Başkomutan Atatürk mü yoksa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan mı? Başkomutan nedir?

Sosyal medyada son zamanlarda en çok tartışılan konulardan biri Başkomutan'ın kim olduğu. Defalarca savaşa katılan ve Türkiye Cumhuriyeti'nin temelini atan Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için sürdürülen tartışmalar alevlenmeye devam ediyor. Peki Başkomutan nedir? Başkomutan olmak için gerekli şartlar nedir? Başkomutan Atatürk mü yoksa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan mı? İşte detaylar...

Başkomutan Atatürk mü yoksa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan mı? Başkomutan nedir?

Türkiye zor günlerden geçerken son olarak 15 Temmuz darbe girişimi ile yeni bir döneme girdi. 200'den fazla şehidin olduğu ve binlerce kişinin yaralandığı iki günlük süreçte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gösterdiği davranış ve kararlılığı milyonların takdirini kazanırken sosyal medyada da yeni bir tartışma başlandı. Başkomutan rütbeli Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ardından şimdi de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için de aynı ünvan kullanılıyor. Peki Başkomutan'ın tanımı nedir? Başkomutan ünvanını almak için hangi şartlar gerekir? Savaşa katılmak şart mıdır?

Atatürk'ün katıldığı ve bizzat yönettiği savaşlar hangisidir?
31 Mart Vakası
Mustafa Kemal Atatürk, öncelikle 3. Ordu'ya bağlı Selanik Redif Fırkası'nın Kurmay Başkanı olan Mustafa Kemal 31 Mart vakası nedeniyle İstanbul'daki istanı bastırmak amacıyla görevlendirilir ve bu isyan başarılı bir şekilde bastırılır.

Arnavutluk İsyanı
15 Ocak 1911 tarihinde cereyan eden Arnavutluk İsyanı nedeniyle İsyanı bastırmak üzere görevlendirilen Harbiye Nazırı Mahmut Şevket komutasındaki kuvvet içerisinde yer almış ve isyan 1 ay içerisinde bastırılmıştır.

Trablusgarp Savaşı
1911 ve 1912 tarihleri arasında bu günkü Libya topraklarının bir bölümünü ifade eden Trablusgarp bölgesinde cereyan eden isyanları ve İtalyan işgalini bastırmak amacıyla görevinden azlini isteyerek bölgeye gitmek istediğini bildirir. İzin alındıktan sonra bölgede yerel halkı isyancı ve işgalci kuvvetlere karşı örgütler ve bu örgütlenen yerel kuvvetler ile beraber cephelerde çatışmaları yönetir ve katılır. Ancak hem arkadaşları, hem emri altındaki gönüllü yerel savaşçılar hemde kendisinin bütün gayretlerine rağmen bölge toprakları düşman kuvvetlerinin eline geçmiştir.

Balkan Savaşları (İkinci Balkan Savaşı)
1912 ve 1913 yıllarıdan Balkan Savaşları adı verilen Birinci ve İkinci Balkan savaşları meydana gelir. Birinci Balkan Savaşları'na katılamayan Mustafa Kemal İkinci Balkan Savaşlarına Bolayır Kolordusu Kurmay Başkanlığı görevine getirilerek katılmış ve Birinci Balkan Savaşında kaybedilen bir kısım toprakların alınmasını sağlayan kuvvetlerden birisi olmuştur.

Çanakkale Savaşları
Conkbayırı Taaruzu: Liman von Sanders komutasında altındaki 19. Tümen'in başında olan Mustafa Kemal, İngiliz kuvvetlerini Conkbayırı'nda sıkıştırarak Taaruz başlatmış ve İngiliz kuvvetlerini başarılı birşekilde püskürtmüştür. Ancak boş durmayan düşman kuvvetleri bölgeye çıkarma yapmaya devam etmiş ancak Mustafa Kemal komutasındaki kuvvetler düşmana ağır zahiyatlar vererek başarılı bir şekilde görevlerini yerine getirmişlerdir. Elde edilen bu başarı üzerine Mustafa Kemal 1 Haziran 1915 tarihinde Miralaylığa yani Albay rütbesine yükseltilir.

Arıburnu ve Seddülbahir Savunması: Düşman kuvvetleri asla vaz geçmeyecektir. Emellerine ulaşmak için bu seferde 6 ve 7 Ağustos l915 günlerinde tekrar çıkarma yaptılar fakat Mustafa Kemal'in aldığı önlemler neticesinde bu çıkarmalarda kısa sürede püskürtüldü.

Birinci Anafartalar Zaferi: 8 Ağustos 1915 tarihinde Anafartalar Grup Komutanlığı görevine getirilen Albay Mustafa Kemal ertesi gün iş başına koyulur ve çıkarma yapan düşman kuvvetlerinin ilerlemesini önleyerek geldikleri yere geri göndermiş fakat durmayarak Conkbayırı bölgesine komutasındaki askerler ile tekrar giderek 10 Ağustos 1915 sabahı kıyıdaki kuvvetlere taaruz başlatılmış ve Anafartalar bölgesi kati süretle kontrol altına alınmıştır.

