Zafer üzerinden siyaset yapılmaz

100. yılında Çanakkale Zaferi'ni gazetemize değerlendiren vatandaşlar özellikle birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. Çanakkale Savaşı’nın topyekün bir mücadele sonucu kazanıldığını savunan vatandaşlar, “Zafer üzerinden siyaset yapılmaz’’ mantığında birleşti

Zafer üzerinden siyaset yapılmaz

18 Mart 1915'te başlayan ve bir yıl süren Çanakkale Savaşı Türk ordusunun itilaf devletlerine karşı verdiği büyük mücadelenin adı oldu. Öyle ki Çanakkale Zaferi'nden sonra emperyalist devletlerin baskısı altında ezilen milletler bile yeni bir bağımsızlık ruhu kazandı. Binlerce şehidin verildiği savaş, 1. Dünya Harbi'nin seyrini değiştirmiş olsa da itilaf devletlerinin ilerleyişi durdurulamadı. Fakat Çanakkale'de kazanılan Zafer Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılmasından sonra Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasına zemin hazırladı. 

Birlik vurgusu yapıldı
Bu büyük savaş ve zaferin 100. yılında Gazete İstanbul Çanakkale'yi vatandaşlara sordu. Farklı kesimlere ilettiğimiz sorulara verilen cevaplar birlik ve beraberlik üzerine telkin niteliğinde olurken, mevcut durumdan rahatsız olanlar da endişelerini dile getirdi. Türkiye'nin geleceğinin Çanakkale ruhu ile kurtarılabileceğini de savunan bazı vatandaşlar özellikle, savaş ya da zafer üzerinden siyaset yapılmaması konusuna dikkat çekti. 

Allah sayesinde memleket kurtuldu
Ahmet Altın: Çanakkale Zaferi Türkiye'nin kurtuluşudur. Cenabı Allah'ın yardımıyla memleket kurtulmuştur. Bu zaferi çok seviyoruz. Cenabı Allah'ın iman kuvvetiyle, Kur'an kuvvetiyle, komutanların kuvvetiyle Cenabı Allah lütfikeramını verdi. Allah'ın sayesinde memleket kurtuldu. Onlar daha imanlıydı. Allah yoluna sarılan insanlardı. Cenabı Allah'ın yardımıyla onlar da memleketi kazandılar.

Çok acı günler yaşıyoruz
Ayşe Güler: Hizmet var ama maalesef ülkemiz gitti. Ben onu biliyorum ve üzülüyorum. Çanakkale'ye gittim. 
Korkunç bir şey. Duygulandım. Hatta benim amcam bile şehit, orada yatıyor. Savaşmıştı. Çok acı yani çok acı günler yaşıyoruz. Allah hepimizin sonunu iyi etsin. Ülkemiz elden gitti, gidiyor da...

Çanakkale'yi öğretemedik
Erol Gülseren: Çanakkale'yi anlamak için illa ki Çanakkale'yi görmek lazım. En büyük kaybımız yeni nesil bunu bilmiyor. Malesef yeni nesil bunu öğretemiyor, gösteremiyoruz. Ben bir Japon'dan duymuştum bunu, siz Çanakkale'yi kullanamıyorsunuz demişti. Oraya gittiğiniz zaman çok farklı şeyler  hissediyorsunuz. Yağmur yağdığı zaman o topraktaki kanı rahatlıkla anlıyorsunuz. Derelerde rahatlıkla mevzi kazabilirsiniz yani o toprakta kan akmış. Öye bir savaşmış yani. Bilen biri olarak oranın hakkında konuşmak çok zor. Çanakkale ile ilgili konuşmak zor. 

Dedelerimiz şehit oldu
Hakan Yılmaz: Çanakkale şehitlerine tabiki hepimizin saygısı var. Atalarımız, dedelerimiz orada şehit olmuş. Gönül ister ki biz de torunları olarak görevimizi yapalım. Kemikleri sızlamasın, ziyaretlere gidelim. Onların vatan için yaptıklarını bizden sonra gelecek kuşaklara anlatalım. Bunlar çok önemli şeyler. 100. yıl anma törenlerine işten dolayı gidemiyoruz ama inşallah seneye gideceğiz. Atalarımızı, dedelerimizi ziyaret edeceğiz. Hepsinin ruhu şad olsun.

