Cumhurbaşkanı'ndan Avrupaya sert mesaj!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ( İSEDAK ) İslam İşbirliği Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi toplantısında konuşma yaptı. Yaptığı konuşmada yarın Avrupa parlemantosunda yapılacak Türkiye oylaması ile ilgili 'Peşinen söylüyorum. Ekranları başında izleyenlere söylüyorum. Sonuç ne çıkarsa çıksın, bu oylamanın bizim nezdimizde hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur' dedi

Cumhurbaşkanı'ndan Avrupaya sert mesaj!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi'nde, İslam İşbirliği Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi (İSEDAK) 32. Toplantısının açılış oturumunda konuştu: İşte Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları: Barış dolu bir dünyanın mümkün olduğunu ortaya koymak için bir aradayız. Bugün burada çocuklarımıza daha iyi gelecek sağlamak için bugün buradayız. Meseleleri gönlümüz ve dilimiz arasına perde koymamak için buradayız. Fikirleri, eleştirileri, teklifleri ile toplantımızı katkı sunacak tüm misafirlerimize şimdiden teşekkür ediyorum.

BÜYÜK DEPREMLERİN YAŞANDIĞI BİR DÖNEMDEN GEÇİYORUZ

Dünya, özellikle içinde yer aldığımız bölge ekonomik, sosyal,siyasi buhranlarla boğuşuyor. Kırılmaların, sarsıntıların, Suriye, Irak, Libya, Yemen'de olduğu gibi devletleri alt üst ettiği büyük depremlerin yaşandığı dönemden geçiyoruz. Dünya siyasetini meşgul eden krizlerin tamamı İslam ülkelerinde yaşanıyor. Müslümanlar dünyanın yükünü omuzlarında taşıyor. Suriyeli çocuklar, Filistinli mazlumlar acı sonuçlarla yüzleşiyor. Aklımızın alamayacağı hadiseleri televizyon ekranlarında gördükçe kahroluyoruz. Doğu Halep'teki sivillere destek veren hastane de rejim ve destekçileriyle enkaza çevrildi. Akdeniz'in karanlık suları açlıktan kaçarken boğulan 5 bin mazluma mezar oldu. Bize her fırsatta insan hakları, demorkasi, özgürlük dersi verenler çocuklara sahip çıkmaktan acizler. Onları dikenli tellere mahkum ediyorlar.  Şahit olduklarımız karşısında umut pınarlarımızın kuruduğunun da farkındayım. İmtihan ne kadar ağır ise mükafat da o kadar büyüktür.

KUL SIKIŞMAYINCA HIZIR YETİŞMEZ

Atalarımız kul sıkışmayınca hızır yetişmez derler, yani sıkıntıda olan dara düşen kendisine inanan insanları yüce Allah darda koymaz. Onlara en zor anlarında mutlaka yardım eder. Kendi mazimiz boyunca sayısız kez şahit olduk. Çanakkale'yi geçilmez kılan silah ve mühimmatlardan ziyade milletimizin iman gücüydü. 40 yıllık siyasi hayatımızın en zor dönemlerinde Allah'ın yardımını her zaman yanımızda hissettik. En son örneği 15 Temmuz gecesi yaşadıklarımızdır. Eminim hepiniz duydunuz. O gece Silahlı Kuvvetlerimizin içine sızmış bir avuç terörist milletimizin emaneti olan silahları millete çevirdiler. F16, helikopter, tank ve toplarla ölüm kusarak milletimizin iradesini gasp etmeye çalıştılar. Ben tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum, yaralılarımıza acil şifalar temenni ediyorum. Silahlarla taranan millet hiçbir zaman pes etmedi. Dünyanın her köşesinde milyonlarca Müslüman bizler için dua etti, meydanları doldurdu. Sizlerin bu vefasını asla unutmayacağız. Manevi desteğinizi görmekten de ayrıca memnuniyet duyuyorum. Taşkent'te oybirliği ile FETÖ terör örgütü ilan edildi. Pakistan, Türk Cumhuriyetleri gibi ülkeler de kardeşliğimize yakışır kararlar almaya başladı.

