İddianamenin içi de boş altı da!

CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, “Can Dündar ve Erdem Gül için hazırlanan sözde iddianamenin içi de altı da boştur” dedi. Yarkadaş, “İddianame tel tel dökülmektedir. Türk hukuk tarihi, iddiası olmayan bir iddianame ile karşı karşıyadır” diye konuştu.

İddianamenin içi de boş altı da!

TBMM'de düzenlediği basın toplantısında konuşan CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ile Ankara Temsilcisi Erdem Gül hakkında hazırlanan iddianameyi sert sözlerle eleştirdi. Üzerinde "Can Dündar - Erdem Gül İddianamesi'' yazan ve beyaz kağıtlardan oluşan dosyayı gösteren Yarkadaş, "Bu dosyanın içi, gördüğünüz üzere boştur. İddianamenin içi de altı da boştur. Elimde tuttuğum, boş kağıtlardan oluşan dosya ile savcının iddianamesi arasında hiçbir fark yoktur'' dedi.

Tek bir delil yok
''473 sayfalık iddianamede, Can ve Erdem'in suçlanabilmesi için tek bir iddia, kanıt ve delil dahi yoktur'' diyen Yarkadaş, "Savcının, MİT TIR'ları haberi üzerinden başlattığı iddianame duvara toslamıştır'' ifadesini kullandı. Yarkadaş, "İddiasız iddianame, Can ve Erdem'in sadece yazdıklarından ötürü, emir ve talimatla tutuklandığını göstermiştir'' dedi. Savnını, iddianameye 52 köşe yazısı, iki yazı dizisi, altı haber ve çok sayıda tweeti koyduğunu belirten Yarkadaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Can ve Erdem'in gazetecilik faaliyetinden ötürü tutuklanmadığını söyleyen AKP milletvekilleri ile onların yandaşları şimdi ne diyecek? Savcı, talimatla hazırlattığınız iddianamede, her iki meslektaşımızın gazetecilikten dolayı tutuklandığını tescil etmiştir. Can ve Erdem'in köşe yazıları ile haberlerinin dosyaya konulması, bunun en açık işaretidir.''

Suç icat etmeye çalışıyor
CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, basın toplantısında, "Savcı, tek bir delile dahi dayandıramadığı iddianamede, adeta AKP'nin algı operatörü gibi davranmış, makalelerin seçim öncesine denk geldiğini söylemiştir. Bu ifadeler bile, AKP'nin gazeteciliği suç olarak gördüğünün kanıtıdır'' dedi. Cumhuriyet gibi siyasi fikirleri belli olan bir gazetede kaleme alınan yazıların ''suç unsuru'' gibi gösterilmeye çalışılmasının kabul edilemez olduğunun altını çizen Yarkadaş, "Savcı, yazılardan suç çıkarmaya ve suç icat etmeye çalışıyor. İçi de altı da boş olan iddianamenin talimatla hazırlatıldığı, şikayetçilerin kimliklerinden de anlaşılmaktadır. Can ve Erdem'i şikayet edenlerden biri Tayyip Erdoğan, diğeri ise MİT'tir. İddianame, AKP'nin işlediği savaş suçlarının üstünü örtmek için kaleme alınmıştır. Can ve Erdem de savaş suçları konuşulmasın diye talgimatla tutuklanmıştır. Talimatı bizzat Erdoğan'ın verdiği açıktır" iddiasında bulundu.

Talimat mı verildi?
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın MİT TIR'larıyla silah taşındığının deşifre edilmesinin ardından TRT Haber TV'de katıldığı bir programda ''Bunu onların yanına bırakmayacağım'' dediğini hatırlatan Yarkadaş, "Acaba, savcıya bu konuyla ilgili olarak soruşturma başlatması için yazılı bir talimat da verilmiş midir? Bu yazının peşinde olduğumuzu herkesin bilmesi gerekir'' diye konuştu. Savcının, Basın Kanunu'nun 12. maddesinde yer alan, ''Suça teşkil ettiği iddia olunan haberlerle ilgili olarak, en fazla 120 gün içinde soruşturma açılabilir'' maddesini ayaklar altına aldığını da belirten Yarkadaş, "Savcı, haberlerden 180 gün sonra soruşturma açmış, kanun maddesini hiçe saymıştır. Ayrıca, 120 günlük süre içinde de böyle bir soruşturma açabilmesi mümkün değildir. Çünkü ortada bir suç yoktur. Ortada, sadece gazetecilik faaliyeti vardır" dedi.

Cezalandırma için kılıf hazırlandı
Aynı savcının, Can Dündar'ın ifadesinin alınması sırasında "Sizi FETÖ ile bir türlü bağdaştıramıyorum'' dediğini de açıklayan Yarkadaş, "Peki ne olmuştur da bu sözleri söyleyen savcı, on dakika sonra her iki gazetecinin de iddia olunan FETÖ'yle ilişkili olduğunu söyleyip tutuklanmalarını istemiştir'' diye sordu. Savcının, Can Dündar ve Erdem Gül ile iddia olunan FETÖ arasındaki ilişkiye dair tek bir somut kanıt bile koyamadığını belirten Yarkadaş, "Bunu yapmak yerine, zorlama yorumlar ve hikayelerle iddianame şişirilmiş, infaz ve cezalandırma için kılıf hazırlanmıştır'' dedi. Yarkadaş, "Casusluk, gizli bilgileri açıklama, hükümeti ortadan kaldırma, terör örgütüne yardım etme gibi kavramlar, iddianamenin kenar süsüdür. Bu iddianamenin temeli yoktur. Bunların tamamı boş laflardır. Savcı, Kaçak Saray'ın talimatı üzerine harekete geçmiş, AİHM'in (Umut İlkesi) kararını yok eden bir ceza istemiştir. İddianame, mahkeme tarafından derhal geri gönderilmelidir" ifadelerini kullandı. CİHAN
Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.