Kemal Çiçek: Farklı olan müşteri sorunu yaşamaz

Kemal Çiçek

Kemal Çiçek



RÖPORTAJ: Emek Karakaş 20 Mayıs 2015, 08:42

Çok fark edilmeyen bir noktada farklı bir iş yapan Yeşilova Tavada Ciğer isimli lokantanın sahibi Kemal Çiçek, özellikle gıda sektöründe farklı bir lezzet sunan işletmelerin yeri neresi olursa olsun müşteri sorunu yaşamayacağını söyledi.

Yeşilova Tavada Ciğer isimli lokanta Küçükçekmece'nin Yeşilova Mahallesi'nde hiç ummadığım bir yerde karşıma çıktı. Mahalle muhtarlığının 50 metre ilerisinde olan lokanta bildiğiniz ciğercilerden, kebapçılardan çok farklı. Tavuk ciğer yapıyor, bunu tavada pişiriyor, sac tava ile servis ediliyor. Eşi ve çocukları ile birlikte lokantayı işleten Kemal Çiçek, tarifi ve püf noktasını asla vermezken; “Evde uğraşmayın, gelin burada ben zaten yapıyorum. Bu lezzetin keyfini çıkarın. Üstelik ucuz da. Patates oldu 5 lira, biz ciğeri 7 liraya veriyoruz” dedi.

Ara sokak gibi görüntüsü olan Tansel Caddesi'ndeki dükkanı eşi Gül Çiçek, oğulları Kürşat ve Sedat ile birlikte işleten Kemal Çiçek, İstanbul'da tavada ciğer konusunda tek lokanta olduklarını belirterek, “Bugün her yerde kebapçı, dönerci ya da çiğ köfteci var. Ama tavada ciğer yapan yok. Avcılar'dan, Beylikdüzü'nden, Florya'dan, Esenyurt'tan, Şirinevler'den özellikle bu ciğeri yemek için gelen müşterilerim var. Farklı olduğumuz için müşteri sorunumuz asla olmuyor” diye konuştu.

Bir çok yerde kebapçı görüyoruz ama sac tavada ciğere rastlamıyoruz.
İstanbul'da et tava yapanlan, kebapçılar bir çok yerde var ama ciğer olarak sadece biz varız. Ciğerin yanı sıra tavada et köfte ve tavuk sote de yapıyoruz. Buranın geçmişi 15 yılı buluyor. 9 yıldır da kendim çalıştırıyorum.

Nerelisiniz, bu işi nerden öğrendiniz?
Ben Antepliyim. 22 yıldır bu sektördeyim. Liseyi bitirdiğimden beri bu işi yapıyorum. Biz tavuk ciğer yapıyoruz ama Antep'te kuzu ciğer şiş yapılır, bizim oraya özgü tırnaklı pidenin içine konur ve sabah 6'dan itibaren insanlar ciğer yer. Kimi zaman kuyruk olur. Öğlen 3'e kadar bu devam eder. Yani zaten bu kültürün içinde büyüdüm. Daha önce Şirinevler'de 11 – 12 yıl kebap üzerine bir lokantayı çalıştırdım. 2007'de bir arkadaş vasıtasıyla buranın devrolduğunu duydum.Değişik bir sektör olduğu için almaya karar verdim.

Sabahın o saatinde ciğer yemek biraz garip değil mi?
Şimdi oranın havası temiz, eti lezzetli. İnsanlar bu nedenle yiyebiliyor. Ama burada insanlara ağır gelir.

Dört bir yandan müşteri geliyor

Ciğeri öyle herkes tarafından sevilen bir yiyecek değildir. Talep nasıl?
İnsanların ilgisi çok fazla. Hem çevreden yoğun talep var. Bunun yanında Avcılar'dan, Beylikdüzü'nden, Florya'dan, Esenyurt'tan, Şirinevler'den özellikle bu ciğeri yemek için gelen müşterilerim bile var.