FETÖ, GÜNÜMÜZÜN NEO-HAŞHAŞİSİDİR

FETÖ ve elebaşı sadece Türkiye için değil, tüm ülkeler için büyük bir tehdittir. O ülkelerin yönetici çocuklarını kendi okullarında büyük bir çoğunlukla okutuyor. Bu çocukların hepsi o ülkenin devletin üst makamlarında görev alacaklar. Üst kademelere gelmeye başladılar. Hatta bir tanesi özel kalemime girmiş bilmiyordum, siz söyleyince farkettim, dedi. Kardeşiniz olarak biz yaşadığımız darbeyi sizlere anlatmak zorundayız. Bizde 40 yıl çalıştılar. Bu örgüt günümüzün neo haşhaşileridir.Siyasi cinayetlerden, terör hadiselerine, ekonomik durumlardan yolsuzluklara kadar bu örgütün arkasında olduğunu biliyoruz. Nasıl PKK, Boko Haram, DAEŞ'le mücadele ediyorsak, FETÖ ile öyle mücadele etmeliyiz. Türkiye olarak Yunus Emre Vakfımız, TİKA, gerek kurum gerekse sivil toplum kuruluşlarımızla her türlü desteği vermeye hazırız. Kardeşin halinden kardeş anlar.

AP'DEKİ OYLAMANIN SONUCUNU TANIMAYACAĞIZ

Türkiye'ye yönelik algı operasyonları azalmak yerine artıyor. Yarın Avrupa Parlamentosu'nda bir toplantı olacak. Oylama yapacaklarmış. Peşinen söylüyorum. Ekranları başında izleyenlere söylüyorum. Sonuç ne çıkarsa çıksın, bu oylamanın bizim nezdimizde hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur. Bu ülkenin istiklal ve istikbal mücadelesi orada ellerin havaya kalkıp inmesi ile kesintiye uğrayacak değil.(NOT: Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu'nda dün, Türkiye'deki son gelişmeler ve üyelik müzakerelerinin dondurulması talepleri ele alındı. Üyelerin önemli bir kısmının destek verdiği, müzakerelerin geçici olarak askıya alınmasını savunan ve hukuki bağlayıcılığı olmayan tasarı yarın günü oylanacak)

ABD YENİ BİR ADIM ADIYOR: KUVEYT TÜRK...

Gelin artık tavrımızı ortak belirleyelim, sömürülen ülkeler olmaktan çıkalım. Afrikalı kardeşlerim kendileri anlatıyordu Avrupa'nın nasıl sömürdüğünü. Hala devam mı etsinler. Gelin artık buralarda kendi geleceğimizi kendimiz belirleyelim. Amerikan kongresinin 11 Eylül için aldığı kararı biliyorsunuz. Bu iki kuleyi Suudi Arabistan vurdu. Dava isteyen açabilir dediler mi dediler. Böyle mantıksız bir şey olabilir mi? Her ülkeden terörist çıkar mı çıkar. Nasıl oluyor da bir ülkeyi cezalandırıyorsun? Bakın yeni bir adım daha atıyorlar, yine Amerika. Kuveyt Türk bunların bankalarıyla ilgili teröre destek verdikleri düşüncesiyle ilgili aynı oyunu yapıyorlar. Bunları yakın takibe almak lazım. Oyun yine İslam ülkeleri üzerinden. Yani biz terörist yetiştiriyoruz, onlarda böyle bir şey söz konusu değil. Bütün bu kararlar çifte standarttır. Her geçen gün Müslümanlara yönelik saldırılar artıyor. Camilerimizi yakıyorlar. Müslüman kardeşlerimizin üzerine saldırıyorlar. Tüm bunlar Avrupa'da batıda oluyor. Artık sesimizi ve tepkimizi yükseltmemiz gerekiyor.

