İstanbul’un suyu


Ali İbrahim Önsoy

Ali İbrahim Önsoy

17 Kasım 2016, 20:36

Bugünlerde hangi gazete sayfasını açmış olsak İstanbul’un içme su barajlarındaki durumu yazmakta.

İstanbul’un suyuna ne oldu?

İstanbul’un göl, gölet, baraj ve su kuyuları içme sularımızı sağladığı gibi sanayinin ihtiyacını karşılıyordu şimdi ne oldu da yetkililer barajlardaki su oranını kamuoyu ile paylaşıyor?

Düne kadar geçmiş yetkililerin beceriksizliğinden dem vuran seçilmiş/atananlar, bugün 22 yıldır yönetimde oldukları halde su sorununu neden çözemediler?

Sevip sevmemek, beğenip beğenmemek kişiye ve anlayış tarzımıza göre değişik olabilir, önemli olan birey ve yöneticilerin toplumsal görev ve sorumluluklarıdır.

Yatırım yapmak için plan ve projemizin olması gerekir, bu zorunlu öngörüdür.

Yatırımlar günü kurtarmak değil gelecek için olacağına göre ihtiyaç ve koşulları bilmek gereklidir.

Merkezi yönetimin plansız kalkınması ve teşvikleri özellikle özel sektörün buralarda yoğunlaşması iş ve işçi istihdamı ile göçü artırdı. İşçi istihdamı göç ile geçici olarak çözümlenirken geçmiş yıllardaki çözümsüzlüğün üstüne katlanarak büyüdü.

Kentin su ihtiyacı dere ve ırmaklardan karşılanamaz olduğunda göl ve göletler ile barajlarla bu giderilmeye çalışılırken su toplama havzaları özellikle koruma altına alındı.  

Nedense birileri iktidarında/yönetiminde eski yöneticilerin tüm kararları nasıl yok sayılmış ise su koruma havzaları da yok sayıldı. Dere, göl, gölet ve baraj yakınına hatta dibine kadar imar ve sanayi iznini vatandaş olarak biz değil yerel ve merkezi yöneticiler verdi. Başta kendileri ve yakınları olmak üzere partili yandaşları arazileri alıp konut yapımına başlandı.

Bunlar olurken üstüne üstlük olarak yeni hava alanı ve köprülerin yol üzerindeki orman ve meralar tarumar edildi; ne sulak araziler ne de ormanlık alanlar korunmadığı gibi doğa cinayeti işlendi. Daha geçenlerde Gürünlü sevgili ilçe belediye Başkan Temel Küçükçekmece gölü kenarına yapı izni vermişti.

Su toplama havzaları işlevsiz kalınca il dışındaki derelere ve ırmaklara göz dikilmekle kalınmadı resmen el konuldu. Trakya bölgesinde Kırklareli ve Anadolu bölgesinde İzmit, Adapazarı, Düzce ve Bolu sınırları içindeki dereler İstanbul’un içme suyu olarak getirilmekte. Trakya da sınırlarımız içinde dereler yetmeyince Komşumuz Bulgaristan’ın sınırları içindeki derelere göz dikmeye başlanılacak gibi gözükmekte.

İstanbul’un suyu bitti vaveylasıyla sorunları başkalarının üzerine atmayla çözülecek mi?

Gerçekten 22 yıldır yerel yönetimi elinde tutan yöneticiler sorunları yeni gelin gibi kilimin altına süpürdüler şimdi yeniden İSTANBUL’UN SU sorunu ortaya çıkarken mağdur edebiyatı yapmadan çamur atmadan sorumluluğu üstlenip çözebilecekler mi?

Merkezi yönetimin ilgili bakanı beş çocuk yapmayana yöneticilik yaptırmam diyen acaba bu konuda ne düşünmekte?

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.