Yargı ve ordunun üzerine titremeliyiz

TBMM Başkanı Cemil Çiçek,"Bir ülkenin yargısının ve ordusunun yedeği olmaz. Benim yedeğim var, belediye başkanının yedeği var, seçim yapılır başkası gelir. Ama ordunun ve yargının yedeği yok. Bunlar bizim iki önemli göz bebeğimizdir, iki önemli kurumumuzdur. Bu iki kurumun üzerine titrememiz gerekiyor" dedi.

Yargı ve ordunun üzerine titremeliyiz

TBMM Başkanı Cemil Çiçek,"Bir ülkenin yargısının ve ordusunun yedeği olmaz. Benim yedeğim var, belediye başkanının yedeği var, seçim yapılır başkası gelir. Ama ordunun ve yargının yedeği yok. Bunlar bizim iki önemli göz bebeğimizdir, iki önemli kurumumuzdur. Bu iki kurumun üzerine titrememiz gerekiyor" dedi.

Cemil Çiçek, Ak Parti'nin düzenlediği 'Yeni Türkiye ve Sivil Toplum Kuruluşları Buluşması' toplantısında yaptığı konuşmada, Anayasa, yargı ve başkanlık sistemi konularına değindi. Çiçek, bir ülkenin gelişmesi için siyasi, ekonomik, hukuki ve bürokratik istikrara ihtiyaç olduğunu belirterek, şöyle dedi:

"Bir ülke gerçekten gelişmiş ülke olmak istiyorsa, güçlenmiş bir ülke olmak istiyorsa, hasımlarına ve rakiplerine karşı iri ve diri bir ülke olmak istiyorsa, şu dört şartı yerine getirmesi lazım. Bunlardan bir tanesi siyasi istikrardır. Bu lafı çok duyuyorsunuz, çok duyacaksınız, bu bir parti sloganı değil. Bu bir partinin iktidara gitmek için söylediği vaat değil. Türkiye’nin olmazsa olmazıdır. İstikrar olmadığı takdirde bizim gelişme imkanımız son derece kısıtlı oluyor, son derece sınırlı oluyor, istikrarın, siyasi istikrarın bozulmaması lazım. Siyasi istikrar için ekonomik istikrar önemli, bir arabanın dört lastiği var. Bir lastiği siyasi istikrar, ikinci lastiği ekonomik istikrardır. Ekonominin istikrarını bozacak yanlışları ne siz talep edin ne de bu yanlışı yapacaklara fırsat verin bedelini siz ödersiniz." 

DEVLETE GÜVEN YARGIYA GÜVENDİR
Hukukun istikrarının önemine vurgu yapan Çiçek, "Şunun bilinmesi lazım; Devlete güven, yargıya güvendir. Bir ülkenin yargısı o ülkenin bağımsızlığının alametidir. Bir ülkede bağımsız yargı varsa orada bir bağımsız devlet var demektir" dedi. 

Yargının Türk milleti adına görev yaptığını, Meclis'in de Türk milleti adına yasama görevini yaptığını kaydeden Çiçek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hükümetler de Türk milleti adına yürütme yapıyor. Dolayısıyla yargıya güven devlete güvendir. O sebeple zaman zaman yaşadığımız sebeple, bu ülkede ordunun da yargının da yedeği yoktur. Bu kanaatimde en ufak bir değişiklik yok. Yaşananlardan sonra daha çok bu fikre sahibim. Bir ülkenin yargısının ve ordusunun yedeği olmaz, benim yedeğim var, belediye başkanının yedeği var, seçim yapılır başkası gelir. Ama ordunun ve yargının yedeği yok. Bunlar bizim iki önemli göz bebeğimizdir, iki önemli kurumumuzdur. Bu iki kurumun üzerine titrememiz gerekiyor." 

