Figen Yüksekdağ hakkında 'zorla getirilme' kararı

Başsavcılık, Yüksekdağ'ın ifadeye gitmemesi halinde zorla getirileceği yönünde müzekkere hazırlanması için talimat verdi.

Figen Yüksekdağ hakkında 'zorla getirilme' kararı

HDP Eş Genel Başkanı Yüksekdağ'ın, özyönetimin halkın kendi kendini yönetme hakkı olduğunu söylemesi ve "İzmir'den Şeyh Bedrettin'in torunları Lice'ye kardeşlik elini uzatmalı" dediği için açılan soruşturma kapsamında ifadeye çağrılması istendi. Başsavcılık, Yüksekdağ'ın üç soruşturmada ifadeye gitmemesi halinde zorla getirilmesi yönünde çağrı davetiyesi hazırlanması için talimat verdi. Yüksekdağ'ın ifadeye çağrıldığı diğer iki soruşturma ise "Başbakana ve hükümete hakaret" iddiasıyla açılmış soruşturmalar...

Ankara Cumhuriyeti Başsavcılığı, HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ'ı İzmir ve Mersin'de yaptığı konuşmalar nedeniyle açılan üç ayrı soruşturma kapsamında ifadeye çağrılması istendi. Başsavcılık, Yüksekdağ'ın ifadeye gitmemesi halinde zorla getirileceği yönünde müzekkere hazırlanması için talimat verdi.

ETHA'nın haberine göre HDP Muş, Kars ve Ağrı milletvekilleri ile HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın ifadeye çağrılmasının ardından HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ hakkında da ifadeye çağrı davetiyesi hazırlandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yüksekdağ hakkında sürdürülen üç ayrı soruşturmaya ilişkin çağrı davetiyesi hazırladı. Bu üç soruşturmadan biri Yüksekdağ'ın 14 Şubat 2016 tarihinde İzmir Tepekule Kongre Merkezi'nde katıldığı bir panelde yaptığı konuşmaya ilişkin, diğer iki davetiyede ise Yüksekdağ'ın yaptığı konuşmalar nedeniyle "Türkiye Cumhuriyeti devletini ve hükümetini alenen aşağılama" ve "Başbakana görevinden dolayı hakaret" iddialarıyla soruşturma açıldığı belirtildi. Ancak Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen talimat yazısında, iki soruşturmanın hangi tarihte ve hangi etkinlikte yapılan konuşmalar olduğuna ilişkin ise herhangi bir bilgi yer almadı. Başsavcılık, herhangi bir konuşmaya dayanmaksızın Yüksekdağ'ın "Başbakana ve hükümete hakaret ettiğini" öne sürdü.

'Zorla getirileceği hususun özellikle yazılması...'

HDP Eş Genel Başkanı Yüksekdağ'ın İzmir'de yaptığı konuşma hakkında açılan soruşturmada ise "örgüt propagandası yaptığı" iddia edildi. 6718 sayısı anayasada değişiklik yapılmasına dair kanunla birlikte Yüksekdağ'ın dokunulmazlığın kalktığı vurgulanan çağrı evrakında Başsavcılık ilgili savcıya Yüksekdağ'ın adresine davetiye gönderilmesini, gelmesi halinde şüpheli sıfatıyla savunmasının alınması ve "davetiyede gelmemesi halinde zorla getirileceği hususunun özellikle yazılmasını" istedi. Başsavcılık şunları belirtti: "Figen Yüksekdağ Şenoğlu'na (HDP Van Milletvekili) aşağıdaki adreslere davetiye çıkarılmak suretiyle gelmesi halinde iddia ve evrak doğrultusunda şüpheli sıfatıyla savunmasının alınması, (davetiyeye gelmemesi halinde zorla getirileceği hususun özellikle yazılması)"

Cumhuriyet Başsavcılığı'nın gönderdiği talimat yazısının devamında ise "Davetiyeye icabet etmemesi halinde zorlama müzekkeresi çıkartılması için işlem yapılması ve zorlama müzekkeresine bağlı olarak savunmasının alınması ile talimatın Cumhuriyet Başsavcılığımıza iadesi önemli rica olunur" ifadelerini kullandı.

'İnanıyorum ki İzmir'den Lice'ye kardeşlik eli uzanacak'

HDP Eş Genel Başkanı Yüksekdağ hakkında açılan soruşturma, İzmir'de ESP İzmir İl Örgütü ve DHF tarafından düzenlenen "Sosyalistler özyönetimi tartışıyor" başlıklı panel gerekçesiyle açıldı. Yüksekdağ Tepekule Kongre Merkezi'nde yapılan panele HDK eski Eşsözcüsü Sebahat Tuncel ve HDP İstanbul Milletvekili Erdal Ataş ile birlikte katılmıştı.

Yüksekdağ panelde yaptığı konuşmada, özyönetimi sadece Mardin, Şırnak için değil İzmir içinde istediklerini ifade etmiş, "Cizre'de, Sur'da, Lice'de, Dargeçit'te dile getirilen bu talep bütün tarih boyunca ezilen halkların yürüttüğü mücadelenin bir sonucudur. Özyönetimin geçmişine gittiğinizde Spartaküs'e kadar gidersiniz. Ezenlerin ve hakim sınıfların ortaya koyduğu yönetime karşı çıkıştır" ifadelerini kullanmıştı.

Yüksekdağ'ın 'örgüt propagandası yaptığı' iddia edilen konuşmasında öne çıkan satır başları şu şekilde:

-Türkiye ve Mezopotamya halkları kendi kendini yönetme iradesi ve mücadelesine sahiptir. Ezilmeye, inkar edilmeye ve ret edilmeye karşı kendini yönetme iradesi vardır. Sorun bir halkı barikatların, hendeklerin arkasına iten Türkiye siyasetidir.

-Özyönetimi değerlendirirken evrensel bir talep olarak ele almak gerekir. Paris Komünü'nün son barikatını yıkmışlardır sadece, Cizre'de olduğu gibi. Halkın olduğu yerlerde barikatları yıkabilirsiniz ama o mücadelenin bütün bir tarihe yön vermesine engel olamazsınız.

-Rojava'da gerçekleştirilen siyasi hamle ve halk programı yüzlerce yıllık halk mücadelesinin ortaya çıkardığı amaçlardan bağımsız değildir. Cizre'de, Silopi'de, Sur'da 'bizler kendimizi yönetecek kadar olgunuz' diyen bir halkın mücadelesi yüzyıllardır boyunca verilen insani mücadelenin, bayrağının bugün dalgalandırılmasıdır.

-Özyönetim anlayışı bütün Türkiye halklarının birlikte yaşama anlayışıdır ve özyönetim direnişi bu mücadelenin tarihsel kavşaklarından biridir. Bu kavşağı geçebilirsek toplumsal kurtuluş mücadelesi yönünde yeni bir düzey yakalayacağız. Özyönetim mücadelesi Türkiye'de demokratik bir halk iktidarının yolunu açacaktır

-İzmir halkı, Lice'deki Kürt kadınları ve gençlerinin Şeyh Bedrettin'den, Börklüce'den bir farkı olmadığını görecek. İnanıyorum ki İzmir'den, Şeyh Bedrettin'in torunları Lice'ye kardeşlik elini uzatacak.

Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.