüşe sahip olursanız olun hangi etnik veya mezhebi kökenden gelerek hangi düşünceyi benimsemiş olursanız olun gelin hep beraber teröre karşı omuz omuza verelim ve bizden en farklı düşünenlere karşı her zamankinden daha fazla hoşgörülü, onlarla birlikte ortak bir ülkenin kaderini paylaşan eşit kaderdaşları olduğunuz gerçeğini bir kez daha dünyaya gösterin" dedi.

"TERÖRE KARŞI ORTAK BİR TAVIRDA BULUŞALIM"
Siyasi liderlere teröre karşı ortak tavırda buluşma çağrısını tekrarlayan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Siyasi liderlere de bir kez daha çağrı yapmak istiyorum. Terörü yapana göre değerlendirmeyelim. Terörü mağdurlarına göre de değerlendirmeyelim. Terör mağdurlarının hepsi mağdurdur ve onların hepsinin hukukunu korumak hepimizin vazifesidir. Terörü yapan da kim olursa olsun suçludur. Katliamı yapan insanlık düşmanlarıdır. Onlara karşı da omuz omuza duralım. 20 Temmuz Suruç saldırısından bu yana her tür terör olayının tehdidini hep beraber yaşadık. O zaman yaptığım çağrıyla vurguladığım daveti bir kez daha tekrar ediyorum. Teröre karşı ortak bir tavırda buluşalım. Bu çerçevede Kılıçdaroğlu ve Bahçeli ile tekrar görüşmeyi planlıyorum"

"SİYASİ LİDERLER SÖYLEMLERİNE DİKKAT ETMELİ"
Başbakan Davutoğlu, açıklamasında şunları kaydetti: "Bütün siyasi liderlerin bugünlerde özellikle teröre karşı olan tutumda birleşmeleri önem taşıyor. Bugün de bazı açıklamalarda gördüğümüz gibi terörün bir kısmını meşru neredeyse olması gereken veya olduğu zaman masum gösterilmesi gereken bir terör kategorisine koyup terörün bir başka kısmının daha verileri ortada yokken halkı tahrik etmeye dönük açıklamalar yapmak Türkiye'de demokrasinin, halkımızın talepleri karşısında intikam dili kullanmak kimseye yakışmaz. Gün bir araya gelme, konuşma, ortak tehdide karşı ortak bir bilinçle hareket etme günüdür. Buradan siyasi parti liderlerine Ak Parti Genel Başkanı olarak hitap etmiyorum. Şu anda bir AK Parti hükümeti iş başında değil. Anayasal zorunlulukla ülkeyi seçime götürmek üzere görev almış bulunan Bakanlar Kurulu söz konusu. Böylesi zor şartlarda ağır sorumluluğu üstlenmiş Başbakan olarak bütün siyasi partilere demokrasimizi, ülkemizi, halkımızı korumanın hepimizin ortak sorumluluğu olduğunu bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Bu çerçevede de bütün siyasi liderlerin söylemlerine dikkat etmeleri, tahriklerden uzak durmaları, toplumda katlanarak artacak nefret ve intikam söylemlerine kesinlikle kapılmamaları yönünde çağrıda bulunmayı gereklilik olarak görüyorum"

MEYDAYAYA UYARI
Medyaya da terör odaklarının propagandalarına alet olacak haberlerden kaçınması konusunda çağrı yapan Davutoğlu, "Özellikle her zaman terör olayları karşısında duyarlı tavrını takdir ettiğimiz medyamıza bir kez daha çağrıda bulunuyorum. Bu terör odakları tam da kendi propagandalarını yapabilmek ve ülkede bir panik havası estirebilmek için bugünlerde birçok görüntüyü sanal ortamda ortaya atabilirler. Lütfen, bu terör niyetlerine ve propaganda faaliyetlerine karşı medya duyarlılığı ve toplumsal duyarlılık içinde ortak tavır alalım. Kesinlikle terör odaklarının oyunlarına alet olacak haberlerden kaçınmaya özen gösterelim" dedi.