"YARGI MENSUBUNUN CEMAATİ, PARTİSİ OLMAZ"
Yargıya güvenin bir başka açıdan önemli olduğunu ifade eden Çiçek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bir ülkede kamu düzeni nasıl sağlayacaksınız. Benim sizinle, sizin devletle ihtilafınız var bunun kararını kim verecek, kim çözecek bunu. Bir ülkenin yargısı çözecek. Yargıya güven olmazsa o zaman bu toplumda adalet olmaz. Bu toplumda bir kısım yanlış yollara tevessül edenler çıkar. Onun için yargı, devlete güvenin en önemli tezahür alanıdır. Bir devlet varsa aynı zamanda orda güvenli yargı olmak mecburiyetinde. Onun için yargı mensubunun cemaati cemiyeti, partisi, şusu busu olmaz. Yargı hukuktan, uluslararası hukuktan izafesini alır. Yargının doğrusu budur. Buna uygun hareket ettiği takdirde bundan ülke kazanır, hepimiz kazanırız. Tekerleğin dördüncüsü de bürokratik istikrardır. Çünkü alet işler el övünür, devleti çalıştıran bürokrasidir. Siyasetçi hedef koyar, geri kalanını bürokrasi döndürecek çarkı. Bunun ehil olması lazım, size göresi, bana göresi, bizdeni, sizdeni olmaz. Emaneti ehline vermek ilmin gereğidir, aklın gereğidir. Dinin gereğidir." 

"BU ANAYASA İLE TÜRKİYE YOLUNA DEVAM EDEMEZ"
Türkiye'nin yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğunu belirten Çiçek, "Memnuniyet verici taraf herkesin yeni bir anayasa yapacağız demesidir. Yeni bir anayasa yapalım diye hayatımın en önemli zamanını bu işe ayırdım. Bu anayasa ile Türkiye yoluna devam edemiyor edemez. Bu sistem kavga çıkarmaya meyillidir. Devletin organları arasında seninle benim arasında değil. Bugünkü anayasal sistem kesinlikle kavga çıkarır" dedi. 

Başkanlık sistemi konusuna da değinen Çiçek, "Benim üzüldüğüm nokta biz sistem tartışması yapıyoruz derken şahısları tartışıyoruz. Konuyu değil konuşulanı tartışıyoruz. Başkanlık sistemini Özal gündeme getirdi. Özal tartışıldı. İçeriğini tartışmadık o zaman, tartışmış olsaydık toplum olarak bilgi sahibi olurduk. Sonra Sayın Demirel gündeme getirdi. O zamanda Demirel’i tartıştık. Yine konunun içeriği boşlukta kaldı. Şimdi yine başkanlık sitemi. Bir sonucu varacaksak önce içeriğini tartışmamız lazım" dedi. 

"DEMOKRASİNİN AHLAK VE KÜLTÜR AYAĞI NOKSAN"
Demokrasi konusunda zaman zaman sıkıntılar olduğunu ifade eden Cemil Çiçek, konuşmasını şöyle sürdürdü: 

"Demokrasimizin zaman zaman sıkıntıları oldu, aksaklıkları oldu. Eksikleri oldu. Bugünde var. Ama sunu unutmamak lazım demokrasinin 3 tane ayağı var. Bu üç ayağından ikisi Türkiye’de noksan. Bu iki ayağı el birliğiyle inşa etmemiz gerekiyor. Birisi hukuk ayağı. İyi kötü kanun nizam var. Eksikse düzeltiyoruz. Ama iki ayağından birisi ahlak ayağı diğeri kültür ayağı. Ahlak ve kültür yönünden demokrasiyi takviye etmezseniz kanun çıkartıp bu toplumdaki aksaklıkları, sıkıntıları sizi bizi rahatsız edecek başkaca şeyleri ortadan kaldıramazsınız. 5 tane savcı 10 tane hakim 100 tane polis ile bu toplumda ahlak ikame edemezsiniz. Burada hepimize düşen görev var. Evvela kestirme yol aramayacağız bir iş için."

Harun GÖKÇEOĞLU / YOZGAT (DHA)
Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.