Kendi yağımızda kavruluyoruz

Cem Kara

Cem Kara



RÖPORTAJ: Bahadır Sügür 06 Nisan 2015, 12:23

Çatalca Belediye Başkanı Cem Kara başkanlığının 6 yılını Gazete İstanbul'a değerlendirdi. Çatalca Koordinatörümüz Bahadır Sügür'ün sorularını cevaplayan Kara, 2 aylık belediye başkanı iken belediyeye haciz geldiğini belirterek, “Belediye başkanlığı aracının, çekiciye yüklenip götürülmesi bir hayli üzdü beni. Fakat sonrasında 90 yılda yapılamayanları yaptık. Bütün bunları da kendi imkanımızla gerçekleştirdik” dedi.

Çatalca Belediye Başkanı Cem Kara 6 yılını gazetemize değerlendirdi. Göreve geldiği ilk günlerde haciz şoku yaşadığını belirten Kara, belediye başkan aracının çekiciler tarafından götürülmesini bir türlü unutamadığını söyledi. Gazete İstanbul Çatalca Koordinatörü Bahadır Sügür'ün sorularını cevaplayan Kara, ilk dönemde çok zorlandıklarını, Çatalca'nın bütçesinin diğer ilçelere göre çok düşük olduğunu ifade etti.

Öncelikle kısa sorular ve kısa cevaplar şeklinde üç sorum olacak ilk sorum, 6 yıldır görevdesiniz. Bu süre içerisinde belediye başkanı olarak yaşadığınız en kötü anınız ne? 
En kötü anım, daha iki aylık belediye başkanı iken yaşadığımız haciz. Hiçbir tecrübemiz yok, daha yeni belediye başkanıyım. Ve benden önceki dönemden gelen borçlar ile alacaklıların haciz marifeti ile kapımıza dayanması oldu. Hele ki belediye başkanlığı aracının, çekiciye yüklenip götürülmesi bir hayli beni üzdü. Ama ondan sonraki süreçte, daha haciz şokunu atlatamamışken, 8 ve 9 Eylül 2009 tarihlerinde yaşanan sel felaketi oldu. 7 vatandaşımızı kaybettiğimiz sel felaketi de benim için belediye başkanlığı dönemimde şu ana kadar yaşadığım en kötü anılarım arasında yer alıyor. İlçe olarak maddi ve manevi çöküntü yaşadık. Çatalca ilçemizde 7 vatandaşımızı kaybettiğimiz bu afette ayrıca sel felaketinin ortaya çıkarttığı maddi hasarlar da bizi bir hayli zorladı.

Sizi en çok hangi hizmette zorlandı ve yoğun bir mesai harcamanıza neden oldu?
Dün akşam Çatalca’ya şöyle tepeden bir baktım. Hastaneden itibaren baktığınızda biz bir şeyi başarmışız. Bu ilçe gelişen ve büyüyen bir ilçe haline gelmiş. 4,5 yıl boyunca imarı kapalı olan bir ilçenin, İSKİ yasakları ile nüfus yoğunluğu arttırılacağına düşürülen bir ilçenin yaşam hakkını kazanmışız. Yaklaşık iki yıl gibi bir zaman bu ilçenin imar hakları için mücadele verdik ve başardık. Bugün Çatalca’nın girişinden, çıkışına kadar ilçe merkezinden gittiğinizde tüm iş yerlerinin pırıl pırıl olduğunu ve geçmişe nazaran son 5 yılda esnafımızın da Çatalca’da ki nüfus yoğunluğunun artması ile nasıl geliştiğini göreceksiniz.

