İSPARK projesi doğru uygulama yanlış

Muhammed Hayır

Muhammed Hayır



RÖPORTAJ: Emek Karakaş 02 Temmuz 2015, 08:53

Büyükçekmece Çarşı Otopark ve Oto Yıkama’nın sahibi Gökay Muhammed Hayır, İSPARK’ın projede doğru ama uygulamada yanlış olduğunu söyledi. 'İSPARK devletin imkanlarını kullanıp uygun olsa da olmasa da istediği caddeyi otoparka dönüştürüyor' diyen Hayır, ilçelerde inisiyatifin ilçe belediyelerine verilmesi gerektiğini vurguladı.

Büyükçekmece'de 2 senedir Çarşı Otopark ve Oto Yıkama'yı işleten Gökay Muhammed Hayır ile otoparkçılığı konuştuk. Otoparkların artık şehirlerin vazgeçilmezi haline geldiğini söyleyen Hayır, “Şehirler büyüdükçe ve araç sayısı arttıkça otoparklar da önem kazanıyor. Ancak bizde hala otopark kültürü oluşmadı. Zamanla gelişeceğine inanıyorum” diye konuştu.

İSPARK ile ilgili de görüşlerini aktaran Hayır, “İSPARK bana göre devletin kendi imkanlarını kullanarak belli insanlara oluştumuş olduğu kaynak. Proje yanlış değil ama uygulamalarda ciddi sorunlar var. O kadar uygunsuz yerlerde görüyorum ki... İSPARK devletin imkanlarını kullanıp uygun olsa da olmasa da istediği caddeyi otoparka dönüştürüyor. Bu konuda beni rahatsız eden nokta burası. İSPARK istediği gibi, istediği caddede sokakta istediğini yapar; kimse de karışamaz” ifadesini kullandı.

Ne kadar süredir burayı işletiyorsunuz?
Bir buçuk yıldır. Burası Sağlık Bakanlığı ile Büyükçekmece Belediyesi'nin ortak arazisi. İlk olarak Sağlık Bakanlığı'ndan yer imecesi usulüyle kiraladık. İçerisinde 60 kamyona kadar bir harfiyatımız vardı. Bunun temizledik. Sonrasında önce Sağlık Bakanlığı sonra da Büyükçekmece Belediyesi'yle anlaşmamızı yaptık. Bu şekilde çalıştırmaya devam ediyoruz.

Otoparkçılığa biz dışardan bakanlar rahat, kolay, nakit para döndüğü için de iyi bir iş olarak görürüz. Ama mutlaka sorunları da vardır.  
Olmaz mı? En büyük sorunumuz aslında insanların otopark kültürünün olmaması. Biz araçların otoparkın içine girip park etmesiyle gelir sağlıyoruz. Örneğin 5 dakika işim var deyip, otoparkın kapısına aracını park edenler oluyor. Kendi açısından baktığında sorun yok, çünkü 5 dakikaya gelicem nolacak ki diye düşünüyor. Ama burada hem bizim işimizi engelliyor. Bazen de tatsız olaylar oluyor. Çıkmak isteyen bir müşteri mecburen onun gelmesini bekliyor. Mecburen alttan almak durumundan kalıyoruz bu zor duruma düşürüyor bizi.

Otopark kültürümüz yok


İstanbul'da, özellikle de Büyükçekmece'de otopark büyük bir sorun. Paralı hale gelmesi insanlarda tepki yaratıyor mu?
Tabii ki ama bu netice itibariyle bir sektör haline geldi. Çünkü şehir ve planlamacılık eksik olduğu ve araçların park edecek yerleri olmadığı için mecburen otoparkları kullanmak zorundalar. Fakat bizde bu kültür yok. Ya fiyat çok yüksek geliyor ya da alışmamışız. Şurada uygun bi yer bulayım da bırakayım tarzında hep düşüncemiz. Otopark sektörünün ilerde çok daha büyüyeceği aşikar. Araç sayısı ve olaylar arttıkça kimse aracını sokağa koymayacaktır.

Bir de otoparkların mazisi de çok temiz değil açıkcası... 'Değnekçilik' olayı hala hafızalarda...
Tabii ki, tabii ki. Bu suistmal edilmiş bir konu. Daha önceden devlet bunu politika olarak benimsemediği için o boşluğu insanlar bir şekilde değerlendirdi. Ama şehrin rahatlaması için açık ve kapalı otoparklar mecburen şehrin rahatlaması için. Ancak şöyle bir durum var ki trafik sorunu kesinlikle parktan kaynaklanıyor. Bunun örneği Büyükçekmece'deki caddelerden de görebiliriz. Caddede kaldırım dahi yok. Araçlar yollara park ediyor. Yayalar bile yürüyemiyor. Şehir ve planlamacılıkta o kadar eksik var ki. Otoparklar mecburen bilinçli şirketler tarafından destekleniyor.

