Karanlıktan kurtulmanın yolu


Nuran İbiş

Nuran İbiş

06 Ocak 2017, 20:32

Karanlık bir ortama girdiğimizde, ışığı yakmak isteriz. Işığa ulaşmak için, el yordamıyla ilerlemeye çalışırız. Yaklaştığımızda büyük nesneleri karartı halinde görürüz. Net görmek için, ışığa ihtiyacımız vardır. 
Karanlıktan kurtulmanın yolu alışmak değil,  ışığı yakmaktır. 
Görmediğimiz şeyleri, başkalarının yorumlarıyla zihnimizde canlandırırız. Görmüş gibi hissederiz ama başkasının gözüyle. Saygı duyduğumuz, güvendiğimiz, sevdiğimiz kişilerden duyduklarımıza inanırız. Bu yönlendirmelerle kararlar alır, yaşamımıza uygularız. 
Seçimlerde bize vaatlerde bulunan politikacıları dinler, onlarla coşarız. Onlar yönetime gelmek için heyecanlıdır, biz onlar için. Ya kendimiz, ülkemiz…
Gelişmiş ülkelere bakıyoruz, seçimlerde aksiyon var ama sonrasında yaşamlarına kaldıkları yerden devam ediyorlar. Yönetime gelenlerin köklü değil, şekilsel değişiklik yapabileceklerini biliyorlar. Hukuk sistemleri çalışıyor, hem de herkese eşit mesafede. Kimse korunmuyor, korunduğu fark edilirse de koruyan da cezasını alıyor. Cezasından korktukları için kimse vergi kaçıramıyor, böylece affa da gerek kalmıyor. 
Biz seçimlerden sonra yaşamlarımıza kaldığımız yerden devam edemiyoruz. Buna izin verilmiyor, sürekli politik söylemler devam ediyor. Birbirimize karşı gittikçe daha ağır söylemlerde bulunuyoruz. Ayrıştıkça ayrışıyoruz, iki-üç-dört-beş…
Biz ayrışıp, birbirimizi yemeyi sürdürürken, yönetime gelenler ülkede istediklerini yapıyorlar. Görmememiz gerektiği zamanlarda, ortalık toz duman olacak şekilde bir laf ortaya atılıyor. Hep birlikte hararetle onu tartışıyoruz. Gözümüz, kulağımız o tartışmadayken kararlar alınıyor. Anlaşmalar imzalanıyor, fark edince de ayrışmış halimizden yararlanarak ajitasyonla kendilerini haklı çıkarmaya çalışıyorlar. Biz de tartışmaya kaldığımız yerden devam ediyoruz. Bizimkiler haklı, sizinkiler haksız…
Başkalarının gözleriyle baktığımız için, diğerleri diye baktıklarımızın da haklı olduklarını göremiyoruz. Karanlığa alışmış olabiliriz ama buna izin verdiğimizde gelecek nesillerimizi de karanlıkta yaşamaya mahkûm ettiğimizi bilmemiz gerek. Elimizi ışığa uzatıp, yakalım. Yakalım da etraf aydınlansın. Gözlerimiz daha net görsün, düşüncelerimize yön versin. 
Ülkemizde güvenlik ön plana geldi, yaşadığımız acılar bir türlü bitmedi. Güvenle yaşanan ülkemizi Ortadoğu ülkeleri gibi bombaların patladığı bir ülke haline getirmeye çalışanlar var. Bunu yapanlara karşı birlikte tavır almalıyız. Politikacıları da bu konuda birlik olmaya davet etmeliyiz ama bunu kendi politikaları için, kullanmalarına izin vermeden.
Çok şey yaşadık, yaşamaya da devam ediyoruz. Birliğimizin bozulmaması için, ayrıcalıksız bir hukuk sistemine ihtiyacımız var. Herkesin eşit yargılandığı, politikacıların güdümünde olmayan adil bir hukuk sistemine muhtacız. İnançların, yaşam şekillerinin sorgulanmadığı, ırk ve cinsiyet ayrımının olmadığı, şiddete taviz verilmeyen, insan haklarının korunduğu bir hukuk sistemine ihtiyacımız var.
Meclise seçerek gönderdiğimiz temsilcilerimiz olan milletvekillerimiz maalesef parti başkanlarının ağzına bakıyorlar. Kendi özgür iradelerini birçok kez onların eline teslim ediyorlar. Doğru gördüklerini destekleyen, yanlış gördüklerine hayır diyebilen milletvekillerine ihtiyacımız var. Particiliğe değil, doğru analiz edenlere ihtiyacımız var. Onlar parti başkanlarının değil de bizim temsilcimiz olduklarını bilmeliler. Toplumun yararına ve zararına olan şeyleri çok dikkatli izlemeliler. Halk olarak, biz de bunu bilmeliyiz ve savunmalıyız.
Yetkilerin bir kişide toplanmasına değil, kuvvetler ayrılığına ihtiyacımız var. Gerçek bir kuvvetler ayrılığına…
 “Ya birlikte kardeş gibi yaşamayı öğreneceğiz, ya da aptallar gibi hep beraber yok olacağız.” 
Martin Luther King
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.