Halka söz vermiştik
Biz 2009 yılında göreve gelmeden önce bu halka söz verdik. Öncelikle Çatalca halkının yaşama hakkını alacağız dedik. İlk işimiz 2009 yılının Temmuz ayında Çatalca’ya bizden önce verilen nüfus yoğunluğunu iki katına çıkarmak oldu. Bu imar ve plan haklarımızın alınabilmesinde ilk adımımız oldu. Hiçbir şekli ile parti ayırmadan geçtiğimiz dönemde meclis üyeliği yapan tüm arkadaşlarıma da ayrıca teşekkür ediyorum. Çok uyumlu bir çalışma ile biz bu haklarımızı aldık. İSKİ yasaklarını kaldırmak en zorlu konuydu. İBB’de bu konuda çok büyük sıkıntı yaşadık. 5 defa kararsızlık yaşadılar o zaman. Ama aştık. Bugün Kaleiçi Sit’i aştıysak, imar haklarını kazandıysak o zorlu sürecin meyvelerini alıyoruz demektir.

Maddi anlamda yaşanan sorunlar sizi çok fazla yormuştu. Bugün için Çatalca Belediyesi’nin maddi durumu nedir? Çatalca Belediye Bakanlığı 6. yılında aynı maddi zorlukları yaşıyor mu? 
İlk dönem, evet çok zorlandık. Maddi anlamda bütçesi diğer ilçelere göre çok az olan bir belediyeyiz. Ama artık çok iyi bilinsin ki, Çatalca Belediyesi kendi yağı ile kavrulabilen bir belediye. Her şeyden önce çok ciddi bir mal varlığımız var. Bütçemiz var. 2009 yılında gelen hacizde ve yaşanan sel felaketinden sonraki dönemde bütçesel anlamda alternatifimiz hiç yoktu. Yani kasada para varsa, o para ne ise o idi. Bugün için ise bizim dönemimizde ciddi gelir kaynakları üretildi. Ve biz mahallelerimizin hiç birisinde bir tane satış yapmadık.

Değersiz yerlere değer kattık

Çatalca merkezde defalarca satışa çıkan mezbaha yeri vardı! Buranın satışını gerçekleştirdiniz. 5 milyon 750 bin lira gibi bir rakam söz konusu oldu. Sizden önce çok daha cüzi rakamlara satışa çıkmasına rağmen satılamamıştı. Siz bu satışı nasıl gerçekleştirdiniz? 
Aynen sizin dediğiniz gibi bizden önce de birkaç defa satışa çıkmış bir taşınmazı, biz lejant değişikliği yaparak, rağbet görmeyen ve açıkçası bizin sattığımız rakam ile kıyaslarsa değerinin çok çok üzerinde bir fiyata sattık. Akaryakıt İstasyonu Lejantı ile satılan bu arsanın dışında yine çarşı içinde lejant yönünden planlara baktığınızda değer kaydetmeyecek arsalara ticaret ve ticaret+konut lejantları ekleyerek birçok belediye yerine değer kattık. Var olan değerli yerleri, hazıra konarak satmadık. Var olan değersiz yerlere, değer katarak belediye bütçesine ek gelir sağladık. Fakat tekrar ediyorum merkezin haricinde hiçbir mahalleden belediyemize geçen bir taşınmaz satılmamıştır.

Mahallelerden geçen arazi, dükkân, arsa, tarla gibi hiçbir şeyi satmadınız, tamam. Ancak bir ara Çatalca Belediyesinin üzerine çıkan 2b’ler ile ilgili bir hayli çabanız vardı. Ancak bu ara görüyoruz ki bu 2b’ler ile ilgili pek bir hareketiniz yok. Çatalca Belediyesi 2b’lerden vazgeçti mi? 
Şu anda bu konu masamızın üzerinde.  2 bin 400 dönüm gibi bir arsa, arazi, tarla, köylerin mahalle olmasından sonra Çatalca Belediyesine geçmiş. Şu noktadan sonra hem belediye kasasına külfeti hem de harcanacak zaman kaybının hesap edilmesi gerekiyor. Aslına bu konu hakkında gerek grubumuz ile gerekse mahallelerimizde yaşayan vatandaşlarımız ile görüşme yaparak bir karara varacağız. Şu an için bu 2b arazileri Çatalca Belediyesine gerekli mi gereksiz mi kararını vereceğiz.