Lokantanız ana cadde gibi çok gözönünde bir yerde de değil...
Cadde üzeri değil ama önemli olan insanlara kaliteyi ve farklılığı sunmak. İnsanlar bir yere gittiğinde güler yüzle karşılanıyorsa, gerek lokantanın içi gerekse çalışanları temizse ve orada yediği şey damak tadına hitap ediyorsa nerede olursanız olun bir daha bırakmaz. Bizim için bu kural geçerli. Biz reklam yapmadan buraya gelenlerin arkadaşlarına tavsiyesiyle tanınır olduk.  Biz burada eşim ve çocuklarımla birlikte çalışıyoruz. En kaliteli malzemeleri kullanıyoruz. Mesela ciğeri günlük olarak Banvit'ten alıyoruz. Ertesi güne asla bırakmıyoruz. Fiyat olarak da makul, porsiyonu 7 lira. Ben buraya 750 lira kira veriyorum. Cadde üzeri olan yerlerin kiraları çok yüksek. Ben öyle bir yere geçmiş olsam hem fiyatı arttırmak zorunda kalacağım hem de kalite daha düşük olacak. Bizim amacımız sürümden kazanmak. Öyle bir yerde 150 porsiyon satacağıma burada 70 – 80 porsiyon satmak benim için daha karlı.

Kadınlar tarif istiyor

Püf noktası nedir diye sorsak.
O bize kalsın... (gülüyür) Özellikle kadınlar burada yedikten sonra evde yapmaya kalkışıyorlar. Ama gelip, 'usta senin yaptığın gibi olmadı, o tadı bulamadık. Tarifini ver' diyorlar. Ki olmaz zaten, püf noktası bizde. Ben de 'evde uğraşmayın, gelin burada ben zaten yapıyorum. Bu lezzetin keyfini çıkarın' diyorum. Üstelik ucuz da. Patates oldu 5 lira, biz bunu veriyoruz 7 liraya.

Esnaf olarak ekonomiyi nasıl görüyorsunuz?
Ekonomi bana göre iyi değil. Nasıl iyi değil, çok basit bir örnek vereyim. Ben ciğere paket Birma marka yağ kullanıyorum. 8 yıl önce burayı devraldığımda yağın tanesi 35 kuruştu, ciğerin porsiyonu 3 buçuk liraydı. Bugün ciğerin porsiyonu 7 lira, yağın tanesi 1,25 lira. Kafadan benim yağın 4 tanesi kayıp. Zaten Türkiye'de zengin her geçen gün zenginleşiyor, fakir de gittikçe fakirleşiyor. Küçük esnaf da hepten kayboluyor.

Fark başarı da getirir

Gıda, lokanta sektörü her zaman ayakta kalan bir sektördür. Ama son dönemlerde gıda üzerine iş yapan yerlerin de kapandığını görür olduk. 
Ben 1993'te bu sektöre girdim. Ben hiçbir lokantacının iflas ettiğini görmedim. 2001'deki ekonomik krizden sonra erime başladı. Şimdilerde de buna benzer bir durum yaşanıyor. Belki gazetelerde ekonominin iyi gittiği yazılıyordur, hükümeti yönetenler ekonomi iyi diyordur ama esnafın durumu ortada. Onlar kendine göre değerlendiriyor, ben de kendime göre değerlendiriyorum. Ben kazandığım paraya bakıyorum. Yatırım yapma, biriktirme şansım yok. Ancak günü kurtarmaya çalışıyoruz.

Burada eşiniz ve iki oğlunuzla çalıştığınızı söylediniz. Çocuklar da daha çok genç. Onlara bu işi devam ettirmelerini tavsiye ediyor musunuz? Yoksa kendilerine başka bir yön mü çizmelerini istiyorsunuz?
Ben aslında amacım çocuklarımı sektöre sokmak değil okutmaktı. Ama onlar okumadılar. Ortamın durumu malum, gençlerin hali ortada. Bu nedenle en azından gözümün önünde, kontrolüm altında olsunlar diye yanıma aldım. Diğer sektörlere göre biraz daha avantajlı. Ama sosyal yaşantı var mı, yok. Sabah 9, akşam 10. Hafta sonu yok, bayram seyran yok.

