Madımak Katliamı'nın 23’üncü yılında ölenler yanık bağlama ile anıldı: Ateş halen yanıyor

"Burası utanç müzesi olana kadar bu binaya girmeyeceğiz"

Madımak Katliamı'nın 23’üncü yılında ölenler yanık bağlama ile anıldı: Ateş halen yanıyor

Sivas Madımak Katliamı’nın 23’üncü yıldönümünde ellerinde kaybettiklerinin fotoğraflarını taşıyan aile yakınlarından bazıları gözyaşlarına hakim olamadı. Katliamda ölenlerden Nurcan Şahin’in annesi Fidan Şahin fenalık geçirdi. Yazar Nesimi Çimen’in eşi Makbule Çimen ise, binanın kapısını yumruklayarak, "Burası utanç müzesi olana kadar bu binaya girmeyeceğiz" diye haykırdı. Katliamda yaşamını yitiren halk ozanı Hasret Gültekin’in sazını temsil etmesi amacı ile bir kısmı yanık haldeki bağlamayı CHP Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer elinde taşıyarak otel önüne getirdi. Binanın giriş kapısı önüne bırakılan sazın üzeri katılımcılar tarafından karanfiller ile donatıldı.

2 Temmuz 1993 tarihinde düzenlenen Pir Sultan Abdal Kültür Etkinlikleri’ne gelenlerin konakladığı Madımak Oteli’nin ateşe verilmesi sonucu 33 aydın ve 2 otel görevlisinin katledildiği, 2 saldırganın da öldüğü Sivas katliamının 23’üncü yıldönümü için kentteki ilk anma programı Valilik koordinesinde gerçekleştirildi.

DHA'nın Hürriyet'te yayımlanan haberine göre, Vali Davut Gül, Belediye Başkanı Sami Aydın, Cumhuriyet Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Garuk Kocacık, Emniyet Müdürü Turgay Çalışkan, Cem Vakfı Sİvas Şube Başkanı Ali Dağ, ile çeşitli kurum ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinden oluşan bir grup eski Madımak Oteli, bugünkü Sivas Bilim ve Kültür Merkezi’ne gelerek, bina içerisinde, olayda yaşamını yitirenlerin isimlerinin yer aldığı anı köşesine karanfil bıraktı.



Daha sonra kısa açıklama yapan Vali Davut Gül, şöyle dedi:

"Bugün 23 yıl önce 37 vatandaşımızın hayatını kaybettiği ve hem Sivas’ın hem Türkiye’nin hem dünyanın bütün vicdanlarda olumsuz etkiler bıraktığı bir olay dolayısıyla geldik. Hepinizin bildiği gibi ülkemizde bu tür olayları kaşıyan şer güçler hep olmuştur ve bundan sonra da olmaya devam edecektir. Anadolumuz’da, Sivasımız’da yüzyıllardır insanlar kültürel farklılıklarını zenginlik olarak sayan barış içerisinde kardeşlik ve dostluk içerisinde yaşayan bir iklim ve ortam var. Bizler için Mevlana, Hacı Bektaş-ı Veli, Pir Sultan hepsi birbirinden kıymetli ve değerli ve hepi Anadolu’nun mayasına katkı koyan insanlar. Dolayısıyla bu üzücü olayları asla tasvip etmek mümkün değil. Bu olayın hiç şüphesiz en büyük mağduru hayatını kaybeden insanlar ve olayların aileleri. Ama en az onlar kadar mağdur olan bir kesim var ki o da Sivas şehri ve Sivas halkı. Sivas şehrinin, Sivas halkının bu olayla uzaktan yakından alakası yok. Biz hayatın her döneminde, geçmişte de şimdi de de gelecekte de Sivas’taki insanlar kardeşlik içerisinde, dostluk içerisinde barış, dostluk ve hoşgörü içerisinde yaşamış insanlar. Sivas’ta yaşayan insanlar bunun farkında. Bizim bir acımız var. Bu acı hem bizim hem Sivasımız’ın hem insanlığın ortak acısı. Gönül ister ki bu acı, bu yara kabuk bağlasın. Ama zaman zaman bu yarayı kaşımak isteyen insanlar olabiliyor. Fakat Sivas kamuoyu 7’den 77’ye bu konuya duyarlı, hassas, bu konunun farkında. İnşallah bundan sonraki süreçte de bunu istismar etek isteyen kişiler Sivas kamuoyun pirim vermeyecektir. Ben bu olayda hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Ailelerine başsağlığı diliyorum. Bu tür olayların bir daha olmaması için vatandaşımızın hassasiyetle olaylara bakmasını diliyoruz."