Çatalca Belediyesi yer konusunda bonkör mü? Yani diyelim ki herhangi bir kurum yer istedi Çatalca Belediyesi “Tabii ki buyurun! Amaç millete hizmet” diyor mu? 
Bu konuda hiç tereddütsüz evet diyebilirim. İtfaiyemiz yer istiyor mahallelerimizde veriyoruz. SGK yine yer istiyor, yer gösteriyoruz. Bizden hangi kurum bir yer talebinde bulunuyor ise hiç birisine hayır demiyoruz. 

Her yıl 350 nikâh kıyıyoruz
Göreve geldiğinizden bu yana Çatalca’da ne gibi değişiklikler olmuş? Yani öncelikle ilçede yaptıklarınızdan memnun musunuz? 
Bakın Çatalca merkezde biz göreve geldiğimizde 22 bin nüfusa sahipmiş. Bugün için Çatalca merkezde 400 civarı konut ve ticaret amaçlı bina yapılmış. Bunlardan 4 bin civarı bağımsız bölüm oluşuyor. Tarımsal amaçlı binalar haricinde bu kadar bina yapılmış. Bugün Çatalca merkez nüfusu 28 bini bulmuş. Bu ilçenin geliştiğinin göstergesidir. Nüfus almışız. Tabi bu nüfusun çoğunluğu yine Çatalca’nın köylerinden göç olarak yansıyor. Biz ne dedik “Çatalca’mızın gençleri evlenemiyor, imarımız kapalı olduğu için çivi bile çakamıyoruz.” Bugün ise baktığımızda 2010 yılından yani imarı açtığımız günden bu yana nikâhlarda bile çoğalma olmuş. Sırf imarsızlık yüzünden insanımız evlenemiyor derken zamanında biz bunu demek istedik. 2010 yılından sonra her yıl en az 350 nikâh kıyıyoruz.

Çatalca’nın en büyük hayallerinden bir tanesi üniversite. İlk zamanlarda bir hayli uğraşıyordunuz. Ziraat Fakültesi dedik olmadı, enstitü dedik ama yine olmadı. Bu hayalden vazgeçtiniz mi? Çatalca’nın üniversitesi olmayacak mı?  
Ben hiçbir zaman Üniversite konusunu rafa kaldırmadım. Çatalca’nın bir değil, birden çok üniversiteye, kampus ve fakülteye ihtiyacı var. Ama biliyorsunuz ki 2009 yılında Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan 1/100.000 Ölçekli Çevre Planı’nda Çatalca’ya biçilen rol ‘Günü Birlik Turizm ve Tarım Alanı’ idi. Şimdi bu planın revizesi yapılıyor. Ve bizzat bu plana, etrafımızda yapılanların gerektirdiği düzenlemeleri belirten bir rapor hazırladık. Halkalı gümrüğü, 3. köprü yolu, bağlantı yolları, banliyö treni, serbest bölge gibi birçok gelişme noktasının olduğu bir ilçeyiz. İstanbul artık bize yüzünü dönmeli. 2009 yılında hatırlarsanız 30 saniye konuşulan bir ilçe olmuştuk. Ama bugün entegre görüşlerimizi plan proje ile bir rapor hazırlayarak Büyükşehir’e sunduğumuzda Çatalca farklı konuşulacaktır ve konuşuluyor.

Yani Çatalca Belediye Başkanı Cem Kara’nın üniversite hayali sürüyor diyebilir miyiz?
Sadece üniversite olarak düşünmeyin. Bizim bir Hezarfen Hava Alanımız var. Bu hava alanının büyütülmesi, tüm özel uçakların bu havaalanını kullanmasını öneriyoruz. Bunun yanında Veli Efendi Hipodromunun Çatalca’ya getirilmesini öneriyoruz.