Nasıl bir destek?
Şirket olarak diyor ki 'ben bir sene içeriye parketsem maliyeti 2000 lira. Ama o aracın dışarda kaldığında başına bir iş gelirse maliyeti çok daha yüksek oluyor.' Bu nedenle yıllık abone oluyorlar. Ya da trafik sigortası olmayanlar, çalınma veya çekilme korkusu yaşayanlar otoparkları tercih ediyor. En kötü araba bugün bir sermaye. Bugün bir araç çekilmesinin maliyeti 300 lira. 188 lira peşin yatırılıyor. 140 lira ceza geliyor. Maliyeti hesapladığı zaman insanlar 6 – 7 ay otoparka çekilse daha uygun.
Park eden araçlar sigortalıdır

Otoparkların böyle bir güvenli tarafı var.
Tabii ki... Araç buraya girdikten sonra bana emanet. Sigortalı oluyor. Müşteri kapısını kilitlemeden de gidebilir, camı kapatmadan da gidebilir. Bu bizim sorumluluğumuzda olan bir durum.

Kimi otoparklarda 'aracınızda eşya bırakmayın. Müessesemiz sorumluluğunda değildir' yazıları asılıdır. Sizde bu geçerli değil o zaman?
Bu genelde ücretsiz otoparklarda yapıyorlar. Genelde AVMlerin altındaki otoparklarda. Yani bir ücret talep etmedikleri için o hizmeti vermiyor.

Müşterilerle ilginç olaylar yaşıyor musunuz?
Tabii ki yaşıyoruz. Örneğin bir gün bir polis geldi, ifade için karakola çağırdı. Belirli zaman aralığındaki kamera görüntülerini de aldılar, beraber karakola gittik. Karakola öğrendim ki, buradan çıkan bir aracın bijon anahtarları gevşetilmiş, giderken tekerleği çıkmış. Şahıs da savcılığa 'büyük ihtimal otoparkta gevşetildi' diye bizi şikayet etmiş. Polisler görüntüleri izledi, adam arabayı bırakıyor. Gelip alana kadar aracın yanına ne gelen var ne de giden. Sonuçta bizimle ilgili olmadığı ortaya çıktı. Ama o vatandaş polise gitmeden önce bize gelip olayı anlatsa ve görüntüleri izlemek istediğini söylese inanın yardımcı olurdum. Onun başına gelen benim başıma da gelebilir. Ama onu bile tenezzül etmeden kalkmış savcıya kadar gidip otoparka arabamın bijonlarını söktüler demiş. Ya sen MİT ajanı mısın, CIA misin, FBI mısın nesin? Niye sana böyle bir şey yapalım? Yine başka bir olayda vatandaş 'çantam kayboldu' diye geldi. “Sakin olun, olabilir. Burda da gerçekleşmiş olabilir. Ben burda meydanda da olsam, gözümden kaçmış olabilir. Kamera kaydına bakalım” dedim. Görüntülerde beyefendi geliyor, çantasını bagajın içine bırakıyor ve gidiyor. Arabanın yanına yaklaşan kimse yok. Büyük ihtimal başka yerde unuttu ama ısrarla görüntülere 3 – 4 defa izledi.

Belki ulaşması en kolay olduğu için olumsuz bir olayda insanların aklına ilk burası geliyor. 
Aynen... Yaşadığımız olaylardan bir tanesi de 'aracıma vurmuşlar.' Geçenlerde birisi geldi, arabama çarpmışlar dedi. Tamam dedim hemen bakalım olamayacak bir şey değil. Çünkü ben insanım görmemiş olabilirim. Belki o araç oradan çıkarken farkında olmadan dokunmuş olabilir. Kamera kayıtlarına baktık, onda da bir şey yok....

İSPARK istediğini yapıyor

İstanbul'da bir de İSPARK gerçeği var. İSPARK'la ilgili kimi vatandaş, 'iyi oldu, değnekçilerden kurtulduk' diyor. Kimi de 'belediyenin değnekçisi.' Siz İSPARK'ı nasıl değerlendiriyorsunuz?
İSPARK İstanbul'un en çok nakit kazanan firmalarından bir tanesi. Ama sahibi belli değil. İSPARK bana göre devletin kendi imkanlarını kullanarak belli insanlara oluştumuş olduğu kaynak. Proje yanlış değil ama uygulamalarda ciddi sorunlar var. O kadar uygunsuz yerlerde görüyorum ki... İSPARK devletin imkanlarını kullanıp uygun olsa da olmasa da istediği caddeyi otoparka dönüştürüyor. Bu konuda beni rahatsız eden nokta burası. İSPARK istediği gibi, istediği caddede sokakta istediğini yapar; kimse de karışamaz. Bana göre ilçe içindeki yol kenarları kesinlikle ilçe belediyesinin vatandaşlar için park alanı ücretsiz park alanı olarak tahsis edilmesi gereken yerler. Ama İSPARK maalesef vatandaşa ücret karşılığında park ettiriyor.