Herkes bildiği işi yapsın

Peki başkalarına bu işi tavsiye eder misiniz? Yani sermayesi olan bu sektöre girsin mi?
Ben her zaman şunu söylüyorum; herkes kendi işini yapacak. Bazı şeyler para pulla da olmuyor. Bugün senin kendi mekanını işletmen farklı, bir başkasının işletmesi farklı. Tabi ki büyük işletmelerde sistem oturtulmuştur ama bana göre bildiğin işi yapacaksın. Başarılı olmak istiyorsan kendi dalında oynayacaksın. Param var, gıda sektörü de nasıl olsa müşteri çeker deyip girerse elindeki paradan da olur. Hele günümüzde işletmeleri ayakta tutmak çok zor. Avcılar'da bir tanıdığım kebapçı dükkanı açtı. Ama bir yıl olmadan kapatıyor. Çünkü kira, faturalar, eleman maaşı gibi belirli bir gider var. iş olsa da olmasa da bunu karşılamak zorundasın. Bir süre cepten yiyerek idare ediyorlar ama sonrasında kapatmak zorunda kalıyorlar.

Galiba bu sektörde biraz farklılık gerekiyor. Sizin yaptığınız gibi farklı bir lezzet yakalayınca ayakta kalması daha kolay oluyor.
Ben bir ara burada kebap yapmayı da düşündüm. Ama bir şey yapmadan önce ben mutlaka müşterilerimin fikrini sorarım. Çünkü onların memnuniyeti benim için önceliktir. Müşterilerin yüzde 70 – 80'i sıcak bakmadı. Farklılığın kalmaz, ister istemez etkiler; dediler. Adam Avcılar'dan kalkıyor buraya ciğer yemeye geliyor. Kebapsa oradan buraya yüz tane kebapçı var. Eğer ben de kebap yapsaydım, kebapçı olarak bilinecektim ve bir farkım kalmayacaktı.

Küçükçekmece'de yıllardır esnaflık yaptığınızı söylediniz. Buranın diğer ilçelere göre farkı var mı? 
Esnaflığın yanı sıra uzun yıllar dükkanın üzerindeki dairede oturdum. Sonra Esenyurt'a taşındım. Burası birçok ilçeye göre daha sakin. Komşuluk ilişkileri hala yoğun bir biçimde devam ediyor. Ben daha önce Şirinevler'de kaldım. Orası çok karmaşık, çok kalabalık bir yer. Burası sakin sessiz...
nManzarada mezarlık, gayet sessiz... 
Ahiret orası... (gülüyor)

Koalisyondan korkmaya gerek yok
7 Haziran seçimleri ile ilgili fikirlerini de aldığımız Kemal Çiçek, AK Parti'nin oylarında düşüş yaşanabileceğini belirterek, “Çünkü AK Parti dendiğinde insanların aklına sadece Recep Tayyip Erdoğan geliyor. Kendisi partinin başında olmadığı için oylarında azalma olacaktır. Ama yine de tek başına iktidar olacaktır” diye konuştu. Bir esnaf olarak tabi ki ekonomik istikrar istediğini ifade eden Çiçek, koalisyon hükümeti kurulması durumunda da bir sıkıntı yaşanmayacağını dile getirerek, “Ben bir esnaf olarak şöyle değerlendiriyorum; rekabet her zaman için iyidir. Etrafınızda bir rakibiniz olunca işinizi çok daha iyi yapmaya çaba gösterirsiniz. Koalisyonda da böyle... Tek başına olunca istediği yasayı bir gecede çıkartabiliyor. Ama koalisyon olursa en azından tartışma ve en iyi noktada uzlaşma yaşanacaktır” şeklinde konuştu.

Çıraklık ağabeylerin yanında
1974 yılında Gaziantep'in Nizip ilçesinde doğdum. İlk, orta ve lise öğrenimini Nizip'te tamamladım. Endüstri meslek lisesi mezunuyum. 1993'te İstanbul'a geldim. Ağabeylerimin kebap dükkanı vardı. Çıraklık dönemimi onların yanında geçirdim. Şirinevler'de lokanta sektöründe ilk işletmeciliğime başladım. O tarihten beri de bu işi yapıyorum. 

KELİME OYUNU
Aile: Huzur, saygı, sevgi sonucunda başarı
Çocuk: Evin neşesi
İstanbul: İyi bir şehir
Türkiye: Çok seviyorum
Dostluk: Gerçek dostu bulursan çok iyi
Geçmiş: Geleceğini görmektir
Bugün: İleriye bir adım daha atmak
Gelecek: İyi olacak
Siyaset: Herkesin 
yapacağı iş değil
Muhalefet: İyidir
İktidar: O da iyidir
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.