İslam dünyasında neden kan akıyor?

Günümüz İslam Dünyasında Meseleler ve Çözüm Yolları sempozyumunda konuşan CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, İslam dünyasının sorunlarını 15 başlıkta topladı, 4 halkadan oluşan bir çözüm önerisi sundu

İslam dünyasında neden kan akıyor?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kartal Hasan Ali Yücel Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Günümüz İslam Dünyasında Meseleler ve Çözüm Yolları" sempozyumuna katıldı. Kılıçdaroğlu kendisinden önceki konuşmacıları dinlerken salondaki bir grup, Ankara Gar patlamasıyla ilgili protesto gösterisi yaptı. Ayağa kalkan grup, "Ankara'yı unutturmayacağız" şeklinde sloganlar attı. Eylemci grup, polisin müdahalesiyle salon dışına çıkarıldı. Bu sırada polis ile eylemciler arasında kısa süreli arbede yaşandı. Program eylemcilerin gözaltına alınmasının ardından devam etti. 

Mesele nedir?

Sempozyumda yaptığı konuşmada, İslam dünyasının sorunlarının tartışılması gerektiğine vurgu yapan Kılıçdaroğlu, "Başkaları İslam dünyasının sorunlarını tartışırken neden biz tartışmıyoruz ve hangi gerekçeyle tartışmıyoruz. Bir sorun çözülecekse ve bir sorun varsa ki o sorun var, hep beraber onun tanığıyız. Onu oturup uygarca tartışmamız gerekiyor. Nedir meseleler, neden kan akıyor İslam dünyasında, neyin bedeli için, hangi gerekçelerle akıyor? Aklımızı kullanacağız, bu sorunları tartışacağız, çözüm üreteceğiz. Çözüm üretirsek kendi sorunlarımızı aşmasını biliriz. Çözümsüzlüğün çözüm olmadığını, çözümsüzlüğün, acı kan, gözyaşı olduğunu hepimizin kabul etmesi lazım" dedi.

4 halkalı çözüm önerisi

İslam dünyasının sorunlarını 15 başlıkta izleyicilerle paylaşan Kemal Kılıçdaroğlu, "Saydığım sorunların ana kaynağı nedir? Biz bu sorunları aşmak için neler yapmalıyız? 4 halkadan oluşan bir çözüm önerisi paketi sizlere sunacağım. Birinci halkamız demokratikleşmedir. Demokrasisi gelişmiş ülkeler her zaman hızla büyüyen ülkelerdir. Demokrasisi gelişmiş ülke ne demektir biliyor musunuz? Siyasetçinin halkına hesap verdiği ülke demektir. Yani vatandaştan toplanan vergilerin her kuruşunun hesabını veren devlet demektir. Yani kul hakkı yemeyen bir anlayışı siyaset kabul etmiş demektir. Bunu yapmak lazım" ifadelerini kullandı. 

Sosyal devlet vurgusu

"İkinci halkamız din ve vicdan özgürlüğüdür" diyen Kılıçdaroğlu, "Din ve vicdan özgürlüğünün güvencesi laikliktir. Laiklik sadece devletin dine saygını, dini koruyan, dinlere eşit mesafede olan durumunu tanımlamaz. Laiklik aynı zamanda bireylerin ve cemaatlerin IŞİD ve FETÖ gibi terör örgütlerine karşı müslim ve mümin olanın da hakkını korur. Üçüncü halkamız sosyal devlet. Sosyal devlet işsizlik ve yoksullukla mücadele eden devlettir. Yoksullukla mücadele ederken insan onurunu koruyan devlettir. Yani sağ elin verdiğini sol elin görmeyeceği bir anlayışın egemen olduğu devlettir sosyal devlet. Sosyal devlet aynı zamanda çocuklarımıza çağdaş eğitim vermeyi hedefleyen bir devlettir" açıklamasını yaptı. 

Adalet soylu bir kavramdır

Dördüncü halka olarak hukuk devletini gösteren Kılıçdaroğlu, "Adalet İslam ve diğer tüm dinlerin temel taşı olarak kabul edilmektedir. Soylu bir kavramdır adalet. Adalet taşıdığı anlamı da aşan bir biçimde ilahi ve beşeri olarak eşitlik, dürüstlük, tarafsızlık, haksızlıkların son bulması doğrunun egemenliği olarak tanımlanır. Mülkün temeli adalettir. İslam dünyası acaba adalete ne kadar önem veriyor. İslam dünyasını yönetenler ne kadar adil ne kadar doğru? Üstünlerin değil hukukun üstünlüğünü savunan bir devlet anlayışı" diye konuştu.

Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.