BUNLAR BİRİNE DİKTATÖR DİYORSA O KİŞİ İYİDİR

Daha fazla tahammül edemeyiz. Çünkü biz tepkimizi ortaya koymazsak bu tavrın sahipleri daha fazla cesaret bulacaktır. Biz susarsak eli kanlı tiranları kırmızı halılarda ağırlamayı kendilerini eleştirenleri diktatör olarak yargılamayı sürdürecektir. Eğer bunlar birine diktatör diyorsa bence iyidir. Orada tam tersini düşüneceksin. Çünkü onların çıkarlarına gelmiyor.

ŞİMDİ TRUMP İÇİN 'DİKTATÖR' DİYORLAR. HANİ DEMOKRASİ?

Amerika bir seçim yaşadı, hesap tutmadı. Hesap farklıydı. Seçimi Trump kazandı. Amerika'da, Avrupa'da sokaklara döküldüler diktatör demeye başladılar. Sandık demokrasi değil mi, sandıktan çıkana neden saygı duymuyorsunuz. Hadi saygı duyun. Bize de Müslümanların alehine konuştu diyorlar, bugün konuşulur sonra bu yanlış düzeltilir. Bizim oyuna gelmemiz lazım. Demokrasi diyorsan sandıktan çıkan neticeye saygı duyacaksın. Siyasi gelişmeler ekonomiyi de etkiliyor. Ticarette 2012'den beri ciddi bir yavaşlama eğilimi görüyoruz. Son derece önemli bugün yaptığımız İSEDAK toplantısı da. Çözüm üretebilme kapasitemizi ortaya koymalıyız. Nisan ayında İslam coğrafyasıyla sorunlar ve çözümlerini konuştuk. Gençlik ve Spor'dan sorumlu toplantımızın Müslüman gençler için hayırlı olmasını diliyorum. Kadın Forumu da bir ilki teşkil ediyor. Bu toplantıya da katıldım. Kadın Forumu'nun oluşturulmasını önemsiyorum. Bütün bu çalışmalara kadın elinin değmesinin faydalı olduğuna inanıyorum. İSEDAK kapsamında yürütülen çalışmaları da üye ülkelerle paylaştık. Tüm üye ülkelere şahsım adına teşekkür ediyorum. 10 yıl boyunca çalışmalara ışık tutacak işbirliği dökümanını, 2025 eylem planını kabul edip yürürlüğe koyduk.

 Eylem programının ekonomi ve ticaretle ilgili kısımları için İSEDAK önem arzediyor. 2012'de kabul edilen İSEDAK stratejisi 1984'ten beri yeni bir ivme kazandırdı. Stratejinin uygulama mekanizması, çalışma şekli uygun bir şekilde işliyor. Üye ülke uzmanlarını bir araya getirerek bilgi paylaşıma katkıda bulunuyor. Hayati öneme sahip. Üye ülkeleri çalışma gruplarını aktif bir şekilde yararlanmaya davet ediyorum. Ticaret hacmimizi artırmalıyız. 2015 yılında 347 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşmış bulunuyoruz. Ülkelerimizin ticaret alanındaki potansiyeli göz önüne alınınca yüzde 25 bir artışla geleceğe taşıyalım. Bu bir sınır değil. Üzerine taşıma kabiliyetini ortaya koyabiliriz. Yüzde 25 olmazsa olmazımız olmalı.

Üye ülkelerimizin desteklerini artırarak devam ettirmeli. Anlaşmazlıkların çözümü için tahkim merkezi teklifim vardı. Bu çerçevede mayısta düzenlene karar gereği TOBB ile tarım odası bir çalışma başlattı. Çalışmanın süratle neticeye erdirilmesini diliyorum. Yoksulluğun azaltılması çalışma grubunda ele alınmasını doğru buluyorum. Küresel düzeydeki krizlere karşı dayanıklı hale getirmeliyiz.

POSTA

Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.