'Japonya'nın burnu kanamazken, Türkiye yerle bir oluyor!'

Milletvekili Ali Şeker Meclis'te 17 Ağustos depremiyle ilgili bir basın toplantısı düzenledi. Şeker, “Japonya'da yaşanan 8-9'luk depremlerde kimsenin burnu bile kanamazken Türkiye'deki 4-5 şiddetindeki depremlerde binalar yıkılıyor” dedi

'Japonya'nın burnu kanamazken, Türkiye yerle  bir oluyor!'

CHP İstanbul Milletvekili Dr. Ali Şeker 17 binden fazla vatandaşımızın hayatını kaybettiği,  17 Ağustos Marmara Depremi'nin 17. yılı dolayısıyla Meclis’te basın toplantısı düzenledi.
1509 yılında yaşanan büyük trajedi adı verilen depremden, 1999 Gölcük ve Düzce depremlerine kadar yaşadığımız tüm irili ufaklı depremler, ülkemizde yapı stoğunun yaşanan depremlere hazır olmadığını gösterdiğini söyleyen CHP’li Şeker, 8-9 şiddetinde depremlerin yaşandığı Japonya’da neredeyse kimsenin burnu bile kanamazken, ülkemizde 4-5 şiddetli depremlerde binaların yıkıldığını, can kayıplarının yaşandığını belirtti.

Herkes deprem uzmanı

Herkesin “deprem uzmanı” olduğu ülkemizde depremin değil, yeterli mühendislik hizmeti almamış, imar kurallarına uyulmadan yapılmış, dere kenarlarına doldurulmuş binaların insanların ölümüne neden olduğunu da herkes bilmekte olduğunu belirten Şeker, "Yaşanan depremlerden sonra siyasi sorumluların yaptıkları “önlem alacağız” açıklamaları, çıkarılan yasalar, bir süre sonra da bunların unutulması her zaman yaşadığımız sıradan olaylardır ve 23 Ekim 2011 Van depremi bu durumun somut bir örneğidir.
Bilim adamlarının, meslek kuruluşlarının yaptıkları araştırmalarla ortaya koydukları çok net gerçekler var. Ülkemizin büyük bir kısmında olduğu gibi İstanbul önemli bir deprem kuşağının ortasında yer almaktadır. Ortalama 250 yılda bir gerçekleşen büyük deprem geliyor. İstanbul’u ve ülkeyi yönetenler bu büyük deprem gerçeğinin farkında değil. Toplumsal hafızanın unutkanlık katsayısına güvenen sorumlular, önlem alma konusunda üzerlerine düşeni yapmıyorlar" dedi.

Deprem fonuna ne oldu?

Konuşmasının devamında deprem riskinin en ciddi yaşanan ülkelerin başında geldiğimizi belirterek ihmalleri ve göz yumulan olayları açıklayan İstanbul Milletvekili Ali Şeker basın toplantısında şu görüşlere yer verdi:

“Marmara bölgesi ve İstanbul, Türkiye sanayisinin kalbi konumundadır. Sanayi ve ticaretin yüzde 75’ini barındıran bu bölgede yaşanacak büyük bir deprem, Türkiye’nin durması demektir. Bunu herkes bilirken, herhangi bir önlem, geleceğe dönük planlama neden yapılmaz?
Meslek Odalarının daha ciddi denetimler yapmasına uygun yasal düzenlemeler ve koşullar yaratmak yerine, meslek odalarına yönelik iktidar baskısı denetimsiz yapıların, sahte mühendislik hizmetlerinin önünü açmaktadır. Bu durum, yeni yapıların denetlenebilir olmasını zorlaştırmaktadır. Yapı denetim firmaları ile müteahhitler arasındaki ücret ilişkisi sonlandırılmalıdır. Müteahhitler yapı denetim ücretlerini işin başında Çevre ve Şehircilik Bakanlığına ödemeli,  yapı denetim firmaları ise bu işlerini yaptıkça hak edişlerini aynı şekilde Bakanlıktan almalıdır. Müteahhitlerin, yapı denetim firmalarını kontrol ettiği sistemin değil, yapı denetim firmalarının müteahhitleri kontrol ettiği sisteme geçilmelidir.

17 Ağustos depreminden sonra kurulan Deprem fonu ne oldu? Bu fonda 17 yılda ne kadar para toplandı? Bu fonla ne kadar konut yenilenebilirdi? 17 Ağustos depreminden sonra alınan önlemlerden birisi de deprem sonrasına yönelik oluşturulan deprem toplanma alanları ve acil ulaşım ağı idi. O tarihlerde insanların depremlerden sonra toplanmaları, acil ihtiyaçların görülmesi, barınabilmeleri için oluşturulan 470 deprem toplanma alanının 300’ü AVM ve Gökdelene dönüşmüştür. İstanbul’da yaşanan 1999 depreminde insanların haftalarca sokaklarda yaşadığını düşündüğümüzde sağ kalan 15 milyon İstanbullunun toplanabileceği alan kalmadı. Peki, büyük İstanbul depreminde hayatta kalmayı başaran 15 milyonun üzerinde İstanbullu ne yapacak? İstanbul’un yaşanacak bir deprem sonrasında acil bir ulaşım eylem planı yoktur. İlan edilen acil ulaşım yolları İSPARK aracılığıyla otopark haline getirilmiştir. İstanbul’un trafik sorunu deprem sonrası müdahaleyi imkânsız kılacak durumdadır ve maalesef 99 depreminden ders çıkartılmamıştır.”

300'ü AVM oldu

"1994 yılından bu yana İstanbul’u, 14 yıldır da Türkiye’yi yönetenler bu dönemde yaşanan ve bundan sonra da yaşanacak olan tüm olumsuzluklarında sorumlusudur. Depremi sessizce bekleyen İstanbul’da sessizliğin bozulup toprağın ses vereceği anda maalesef ölecek insanlar. Milletçe sessiz ve zavallı bir halde sakat kalmayı ve ölmeyi bekliyoruz” diyen Şeker şunları söyledi:
"Olası büyük ölçekli bir depremde ise İstanbul’da yaşayan insanların toplanma alanı olarak belirlenene 470 alandan 300'ü AVM ve rezidansa dönüştürüldüğü için, toplanma alanı olarak sadece mezarlıklar kaldı.”

Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.