Benzeri olmayan mucize bir zafer 
Müşteba Yılmaz: Çanakkale elbette ki büyük bir zafer. Eşi benzeri olmayan mucize bir zafer. Fakat hep Çanakkale üzerinde duruyoruz. Peki Kurtuluş Savaşı önemsiz mi ? 1. İnönü, 2. İnönü Zaferi önemsiz mi? Bir de eskiden Çanakkale denince Atatürk anılırdı ama malesef şimdi Atatürk kelimesini ne profesörlerden, ne bunu yazıp çizenlerden, ne televizyon ekranlarından görmüyoruz. Acaba birileri mi yaptı? Neden konuşmuyoruz? Atatürk orada saati olmasaydı kalbinden vuruluyordu. Ama nedense bugün Atatürk'ü konuşmuyoruz. Çanakkale'yi konuşan eğer Atatürk'ü konuşmuyorsa o, yalan söylüyor ve toplumu aldatıyor. Ben bunu demek istiyorum. Türkiye'yi, Türk Milletini, vatanı, milleti, bütün insanları sevmeyenler Atatürk'ü konuşmuyor. Atatürk dünyanın takdir ettiği, tanınmış bir lider. Atatürk faşist bir lider değildi. Bütün insanlığa hizmet eden liderdir. Ama nedense konuşmuyorlar. İşlerine gelmiyor. Bugün birileri kalkmış kendini Atatürk'ten üstün görüyor. Neredeyse kendini peygamber ilan edecek.

Ülkeye sahip çıkmak gerekiyor
Suna Çelik: Babaannemin ilk eşi askere gitmiş ve bir daha haber gelmemiş, ölmüş. Onun unlatmalarından duyuyorduk. Şimdi yetiştirilen çocuklarımız pek değerini bilmiyorlar. Bu konuda, her konuda eğitimsiziz. Ülke gidiyor, ülkeye sahip çıkmak gerekiyor ama nasıl olacak bu iş? Bu son yıllarda biraz örgütlülükten bahsediliyor, birlikten bahsediliyor. Güzel bir şey olsun ama bu insanlara da çok şiddet gösteriliyor. Ben de korkuyorum. Eyleme katılacaksın, acaba bir şey olur mu korkusu var. Bir korku yaratıldı. Bunlar nasıl halledilecek, nasıl üstesinden gelinecek, bu ülke nasıl kurtarılacak? Ülkenin durumunu biliyorsunuz. Biz 12 Eylül'ü yaşadık valla bilemiyorum.

O zamankiler daha fedakarmış
Süleyman Gül: O zamankiler daha fedakarmış, daha cefakarmış ama şimdi onlar yok. Onların vefakarlığı ve cefakarlığı da onlarla beraber gitmiş. Şimdi bunun özlemini duyuyoruz. Fakat her zaman onlarla gurur duyuyoruz. Bundan başka da yapacağımız bir şey yok. 

Herkes bedel ödedi
Şükrü Yardım: Çanakkale Zaferi Türkiye'de kim varsa, hangi kesimler varsa hepsi kendileri gitti yani orada savaştılar. Kürdüyle, Türküyle yani ayrım yapmadan bizim dedelerimiz orada savaşmış. Orada binlerce şehit olmuş düşmana karşı. Bir kürt olarak diyorum ki orası hepimizin, kimsenin değil yani. Kimse benimdir diyemez. Herkesin dedesi orada, savaşta bedel ödemiş. 

Onların sayesinde rahat yaşıyoruz
Turgay Korkmaz: Bugün Çanakkale'nin 100. yıldönümü. Ülkenin her şehrinden, her beldesinden insanlar canlarını, kanlarını vermişler. O toprakları savunmuşlar. Onların sayesinde şu an biz burada rahat yaşıyoruz. Hepsine Allah rahmet eylesin. Ama bu ülke üzerinde emperyalist güçler hiçbir zaman ellerini çekmediklerinden dolayı hiçbir zaman da huzuru bulamıyoruz. Orada canlarını veren insanlar sayesinde şurada normal durabiliyoruz. Suriye'nin durumu belli, Filistin'in durumu belli. Bu ülkenin değerini kaybettikten sonra değil de kaybetmeden anlasak çok daha iyi olur diye düşünüyorum. Bugün mesela gündemde olan şey şu Kürtmüş, bu Kürtmüş, Çerkezmiş, bu ülke ayrılmaz bir bütündür. Çünkü bu toprakları hepsi beraber aldılar. Hepbi birlikte kanlarını verdiler. Biz bu ülkeyi savaşarak aldık, yolda bulmadık. Ama hiçbir zaman emperyalist güçlerin oyununa fazla gelmemeliyiz diye düşünüyorum. Aşırı dinciler de dahil buna. 
Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.