Kadın yeterki istesin!

Sariye Aşkın

Sariye Aşkın



RÖPORTAJ: Nihal Altıngövde 22 Mart 2016, 08:15

Yıllarca ev hanımı olarak iş hayatına girmeye cesaret edemeyen Sariye Aşkın şimdi çalışmadığı günlerin pişmanlığını yaşadığını söyledi. 4 yıldır oğulları Ali ve Ömer ile Eskidji Bazaar AVM’de Karınca Avize’de çalışan Sariye Aşkın, «Kadınların beceriksiz olduğuna inanmıyorum, kadınlar yeter ki istesinler başarırlar» dedi.

İşgücü piyasasında gerek çalışma şartları gerekse işgücüne katılımları açısından kadınların durumu ayrı bir incelemeyi gerektirirken kendi tabiri ile yıllardan beri 'nankör ev'de oturan Sariye Aşkın, bütün tabuları yıkarak iş hayatına atıldı. İlk yıllarda bocalamasına rağmen ticareti öğrendi ve çocuklarıyla birlikte şimdi başarılı bir profil çiziyor. Ev hayatından iş hayatına atılan Sariye Aşkın'ın ilginç serüvenini Gazetem İstanbul'a anlattı.

Sizi tanıyabilir miyiz?
Evliyim, üç tane çocuğum var. Kızım evli, iki oğlumla birlikte işyerimizde çalışıyoruz. Kırıkkaleliyim. 15 senedir İstanbul'da yaşıyoruz.

Çalışma hayatına ne zaman nasıl başladınız?
Ben iş hayatına oldukça geç başlayanlardanım. Çocuklarım Türkiye'ye döndükten sonra onlarla birlikte iş yerimizi açtık ve böylece çalışmaya başlamış oldum. Çocuklarım uzun süre Romanya'daydı. Çünkü eşim 1992'den beri Romanya'da yaşıyor. Orada iş yeri var. Çocuklarım da üniversiteyi bitirdikten sonra babalarının yanında çalışmaya gittiler. Babaları orada esnaflık yaptığı için onlar da orada çalışmaya başladılar.

karınca avize

Ufkum açıldı
Uzun yıllar ev hanımı olduktan sonra çalışma hayatına atılmanızın sizdeki etkileri nasıl oldu?
Çalışmaya başlamamın bana çok büyük faydası oldu. En başta ufkum açıldı. Ev hanımıyken her Türk kadını gibi çocuklarımla, ev işlerimle, dost ziyaretleriyle günlerimi geçirdim. Ama iş hayatına başladığım günden bugüne 4 senedir hep keşke daha önceden çalışmaya başlasaymışım düşüncesinde oldum.

Daha önceki yıllarda çalışmaya cesaret mi edemediniz?
Evet, cesaret edemedim. Cesaretsizliğimdeki sebep neydi onu da bilmiyorum. Zannediyorum başaramam korkusu. Ama iş hayatına girdiğimde gözümde büyüttüğüm kadar olmadığını gördüm.

Kendime güvenim geldi
İlk işiniz aydınlatma üzerine mi oldu?
Eşim ve çocuklarım araba sektöründe ve mobilya sektörlerinde çalışmışlardı ama ben ilk olarak aydınlatma işiyle çalışma hayatına başladım.

Zorluklarda yaşadınız mı?
İnanın hiç zorlanmadım. Şimdi evde vakit geçiremiyorum, sıkılıyorum. Biraz öncede söylediğim gibi keşke bu yaşıma kadar beklemeseymişim ve çalışsaymışım. Resmen tembellik yaptığımı düşünüyorum. Çünkü iş kurabilecek gücümüz vardı. Neden ben evde oturmuşum bilmiyorum. Güvensizlik ve belkide o şekilde görüp yetişmem beni evde oturmaya zorlamış. Oysaki şimdi kendime güvenim geldi.