Birinci Anafartalar Zaferi: İngiltere komutasındaki düşman askerleri son bir umutla tekrar çıkarma yapmayı deneyecekler ve ilerlemeye çalışacaklardır. Bölgede üç komutan ve bu üç komutanın emri altında bulunan askerlerin verdikleri mücadele ve azmin neticesinde düşman kuvvetleri ülke bölge topraklarında bir daha gelmemek üzere kovulmuştur. Bu üç komutan, Esat Paşa, Vehip Paşa ve Mustafa Kemal Paşa'dır.

Kafkasya Cephesi (Doğu Cephesi)
Bitlis ve Muş Topraklarının Kurtarılması :11 Mart 1916 tarihinde Kolordu Komutanı olarak Diyarbakır-Muş-Bitlis cephelerinin komutanı olarak tayin edildi. 1 Nisan 1916'da Tuğgeneralliğe yükseltildi ve hemen ardından işgal altındaki Bitlis ve Muş topraklarına taaruz başlattı şiddetli çatışmaların ardından 8 Ağustos 1916 akşamı Bitlis, 14 Mayıs 1917 tarihinde de Muş düşman işgalinden kurtulmuştur.

Sina ve Filistin Cepheleri
Yıldırım Orduları Grubu Komutanı General Liman von Sanders'in emrindeki 7. Ordu komutasına atanmıştır. Ayrıca Padişah'ın Onursal Yaveri ünvanıda kendisine yani Mustafa Kemal'e layık görülmüşütür. Ancak düşman kuvvetleri olan İtilaf kuvvetleri 3 komuta altında toplanan Yıldırım Orduları'na ağır zahiyatlar vermiş ve bölgedeki Osmanlı hakimiyeti son bulmak zorunda kalmıştır. Alınan yenilgiler üzerine Mustafa Kemal İstanbul'a telgraf çekerek antlaşma yapılması ister ve ardından Mondros Mütarekesi yani barış antlaşması imzalanır.

Kurtuluş Savaşı
Sakarya Meydan Muharebesi : 1921 4 Ağustos günü Millet Meclisi'nin kararıyla Başkomutanlığa getirilen Mustafa Kemal, kısa sürede orduyu toparlamış ve ihtiyaçlarının karşılanması için gereken tüm emirleri ülke geneline iletmiştir. Tüm bunlar yaşanırken düşman Yunan ordusu ilerlemeye devam ediyordu, Sakarya Nehri kıyılarına kadar gelmişti. Artık düşmana dur demenin vakti gelmişti. Başkomutan Mustafa Kemal komutasındaki ordu önce savunmaya sonrada karşı taaruza geçmiş ve düşman sakaryadan kovulmuştur. Mustafa Kemal bizzat cephede, ateş hattında yer almış ve emirleri buralardan vermiştir.

Büyük Taaruz (Başkomutanlık Meydan Muharebesi) : Düşman Yunan ordusu tüm planlardan habersiz Türk ordusunun artık daha fazla gücü kalmadığı düşüncesinde idi. Ancak durum böyle değildi. Yunan ordusu yeni bir taaruz hazırlığı içine girmiş, ancak Türk tarafında herşey uygulamaya kalmıştı. Ve Mustafa Kemal'in başkomutanlığındaki Fevzi Paşa ve İnönü Paşa emrindeki ordular karşı taaruza geçtiler. Sık ve çetin çatışmaların ardından düşman artık kıyı şeridinde evlerine dönmeyi bekleyen yolcular misali bekliyorlardı. Büyük destanların ardı ardına yazılığı bu çatışmalarda Sakarya Meydan Savaşı'nda olduğu gibi Mustafa Kemal emirlerini bizzat cepheden vermiştir.

Düşman kuvvetlerinin yurt topraklarından temizlenmesiyle savaş dönemide bitti. Artık iç sorunlara çare üretme ve artık büyüme zaman idi.

Başkomutan ya da Başkumandan, savaşta bir devletin bütün Kara, Deniz ve Hava Kuvvetlerine komuta eden en büyük komutandır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde Cumhurbaşkanı'nın, TBMM adına temsil ettiği kurumdur.

Başkomutan nedir?
Başkomutanlık, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin manevî varlığından ayrılamaz ve Cumhurbaşkanı tarafından temsil olunur. Genelkurmay Başkanı; Silahlı Kuvvetlerin komutanı olup, savaşta Başkomutanlık görevlerini Cumhurbaşkanlığı namına yerine getirir. Bakanlar Kurulu, milli güvenliğin sağlanmasından ve Silahlı Kuvvetlerin yurt savunmasına hazırlanmasından, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne karşı sorumludur. Genelkurmay Başkanı, Silahlı Kuvvetlerin komutanı olup, savaşta Başkomutanlık görevlerini Cumhurbaşkanlığı namına yerine getirir. Genelkurmay Başkanı, Bakanlar Kurulu'nun teklifi üzerine Cumhurbaşkanınca atanır, görev ve yetkileri kanunla düzenlenir. Genelkurmay Başkanı, bu görev ve yetkilerinden dolayı Başbakan'a karşı sorumludur. Millî Savunma Bakanlığı'nın, Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıkları ile olan görev ilişkileri ve yetki alanı kanunla düzenlenir.

Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.