Şimdi de İSPARK'ın özelleştirilmesi söz konusu. Eğer bu gerçekleşirse otoparkçılıkta bir tekel oluşur mu?
Satış rakamları herhalde milyar dolarla tabir ediyorlar. Burada devletin politikası şu olsa gerek; kendi işlettiği kurumlardan KDV alamadığı için buradan rahatsız oluyor. Özelleştirmesinin en büyük nedenlerinden biri de gelir sağlamak. Ama yine de getirdiği gelir düşünülürse ben İSPARK'ın uzun süre özelleştirilmeyeceğini düşünüyorum.

Fiyat az, zaman fazla

Burası çok büyük bir otopark değil. Sirkülasyon nasıl? Ciro umduğunuz gibi mi?
Umduğum gibi diyebilirim. Günde yaklaşık 100 araç misafir oluyor. Aşağı yukarı 10 – 20 araç da yıkanıyor. Bu işletmenin potansiyeli bu kadar zaten. Bunun ekstrasını beklemek yanlış olur. Ayrıca abone sistemimiz var.

Fiyatlar ne kadar?
0-2 saati 5, 3-5 saat 7 lira. Fiyatları mümkün mertebe aşağıda tutuyoruz. Hem zamanları geniş tutalım ki insanlar daha rahat hareket etsinler hem de daha az olsun ücret olsun.

Büyükçekmece halkı çok rahat
Aslen Trabzonlu olan ve 16 yaşına kadar doğduğu Cihangir'de yaşadığını söyleyen Hayır, “Babamın işleri nedeniyle 1989'da Büyükçekmece'ye taşındık. Cihangir'den burası böyle sessiz sakin köy gibi geldi. Yıllar geçtikçe orası daha çekilmez bir hal aldı. Burası 1990'lara kadar çok iyiydi. İnsanlar birbirini tanıyordu, birbirine saygılıydı. Dostluk vardı, komşuluk vardı, esnaflık vardı. Şimdi daha kozmopolit oldukça, kalabalıklaştıkça insanlarda birbirini tanımıyor. Zaten yaşam şartları malum insanların artık sosyal yaşamları neredeyse bitti” diye konuştu. Büyükçekmece'nin sorunlarını da sorduğumuz Hayır, “Aslında sorunlar Büyükçekmece yüzölüçümü açısından çok büyük olduğu için kaynaklanıyor.  Çünkü kontrol daha da zorlaşıyor. Ama Büyükçekmece'de insanlar daha serbest, yani rahatlık istiyor. Çöpümü al, sokaklar temiz olsun başka da hiç bir şeye karışma. Yani şu caddeye bakın örnek veriyorum caddenin içerisinde en az 30 yıllık dört beş tane bina bulursunuz. Bu binalar değerlendirilse hem kişinin kendisine kazanç olur ama 'aman dokunma, ben böyle mutluyum' diyor” ifadesini kullandı.

Tahmini doğru çıktı
Önceden at antrenörlüğü yaptığını söyleyen Gökay Muhammed Hayır, atların çok özel bir canlı olduğunu belirterek, “At antrenörlüğü dünyanın en zevkli işi. Dünyada hiçbir canlı bu psikolojiye ulaşamadı. Araştırmalara göre bir at 7 - 8 yaşlarındaki bir çocuğun psikolojisiyle hareket ediyor. Karşındakinin hissiyatını anlar, tepkisini ona karşılık verir. Ne hissediyorsa onun tepkisini verir. Yarışacağını bilir, rüya görür, Çok ilginç bir hayvandır” dedi. Gazi Koşusu öncesinde yaptığımız röportajda, tahminini de sorduğumuz Hayır, “12 numaralı Renk isimli safkan jokeyi Ahmet Çelik Gazi Koşusu'nu kazanır” dedi. Geçtiğimiz Pazar günü gerçekleşen koşuda Hayır'ın tahmini tuttu ve yarışı Renk isimli at kazandı.

KELİME OYUNU
Aile: Vazgeçilmezim
Çocuk: Mutluluk
İstanbul: Rüya
Türkiye: Anavatan
Dostluk: Devlet politikası sağolsun
Geçmiş: Güzel
Bugün: Daha da güzel
Gelecek: Mükemmelliyet
Siyaset: İki yüzlülük
Muhalefet: Kargaşa
İktidar: Güç
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.