3 bin polis görevlendirildi

Anma etkinlikleri sırasında olumsuz bir olay meydana gelmemesi için polis ekipleri alarma geçirildi. Anma etkinliği kapsamında, grupların yürüyüşün yapılacağı güzergahın başlangıcı olan Seyrantepe, Fidanlık, Yeditepe, Mehmet Akif Ersoy, Hikmet Boran, Mevlana ve Atatürk Caddeleri ile Seyrantepe Kavşağı, Afyon Sokak, Bankalar Caddesi, Ali Ağa Cami Sokak, Orduevi önü, Bekir Sami Kunduk Caddesi ve bu sokaklara açılan yollar trafiğe kapatıldı. Güzergah üzerindeki geçiş noktaları ile otel yakınlarında ise çevre illerden gelen takviye birliklerle birlikte yaklaşık 3 bin polis görevlendirildi.

Anma etkinlikleri için kente özel araç ve otobüsler ile diğer şehirlerden gelen katılımcılar, şehir merkezi girişlerinde oluşturulan polis kontrol noktalarında durduruldu. Son zamanlarda yaşanan terör saldırılarına karşın, araçlarda aramalar yapılırken, kişilerin de kimlik kontrolleri yapıldıktan sonra kente girmelerine izin verildi.



Yanık bağlama ile anıldılar

Resmi anma programının ardından sabah saatlerinden itibaren çeşitli şehirlerden Sivas’a gelen, Alevi Bektaşi dernekleri, siyasi partiler ve çeşitli sivil toplum örgütleri temsilcileri ile vatandaşlardan oluşan grup, Seyrantepe Mahallesi üzerindeki toplanma alanında buluştu.

Saat 11.00 sıralarında yürüyüşe geçen grup sloganlar eşliğinde Mevlana Caddesi güzergahı üzerinden kent meydanına geldi. Kortej daha sonra Atatürk Caddesi üzerinden Eski Belediye Sokak’taki eski Madımak Oteli, şimdiki Sivas İl Özel İdaresi Bilim ve Kültür Merkezi önüne geldi. Burada otel binasının önüne sadece olayda yaşamını yitirenlerin yakınları ile milletvekilleri alındı.

Bina önünde geldiklerinde ellerinde kaybettiklerinin fotoğraflarını taşıyan aile yakınlarından bazıları gözyaşlarına hakim olamadı. Olayda ölenlerden Nurcan Şahin’in annesi Fidan Şahin fenalık geçirdi. Yazar Nesimi Çimen’in eşi Makbule Çimen ise, binanın kapısını yumruklayarak, "Burası utanç müzesi olana kadar bu binaya girmeyeceğiz" diye haykırdı.

Ardından Sivas Olayları sırasında yaşamını yitirenlerin isimleri tek tek okunarak saygı duruşunda bulunuldu. Olayda yaşamını yitiren halk ozanı Hasret Gültekin’in sazını temsil etmesi amacı ile bir kısmı yanık haldeki bağlamayı CHP Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer elinde taşıyarak otel önüne getirdi. Binanın giriş kapısı önüne bırakılan sazın üzeri katılımcılar tarafından karanfiller ile donatıldı.