Çalışma hayatı kendine güven duygusu da mı yaşatıyor?
Kesinlikle. Kendinize güvenmeye başlıyorsunuz. Tüm ev hanımlarına öneriyorum. Ev nankör. Ev işi bitmiyor. Yıllarca ev işleriyle uğraştım şimdi çalışıyorum yine evimin düzeni devam ediyor. Yani çalışmakla ev işlerinizden feragat etmiş olmuyorsunuz. Şimdi her ikisini birlikte yürütebilmenin mutluluğunu yaşıyorum. Hem iş hem ev yürüyor. Planlı ve programlı olunduğu taktirde bunun üstesinden gelmek kolay. Çalışmaya başladığımdan beri dünyaya bakışımda değişti. Şimdi çok daha güzel bakıyorum.

karınca avize

Hepsi bana destek oldu
Çocuklarınız bu anlamda sizi destekliyorlar mı, onların çalışmanıza bakış açıları nasıl?
Çocuklarımın desteği olmasa bu kadar kolay olmazdı. Onlar beni teşvik ettiler ve destek oldular. Şimdi "Anne sen işte busun ve ticarette bizden daha iyisin" diyorlar. Bu sözleri beni çok mutlu ediyor. Oysaki onların esnaflıkları benden çok daha iyi ama biliyorumki bana destek olmak amacıyla böyle söylüyorlar.

İki oğlunuzla birlikte çalışıyorsunuz değil mi?
Evet, iki oğlumla çalışıyorum. Bir dükkanımız vardı şimdi iki oldu. İnşallah 3-4 olur.

Şimdi oğlunuz Ali Aşkın ile konuşmadan önce, sizin gibi yıllarca evinde ev işleriyle çalışan  kadınlara son sözlerinizi duymak istiyorum. Hiç bir şey için geç kalınmış değil diyebilir miyiz?
Ben kendi adıma çalışmaya erken başlamadığım için pişmanlık yaşıyorum. Buradan sizin vasıtanızla çalışmayı düşünen, cesaret edemeyen, kendine güveni olmayan kadınlarımıza hiç tereddüt etmesinler diyorum. Çalışmak kadar güzel bir şey yok. Hiç bir kadının evde durmasını istemem. Beceriksiz bir kadın olduğuna inanmıyorum, kadınlar yeterki istesinler başarırlar.

Ömrümüzü gurbette geçiremedik
Ali Bey (Aşkın) annenizden iş yerinizin açılışını ve annenizin iş hayatına başlama öyküsünü dinledik. Şimdi sizde bizlere işiniz hakkında bilgi verir misiniz?
Üniversiteyi bitirdikten sonra Romanya'ya babamın yanına gittim. Ben de hem iş hem eğitim için  Romanya'ya gittim. Master eğitimi yaptım 1.5 sene. Daha sonra da babamızın yanında kaldık. 7 senelik bir Romanya maceramız oldu. İş hayatında tecrübe kazanmak adına çok iyi oldu. Daha sonra kardeşim de geldi. Bu 7 senenin bitiminde Türkiye'ye dönme kararı aldık.

Neden döndünüz?
Açıkcası orada ömrümüzü sonlandırmak istemedik. Babam orada çok uzun süre kalmış başarılarda elde etmiş halende orada. Ama kardeşim ve ben açıkçası Türkiye'de yaşlanmak istedik. Aynı zamanda annemizde gelip gidiyordu ama o da sonuçta buradaydı.

Memleket hasreti ağır basıyor değil mi?
Hemde nasıl, hatta burada aramayacağınız şeylere bile oradayken özlem duyuyorsunuz. Çok özlüyorsunuz. Biz de İstanbul'a dönüp işimizi burada kurmak istedik.

