CHP’liler eşcinselim demekten korkuyor

Cumhuriyet Halk Partisi Kadıköy İlçe Başkanlığı’nın düzenlediği “Biz de Varız” adlı söyleşi ilçe başkanlığında yapıldı. LGBTİ aktivisti Elif Avcı, “Emin olun CHP'de de eşcinsel olan ama açıklayamayan isimler var. Çünkü dışlanmaktan korkuyorlar” dedi

CHP’liler eşcinselim demekten korkuyor

Haber: Burak Erdal

Cumhuriyet Halk Partisi Kadıköy İlçe Başkanlığı’nın düzenlediği “Biz de Varız” adlı söyleşi ilçe başkanlığında yapıldı. Cumhuriyet Halk Partisi Kadıköy İlçe Örgütü İnsan Hakları Komisyonu’nun düzenlediği söyleşi, LGBTİ hakları ve toplumdaki LGBTİ bireylerine yönelik ayrımcılık ve hak ihlalleri ile ilgili yapıldı. Söyleşiye CHP Kadıköy İlçe Başkanı Ali Narin, LGBTİ aktivisti Elif Avcı, LİSTAG aileleri ve Kadıköylüler katıldı. Söyleşide “Benim Çocuğum” adında belgesel gösterimi yapılmasının ardından konuşan LGBTİ aktivisti Elif Avcı, Gezi Parkı olaylarından sonra siyasette LGBTİ bireylerinin aktif bir şekilde rol almaya başladığını ifade etti. Avcı, “Gezi Parkı olaylarının sonrasında çeşitli siyasi partilerden aday olan arkadaşlarımız oldu. Şu anda hatta Beşiktaş Belediyesi’nde açık lezbiyen kimliğiyle meclis üyesi olan bir arkadaşımız var. Yani şöyle bir şey var: Biz sarılmanın ötesindeyiz. CHP’li kimliklerimizle parti içinde siyaset yapıyoruz, soru önergeleri veriyoruz. Kanun tasarıları hazırlıyoruz. Aktif olarak çalıştığımız milletvekilleri var. Selin Sayek Böke olsun, Zeynep Altıok olsun Genel başkan yardımcılarıyla da aktif bir şekilde çalışıyoruz. Bu şekilde dayanışma gösteren vekillerimiz var. LGBTİ politikasının ötesinde sosyal politikalar üretmek, beraber insan hakları üzerine bir şeyler üretebilmek adına bir şeyler yapıyoruz. Aslında öyle bir şey ki bu, bir lezbiyen olabiliyorsun bir mülteci olabiliyorsun ve iktidar veya toplumsal hayat seni bir sürü kimlikle tanıyor. Ve bu ayrımcılık biçimlerinin hepsiyle mücadele etmek gerekiyor” diye konuştu.

Hayatta kalmak için 'yanıldım' diyor
Ailelerin desteğinin LGBTİ bireylerini daha da güçlü kıldığını söyleyen Acı, “Bizim yanımızda ailelerimiz var” demek çok önemli. Bu başka bir şey. Biz sosyal bir devlet değiliz. Hepimiz farkındayız bu durumun. Öğrenciysen ve belli bir ekonomik gelirin yoksa ailenin desteğiyle devam ediyorsun. Ya da çeşitli burs programlarıyla destek alabilirsen şanlısın. Ama alamıyorsan yoksun. Çalışıp okuyacaksın. Başka yolu yok. Hukuk ya da Tıp okuduğunu düşün ya da herhangi bölümde okuduğunuzu düşünün. Yoğun ders programı içinde 10 saat ders aldıktan sonra bir de gece çalışmak zorundasın. Eğer ailen sana destek olmuyorsa tabi. Çünkü bu duruma alternatif programlar üreten bir devletimiz yok. Orada eşcinsel olduğu için o aile çocuğunu sokağa attığında, tüm destek mekanizmalarından bir anda kovulmuş oluyor çocuk. Böylece çocuk ortada kalıyor. Ne yapması lazım, ailesiyle arasını düzeltmesi lazım. O zaman şunu demek zorunda kalıyor ailesine “kafam karışmıstı”, “düzeldim”, “yanlış düşünceler edindim” vazgeçtim” demek zorunda kalıyor. Çünkü hayatta kalması lazım” şeklinde konuştu.