Hipodrom ile ilgili düşündüğünüz bir yer var mı? Yani öneriyorsunuz ama yeri belli mi? 
İstasyon bölgesi bu anlamda en uygun yerlerden bir tanesi olarak görülüyor. 
Hayvanat bahçesi şart

Üniversite için alanlar belirleyebildiniz mi? Yani üniversite istiyoruz ama bunlara lejant verebileceğimiz yerler var mı? 
Üniversite için en uygun alanlar İzzettin, Kestanelik, Subaşı ve Çatalca merkezde olmak üzere üniversite lejantı önerimiz var. Yani tek bir alanla değil alternatif alanlar da mevcut. Ama dediğim gibi sadece üniversite olarak düşünmeyin. Gümrüğün yanı başında bulunan taş ocaklarının rekreasyon çalışmalarının yapılarak, fuar ve festival alanları, spor alanları, yine Doktor Çeşme bölgesinin spor alanları olması kaçınılmaz. Çatalca’ya mutlaka bir hayvanat bahçesi şart. Deprem ve afetlerde toplanma bölgesi olarak en uygun ilçe bizim ilçemiz. Bunun yanında trafik eğitim alanları oluşturulması yönünde de çalışmalarımız var. Fakat ekonomik anlamda ve Çatalca’daki işsiz sayısının azaltılabilmesi anlamında Muratbey mahallemizde bulunan alanlar konut lejantlarına sahip. Bunlar üzerinde çalışmalar yaparak bu lejantları depo, lojistik depo antrepo gibi lejantlara çevirmek ilçemize büyük katkı sağlayacaktır. 
Peki, tarım ve hayvancılık için projeleriniz var mı?
Tabii ki yukarıda dediklerimiz olurken, diğer taraftan da biz bir şeyi savunuyoruz. Çatalca’daki tarım ve hayvancılık yapısını bozmayalım. Bu sektörün de geliştirilmesi için projelerimiz var. Raporumuzda bunları da dile getirdik. Organik tarım, hayvancılığın geliştirilmesi ve iyi tarım uygulamalarında öncelikle 20 dönüm şartını kaldırmak gerekiyor. 20 dönüm şartı kalktıktan sonra çiftçiyi ve hayvancılık ile uğraşan vatandaşlarımıza teşvik uygulanması gerekiyor.

Çatalca’nın gelişmesi kaçınılmaz

Çatalca İstanbul ilçesinin piknik alanı oldu diyebiliriz. Hafta sonları bir hayli araç ve insan trafiği yaşıyoruz. Bu anlamda düşünceleriniz var mı? Çatalca gelecek yıllarda bu sektörde ilerleyebilecek mi? 
Çatalca’ya dikkat ederseniz, biz göreve geldiğimiz günden bu yana, piknik alanları, restoranlar, konaklama alanları gibi birçok atılım oldu. Tabii ki bunlar hep teşvik işi. Eğer Çatalca İstanbul gibi bir metropolün akciğeri ise, bu anlamda planlama olarak Büyükşehir tarafından da gereğinin yapılması gerekiyor. Günü birlik piknik alanlarının, orman yapısı bozulmadan, kat estetiği göz önünde bulundurularak konaklama alanlarının çoğaltılması gerekiyor. 

Yani diyorsunuz ki Çatalca’nın gelişmesi kaçınılmaz. Çatalca 6 yıldaki planların çıkmasından sonra, son 4 yılda bir hayli gelişti. Bundan sonraki süreç Çatalca için ne kadar önemli? 
Biz göreve geldiğimizde 2 yılımızı planlara harcadık. Planı olmayan bir ilçede hiçbir şey yapamazsınız. Bugün için Çatalca’da sadece okullar yönünden baksak 90 yıldır yapılan okul sayısı kadar okul yapılmış. Yine Çatalca merkezi anlattığımız gibi, neredeyse bir Çatalca kadar Çatalca inşa edilmiş. Bugün Çatalca’da girişten başlayıp çıkışa kadar yolculuk ettiğinizde, hangi yoldan girerseniz girin, gelişimi görmemek mümkün değil. Ve yine hangi sokağa girerseniz girin hangi yoldan giderseniz gidin, Belediyemizin hizmetlerini de göreceksiniz. 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.