Ticarette ilerleme gerekir
Peki, aydınlatma sektöründe karar verişiniz nasıl oldu?
3-4 ay bir araştırma yaptık. Evimiz Beylikdüzü'nde olduğu için ağırlıklı olarak bu bölgede olacaktı işimiz. O dönemde Eskidji AVM yeni kuruluyordu. Alt yapı çalışmamızı yaptık ve buranın uygun olabileceğine karar verdik. Sonrasında dükkanımızın açılışını gerçekleştirdik. İlk 1-2 yılımız hem Türkiye'ye yabancı olmamızdan hem de buradaki ticaret sistemi farklılığından alışma çabalarıyla geçti. Çünkü yasalarda farklı, ticaret farklı. İlk senelerde bu anlamda bayağı zorluklar yaşadık. Çok çalıştık, gecemizi gündüzümüze kattık. Eksiklik nerede diye. Çünkü ilerleyemiyorsunuz, ticarette ilerlemeniz lazım. Yerinizde sayıyorsanız zarar olarak görüyoruz biz. İlk senelerde ilerleyemedik, gereğinden fazla bir çaba sarfederek ürünleri geliştirmeye çalıştık. Kimsede olmayan ürünleri getirdik. Daha sonra kendi ürünlerimizi yapmaya çalıştık. Küçük bir atölye açtık. Şimdi büyük bir atölyeye ortağız.

Kendi ürünlerimizi yapıyoruz
Kendi ürünlerinizi yapmaya başladınız yani?
Ürünlerimizin yaklaşık yüzde 60'ını biz tasarlıyoruz. Piyasadaki hiçbir avizecide bulamayacağınız ürünler. Herhangi bir  fotoğrafı bile çizdirerek özel bir tasarım haline getirebiliyoruz. Yani ithal ürün almamaya çalışıyoruz. Belki benzerleri ithal olarak vardır ama biz kendimiz üretiyoruz ve mutlaka bir tarafında imzamız oluyor. Böyelikle 3. ve 4'üncü senemizi tamaladık. 3. yılımızda bir Avcılar E-5 maceramız oldu. E-5 üzerinde bir mağaza açtık ve 1 sene orada kaldık. Oradaki tek sıkıntımız mağazamız biraz küçüktü. Fakat ana yol üzerinde olmasından dolayı çok büyük reklam oldu bize. Biz internettende satış yapıyoruz, internet satışlarımız arttı. Daha sonra oradaki mağazayı kapatıp Eskidji'de 2. bir mağaza açtık. Buradaki konseptimizde oldukça güzel oldu. Ağaç, halat ve bambu üzerinde bir konseptle yola çıktık. Yani hiçbir avizecide göremeyeceğiniz ürünleri hem dekor olarak hemde satış ürünü olarak bu mağaza konseptimizde  kullandık. Aklımızda tekrar bir E-5 macerası var ama.

karınca avize

Müşterilerinizin hayallerine göre ürünler yapabiliyor musunuz?
Bu sözlerinizi birçok müşterimizden duyuyoruz. Verdiğimiz tek cevap ithal olmadığı sürece mutlaka yaparız oluyor. İthal derken şu anda avizelerde piyasada bulunan ürünlerin yüzde 99'u Çin malı. İtalyan, Fransız ürünler var ama genelde Çin ürünler geliyor. Çin'de yapılan ürünler de çok karmaşık ürünler, ledli ürünler. Yapılamayacak ürünler değil fakat bin liralık bir Çin ürününü biz bin liradan aşağı yapamayız. Böyle bir sıkıntı var bu yüzden müşteriye baştan söylüyoruzki  ne müşterinin kalbi kırılsın ne de biz kötü esnaf, kötü mağaza imajı 
vermeyelim.

İstedikleri modeli yapıyoruz
Model üzerinde değişiklikler yapıyor musunuz?
Yerli olduğu sürece müşterilerimiz  herhangi bir avizeyi aldığında isteğine bağlı olarak rengini değiştirebiliyoruz, modelini değiştirebiliyoruz. Kumaş kaplı istiyorsa kumaş kartelamız var oradan seçme imkanı bulabiliyor veya kendi takımlarına uygun kumaşını getiriyor onunla yapabiliyoruz. Aynı şekilde burada görüp beğendiği bir avize ovalse ve müşteri kare istiyorsa kare oval şekilde istiyorsa oval, isteğe bağlı olarak dikdörtgen, silindir yapıp teslim ediyoruz. Atölye kendimizin olduğu için rahatlıkla müşterinin isteği doğrultusunda çalışabiliyoruz. Telleri kromsa ve müşteri başka bir şekilde istiyorsa değiştiriyoruz. Bizim için müşterinin isteğini yerine getirebilmek esastır.