"GÜN ULUSLARARASI TOPLUMUN TERÖRE KARŞI DAYANIŞMA GÜNÜDÜR"
Son çağrısını uluslararası topluma yapan Davutoğlu, teröre karşı ortak hareket etme ve birlik olma davetinde bulunarak "Bütün uluslararası toplumu Türkiye ile dayanışmaya bir kez daha davet ediyoruz. Bugün gerek doğrudan arayarak gerek yaptıkları açıklamalarla Türkiye'ye destek vermiş ve taziye mesajı yayımlamış olan bütün ülkelere ve devlet adamlarına teşekkürü halkım adına bir borç biliyorum. Gün uluslararası toplumun da teröre karşı dayanışma günüdür. Terör ister DEAŞ ister PKK ister El Kaide ister DHKP-C şekliyle gelmiş olursa olsun hepsi teröristtir hepsi insanlık suçu işlemektedir. Hepsine karşı ortak tavır sergilemek hepimiz için sorumluluktur. Ümit ederim ki bu yaşadığımız acı olay halkımızın birliği ve beraberliğinin tahkim edilmesine ve omuz omuza vermemize ve gelecekle ilgili olarak terörden azade bir Türkiye, terörden azade bir Ortadoğu terörden azade bir dünya kurmamıza vesile olur" diye konuştu.

DEMİRTAŞ'A SERT CEVAP
"Üç aydır şehit edilen onca askerimiz ve korucumuz varken, PKK'nın döşediği mayınlarla hayatını kaybeden, PKK'nın bombaladığı çorbacıda hayatını kaybeden siviller varken, onları görmezden gelip, daha ortada kesin bir veri yokken, bugün bu saldırıyı yapanlar konusunda hükme varıp, bir de devleti mesul göstermek, parlamentoda temsil edilen bir partinin genel başkanına yakışmaz. Bu açık bir tahriktir. Buradan bütün vatandaşlarımıza bu tahrike kapılmamaları ricasında bulunuyorum. 6-7 Ekim olaylarında nasıl tahrik yapmışsa Sayın Demirtaş, nasıl halkı sokağa dökmüşse şimdi de aynı oyunun içindedir."

-"Demirtaş'ın vicdanı kelepçelenmiştir.  Demirtaş'ın meselesi terörle mücadele değil, vatandaşların hüznü de değil, hüznünü paylaşmak da değil. Bizim yüreğimiz yanıyor, bunu herkes bilir ama onun meselesi bizim yüreğimizdeki yangını, ülke yangınına çevirmek. Ama eminim, HDP'ye samimi bir şekilde oy veren vatandaşlarımız dahi Demirtaş'ın bu ikili dilini, bu nefret söylemini gerektiği şekilde cezalandıracak, ona karşı gerekli tavrı ortaya koyacaktır."

-Bugünkü terörde hayatını kaybeden vatandaşlarımızın acıları üzerinde bir iç savaş çağrısında bulunuyorsa, 'devletin, halkına yönelik suçudur' diyorsa ve halkı, devlete isyana teşvik ediyorsa esas bunlar hukuken de millet vicdanında da sorgulanacak, yargılanacak, hükmü verilecek bir tutumdur. Dünyanın hiçbir yerinde hiçbir siyasi; modern, çağdaş bir devlette hiçbir siyasi böyle bir terör saldırısı karşısında dönüp de devletini, ait olduğu siyasal yapıyı, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyesi olması bağlamında söylüyorum onu, suçlamaz, teröristleri suçlar."

-Bu derece sorumsuz açıklamalarla bizi terörle mücadeleden caydıracağını, kamu düzeni konusunda aldığımız tedbirleri erteleyeceğimizi, almayacağımızı düşünüyorsa yanılıyor. Biz Ankara'da da olsa Hakkari'de de olsa terörle mücadele edeceğiz. DEAŞ yapsa da DHKP-C yapsa da PKK yapsa da El Kaide de yapsa edeceğiz. Kim eline halkın huzurunu bozmak için silah alırsa, kim bir yere halkın huzurunu bozmak için bomba ya da canlı bomba gönderirse onlara karşı mücadelemiz kararlı bir şekilde sürecek."

GÜN DAYANIŞMA GÜNÜDÜR
Gün birlik günüdür, gün dayanışma günüdür. Bu ülkenin geleceği için sesleniyorum. Tahriklere kapılmayın, teröristlere karşı omuz omuza olun. Bütün bu karanlık günler geçer.
Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.