Yeni 'Dink' iddianamesi: Kamu görevlileri kayırılıp, kasıtla tespit edilmeleri engellenmiştir!

Hrant Dink'in mutlak suretle öldürüleceğine ilişkin raporlar kullanılmamış.

Yeni 'Dink' iddianamesi: Kamu görevlileri kayırılıp, kasıtla tespit edilmeleri engellenmiştir!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili'nin imzasını taşıyan yeni iddianamede, Mülkiye Başmüfettişi'nin "Bulmak için görev aldığı" kamu görevlilerini kayırıp, tam tersine kasıtla ; tespit edilmelerine engel olduğu ileri sürülüyor.

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesinde sorumluluğu bulunan kamu görevlilerinin tespiti için ön inceleme ve araştırma raporları düzenlemekle görevlendirilen dönemin Mülkiye Başmüfettişi Mehmet Ali Özkılınç hakkında cinayete katkıda bulunduğu iddia edilen kamu görevlilerinin tespitinin engellenmesi kastıyla hareket ettiği iddiasıyla yürütülen soruşturma tamamlandı.

'Örgüte bilerek isteyerek yardım etmek'

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu’nca hazırlanan iddianamede, Özkılınç’ın “Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek isteyerek yardım etmek” suçundan 7.5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezalandırılması istendi. Özkılınç’ın düzenlenen raporların tümünde FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün amaçları doğrultusunda hareket ederek, örgüt yöneticisi ve üyelerini koruduğu öne sürülüyor.

Aile ‘şikayetçi’, başmüfettiş ‘şüpheli’

Başsavcı vekili İrfan Fidan’ın hazırladığı iddianamede, “şikayetçi” olarak Hrant Dink’in eşi Rakel Dink, kardeşi Hasrof Dink, oğlu Arat Dink ile kızları Delal ve Sera Dink, şüpheli olarak dönemin Mülkiye Başmüfettişi Mehmet Ali Özkılınç yer alıyor. İddianamede, suç tarihinde Mülkiye Başmüfettişi olarak görev yapan Mehmet Ali Özkılınç’ın, Hrant Dink’in öldürülmesinde sorumluluğu bulunan kamu görevlilerinin tespiti için ön inceleme ve araştırma raporları düzenlemek için görevlendirildiği belirtildi.

'Mutlak surette öldürüleceğine' ilişkin raporları kullanmamış

Şüpheli Özkılınç’ın, Dink cinayeti davasının sanıkları arasında yer alan dönemin Mülkiye Başmüfettişi Şükrü Yıldız ile müşterek düzenledikleri 13 raporun hiçbirinde, bilinçli olarak “Hrant Dink’in Yasin Hayal tarafından her ne pahasına olursa olsun mutlak surette öldürüleceğine” ilişkin bilgiyi içeren F3 buluşma ve F4 haber raporlarını kullanmadığı öne sürüldü. Şüpheli Özkılınç’ın, düzenlenmesinde katkıda bulunduğu ya da kendisince düzenlenen raporların tümünde “FETÖ/PDY silahlı terör örgütü” nün amaçları doğrultusunda hareket ettiği, kastının örgüt yöneticisi ve üyelerini korumaya yönelik olduğu iddia edildi.

'Örgüte yardım ettiği anlaşılmıştır'

İddianamede, Özkılınç’ın “FETÖ/PDY silahlı terör örgütü” yöneticisi ve üyesi konumunda bulunan şüpheliler tarafından gerçekleştirilen Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesi eylemine katkıda bulunan kamu görevlilerinin tespitinin engellenmesi kastıyla hareket ettiği, amacının “FETÖ/PDY silahlı terör örgütü”ne yardım olduğu, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte örgüte yardım ettiği anlaşılmıştır” denildi.

Yeni iddianamenin ana davayla birleştirilmesi talep edildi

Yeni iddianamenin, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki Hrant Dink suikastine ilişkin “Kamu görevlilerin ihmalinin” de bulunduğu ana davayla birleştirilmesi talep edildi. Mahkeme, dönemin Mülkiye Başmüfettişi Mehmet Ali Özkılınç hakkında hazırlanan iddianamenin kabul ya da reddine ilişkin kararını önümüzdeki günlerde açıklayacak. (DHA)

Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.