Peki bu durumun tam tersiyle karşılaşıyor musunuz hiç? Örneğin müşteri geldiğinde evine hangi aydınlatmanın uyacağı konusunda tereddüt yaşıyor, bu durumda yardımcı oluyor musunuz?
Tabi. Öncelikle müşteriye mağazayı gezdiriyoruz. Ürünler hakkında bilgi vererek hangi ürünün hangi ve nasıl bir mekanda kullanılabileceği konusunda bilgi veriyoruz. Klasik ve spor gruplar hakkında açıklama yapıyoruz. Müşterinin evinin fotoğrafları varsa onlara bakarak yönlendirmede 
bulunuyoruz.

Müşterilerimiz değiştirme yapabiliyor
Avize seçiminde tüm evde aynı konsept mi uygulanıyor?
Bu da müşterinin isteğine göre değişebiliyor. Kimi müşterilerimiz mutfağım spor olsun ama salonum klasik olsun şeklinde istekte bulunabiliyor. Bazı müşterilerimiz ise tüm evinde klasik aydınlatmalar tercih ediyor.

Eski dönemlere nazaran aydınlatmanın evlerde daha önem kazandığını söyleyebilir miyiz?
Kesinlikle öyle. Şimdi insanlar evlerinin her alanında değişik aydınlatmalar kullanmak istiyorlar. Hatta yeni evlenecek çiftler çok daha az kullanacakları odalarına bile güzel bir avize asmak istiyorlar. Ufak bir avizede olsa evlerinde görsellik istiyorlar.

Fiyat aralığı nasıl aydınlatmalarda?
Ev müşteilerimiz için bir avize 25 liradan başlıyor, 1500 liraya kadar fiyat aralığında ürünümüz var. Çok tercih edilen satış yaptığımız ağırlıklı aralık 50- 600 lira arasında. Ticari müşterilierimiz için mekanlara göre değişiklik gösterebiliyor.

Dekorasyon aydınlatmasız olmaz
Ev dekorasyonunda aydınlatmaların rolü ne kadardır?
Evi güzel gösteren öğelerlerden bir taneside avizelerdir. Bir yerin dekorasyonu aydınlatmasız olmaz. Güzel bir dekorasyonda aydınlatmanın rolü yüzde yüzdür. Avizesiz bir yer çıplak kalır adeta. Sonuçta sadece aydınlatma olarak düünmemek lazım. Evin her tarafını dolduruyorsunuz, duvarlar da dahil. Yine aydınlatmalar ortama farklılık katmaktada kullanılabilecek unsurlardır. Hatta aydınlatmalar sayesinde evinizin ve diğer eşyalarınınzın görüntülerinde dahi fark yaratabilirsiniz.

Bu yıl trend olan aydınlatmalar neler, bambu aydınlatmalar görüyorum burada çok şık?
Bambu aydınlatmaları piyasada bulamazsınız çünkü onlar tamamen bizim çalışmamız. Patentini almak için başvurduk. Bu yılın modası yine ledli ürünler. Son bir kaç senedir revaçta. Bu yıl özellikle halat ürünler çoğu cafelerde tercih ediliyor. Aynı zamanda demir ürünler yani sadece metalden yapılan ürünler çok talep ediliyor oldukça moda. Yani bu sene metal ağırlıklı spor modellerin yılı diyebiliriz. Klasik ürünlerin zamanı yok, her sene klasik severler klasik ürünlerden vazgeçmeyerek alabiliyor.

Piyasadaki ürünlerin yüzde 99’u Çin malı
Çok geniş ürün yelpazeniz var değil mi?
Avizeleri kategorize etmek istersek tavan aydınlatması olarak avizeler  klasik avize, modern avizeler, sarkıtlar ve duvar aydınlatmaları aplikler, masa aydınlatmaları abajürler ve son olarak da lambaderler yani yerden aydınatmalar bulunuyor. Yerden aydınlatmalarda biz iddialı olduğumuzu düşünüyoruz. Bu konuda kendi ürünlerimiz oldukça geniş. 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.