Siyasilerden destek

Anma etkinliklerine CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba başkanlığındaki 18 milletvekilinden oluşan heyet katıldı. HDP’den ise İzmir Milletvekili Müslüm Doğan önderliğinde 4 milletvekili anma programına katıldı. 

Milletvekilleri de eski otel binası önüne gelerek buraya bırakılan yanık bağlamanın üzerine karanfil bıraktı.



'İnsanlığı yaktılar'


CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, eski Madımak Oteli binası önünde yaptığı açıklamada, 23 yıldan beri sönmeyen ateşi anmaya geldiklerini söyledi.

23 yıl önce buradaki otelde bulunan aydınların barışı, hoşgörüyü, kardeşliği savunduğunu belirten  Ağababa, "Onları yakanlar, insanlığı yaktılar. O zihniyet hala devam ediyor. En son İstanbul’da Atatürk Havalimanı’nda 44 insanı katletti. Maalesef hükümet bütün Alevi kurumlarının talebine rağmen, ailelerin talebine rağmen burayı müze yapmıyor. Maalesef katiller ile mağdurları aynı karede resimliyor. CHP olarak Sivas’ın unutulmaması için burada yaşanmış insanlık tarihinin en büyük vahşetinin unutulmaması için ve arkasındaki gerçek güçlere hesap sorulması için mücadelemiz devam edecek. Umarız en kısa süren buranın Sivas madımak utanç müzesi olur. En kısa sürede bu gerçekleşir. Bir daha bu acılar yaşanmasın" dedi.

CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay da o gün Sivas olayı aydınlatılmış olsa bugün bu topraklarda IŞİD’in barınmasının mümkün olamayacağını belirtti. O günlerden başlayan bağnazlığın adım adım yükseldiğini belirten Balbay, "Bu karanlık süreç maalesef bugün dünyaya açılan penceremizi de yaktı. Atatürk Havalimanımız da onlarca canımıza mal oldu. Bugün burada kaybettiğimiz kişilere karşı en büyük görevimiz umudu yitirmemek. Ne olursa olsun hayatın kazanmasını istemek. Onların ruhunun önünde saygıyla eğilip karanfillerimizi bırakırken de bunu haykırdık. Sivas’ı unutturmayacağız. Bizim rehberimiz kin ve nefret değil" diye konuştu.



'Sazımız, sözümüz yandı'

Temsili yanık bağlamayı getiren CHP Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer, "23 yıl önce burada aslında hepimiz yandık. Bizim geleceğimiz yandı, aydınlık geleceğimiz yandı. Sazımız yandı, sözümüz yandı, sanatımız yandı" dedi.

Amaçlarının öç almak, kin gütmek, intikam peşinde koşmak olmadığını belirten Biçer, "Biz birlikte yaşama kültürünü geliştirip barış içinde geleceğe umutla bakan bir Türkiye’de yaşamak istiyoruz. Çocuklarımız aydınlık bir Türkiye’de yaşasın istiyoruz. Ama bu zihniyet, 23 yıl önce canlarımızı yakan bu zihniyet o gün 15 bin tane şüpheli varken yalnızca 198 tanesini gözaltına aldı. Ve onlardan da 128 tanesini yargılayabildi. Ki yargılamanın bir kısmı da zaman aşımına uğradı. Şu anda çok basit suçlardan yargılanabilen sadece 3 kişi var" dedi.

Bu zihniyetin, bu acıyı bu topraklarda sona ermesinin mümkün olmadığını belirten Biçer, "Bu zihniyet ancak bize her gün gözyaşı ve kan getirir. Başka hiçbir şey getiremez. Biz bu topraklarda barış içinde yaşamak istiyoruz. Sazı yanan sanatımızı için getirdim. Yanan sanatımızı anmak için getirdim. Yanan sazımızı, sözümüzü anmak için getirdim. Hasret Gültekin’in sazı anısına getirdim. Hem Hasret Gültekin’i hem canan tüm canlarımızı saygıyla anıyorum" diye konuştu.

