İyi ki doğmuşum! İyi ki varım!


Ali Tarakçı

Ali Tarakçı

10 Kasım 2015, 19:51

İyinin yanında kötü olanları da seviyorum...

Kötü şeyler olmasa iyi şeyleri nasıl bilebilirdim ki!

İlkokula başlayınca nüfus kağıdı çıkarma ihtiyacı hissedilmişti, ikizimle beraber...

Çıkarınca nüfus kağıtlarını o zamanda okula başlayamamıştık.

Çünkü nüfus kağıdında yaşımız küçüktü.

İkizimle beraber köye gönderildik.

Yine öyle mi bilmiyorum, köylerde 5 yaşında olan çocuklar okula yazılabiliyorlardı.

Kayıtımızı köy ilkokulunda yaptırdıktan sonra naklimizi Zeytinburnu'na aldırmıştık.

Aradan kaç yıl geçti hatırlayamıyorum.

İnsanlar, ne zaman doğduğumu sorduklarında bilmediğini söylüyordum...

Herkesin bildiği hikayeleri anlatıyorduk...

Doğdumuz da yazdırılmamıştık ve gerçek yaşımızı bilemiyorduk...

Ne zaman bilmiyorum ama “asıl yaşımız kaçtı?” merak etmeye başlamıştım.

İkizim olan Emine ise, geç yazdırılmaktan dolayı mutluydu, nede olsa birkaç yaş daha genç olmuş oluyordu, doğum tarihini söyleyince...

****
Sefaköy'de babamların evinde büyük aile biraraya geldiği bir gün: “Tamam şimdi gerçek doğum tarihimizi söyleyeceksiniz. Hep beraber bulacağız. Herkes doğumumuzla ilgili ne biliyorsa anlatsın” dedim...

Tabi, Emine yine memnuniyetsizliğini belirtti. Ne olacaktı ki, gerçek doğum tarihimizi bulunca...

****

Rahmetli amcam, halam, annem de evdeler... Babam, abim ve tüm kardeşlerde evdeyiz. Bir daha biraraya gelmek nereden mümkün, ölümlü dünyada...

Herkes bir tarih anlatıyor.

Annem hamileliğinin son günlerinde ve havanın da çok soğuk olduğu için halamın düğününe katılamadığını anımsıyor.

Babam tarlada ekin mi ekiyormuş, yoksa toprak mı sürüyormuş ne...

Babam ardından da ekliyor, “köydeki odamızın duvarına kalemle doğum tarihini yazmıştım...” Aradan geçmiş onlarca yıl o yazı duvarda kalır mı?

Neyse, devam ediyoruz abim ilkokuldaymış...

Amcam askerdeymiş...

Halam, Kenan'ı düğünden bir yıl sonra 1962 yılında doğurmuş...

Filan derken, uzun tartışmalardan sonra doğum yılımızı bulmuştuk.

Yılı bulmuştuk bulmasına da günü bulmamız zaten mümkün değildi de ayı nasıl bulacaktık?

****

Neyse çok uzun ay tartışmalarından sonra bir kasım ayında ikizimle beraber dünyaya geldiğimize aile meclisinde oy birliği ile karar verdik.

Günü de kafadan ben facebook'a doğum tarihi kayıdı yazarken buldum.

Ayın 10 olsun” dedim.

Dedip demesine de, 10 Kasım'ın Atatürk'ün ölüm yıldönümü olduğu aklıma gelmemişti.

Atatürk'ün öldüğü bir gün benimde böylece doğum günüm olmuştu...

Hayat gibi...

Birilerinin ölümü, birilerinin doğumu...

Hayatın diyalektikliği de böyle işliyordu...

Zıtlarını birliği ve karşıtlığı...

Ve biz zıtların birliğinin çocuklarıydık...

Karşıtlılığı ise doğumumuz ve ölümümüzdü...

Aynen ağlamak ve gülmek gibi...

Mutsuzluk ve mutluluk gibi...

Ayrılık ve kavuşmak gibi...

****

Sabahtan beri doğum gününü kutlayan dostlarıma, arkadaşlarıma teşekkür yazmayı yetiştiremiyorum...
Doğum günümü kutlayan, iyi dileklerini ileten, işyerinde pasta üzerindeki mumları üfleten tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum...

****
İyi ki varsınız...
İyi ki, yaşıyorum...
İyi ki, hayatı hissediyorum...
İyi ki, varım..
Ve iyi ki, varsınız...

****
Hayatı seviyorum...

Çocuklarımı seviyorum...

Çocuklarımın annelerini seviyorum...

İyi ki, çocuklar doğurmuşlar, hayatımın anlamı olan...
Dostlarımı seviyorum...

Sevmeyi ve sevilmeyi seviyorum...

Sevince ve sevilince çoğalmayı seviyorum...

****

Hayatı seviyorum...

Hayatımda iyi olan herşeyi ve tabi ki kötü olanları da seviyorum...

Biliyorum ki, o kötü dediğimiz şeyler olmasaydı ben iyi olanın ne olduğunu bilemeyecektim ki...

Ayırt etmeden...

Kahretsin dememeye çalışarak...

Her iyi ve kötü olandan birşeyler öğrenerek yaşıyorum...

Bana iyi olanın ne olduğunu anlatan kötü şeyleri de bundan dolayı seviyorum...
****

İkizimle beni dünyaya getiren, binbir zahmetle büyüten rahmetli anneme teşekkür ediyorum. Mekanı cennet olsun.. Sevgili babama da allah sağlıklı ve uzun ömür versin..

****

Bir kez daha teşekkürler...

Ne güzel insanın iyi ve kötü gününde yanında olan dostlarının ve arkadaşlarının olması...

İyi ki varsınız...

Ne güzel hayatı hissetmek...

Tüm sıcaklığı ve soğukluğu ile...

Çirkini ve güzeliyle...

Üzüntüsü ve sevinciyle...

Mutsuzluk ve mutluluğu ile...

Kahkalarıyla ve ağlamalarıyla...

****

İyi ki doğmuşum...

İyi ki varım...

Ve hayatı hissediyorum...

Sizleri hissediyorum...

Son söz: Seviyorum doyasıya sevmeyi, doyasıyı sevişmeyi, doyasıya kahkaha ile gülmeyi, doyasıya kadar sevmeyi, doyasıya ağlamayı....

Ve doyasıya hayatı dibine kadar hissetmeyi...

İyi ki varım, varsınız ve hayatı hissediyorum..

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.