Çocuklar öldürülüyor
Ailelerin çocukları hakkındaki davranışlarının, çocuğu ötekileştirdiğini ifade eden Avcı, çocukların bu durumlarına karşı anlayışla ve farkında olarak yaklaşmadığını belirtti. Avcı, “Telefondaki mesajlarını yakalıyor aileler, evden kovuluyor çocuklar, daha kötüsü var çocuklar öldürülüyor. Aileler kendi çocuklarına kıyabiliyor. Özlin Çiçek ‘in, Ahmet Yıldız davası ve bunun gibi bir sürü dava var. insanlar kendi çocuğunu, o canlıyı cinsel yönelimi yüzünden öldürebiliyor. Ya da daha kötüsü 'el alem ne der?' diye uzaklaştırıyorsun. O senin çocuğun, senden bir parça. Ve şöyle bir şey var, iktidarın yaptığı bir şey: Ötekileştirme. “Bunlar bir takım insanlar zaten, sapkınlardır” diye söylemleri var. Öyle bir gerçeklik yok. Doktorlar, işçiler bakkallar, bindiğiniz taksi, market kasiyeri, bankacılar, meclis üyemiz var. Bu o kadar yaygın bir şey ki iktidar bu durumu yokmuş gibi kabul ettirmeye çalışıyor. Ya da sadece belirli bir grupta olduğu lanse edilmeye çalışılıyor” ifadelerini kullandı.

Gittikçe büyüyoruz
Türkiye’de ve dünyanın bir çok ülkesinde LGBTİ örgütlenmelerinin olduğunu ifade eden Avcı, gittikçe büyüyen bir örgütlenmenin olduğunu söyledi. Avcı, “Yalnız mıyım hissi çok büyük bir his. Biz İstanbul’dan ibaret değiliz. Baktığımızda Erzurum, Kars, Siirt her yerdeyiz. Dünyanın her yerinde varız. Türkiye genelinde 35 tane örgütlenme oldu. Baktığımızda giderek daha çok örgütlenmeye ihtiyaç duyuyoruz. Çünkü giderek daha çok yerden saldırı alabiliyoruz. Büyüdükçe görünür oldukça bu sefer daha fazla kişi hedef alabiliyor. Bu durumun sonucu olarak daha fazla kenetlenmeye ihtiyaç duyuyorsun. Türkiye’de, 1990’larda başlayıp daha sonra dernekleştik. 2001 yılında ilk defa 1 Mayıs’a katıldık. 2003 senesinde savaş karşıtı platformlarda yer aldık. Her zaman feminist ve ekoloji platformlarıyla dirsek temasında olan bir hareketiz.  Böyle büyüyen ve hep ön saflarda olan bir harekettir LGBTİ hareketi. Ötekileştirilenler arasındaki dayanımsa çok önemli bir şeydi. Çünkü biz dayanışma içinde olmadıkça parçalar halinde bizi böldüklerinde aramıza girdiklerinde, ki şu anki iktidar bunu yapıyor. Bizi bölmeye çalışıp ayrıştırmak istiyor” dedi.

CHP'liler de korkuyor
Birlik olarak daha fazla seslerini duyurabileceklerini ve birlik olarak toplumdaki ön yargıları değiştirilebileceğini savunan Avcı, “Bir politika değiştireceksek birlikte değiştireceğiz. Emin olun CHP’de de eşcinsel kimlikte kişiler var, ama açıklamaktan korkuyorlar. Çünkü öyle bir dışlanma, öyle bir yalnızlaştırılma ki, eve dönünce saldırı yaşamayacağının garantisi yok. Öyle bir gerçeklik var. Ve bunun için beraber örgütlenmemiz ve beraber bir şeyler yapmamız lazım” şeklinde konuştu. Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.