HDP’li Doğan: Ateş halen yanıyor

HDP Milletvekili Müslüm Doğan ise 23 yıldır süren bir ateşin hala yandığını belirterek, "Görüyorsunuz aslında utanç müzesinin önündeyiz. Bir türlü utanç müzesine dönüştürülemeyen müzenin önündeyiz. İnsanlar burada diri diri katledildiler ve devletin kolluk kuvvetlerinin gözü önünde 8 saat maalesef yakılarak öldürüldüler. 23 yıldır adalet arıyoruz. 23 yıldır 15 kişinin hala kaçak olduğunu biliyoruz. İkametgah adresleri belli olmasına rağmen devlet iade işlemlerinde bir katliam sanığı olarak onları talep etmiyor. Bu dava sonuçlanmadığı sürece burada vicdanlar aklanmayacaktır. Vicdanımızda hala büyük bir sorun olarak kalıyor. Bu sorunun geniş bir şekilde araştırılıp gerçek nedenleri ortaya çıkarılmadığı sürece bu katliamlar sürecektir." dedi.

Utanç müzesi talebi

Otelin bulunduğu sokak girişindeki kortej otobüsünden katılımcı sivil toplum örgütleri konuşmalar yaptı. Etkinlikte konuşan Pir Sultan Abdal Anadolu Kültür Derneği Genel Başkanı Gani Kaplan, Avrupa Alevi Koordinasyonu Başkanı Hüseyin Mat, Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Baki Düzgün, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez, Alevi Kültür Derneği Başkanı Doğan Demir, KESK Genel Başkanı Lami Özgen ve olayda ölenlerin aileleri adına Huriye ve Yeşim Özkan’ın kardeşi Hüseyin Özkan birer konuşma yaptı. 

Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Doğan Demir, "Buraya gelirken, oraya gitmeyin can güvenliğiniz yoktur dediler. Ama biz ısrarla inatla burada olmaya devam edeceğiz. Biz her gün burada diri diri yakılan canlarımızı anmak için bir kişi de olsak 10 kişide olsak koşa koşa buraya geleceğiz. Asla ama asla kimse bizi yolumuzdan vazgeçiremez. Çorum’a da gideceğiz, Hacı Bektaş’a da gideceğiz. Gezi’de katledilenleri de anacağız. Biz yıllardır deresi yüzülerek, idam edilerek her türlü mücadeleden geçerek bu noktaya gelmiş bir toplumumuz. Asla ve asla taviz vermeyiz" dedi. 

KESK Genel Başkanı Lami Özgen ise "Ülkemiz katliamlar ülkesi. Sivas’tan Maraş’tan Çorum’dan Dersim’e kadar bu katliamların failleri ve yürütücüleri aynıdır. Aynı sistem aynı zihniyettir. Bizim için failler de bellidir, katillerde bellidir. 93 yılında buradaki canlarımızı yakarak katledenler, bugün Türkiye’de katliam yapan IŞID zihniyeti ile aynıdır" dedi. Diğer konuşmacılar da Sivas’ın ışığının hiç bir zaman sönmeyeceğine dikkat çekti. 

Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı Ercan Geçmez ise birlik ve beraberlik mesajları vererek, "Zaman birlikte hareket etme zamanıdır. Türkiye’yi karanlıktan çıkarma zamanıdır. Haramilerin çarkına çomak sokma zamanıdır. Bunu ancak bizler başarırız. Sokakları bize yok sayanlar, bizim bir araya gelmemizi istemiyorlar. Bir araya gelmemizden koruyorlar çünkü saltanatları yıkılacak” diye konuştu.

Katılımcılar 2 Temmuz’un acısını ilk günkü gibi yaşadıklarını belirterek, Madımak utanç müzesi olana kadar mücadelelerine devam edeceklerini söyledi. Etkinlikler son olarak ise olayda yaşamını yitirenler anısına semah dönülmesiyle son buldu.

Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.