banner250
banner252



Kanunu çiğneyen YSK olunca!


Hüseyin Şengül

Hüseyin Şengül

19 Nisan 2017, 06:35

Et kokarsa tuzlarsın, ya tuz kokarsa? Tuz kokmaya başladı! Çünkü YSK, seçim işlerinin başındaki tek yetkili kurum olup verdiği kararlar nihai olup temyizi yoktur! Yani YSK, bir anlamda tuzdur!
***
Seçimlerin kanuna uygun yapılmasını usul ve içerik yönünden denetleyen, yürüten ve nihai itiraz ve karar verici organ olan Yüksek Seçim Kurulu, tarihinin en zor dönemini yaşıyor.
*** 
Başlarına iş aldılar veya iş, başlarına sarıldı.
İş dediğim sorun nedir?
Referandum seçimleri sonuna doğru YSK Başkanı Sadi Güven, bir AKP’linin itirazı üzerine seçim zarfları ve oy pusulaları üzerinde ilçe seçim kurulu ve sandık kurulu mührü bulunmayan oyları, dışarıdan getirildiği kanıtlanmadığı sürece geçerli sayacağız dedi.
***
Oyların “Dışarıdan getirildiği kanıtlanmadığı sürece” ibaresi, işin mahiyeti gereği o kadar komik ki… bunun kanıtlanmasının imkânı var mı? 
***
Başkan bu karar için gerekçe olarak, vatandaşın oy kullanma hakkı en doğal hakkıdır ve verdiği oyu yok sayamamayı ve ayrıca mühürsüz oylar için YSK’nın daha öncede benzer kararlar verdiğini ileri sürdü.
***
Bunların ikisi de yanlış ve Başkan, konuyu çarpıtıyor!
Zarf ve oy pusulalarının mühürsüz olması, vatandaşın değil, ilgili seçim kurullarının suçu. Vatandaşın oyuna halel gelmesin diye, 2010 yılına kadar bu eksiklikler görmezden gelinmiş, oylar kabul edilmiş vs.
Ancak 2010 yılında seçim usul kanunda bu karmaşaya son vermek ve özellikle oy pusulası güvenliğini artırmak amacıyla yeni düzenlemeler yapılmış. 
***
2010 yılında yapılan değişiklikleyse; Madde 98 – (Değişik: 8/4/2010-5980/19 md.) “… ÜZERİNDE İLÇE SEÇİM KURULU VE SANDIK KURULU MÜHRÜ BULUNMAYAN… ZARFLAR GEÇERSİZ SAYILIR.” (maddeyi kısalttım)
***
Kanun çok açık!
Bir kanun doğrudur, yanlıştır, eksiktir vs. Bu tartışılabilir. Beğen, beğenme mevcut halde o kanun geçerlidir. Ta ki yeni bir kanunla değişene kadar. Ancak hiçbir koşulda bir kurumun kararı, kanundan üstün olamaz ve onun yerine geçemez! Dolayısıyla vatandaşın oy hakkına halel gelmesin gerekçesinden hareketle, haklı bile olsanız yaptığınız yorum, kanun yerine geçemez. Başkan böyle diyerek mevcut kanun hükmünü ilga ediyor! Bu bir suçtur!
***
Oy kullanmanın usulleri YSK kararlarıyla değil, kanunla belirlenmiştir. Dolayısıyla YSK’nın kararları, kanundan üstün olamaz. Yani ortada bir mahkeme kararı yorumlanmıyor, bunun meşruiyeti ve yasalara uygunluğu tartışılmıyor, bu başka bir şey, YSK’nın kararıyla karıştırılmamalı. Çünkü YSK’nın kararını savunanlar, bu şekilde gerekçeler üretmeye soyundular. Halbuki ortada usul hakkındaki bir kanun tüm açıklığına rağmen, açıkça çiğneniyor. 
***
Başkan, YSK daha önce bu yönde kararlar verdi diyor ya; burada bir yanıltma yapıyor. Başkanın gerekçe olarak ileriye sürdüğü o kararlar 2010 yılından önceye, yani kanunun ilgili maddesindeki değişimden önceye ait! 

***
Bu bir yanıltmadır!
YSK Başkanı zor durumda olduğunun bilincinde ve telaşında. Asıl konuya girmemek için lafı evirip çeviriyor.
‘Sahte oy yoktur. Seçim zarfları ve oy pusulaları filigranlıdır. YSK’nın bastırdığı bu zarf ve oy pusulasının dışında bir kullanım varsa elbette iptal ederiz’ diyor.
Tamam da YSK’ya sahte oy kullanıldı diye bir itiraz yok ki! Başkan, seçimde bir sahteciliğin olmadığını vurgulu bir şekilde ifade ederek, mühürsüz oy hususunu örtmeye, aşmaya çalışıyor.
***
Seçim usulleri hakkında bu organlara gerekli eğitim veriliyor ve bir gün önceden de gerekli SMS’ler atılıyor. Zarfları ve oy pusulalarını mühürleyin deniliyor. Bunlara rağmen o zarflar ve oy pusulaları mühürlenmiyorsa, bunun kabahati veya suçu, ilçe seçim ve sandık kurullarınındır. Ancak bir yanıyla da vatandaşındır. Mühürlü olmayan bir zarf ve oy pusulası eline tutuşturulduğunda, buna itiraz etmesi gerekir. Haydi vatandaşlar genel olarak bu kuralı bilmiyorlar diyelim, partilerin sandık görevlileri de bilmiyorlar mı?
***
Tam bu noktada mühürsüz oyların çok büyük miktarda doğu ve güneydoğu bölgelerinde çıkması bir soru işareti oluşturuyor. Sandık başlarına AKP dışında diğer partilerden pek bir görevli bulundurulmadı mı? 
***
YSK’nın kararı, seçimi şaibeli kılmıştır!
Doğru karar şöyle olmalıydı: Mühürsüz oylar ister evet ister hayır tercihi olsun; ayırımsız olarak hepsi de geçersiz oy sayılmalıydı!
Böylece YSK bu töhmetten kurtulurdu.

Başka türlü YSK, şaibeli kurum; görevlileri de şüpheli kişiler olarak anılacaktır. 
Fakat fotoğrafın büyük kısmına bakıldığında hukukun gücünü değil, güçlülerin hukukunu görüyoruz.  

Bu köşe yazısı 19 Nisan 2017, 06:35 tarihinde ve saatinde eklenmiştir.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.